![]() |
| |||||||
| Türkiyedeki Tatil Yöreleri Türkiyedeki Tatil Yöreleri |
![]() |
| | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| | #1 | |
| Ne Düşteyim Ne Gerçekte ![]()
Mesajlar: 3.520
Teşekkür Etme: 7.920
2.962 Mesajina 10.120 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 11
Tecrübe Puanı: 107374465 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | KÜRE DAĞLARI MİLLİ PARKI: İlçemiz Muratbaşı köyü sınırları içinde bulunan ve dünyanın 2. Büyük kanyonu olduğu belirtilen, halk arasında “Ölüm Kanyonu” olarak anılan kanyon ile dünyanın sayılı mağaralarından olan Ilgarini Mağarası görülmeye değer yerlerden biridir. Küre Dağları, görselliği ve doğal zenginlikleri açısından Türkiye’nin sahip olduğu en önemli doğal alanlardandır. Ormanların doğallığı ve yaşlılığı, alanın büyüklüğü, zengin biyolojik çeşitliliği, bünyesinde barındırdığı av ve yaban hayatının zenginliği ile tanınan Küre Dağları; Dünya Koruma Vakfının (WWF-Int) belirlediği Avrupa’nın acil korunması gereken yüz orman alanından birisi ve Türkiye’nin “Dünyaya armağanı “ olarak belirlenmiştir. Küre Dağları Mili Parkı Kastamonu ile Bartın arasında kalan 34 bin hektarlık bir bölgeyi kapsamaktadır. Milli park ve yakın çevresi Jeomorfolojik olarak Karstik bir özelliktaşır. Floristik olarakta orman ekosistemi içersinde karışık yapraklı türlerden oluşan bir orman yapısı mevcuttur. Kayın, gürgen, çam, meşe, göknar başlıca ağaç türlerini oluşturur. Küre dağları milli parkının yakın çevresi aynı zamanda zengin ve çeşitli folklorik değerlere sahiptir. Milli parkın doğal güzellikleri yannında bu folklorik değerler yörenin ilçemizin en önemli turizm potansiyelini oluşturmaktadır. Diğer yandan yöremizin geniş halk müziği, giyim kuşamdaki özgünlük ve yerel mutfak halk kültürünün en önemli öğeleridir. Pınarbaşı ilçemizinde içinde bulunduğu Küre Dağları Milli Parkı; genel özellikleri ve kaynak değerleri açısından eşsiz bir jeolojik yapı özelliği gösterir. Zengin bir bitki varlığına sahiptir. Ayrıca zengin bir yaban hayatı potansiyeline sahip olup bakir dağlarımız milli park sınırları içindeki alanlarda ülkemizde yaşayan 130 memeli türünün 40’ ına ev sahipliği yapmaktadır. Tarihi, kültürü, geleneksel yaşam tarzı, bakir doğası ve sıcakkanlı misafirperver insanları ile adeta insanı büyüleyen Küre Dağlarına doğa severleri davet ediyoruz Küre Dağlarında gezerken dikkati çeken en önemli özelliklerden biride bitki örtüsünün zenginliği her türlü ağaç çeşidi ile birlikte bölgede yaklaşık binin üzerinde bitki türü bulunmaktadır. İlk baharda düzlükler çiçek toplulukları ile donanıyor. Daha çok kırsal kesim ağırlıklı olan köy evleri hep ahşap ağırlıklı ve kütüklerden yapılmış, adeta doğanın birer parçası gibidir. İlçe merkezi de dahil olmak üzere rengarenk giysili kadınlar adeta folklor ekibi gibi veya düğün ve bayram elbiselerini giymiş gibi dikkatimizi çekmektedir. Birbirinden farklı rengarenk giysiler normal bir yaşamın parçası haline gelmiştir. Küre Dağlarında başlıca gidilecek yerler olarak: VALLA KANYONU - Dünyanın En Büyük 2. Kanyonu: Pınarbaşı İlçesi Muratbaşı Köyü sınırları içerisinde bulunmaktadır. Kanyonun ilçeye uzaklığı 26’km’dir. Muratbaşı Valla Mahallesine kadar asfalt yoldur. Kanyona kadar olan 1.5Km’lik kısmı ise orman içi patika yoldur. Pınarbaşı ilçesine bağlı Muratbaşı köyündeki Valla Kanyonu Devrekani Çayı ile Kanlıçay’ın birleştiği bölgeden başlamakta olup, Cide ilçesi istikametinde 12 km uzunluğunda yan duvar kayaların yüksekliği yer yer 800-1300 metreye ulaşan ve girişi son derece zor olan ve Muratabaşı Köyü Valla Mahallesinin altından orman içi 1.5km’lik yolculuktan sonra bu iki çayın birleştiği yerden seyredilebilmektedir. Bu kanyonda sarp kayalıklar ve bu kayalıklarda kartal, akbaba, atmaca, doğan ve diğer tüm yabani av hayvanlarını bünyesinde barındırmaktadır. Kanyon teçhizatsız geçilmesi mümkün değildir. ILGARİNİ MAĞARASI - Dünyanın En Derin 4. Mağarası: İlçe merkezine uzaklığı 36 km olup, Sümenler Köyü Kazla mahallesi Top Meydanı mevkiine kadar vasıta ile ulaşmak mümkündür. Sorkun Yaylasından itibaren dik ve kayalık orman içi patika yoldan yaya olarak 2 saat yürüyerek mağaraya ulaşmak mümkündür. Mağaranın tabii kemerli bir girişi vardır. İçeri girildiğinde iki kola ayrıldığı görülür. Girişte Bizans dönemine ait olduğu sanılan bir köy yıkıntısı mevcuttur. Sağdaki düz yoldan gidildiğinde Su sarnıcı bulunmaktadır. Bu sarnıç zaman içinde tahribata uğramıştır. Bu bölümde odalar ve sarkıtlar bulunduğundan Avizeli salon denilmektedir. Mağarasın sola ayrılan diğer yolundan gidildiğinde ağızdan itibaren –250m derinliğe kadar inilmekte ve bu hali ile de dünyanın 4. derin mağarası olduğu söylenilmektedir. Yolun başlangıcından aşağıya inildiğinde küçük bir düzlüğe ulaşılmaktadır. Buraya kadar inerken 40 kadar dönüşlü taştan örülmüş ve viraj şeklinde yoldan inilmektedir. Bu düzlükte kilise kalıntısı ve mezarlar vardır. Bu kısımda 7 adet mezar mevcuttur. Mezarlar zaman içinde gerek araştırmacılar gerekse başka amaçlarda tahrip edilmiştir. Kafa, kol ve bacak kemiklerine rastlanılmaktadır. Buradan sonrada yola devam edebilmek için teknik malzeme gerekmektedir. Böylece ulaşılabilen yere kadar mağaranın uzunluğu 858 m’dir. ILICA ŞELALESİ: Pınarbaşı Ilıca Köyü sınarları içersinde bulunup, 12 km uzaklıktadır. Ilıca Köyünden itibaren patika yoldan yaya 15 dakika sürmektedir. Su yaklaşık 10 metre yüksekten dökülmekte ve bu suyun döküldüğü yerde doğal olarak bir havuz oluşmuştur. Bu şelalenin en önemli özelliği de oluşan bu havuzun etrafının çok sayıda ağaç ve bitki örtüsü ile çevrili olmasıdır. Yine Şelalenin üst kısmından gidildiğinde yıllardır akan su ile kayaların aşınması sonucu kayalarda oluşan çukurluklar ve oymalar, cadı kazanları ayrı güzellik katmaktadır. ILICA HAMAMI: Yine aynı köy içerisinde Bizanslılardan kalma bir hamam mevcuttur. Hamam yontma taştan yapılmış kubbe şeklinde 2 metre genişliğinde 3.5metre uzunluğunda 1.80 metre yüksekliğinde dir. Hamamın yaz ve kış su ısısı 23 C’dir. Yine hamamın yan duvarlarında insanların yıkanmaları için sabunluklar ve oymalar mevcuttur. HORMA KANYONU(Anbar Gölü): Zarı çayı üzerinde olup, suyun taştaki kireçleri aşındırması ile oluşan derin kazanlar şeklinde çukurlar mevcuttur. Eski dönemlerde yaşayan insanların kayaları oyarak su kanalı açıp, bu kanaldan su ile çalışan un değirmenine su akıtmaları yine ayrı bir dikkat çekmektedir. YÖRESEL YEMEKLER: İlçeye gelindiğinde; yöremize has olan ve sadece yöremizde yapılan kara çorba ile bandırma yöremizin başlıca yemeklerinden olup, bunun yanında ıspıt dolması, Keşkek, kabak çiçeği dolması, ıspıt çiçeği kavurması ve Kabalak yaprağı dolması gibi yöreye has yemek türleri bulunmaktadır.Tatlı olarakta baklava, Sarığı burması gibi çeşiitleri vardır. İlçemize | |
| | |
| | #2 |
| Ne Düşteyim Ne Gerçekte ![]()
Mesajlar: 3.520
Teşekkür Etme: 7.920
2.962 Mesajina 10.120 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 11
Tecrübe Puanı: 107374465 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Konum Batı Karadeniz Bölgesinde (Bartın,Kastamonu, Sinop), denize paralel olarak uzanan Küre Dağları yaklaşık 250 km uzunluğunda bir dağ sistemidir. En yüksek noktası İnebolu’nun güneydoğusundaki Yaralıgöz Dağı (2,019 m)’dır. Küre Dağları Milli Parkı (KDMP), bu dağ sisteminin batı ucunda, Karadeniz kıyısındaki Kurucaşile ve Cide ilçelerinin güneyi ile Pınarbaşı ve Ulus ilçelerinin kuzeyi arasında yer almaktadır. Doğa Koruma amacıyla ayrılan 37,000 hektarlık bir “çekirdek zon‿dan ibaret olan KDMP’nın etrafındaki 80,000 hektarlık alan, genel olarak üretim yapılan ormanların ve kırsal yerleşimlerin bulunduğu ve henüz resmi statüsü olmayan “tampon zon‿u temsil etmektedir. Doğal Yapı KDMP’da oluşan aşınım yüzeyleri, ‘karstik’ yüzey şekillerinin olağandışı örneklerini yaratmıştır. Kanyonlar, mağaralar, dolinler, şelalelerden,vb oluşan yüzey şekilleri ile karışık ormanlardan oluşan bitki örtüsü eşsiz doğal peyzajlar ortaya koymaktadır. Çok sayıdaki kanyonların en büyüğü olan Valla Kanyonu 12 km’lik uzunluğu ve 1,200 m’yi aşan dik duvarları ile dünyadaki en büyük örnekleri arasındadır. Ilgarini başta olmak üzere çok sayıda irili ufaklı mağara da görenleri hayrete düşürecek niteliktedir. Su, bu peyzajın oluşumunda önemli bir rol oynamaktadır. Alanı drene eden başlıca akarsular (Devrekani, Şehriban/Aydos, Ulus, Arıt) Karadeniz’e doğru yol alırken Milli Park içinden geçer. Diğer benzer örnekleri, Toros Dağları ve Dalmaçya Kıyılarında bulunan karstik alanlar genellikle bitki örtüsü bakımından zayıftır. Ancak, Küre Dağları, tipik karstik özelliklerinin yanısıra, nemli iklimi sayesinde daha gür ormanlarla kaplıdır. KDMP’nın kolay erişime olanak vermediği için görece iyi korunagelmiş ve benzerlerine uluslararası düzeyde ender rastlanan karstik ekosistemleri doğa koruma açısından önemlidir. WWF’ye göre alan, Avrupa’da elde kalan doğal ormanların en güzel ve en yabanıl örneklerinden birini temsil etmektedir. Canlılar için uygun doğal yaşamalanı (ormanlar, sarp kayalıklar, akarsular, çayırlıklar, vs) çeşitliliği, bitki ve hayvan türlerinin zengin kompozisyonu, yaşlı ağaçlar, nadir türler bunun en önemli kanıtlarıdır. Flora Yörede varlığı bilinen 675 bitki taksonundan, 109’u ‘Endemik’ (E) ve 49 tanesi ‘Nadir’ (R)’dir. Toplam 47 ‘Tehlike Altında’ki (EN) taksondan 2 tanesi ‘Küresel’, 33 tanesi ‘Avrupa’ ve 12 tanesi ‘Ulusal’ düzeyde tehlike altındadır. ‘Az Tehdit Altında’ (LR) olan 58 taksonun 3 tanesi ‘koruma önlemi gerektiren’ (cd), 3 tanesi ‘tehdit altına girebilir’ (nt) ve 52 tanesi ‘en az endişe verici’ (lc) durumundadır. 2 tane Bern türü bulunmaktadır. Alanda bulunan ve Bern Sözleşmesi (Avrupa Yaban Hayatı ve Doğal Yaşam Ortamlarının Korunması Sözleşmesi) listesinde yer alan Tehlike Altındaki habitatlar: B.Karadeniz kayın ormanları, Avrupa meşe-gürgen ormanları, -Öksin akarsu yatağı ormanları, -İç Karadeniz meşe ormanları, -Karadeniz şimşir-Uludağ göknarı ormanları, -B. Karadeniz öksin kayın-Uludağ göknarı orm -B. Karadeniz öksin sarıçam ormanları, -Karadeniz karaçam ormanları Fauna Türkiye’nin 132 memeli türünden 40’ı bölgede yaşamaktadır. Bu türler, vaşak, susamuru, geyik ve karaca gibi tehlike altındaki hayvanları da içermektedir. Alanda ayrıca, 38 familyaya mensup ve 46’sı tehdit altında olan 129 kuş türü kaydedilmiştir.Eldeki sınırlı bilgilerin dışında, alanın faunası (örneğin sürüngen ve amfibyenler) yeterince bilinmemektedir. Sosyo-Ekonomik Durum KDMP sınırları içerisinde herhangi bir kırsal yerleşim bulunmamakla birlikte, Parkın etrafındaki tampon zonda 8 ilçeye bağlı yaklaşık 50 kırsal yerleşim birimi bulunmaktadır. Mevsimlere göre değişen nüfusun, (çoğunluğu orta yaş ve üzeri olmak üzere) 10 binin altında olduğu tahmin edilmektedir. KDMP çevresinden büyük şehirlere önemli oranda göç yaşanmakla birlikte, insanların çoğu, köylerindeki evlerini muhafaza ederek, eğitim dönemi sonunda yaz aylarını geçirmek ve ürün yetiştirmek üzere ya da emekliliklerini geçirmek üzere geri dönmektedir. Ormancılık Devlet mülkiyetinde olan ormanlardan kırsal nüfus, eskiden beri yakacak ve ucuz yapacak ihtiyaçlarını karşılayabilmekte, ormancılık faaliyetlerinde istihdam edilebilmekte ve diğer orman ürünlerinden (mantar, meyve, vs) faydalanabilmektedir. Kırsal nüfusun “en yoksul‿ kesimini oluşturan orman köyle- rinden göçün, büyük kentlerin etrafındaki doğal alanların konut için yasadışı işgalinde önemli payı bulunmaktadır. Milli Parkın etrafındaki köylerinde yaşayan insanlar son zamanlara kadar ormancılık faaliyetlerinde istihdam edilmiş ve bu suretle gelir elde etmişlerdir. Ancak, orman arazisi milli park içerisinde kalan köylerin orman amenajman planlarında yapılan değişiklik nedeniyle üretime son verilmesi bu gelir kaynağının ve ormandan elde edilen diğer geleneksel faydalanma biçimlerinin kaybı ile sonuçlanmıştır. Bu durum, kırsal nüfusun Milli Parka ve doğa korumaya bakışını olumsuz yönde etkilemektedir. Diğer Ekonomik Faaliyetler Tarım toprakları çok parçalıdır. Küçük parseller üzerinde tahıl, meyve ve sebze kültürü yapılmaktadır. En çok üretimi yapılan tahıl buğdaydır; genel olarak iç tüketim ve hayvan yemi olarak için kullanılmaktadır. Hayvancılık az sayıda büyükbaş hayvanla sınırlıdır. Geçmişte koyun ve keçi beslendiği halde bu durum artık geçerli değildir. Arıcılık hemen hemen bütün köylerde yapılmakta; modern arıcılık teknikleri çok az kullanılmaktadır. Süzme ya da petekli bal halindeki ürün çoğunlukla kent merkezlerinde ikamet eden yakınlara satılmakta ve üretim çok sınırlı olduğu için, ciddi bir pazarlama sorunu görülmemektedir. Kaşık oymacılık, tampon zon içinde bulunan bazı köylerde ahşap kaşık oymacılığı önemli bir gelir kaynağıdır. Genel olarak hane düzeyinde ve kayıtsız bir ekonomik faaliyet şeklindedir. En önemli sorun, hammaddenin, yakın çevredeki ormanlardan düzensiz ve izinsiz olarak temin edilmesidir. Özellikle, nadir rastlanan büyük şimşir ağaçları yitirilmektedir. Kestanecilik: Doğal kestane ormanlarının yoğun bulunduğu Kurucaşile ve Cide’de, köylüler sahiplen-dikleri ağaçlardan kestane toplamakta ve köye gelen tüccarlarla kışlık erzak (un, pirinç, yağ, şeker, çay, vs) karşılığı takas etmektedir. Hane başına ortalama 500 kg/yıl kestane meyvesi toplanmakta, yıllık 400-500 milyon TL ek gelir elde edilmektedir. Kestaneler, yerel tüccarlar aracılığıyla köylerden toplanarak, Ankara ve İstanbul’daki büyük tüccarlara satılmaktadırlar. Tarih ve Kültür Yörenin, Hititliler ile başlayan kayıtlı tarihi, Frigyalılar ve Lidyalılarla devam eder. İ.Ö. I. yy’da Romalılar, İ.Ö. 395 sonrası Bizanslılar hüküm sürer. İ.S. 1105 yılında başlayan Danişmendliler ile başlayan Türk egemenliği Anadolu Selçukluları, Çobanoğulları, Candaroğulları ile devam eder. Yöre, 1461’de Osmanlı topraklarına katılır. Son yıllarda bulunan ve geç Roma erken Bizans dönemine ait olduğu sanılan bazı tarihi kalıntılar, orman içerisinde gizli mağaralarda yer alan şapeller, mezarlar, ve diğer yapılar eski çağların hayatına ışık tutar. Yörenin hızlı gelişmeden etkilenmemiş olması, sahip olduğu zengin doğal değerlerin yanısıra, kültürel mirasın görece iyi şartlarda bugüne ulaşabilmesini sağlamıştır. Bunların başında özgün mimari dokusunu koruyan şirin köy evleri, kadınların günlük yaşamlarında hala kullandıkları renkli giysiler, geleneksel el sanatları ve hoşgörü, dayanışma ve saygıya dayalı geleneksel yaşam tarzıdır. Yaz aylarında birbiri ardına yapılan festivaller sosyo-kültürel yaşamın renkliliğine ayna tutar. |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
| |
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Özlem Tekin Dağları DeldimŞarkı Sözleri (Dağları Deldim) | NoBoDyS | Türkçe Şarkı Sözleri | 0 | 08-11-2008 19:29 |
| Buz Dağları | Realist | Resim Bölümü | 0 | 08-03-2008 10:36 |
| Camdan Küre-Haramiler(Camdan Küre Şarkı Sözü) | cindy | Türkçe Şarkı Sözleri | 0 | 06-23-2008 19:00 |
| Hava Küre Tanımı | yakışıklı_33 | Coğrafya | 0 | 03-15-2008 18:25 |
| Pİramİtler,konİ Ve KÜre | alos | Matematik | 0 | 04-19-2007 16:03 |
Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız