Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler  

Geri Dön   Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler > HER TELDEN > Turizm, Gezi, Seyahat ve Tatil > Türkiyedeki Tatil Yöreleri

Türkiyedeki Tatil Yöreleri Türkiyedeki Tatil Yöreleri

   

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 03-06-2008, 09:43   #1
Acemi Üye
 
Mesajlar: 60
Teşekkür Etme: 6
36 Mesajina 65 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 89877
@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını
Tanımlı şehr-i Van


Doğu Anadolu Bölgesi’nde bir il merkezi olan Van, kuzey ve kuzeybatısında Ağrı, doğusunda İran, güneyinde Hakkari ve Şırnak, güneybatısında Siirt, batısında Van Gölü ve Bitlis ile çevrilidir. Türkiye’nin en doğu kesiminde yer alan Van’ın yüksek dağlık alanlardan oluşan engebeli bir arazi yapısı vardır. Bu engebeler 1.600 m.den aşağı değildir. İl sınırları içerisinde dorukları 3.000 m.yi aşkın dağlar bulunmaktadır. Kuzey kesiminde en yüksek noktası il sınırları dışında olan Aladağ ve Tendürek Dağları’dır. Tendürek Dağları aynı zamanda İran ile sınırı oluşturan Sınır Dağları olarak isimlendirilir. Aladağ’ın 3.211 m. yüksekliği ile Kerdahol Tepesi bu kesimin en yüksek tepesidir. Doğu kesiminde İran sınırı boyunca kuzey-güney doğrultusunda uzanan Berhebine (Er) Dağı ile Haravil (Yiğit) Dağı (3.468 m.) bulunmaktadır. Güney kesimini ise Güneydoğu Torosların uzantısı olan Kavuşşahap Dağları engebelendirir. Bu dağlar Van Gölü’nün güneyini bütünü ile kaplamaktadır. Bunların dışında Gökdağ (3.604 m.), Arnas (Kepçe) Dağı (3.537 m.), Kavuşşahap Dağı (3.634 m.), Müküs Dağı (3.414 m.) ve Artos (Çadır) Dağı (3.537 m.) bulunmaktadır. Van’ın orta kesiminde ise Pirraşit Dağı (3.109 m.), Mengene Dağı (3.412 m.), Koçkıran Dağı ve İspiriz Dağı (3.668 m.) yer almaktadır. Bu dağlar Van Doğusu Dağları ismi ile tanınmaktadır. Dağların yüksek düzlüklerinde ise yaylalar bulunmaktadır.

Van’daki başlıca düzlükler; Çaldıran, Bargiri (Muradiye), Erciş, Van, Hoşap, Havasor ovaları ile Karakallı Düzü, Erçek Düzü, Noşar Düzü ve Tarhani Düzü’dür.



İl topraklarından kaynaklanan Urmiye, Erçek ve Van kapalı havzaları Basra Körfezi’ne ulaşmaktadır. Kotur Çayı ise İran’daki Urmiye Gölü’ne dökülür. İlin doğusundan kaynaklanan ve doğu-batı doğrultusunda akan Memedik Çayı aracılığı ile Erçek Gölü’ne ulaşan akarsular bulunmaktadır. Ayrıca Zilan Deresi, Deliçay, Bendimahi Çayı, Karasu olarak isimlendirilen Marmit Çayı ve Hoşap Suyu Van Gölü’ne dökülen akarsulardır. Dicle Nehri’nin başlıca kollarından Büyük Zap Suyu ile Botan Çayı (Ulu Çay) il topraklarından kaynaklanan diğer akarsulardır.

Van ilinde Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü’nün doğu kesimi bulunmaktadır. Bunun dışında Erçek Gölü, Akgöl, Sultan (Süphan) Gölü, Tuz Gölü (Kazlı), Değirmi Göl ve Hasantimur Gölü il toprakları içerisindedir. Van’ın doğusundaki Keşiş (Turna) Gölü ise Urartular zamanından sulama amaçlı olarak kullanılmış yapay bir göldür.

Van Gölü Nemrut Dağı’nın patlaması sonucunda kraterde biriken suların oluşturduğu volkanik bir göldür. Gölün yüzölçümü 3.713 km2 olup, denizden yüksekliği 1.646 m., derinliği de 457 m.yi aşmaktadır. Çok sayıda koyları bulunan gölün doğusunda Akdamar, Çarpanak, Adır ve Kuş adaları bulunmaktadır. Sit alanı olarak ilan edilen bu adalar turistik özelliğe sahiptir. Van Gölü’nün suyu sodalı ve tuzludur. Aynı zamanda da dünyada en çok soda içeren göldür. Yüzölçümü 19.069 km2 olan ilin 2000 Yılı Genel Nüfus Sayım sonuçlarına göre; toplam nüfusu 877.524’tür.



Van Gölü’nün doğu sınırı boyunca uzanan alan ile ilin kuzey ve güney kesimleri fay hattı üzerindedir. Bu yüzden de 10 Eylül 1941’de Erciş Depremi, 24 Kasım 1976’da Çaldıran Depremi yörede büyük yıkıma ve can kaybına neden olmuştur.

Yüksek ve engebeli bir arazide ve denizden uzak olan Van’da Karasal iklim hüküm sürmektedir. Mevsimler ve günler arasında sıcaklık farkı büyüktür. Kışlar uzun kar yağışlıdır. Yazlar ise kısa ve sıcak geçer. Van Gölü kıyısındaki iklim doğu ve kuzey kesimlerine göre daha yumuşaktır.

Van, orman açısından Türkiye’nin en yoksul illerinden birisidir. Bitki örtüsü step görünümündedir. Eski yıllarda ormanlarla kaplı olan ilin güney kesiminde meşe topluluklarına rastlanır. Ancak, yüzyıllardır tahrip edilen ormanlardan çok az ağaç günümüze gelebilmiştir. Çalılıklar halindeki bodur meşelerin yanı sıra bodur ardıç, ceviz, doğu çınarı, melengiç, kavak ve kızılcık ağaçları görülmektedir.

İlin ekonomisi tarım, hayvancılık, turizm ve balıkçılığa dayalıdır. İklimi sert olduğundan tarım pek fazla gelişmemiştir. Bununla birlikte yetiştirilen tarımsal ürünler arasında; kuru yem bitkisi, buğday, şeker pancarı, patates bulunmaktadır. Az miktarda da arpa, kavun, karpuz, domates, baklagiller, elma, ceviz ve sebze yetiştirilir. Van’ın ekonomisinde hayvancılık ön planda gelmektedir. Sığır, koyun, kıl keçisi, at, eşek, manda yetiştirilir. Koyun ve sığır türlerinin ıslahı için Erciş’te Altındere Tarım İşletmesi kurulmuştur. Hayvancılık daha çok yaylacılık yöntemleri ile yapılmaktadır. Hayvansal ürünlerin başında Van’a özgü otlu peynir gelmektedir. Arıcılık, tavukçulu, Van Gölü başta olmak üzere göllerde ve diğer akarsularda balıkçılık yapılmaktadır. Ayrıca Van kilimlerinin Türk halı ve kilim sanatı yönünden önemi büyüktür.



Kalkınmada öncelikli iller kapsamına 1968’de alınmasına rağmen sanayide büyük bir gelişme görülmemiştir. İmalat sanayii daha çok hayvansal ürünlerin işlenmesine dayalıdır. Bununla birlikte, Van Et Kombinası, Van Süt ve Mamulleri İşletmesi, Yem Sanayiinin Van Yem Fabrikası, Van Deri ve Kundura Fabrikası , Erciş Şeker Fabrikası, Van Çimento Fabrikası ildeki belli başlı kamuya ait sanayii kurumlarıdır. Bunun dışında mandıralar, un, tuğla ve yün ipliği fabrikaları da bulunmaktadır.

Van doğal ve tarihi değerler yönünden zengin olup, ekonomisinde turizmin büyük katkı payı vardır. Van Gölü kıyılarındaki plajlar, Akdamar Adası, Van Kalesi, Bendimahi Çağlayanı ve Erek Vadisi turizm açısından önem taşımaktadır. Ayrıca Van'a özgü olup, dünyaca tanınan Van Kedileri koruma altına alınmıştır.

İl topraklarında mermer yatakları bulunmaktadır. Başkale’de traverten, Çaldıran ve Gevaş’ta tuğla-kiremit hammaddesi, Erciş’te linyit, sünger taşı yatakları vardır. Ayrıca ilin çeşitli yerlerinde de maden suyu kaynakları bulunmaktadır.

Van’ın eskiçağlara kadar inen çok eski bir tarihi bulunmaktadır. Özellikle Tilkitepe’de yapılan kazılarda ele geçen buluntular Kalkolitik Çağ’dan (MÖ.5500-3500) itibaren yörede sürekli bir yerleşim olduğunu göstermiştir. Ancak, bu buluntular Van bölgesi ile Mezopotamya kültürleri arasında yakın bir ilişki olduğunu da ortaya koymuştur. MÖ.3000’de Hurriler burada yaşamıştır. Doğu Anadolu’da yaşayan Hurriler burayı merkez konumuna getirmişlerdir. Hurrilerin Hititler tarafından yıkılmasından sonra Urartular yöreye hakim olmuş ve Van 300 yıl Urartuların başkenti olmuştur. Bu arada İ.Sardur Van Kalesini kurmuş ve buraya Urartu dilinde Biane adı verilmiş, bu isim zamanla Van’a dönüşmüştür. Urartuların ileri bir kültür düzeyine eriştikleri; Van’da Tuşba, Çavuştepe ve Topraktepe’de günümüze ulaşan sulama, bağcılık ve mimari alandaki eserleri ile anlaşılmaktadır. MÖ.VI.yüzyılın başlarında Medler Urartu Devletini yıkmışlar, bunun ardından da Persler yöreye hakim olmuştur. Büyük İskender’in Persleri yenmesinden sonra Makedonyalılar, ardından Seleukoslar burada hüküm sürmüştür.



MÖ.III.yüzyılda Van yöresi kısa bir süre Ptolemaiosların eline geçmiş bunu MÖ.129’da Partlar, MÖ.I.yüzyılda Ermeni krallarından Dikran’ın egemenliği izlemiştir. Van Partlar ile Romalılar arasında zaman zaman el değiştirmiş, MS.III.yüzyılda Romalılar Sasanilerle yöre için savaşmışlardır. Roma’nın ikiye ayrılmasından sonra Bizans yönetiminde kalan Van VII.yüzyılın ortalarında Arapların eline geçmiştir. IX.yüzyılda Saciler, X.yüzyılda Arap ve Ermeni çekişmelerine sahne olmuştur. Bu çekişmelerin ardından 1021’de Bizanslılar yeniden yöreye hakim olmuş ve Bizans’ın Vaspurakan Theması’nın sınırları içerisinde kalmıştır. Bu arada Orta Asya’dan Türkmen boyları yöreye akınlar yapmıştır. Selçuklular 1054’te Erciş’i, 1064’te de Van çevresini ele geçirmişlerdir.

Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra Selçuklular yöreye hakim olmuş, 1100’de Sökmenler Van’ı yönetimleri altına almışlardır. Bunun ardından Van yöresi 1205’te Gürcülerin saldırısına uğramış ve kısa bir süre de Eyyubiler buraya egemen olmuşlardır. Moğolların yağmalamasından sonra yöre yeniden Anadolu Selçuklularının, İlhanlıların ve Timur’un denetiminde kalmış, Hakkari beylerinden Karakoyunlu İzzeddin Şir Van ve çevresini yönetimi altına almıştır. Safevilerin bölgede etkin olmasından sonra Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran Savaşı’nda Safevileri yenmesiyle Van ve yöresi Osmanlı topraklarına katılmıştır. Bununla beraber Van, zaman zaman Osmanlılar ile Safeviler arasında el değiştirmiştir. Amasya Antlaşması hükümlerine göre Osmanlı toprakları içerisinde kalan Van zaman zaman İranlıların saldırılarına uğramıştır. Osmanlılar ile İranlılar arasında 17 Mayıs 1639’da yapılan Kasr-ı Şirin Antlaşması hükümlerine göre de Osmanlıların İranlılar ile sınırı belirlenmiş ve Van Osmanlı topraklarında kalmıştır. Osmanlı döneminde Van, Eyalet statüsü kazanmış olup; 1568-1574 tarihleri arasında 12, 1578-1588’de 27 sancağa sahipti.



Van yöresi Osmanlı döneminde bazı ayaklanmalara sahne olmuş, 1895’te Ermenilerin başlattığı ayaklanmalar bastırılmıştır. Bununla beraber I.Dünya Savaşı başlarında Ermenilerin Taşnaktzutyun Örgütü Van’ı işgal etmiştir. 1915’te Ruslar tarafından işgal edilen yöre, Rus İhtilali nedeni ile Ruslar Anadolu’dan çekilirken Van’ı da boşaltmışlardır. Bu kez Ermeniler yeniden Van’ı işgal etmiş, Osmanlının 4.kolordusu 7 Nisan 1918’de Van’a girerek bu işgale son vermiştir.

I.Dünya Savaşı sırasında bu işgallerden ötürü Van büyük ölçüde etkilenmiş, yanmış, yıkılmış ve nüfusu azalmıştır. Bundan sonra “Bağlar Mevkiinde” kent yeniden kurulmuştur. Cumhuriyet döneminde kırsal bir görünümde olan Van 1923 yılında il konumuna getirilmiştir. 1970’lerde Türkiye ile İran arasındaki demiryolunun açılması, ardından Ortadoğu ülkeleri ile ticaretin yoğunlaşması Van’ın gelişmesine neden olmuştur.

Van’da günümüze gelebilen tarihi eserler arasında; Tuşba, Çavuştepe, Toprakkale’deki höyükler, Yeşilalıç Köyü Kaya Mezarı, Meherkapı Kaya Mezarı, Elmalı (Zivistan) Kaya Mezarı, Urartu Dönemine ait Hoşap Kalesi, Çavuştepe Kalesi (MÖ.764-734), Ayanıs Kalesi (MÖ.645-643), Toprakkale (MÖ.685-645), Aşağı-Yukarı Anzaf Kaleleri (MÖ.830-810), Norgüh Kalesi, Körzüt Kalesi (MÖ.VIII.yüzyıl), Urartu Su Yolları ve Kanalları (MÖ.IX.-VI.yüzyıl), Hoşap Köprüsü (1671), Çatak Holkan Köprüsü, Çatak Zevil Köprüsü, Akdamar Kilisesi, Adır Kilisesi (1305), Çarpanak Kilisesi (MÖ.IX.yüzyıl), Yedi Kilise (VIII.yüzyıl), Albayrak St. Bartholomeus Kilisesi (XVII-XIX.yüzyıl), Van Ulu Camisi, Hüsrev Paşa Camisi (1567), Gevaş İzdişar Camisi, Gevaş Halime Hatun Kümbeti (1358), Selçuklu Mezar Taşları bulunmaktadır.
@rd@m Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 03-06-2008, 09:44   #2
Acemi Üye
 
Mesajlar: 60
Teşekkür Etme: 6
36 Mesajina 65 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 89877
@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını
Tanımlı Ce: şehr-i Van




Van Gölü ve Akdamar Adası: Van iline adını veren Van Gölü Türkiye'nin ve dünyanın en büyük soda gölüdür. Dört tarafı yüksek dağlarla çevrilidir. İçinde Akdamar, Adır, Çarpanak, ve Kuş adaları olmak üzere 4 ada bulunmaktadır. Tarih boyu Yüksek Deniz, Nairi Denizi ve Yukarı Deniz dendiği gibi Deryaçe (Küçük Deniz) adını da alır. Gölün suyu çok tuzlu ve sodalıdır. Sabunsuz köpük verir ve temizlik maddeleri kullanılmadan içinde herşey yıkanabilir ve temizlenebilir. Her mevsim, her saatte farklı bir renk alan, gündoğumu ve günbatımının muhteşem olduğu göl, bölge turizmine önemli bir katkı sağlamaktadır. Sahil boyunca yapılaşma ile bozulmamış koylar, yeşil bitki örtüsüyle sarılmış kıyılar görülmeye değerdir. Van Gölündeki adalardan en büyüğü olan Ahtamar Adası, üzerindeki kilisesi ile ünlüdür. 900'lü yılların başında Kral Gagik tarafından yaptırılmış olan kilise taş işçiliğinin en seçkin örneklerindendir. Akdamar adasına Gevaş iskelesinden dolmuş motorları çalışmaktadır.

Van Kalesi: Van Kalesi, Van il merkezi sınırları içerisinde olup, şehir merkezine 5 km. mesafede bulunmaktadır. Urartu kalelerinin görkemlilerindendir. MÖ. 9. yüzyılda Lutupri'nin oğlu I. Sarduri tarafından yaptırılmıştır. Büyük bölümü ayakta kalan kalenin kuzeybatı ucunda bulunan ve Sardur burcu denilen taş bloklarla örülen yapının üzerinde I. Sarduri'ye ait olan, Asur çivi yazısı ile yazılmış, bilinen en eski Urartu yazıtı vardır. Kalenin diğer önemli bir yapısı, I. Agrişti'ye ait olan kaya mezarı ve hemen bunun dışındaki kaya üzerinde bulunan Urartu'ların günümüze ulaşan en uzun yazıtı, "Horhor Yazıtları" vardır. Ayrıca kalenin kuzey yamacında II. Sarduri'nin açık hava tapınağı (Analı-Kız), Kale içinde Menau ve Sarduri' ye ait mezar odaları, mağaralar, su sarnıçları ve çeşitli odalar vardır. Kalenin güneyinde ise eski şehrin kalıntıları bulunur. Ulu Cami, Hüsrev Paşa Cami, Kay Çelebi Cami, Hamamlar (Çifte Hamam) Kümbetler (İkiz Kümbet) ve çoğu tahrip olmuş eski evler, gezenleri tarihin yaprakları arasında seyahate çıkarlar.

Hoşap Kalesi: Van il merkezine 60 km. uzaklıkta, Gürpınar ilçesinde, Van-Hakkari karayolu üzerindeki Hoşap (Güzelsu)'da yer almaktadır. Dik bir kaya kütlesi üzerine kurulan kale, iç kale ile bunun kuzeyindeki dış kaleden oluşur. Gözetleme kulesi, surları, burçları, beden duvarları, mescit, fırın, zindan seyir köşkü, harem, selamlık ve orijinal demir kapı kanatları kalenin önemli yapılarıdır. Ayrıca kalenin güney tarafında Van Bölgesinin en eski Osmanlı Köprüsü bulunur.
Ağartı Kalesi: Van Gölü' nün doğu kıyısında kurulan kale iyi korunarak günümüze kadar gelen sur duvarları andezit taş bloklarla örülmüştür.
Kef Kalesi: Urartu'ların önemli merkezlerinden biridir. Kalede çok odalı bir saray, hayvan ve bitki rölyefleri vardır.
Çavuştepe Kalesi: Van il merkezine 25 km. uzaklıkta, Gürpınar ilçesine bağlı Çavuştepe köyünde yer almaktadır. Bol Dağı silsilesinin batı ucuna kurulmuş olan kale; aşağı ve yukarı kalelerden oluşmaktadır. Kale, II. Sarduri tarafından M.Ö. 764-734 tarihleri arasında yaptırılmıştır. Kalelerde Haldi tapınağı, açık hava tapınağı, surlar, depo, ahır, saray binaları, su sarnıçları, çivi yazısı bulunmaktadır.
Ayanıs Kalesi: Van'a 35 km. mesafedeki Ayanıs köyündedir. Argişti'nin oğlu Rusa tarafından M.Ö. 645-643 tarihleri arasında yaptırılmıştır. Urartu tarihinin son safhalarının aydınlatılması açısından çok önemlidir. Van Gölü sahiline yakın bir alanda kuruludur.
Toprakkale: Van il merkezinin doğusunda Zimzim Dağları silsilesine bağlı kayalık bir tepe üzerinde yer almaktadır. Kale Urartu kralı II. Rusa tarafından M.Ö. 685-645 tarihleri arasında yaptırılmıştır. Sarnıç, açık hava tapınağı, kayaya yontulmuş merdivenler bulunmaktadır.
Aşağı-Yukarı Anzaf Kaleleri: Van'ın 10 km. kuzeydoğusunda Van-Özalp karayolu yakınında yer almaktadır. Aşağı ve Yukarı Kalelerden oluşmaktadır. Her iki kalede surlar, kuleler, atölye, depo, saray yapısı, kitabe bulunmaktadır.

Akdamar Kilisesi: Gevaş ilçesi sınırları dahilinde Van Gölü içersinde bulunan en büyük adaya ismini veren kilisedir. Adanın güney doğusuna kurulmuş olan kilise sahile 3 km. uzaklıktadır. Günün her saatinde Akdamar Adası'na, sahilde bulunan motorlarla ulaşım sağlanmaktadır. Kutsal Haç adına Vaspurakan Kralı I. Gagik tarafından Keşiş Manuel'e yaptırılmıştır. Kilisenin figürlü repertuarı oldukça zengindir. Bunun yanında, İncil ve Tevrat'tan alınmış çeşitli sahneler bulunmaktadır. Yunus Peygamberin denize atılması, Hz. Meryem ve kucağında İsa, Adem ile Havva'nın Cennetten kovulması, Hz. Davut ile Kral Goliat'ın mücadelesi Samson Filistinli ikilisi, ateşte üç İbrani genci, Aslan ininde Daniel sahneleri bulunmaktadır. Zengin hayvan, asma sarmaşıkları ve çeşitli figürler görmek mümkündür.
@rd@m Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 03-06-2008, 09:45   #3
Acemi Üye
 
Mesajlar: 60
Teşekkür Etme: 6
36 Mesajina 65 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 89877
@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını
Tanımlı Ce: şehr-i Van


Van Sözlü Tarih

Van Kalesine ilişkin söylence:Urartıların eline geçen Van kalesi öyle muazzam yapılmıştır ki görenler kalenin insan eliyle yapıldığına inanılmaz.Kale dev yapılı insanlar tarafından 80 metre yüksekliğe her biri en az 30 ton gelen düzgün taşlarla sıva ve harç kullanılmadan yapılmış inanışa göre duvar yapımında çalışanlar öyle güçlülerdi ki elleriyle bastırarak taşları hamur haline getirip birbirine yapıştırmışlardır.Meher de bu dev yapılı insanlardan biridir.Atıyla birlikte Meher Kapı denilen yerde Urartu kaya yazıtının ardında günümüzde de yaşadığına ve kıyamet günü gelince yeniden ortaya çıkılacağına dair efsaneler vardır.
Meher Kapı değişik inançlara göre kutsal sayılır.Hristiyanlar bu kapının Paskalya'nın yedinci günü ya da St. Jean Bayaramı'nda açıldığına inanılır.İslam inanaçlarına göre ise burası bir hazine kapısıdır ve her cuma gecesi açılır,fakat giren mutlaka bir kötülükle karşılaşır.Bir başka inanışa göre Hz.Ali bu kapı görünümlü yerin ardında yaşamaktadır.Kapı önündeki su birikintisi atının sidiğidir.
Şeyh Abdurrahman Söylencesi:İran Şahı Abbas ,Van Kalesi'ni almak için kentin kuzeyindeki ki "Şahbağı"(Beyüzümü Köyü)denilen yerde konaklar.KAle çok yüksek ve sağlam olduğu için bir türlü alamaz.Aradan yedi yıl geçer.Oraları tanıyan biri Şaha:"Kalede Abdurrahman Gazi diye ermiş biri vardır.O orada oldukça burayı almamız imkansızdır."der.Bunun üzerine Şah Abbas,ermişi denemek için bir kuzu bir de köpek kızarttırıp armağan olarak gönderir.Elçiler armaağnı sunduklarında ,ermiş şöyle bir bakar,köpeği göstererek:"Bunu Şahınıza götürün." der Elçiler geri götürürlerse şahın kendilerini öldüreceğini söyler.Bunun üzerine Şeyh elini köpeğe doğru uzatarak"hoşt" diye seslenir.Köpek canlanıp koşmaya başlar.Elçiler dönüp durumu Şaha anlatırlar.Şahta kuşatmayı kaldırıp ülkesine döner.
Çomar Bölükbaşı söylencesi:Çomar Bölükbaşı sınır boylarında yıllarca bulunmuş yiğitlikleriyle kahramanlıklarıyla tanınmış bir kahramandır.Yıllar sonra Van'a gelip Van Beylerbeyi Mehmet Emin Paşa 'nın kale komutanı olur.Mehmet Emin Paşa bir ara celali olmuş iddiasıyla tutuklanmış,sonra suçsuz bulunarak bırakılmıştır.Ama kale komutanı asi ilan edilmiştir.Çomar Bölükbaşı bir avuç askeriyle Van kalesinde kıstırılır.Emir gereği sağ olarak ele geçirilecektir.Durumun kötüye gittiğini gören Çomar Bölükbaşı arkadaşlarıyla birlikte kaleden sarkıttığı bir ip merdivenle kaçar ardlarına düşen 600 kişilik ordu Van Gölü'nün güney kıyısında ki Kuskunkıran deresi'nde bunları sıkıştırır.Kanlı bir savaş olur Çomar Bölükbaşı Orduyu dağıtacakken yardım gelir.Çomar Bölükbaşı 'nın kurtulma ümidi kalmamıştır.Bir yanı yüksek kayalar bir yanı uçurumdur.Atından inip onu öper yelesini okşar herkes teslim olcağını düşünürken o atını uçuruma sürer.Öldüğü sanılırken bir de bakarlar ki Çomar Bölükbaşı yüzerek gölden karşıya geçmektedir.Kimileri yakalanmasını kimileri ise Tanrı'nın yardım ettiği bu kahramanın bağışlanmasını ister ama yakalanmasını isteyenler ağır basar.Ordu dolaşıp önünü keser.Çomar Bölükbaşı güçlükle bataklıktan kıyıya çıkar.Yeniden orduyla savaşa tutuşur.Sonunda alnından vurulur başını kesip Van Paşa'sına götürürler.Paşa:"Yazık etmişsiniz böyle bir yiğit vurulur mu,başı kesilir mi? götüün bedeniyle birlikte şehit olduğu yere gömün"diye adamlarını azarlar.
@rd@m Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 03-06-2008, 09:47   #4
Acemi Üye
 
Mesajlar: 60
Teşekkür Etme: 6
36 Mesajina 65 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 89877
@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını
Tanımlı Ce: şehr-i Van


Van Cami ve Mescitleri


Ulu Cami (Merkez)

Eski Van’da Tebriz Kapı ile İskele Kapı arasında bulunan Van Ulu Camisi’nin kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber yapı üslubundan XI.-XII. Yüzyıl eseri olduğu ileri sürülmüştür. Bazı araştırmacılar da XIII.-XIV. yüzyılda yapıldığını belirtmişlerdir.

İlk kez Bachmann’ın yayınladığı plan ve resimlere göre yapının 9 m. çapında mihrap önünde kubbesi olan beş payeli bir yapıdır. İçerisi zengin çini dekorları ile süslü olan bu yapıda İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Oktay Aslanapa 1970–1971 yılında kazı çalışmaları yapmıştır. Bu çalışmalarla karanlıkta kalan noktalar aydınlanmıştır. Buna göre XIV. yüzyılın başlarına tarihlendirilmesinin daha yerinde olacağı anlaşılmıştır. Ayrıca 1571 tarihli Van Vilayeti Evkaf Tahrir Defterinde de bu yapıdan Cami-i Kebir olarak söz edilmiştir. Bazı kaynaklarda yapının Ahlatşah’lardan I.Sökmen (1100–1112), veya II. Sökmen (1128–1185) zamanında yapıldığı ileri sürülmüştür.

Prof. Dr. Oktay Aslanapa’nın yaptığı kazılar sonucunda yapının kesme taş, tuğla ve moloz taştan dikdörtgen planlı olduğu anlaşılmıştır. Duvarların alt kısımlarında kesme taş, üst kısımları ile örtü sistemlerinde, kemerlerde tuğla kullanılmıştır. Cami mihrap önü kubbeli, çok payeli, dikdörtgen planlı camiler grubundandır.

İbadet mekânına kuzey yönüne eklenen Osmanlı dönemine ait bir bölümden girilmektedir. Orijinal giriş kapısı geniş kitabe kuşakları ve kademeli kemerlerin çevrelediği görkemli bir görünümdedir. İç mekânın iki sıra halinde on sütun, mihrap önünde beş kalın payenin taşıdığı kubbeli bir bölüm olduğu anlaşılmıştır. Bu kubbeli bölümün dışında kalan bölümler çapraz tonozlarla örtülmüştür. İbadet mekânı içerisindeki payeler birbirlerinden farklı durumdadır. İç mekânda çok sayıda bezeme elemanlarına, ştuk parçalarına, mukarnaslara, tuğla süslere, bitkisel bezemelere toprak dolgularda rastlanmıştır. Mukarnaslı mihrap cephesinde, mihrabın üzerinde örgülü kufi kitabe kuşağına, plastik bitkisel motiflere rastlanmıştır. Burada yer yer de çini bezemeler ile karşılaşılmıştır. Bunların bir bölümü Van Müzesi’nde bulunmaktadır.

Caminin kuzeybatı köşesinde tuğladan silindirik kalın gövdeli minarenin şerefesinden sonraki bölüm yıkılmıştır. Minare kaidesi üç kademe halinde olup, yukarıya doğru daralmaktadır.


Kızıl Cami (Merkez)

Eski Van’ın doğusunda, Tebriz Kapı Mahallesi’nde, Ulu Cami yakınında bulunmaktadır. Topçuoğlu, Sinaneddin ve Yesir (Esir) Camileri isimleri ile de tanınan bu yapının kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Değişik zamanlarda yapılan onarımlarla da özelliğinden büyük ölçüde uzaklaşmıştır. Buna rağmen minaresine dayanılarak yapının Selçuklu dönemine ait olduğu anlaşılmaktadır.

Günümüze cami yıkılmış, yalnızca tuğla minare ile buna sonradan eklenen dikdörtgen planlı küçük bir yapı kalıntısı gelebilmiştir. Yıkılan caminin yerine yapılan ikinci cami 1.10-1.40 m. kalınlığında kesme taş duvarlarla örülmüştür. Bu yapıdan da yalnızca son cemaat yerinin kalıntıları günümüze gelebilmiştir. Bu kalıntılara dayanılarak ibadet mekânının ortada kubbe, iki yanda da iki beşik tonozla örtülü olduğu anlaşılmaktadır. Kıble duvarında ise mihrap nişi ile iki yanındaki birer pencere bulunmaktadır. Bezemeleri döküldüğünden bu konuda bir bilgi edinilememiştir.

Caminin orijinal minaresi taş kare bir kaide üzerine tuğladan silindirik olarak yapılmıştır. Günümüze 14.50 m. lik bir bölümü gelebilen minarenin şerefe ve petek kısımları yıkılmıştır. Yuvarlak gövdenin üzeri tuğladan eşkenar dörtgen ve geometrik motiflerle bezenmiştir. Ayrıca üst kısımlarda kesme tuğlalardan sekiz kollu geçmeler, sekiz ve beş köşeli yıldızlardan oluşan bezemeler yapılmıştır. Bunların kenarları da firuze ve lacivert renkte çinilerle tamamlanmıştır.


Süleyman Han Camisi (Merkez)

Van İç Kalesi’nde bulunan bu caminin yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bunu belirten kitabesi bulunmadığından ve kaynaklarda da herhangi bir bilgiye rastlanmamıştır. Evliya Çelebi bu caminin Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1534 yılında onarıldığını belirtmiştir.

Kale Mescidi olarak tanınan bu yapı kare planlı küçük bir yapı olup, yalnızca mihrap duvarının bir bölümü ayakta kalabilmiştir. Değişik zamanlarda onarım geçiren bu yapının üzeri toprak damla örtülmüştür.

Minaresi kare kaide üzerinde taştan silindirik gövdeli olup, şerefe korkulukları petek ve külahı yıkılmıştır.


Hüsrev Paşa Camisi (Merkez)



Eski Van’ın Orta Kapı Mahallesi’nde bulunan Hüsrev Paşa yapı topluluğu, cami, medrese, türbe, hamam, aşevi ve misafirhaneden meydana gelmekte idi. Bu yapılardan cami dışındakiler yıkılmış ve günümüze gelememiştir. Caminin kitabesinden öğrenildiğine göre h. 975 (1567) yılında Van Beylerbeyi Köse Hüsrev Paşa tarafından yaptırılmıştır. Bu caminin Mimar Sinan’ın eserleri arasında ismi geçmektedir. Günümüzde cami ve çevresinde Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Prof.Dr.Abdusselam Uluçam tarafından kazı çalışmaları yapılmaktadır.

Cami kesme taştan dikdörtgen planlı olarak yapılmıştır. Caminin tromp ve kubbelerinde tuğla kullanılmıştır. Girişinde beş bölümlü bir son cemaat yeri bulunuyorsa da son cemaat yeri yıkılmıştır. Son cemaat yerinden ibadet mekânına açılan görkemli bir portal bulunmaktadır. Bu kapı üzerinde Farsça mermer zemine altın yaldızla kitabe yazılmıştır.

Caminin ibadet mekânı kare planlı olup, üzeri tromplu bir kubbe ile örtülmüştür. Kubbe ağırlığı sekiz sivri kemerin ana duvarlara bağlanması ile taşınmaktadır. Buradaki duvarlar kesme taş kemerler ve kubbe geçişleri de tuğla örgülüdür. İbadet mekânı duvarlardaki ve kubbe kasnağındaki pencerelerle aydınlatılmıştır. Zeminden 2 m. yüksekliğe kadar duvarlar İznik çinileri ile kaplı idi. Bunun üzerindeki duvarlar kalem işleri ile bezelidir. Ancak bu bezeme günümüze ulaşamamıştır. İbadet mekânının duvarları sarı, kırmızı ve siyah renkli taşlarla kuşaklar halinde şeritlere ayrılmıştır. Rusların Van’ı işgali sırasında bu çiniler yerlerinden sökülerek Leningrad Müzesi’ne götürülmüştür. Bunun yanı sıra ahşap minberi ile girişteki mahfiller de günümüze gelememiştir.

Mihrap duvarında yer alan mihrap kalker taşından yapılmış olup, çevresi altı kollu yıldız ve geometrik motiflerle çerçeve içerisine alınmıştır. Mihrap üstü mukarnaslı idi. Ancak mihrap 1992 yılında define avcıları tarafından tahrip edilmiştir.

Caminin kuzeybatı köşesinde bulunan minare iki renkli taşlardan yapılmıştır. Kare kaide üzerinde yuvarlak gövdeli olup, mukarnaslı şerefesi ve korkuluk levhaları ile birlikte petek kısmı yıkılmıştır.


Kaya Çelebi Camisi (Merkez)


Eski Van’ın Orta Kapı Mahallesi’nde bulunan Kaya Çelebi Camisi, vakfiyesinden öğrenildiğine göre Kaya Çelebizade Koçi Bey tarafından 1660 tarihinde yapımına başlanmış, Koçi Bey’in öldürülmesi üzerine de Cem Dedemoğlu Mehmet Bey tarafından 1662’de tamamlanmıştır. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1993 yılında restore edilmiştir.

Cami iki renkli kesme taştan kare planlı olarak yapılmıştır. Üzeri tromplu bir kubbe ile örtülmüştür. Kuzeyinde beş bölüm halinde son cemaat yeri bulunmaktadır. Son cemaat yerinden ibadet mekânına giriş kapısı ve yanındaki pencereler bitkisel ve geometrik motiflerle bezelidir.

İbadet mekânı değişik formlarda pencerelerle aydınlatılmıştır. Giriş ekseninde bulunan mihrap kalker taşından yapılmış ve mukarnaslı bir bordürle çevrelenmiştir. Mukarnaslı olarak sonuçlanan mihrap geometrik ve bitkisel bezemelidir.

Caminin kuzeybatı köşesindeki minaresi kare kaide üzerinde tek şerefeli ve silindirik gövdelidir. Bu yapı Eski Van’da ibadete açık olan tek camidir.


Horhor Camisi (Merkez)

Eski Van’ın Horhor semtinde bulunan bu caminin kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi ve banisi bilinmemektedir. Yapı üslubundan XVIII. yapıldığı sanılmaktadır.

Kesme taştan yapılmış olan cami dikdörtgen planlıdır. Ancak caminin güney ve doğu duvarları günümüze gelmiş diğer bölümleri yıkılmıştır. Giriş eksenindeki mihrap taştan, dışarıya taşkın olup, içerisi istiridye ve bitkisel motiflerle bezelidir. Mukarnaslı mihrabın üzerinde kök boyalarla yapılmış kalem işi bezemeleri bulunmaktadır.


Abbasağa Camisi (Merkez)

Eski Van'ın kuzeybatısında, Horhor Camisi ile Ulu Cami arasında bulunan Abbasağa Camisi’nin kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi ve banisi bilinmemektedir. Yapı üslubundan XVIII.-XIX. yüzyıllarda yapıldığı sanılmaktadır.

Kesme taştan yapılmış olan cami dikdörtgen planlıdır. Duvarların üst kısımları kerpiçle örülmüştür. Üst örtüsü yıkılmış, ancak düz toprak damlı olduğu sanılmaktadır. Giriş eksenindeki mihrap nişi yarım daire şeklindedir. Cami içerisinde herhangi bir bezemeye rastlanmamıştır.


Hamurkesen Camisi (Gürpınar)



Van ili Gürpınar ilçesi Hamurkesen Köyü’nde, kalenin doğusunda bulunan bu cami kitabesinden öğrenildiğine göre Seyyid Muhammed tarafından 1710 yılında yaptırılmıştır.

Kesme taştan kare planlı olarak yapılan caminin üzeri pandantifli bir kubbe ile örtülmüştür. Kuzey yönündeki taç kapısı kesme taştan olup, geometrik bezeme ve silmelerle çerçeve içerisine alınmıştır. Cami içerisinde herhangi bir bezeme elemanına rastlanmamıştır.

Mihrap nişi yarım yuvarlak bir niş şeklindedir.





Kale Camisi (Başkale)

Van ili Başkale ilçesi Örenkale (Pizan) Köyü’nde Dış Kale’nin batı yamacında bulunan kalenin ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Kitabesi günümüze gelememiştir. Bu cami kale ile bağlantılı olup, günümüze yalnızca batı duvarının bir bölümü ile bir penceresi gelebilmiştir.

Caminin güneybatı köşesindeki burç minare olarak kullanılmıştır.
@rd@m Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!
Alıntı ile Cevapla
Mesajiniza Tesekkur Eden Uyeler:
dazedlove (03-12-2008)
Eski 03-06-2008, 09:48   #5
Acemi Üye
 
Mesajlar: 60
Teşekkür Etme: 6
36 Mesajina 65 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 89877
@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını@rd@m Baktabul'un Çılgını
Tanımlı Ce: şehr-i Van


Van Türbe ve Kümbetleri


Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra yörede Türk egemenliği başlamış ve bunun sonucu olarak da Beylikler ve Osmanlı dönemlerine ait yapıların yanı sıra kümbet ve türbeler de onlara eklenmiştir. XIV.-XIX. yüzyıllar arasına tarihlenen bu mezar anıtları Eski Van’da, Gevaş’ta, Hoşap’ta (Güzelsu), Muradiye’de, Başkale’de ve Erciş’te bulunmaktadır.


Hüsrev Paşa Kümbeti (Merkez)

Eski Van’da Hüsrev Paşa Camisi’nin güneyinde bulunan bu türbe Hüsrev Paşa’ya aittir. Hüsrev Paşa’nın 1583 yılında bu yörede valilik yaptığı dikkate alınacak olunursa türbenin de XVI. yüzyılın sonlarına ait olduğu açıkça anlatılmaktadır.

Türbe düzgün kesme taştan kare kaide üzerine altıgen planlı olup, üzeri piramidal taş bir külah ile örtülmüştür. Van’daki Osmanlı dönemi türbelerinden olan bu yapıda Selçuklu mimari yapısı ile Osmanlı bezemesi bir araya kaynaştırılmış ve kendine özgü bir yapı ortaya konmuştur. Ancak kuzeydoğudaki giriş kapısı önündeki iki sütunlu kubbeli bölüm günümüze gelememiştir. Yapıda Osmanlı dönemi geometrik ve bitkisel motifleri dış cephede kullanılmıştır.


İkiz Kümbetler (Merkez)



Eski Van’ın sur duvarları dışında, Kaya Çelebi Camisi’nin güneybatısında, Ortakapı Mezarlığı’nın bir ucunda bulunan, birbirinin benzeri olan bu iki kümbetin kime ait olduğu bilinmemektedir. Bunu belirten bir kitabe veya kayda da rastlanmamıştır. Bununla beraber, kesin olmamakla birlikte Van Beylerbeyi Teymur Paşa ile kardeşi Ahmet Paşa’ya ait oldukları söylenmektedir. Yapı üslubundan XVIII. yüzyılda yapıldıkları anlaşılmaktadır.

İkiz kümbetler kesme taştan sekizgen planlı olarak baldaken tarzında, etrafı açık olarak yapılmışlardır. Birbirlerine yuvarlak kemerlerle bağlı sekiz sütun konik birer taş külahı taşımaktadır. İkiz kümbetler Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir.




Hacı Abdurrahman Baba Kümbeti (Merkez)

Van il merkezinde Van kalesi’nin kuzeydoğu köşesinde Hacı Abdurrahman Baba Camisi’nin kuzeydoğu köşesinde bulunan bu kümbetin XIX. yüzyılın ilk yarısında yapıldığı sanılmaktadır. Kitabesi günümüze gelememiştir.

Kümbet düzgün kesme taştan tek katlı, sekizgen gövdeli olup, üzeri piramidal bir külah ile örtülmüştür. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılan restorasyon sırasında orijinalliğinden kısmen uzaklaşmıştır.


Galip Paşa Kümbeti (Merkez)

Van il merkezinde Van Kalesi’nin kuzeydoğusunda Hacı Abdurrahman Baba Kümbeti’nin yakınında bulunan bu kümbetin XIX. yüzyılın ilk yarısında Van Valisi Galip Baba adına yaptırıldığı sanılmaktadır.

Kümbet düzgün kesme taştan sekizgen gövdeli olup, üzeri piramidal bir külah ile örtülmüştür. Mimari yönden fazla bir özellik taşımamaktadır. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir.


Örenkale (Pizan) Kümbetleri (Başkale)

Van ili Başkale ilçesi Örenkale Köyü’nün dışındaki bir yamaçta yan yana iki kümbet bulunmaktadır. Bu kümbetlerin kitabeleri günümüze gelemediği gibi, kaynaklarda da bunlarla ilgili yeterli bilgi bulunmamaktadır. Bu bakımdan kime ait olduklarından bilinmemektedir.

Kesme taştan yapılmış olan bu kümbetlerin mimari yapılarına dayanılarak XVII. Yüzyılın ikinci yarısında veya XVIII. yüzyılın başlarında yapıldıkları sanılmaktadır. Kare planlı ve küçük ölçüde olan kümbetlerin üzeri içten kubbe, dıştan piramidal bir külah ile örtülüdür. Kümbetler mimari özelliklerini tümü ile yitirmişlerdir.


Anonim (İsimsiz) Kümbet (Erciş)

Van ili Erciş ilçesinde, Erciş-Patnos karayolunun 5. km. sinde, Zortul Köyü yakınında düz bir arazi içerisinde bulunan bu kümbetin kime ait olduğu bilinmemektedir. Yapı üslubundan Karakoyunlular döneminde, XV. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

Kümbet tek renkli düzgün kesme taştan onikigen gövdeli olarak yapılmıştır. İki katlı olan yapının üzeri onikigen taş bir külahla örtülmüştür. Kümbetin altında kare planlı mumyalık kısmı bulunmakta, buradan köşe pahları ile onikigen gövdeye geçilmektedir. Kümbetin çevresi dikdörtgen çerçeveler içerisinde yuvarlak sağır nişlere bölünmüş ve bunların üzerine Selçuklu üslubunda oldukça zengin bitkisel ve geometrik motifler yapılmıştır.

Kümbete kuzey yönündeki dikdörtgen bir niş içerisinde, yine dikdörtgen bir kapıdan girilmektedir. Bu girişteki geometrik motifler dikkati çekmektedir. Bitkisel ve geometrik motiflerin arasında çift başlı kartal ve grifon figürleri bulunmaktadır. Kümbetin külaha yakın kısmında bir yazı frizi çepeçevre dolaşmaktadır.

Kümbet Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1990’lı yıllarda restore edilmiştir.


Kadem Paşa Hatun Kümbeti (Erciş)



Van ili Erciş ilçesinde, Erciş-Van karayolunun çıkışında bulunan bu kümbet kitabesinden öğrenildiğine göre Karakoyunlulardan Cihan Şah zamanında, Emir Rüstem Bey tarafından h.863 (1458) yılında, annesi Kadem Paşa Hatun ve Emir Yar Ali, Şah Mustafa, Şah Sevik, Şah Ali için yaptırılmıştır.

Kümbet tek renkli düzgün kesme taştan kare kaide üzerine onikigen gövdeli olarak yaptırılmıştır. Kümbetin altında merdivenle inilen mumyalık kısmı bulunmaktadır. Kuzey yönündeki sivri kemerli bir kapı ile kümbetin içerisine girilmektedir. Gövdede dikdörtgen pencereler ve bunların arasında da üçgen şeklinde nişler bulunmaktadır. Üzeri konik taş bir külah ile örtülmüştür.

Kümbetin dış cephesi çeşitli bitkisel, geometrik motifler ve rozetlerle bezenmiş olup, XV. yüzyıl taş işçiliğini yansıtmaktadır. Günümüze iyi bir durumda gelebilmiştir.


Celme (Halime) Hatun Kümbeti (Gevaş)



Van ili Gevaş ilçesine 2 km. uzaklıkta, Van Gölü kenarında mezarlık içerisinde bulunan bu kümbeti ilk kez XIX. yüzyılın başlarında gezginlerin dikkatini çekmiş, W.Bachmann yapıyı incelemiştir. Bunun ardından Prof.Dr. Oktay Aslanapa ve M.Oluş Arık kümbeti yayınlamıştır.

Kümbetin güney yönündeki pencere altındaki silmede Ahlatlı Pehlivan Havetoğlu Esed tarafından yaptırıldığı yazılıdır. Bu ustanın Ahlat Meydan Mezarlığı ile Taht-ı Süleyman Mezarlığı’ndaki mezarlarda da ismine rastlanmaktadır. Bu mezarlıklardaki mezar taşları üzerinde 1317–1327 tarihleri bulunmaktadır.

Kümbet kübik bir kaide üzerine onikigen planlı olarak yapılmış, üzeri de konik bir çatı ile örtülmüştür. Kaideden gövdeye pahlarla geçilmiştir. Türbenin dışı ve her köşedeki pencereleri üçgen profilli, ince uzun dikdörtgen nişler halindedir. Bu nişler Bursa kemerli olarak son bulmaktadır. Bunlardan doğu, batı ve güney cephelerdeki nişlerin içerisine birer pencere açılmıştır. Giriş kapısı oldukça gösterişli olup silmeli, mukarnaslı bir niş içerisinde bulunmaktadır. Türbenin giriş kapısı üzerinde Arapça bir kitabe bulunmaktadır. Bu kitabenin mealen anlamı şöyledir:

“Melik İzeddin, vefat eden Celme Hatun adına bu türbenin yapılmasını h.736 (1335) yılının Muharrem ayında emretti.”

Bu kitabede ismi geçen Melik İzeddin ile ilgili bir bilgiye rastlanmamıştır. Ancak Prof.Dr.Oktay Aslanapa bu tarihlerde Celayirli’lerin yöreye hakim olduklarını belirtmiş ve bu kişinin Karakoyunlu beylerinden biri olabileceğini ileri sürmüştür. Bu kümbetin kitabesindeki ismin okunmasında bazı noktalar dikkate alındığında Halime ismi ile Celme isminin karıştığı da açıkça görülmektedir. Bununla beraber halk arasında bu kümbet Halime Hatun Kümbeti olarak da tanınmıştır.

Kümbetin cephelerine yazı taklidi geçmeler ve bitkisel motiflerden ibaret bezemelerle görkemli bir görünüm verilmiştir. Ayrıca kümbetin saçak altına bitkisel motifli iki şerit arasına Kuran’dan alınma ayetler yazılmıştır.

Kümbetin altında mumyalık kısmı bulunmakta olup, bu kısmın üzeri manastır tonozu ile örtülmüştür. Ancak mumyalığın içerisinde bulunan mezarlardan hiçbir iz günümüze gelememiştir.


Hasan Bey Kümbeti (Gürpınar)

Van ili Gürpınar ilçesinde, Van-Hakkâri karayolunun Hoşap girişinin kuzeyinde mezarlık içerisinde bulunan bu kümbetin güneybatı köşesinde Hasan Bey Medresesi bulunmaktadır. Türbenin ve medresenin Osmanlı yönetimine bağlı olarak yörede hüküm sürmüş olan Mahmudi Beylerinden Hasan Bey için oğlu Şir (Aslan) Bey tarafından 1585 yılında yaptırılmıştır.

Medresenin güneybatısında, mescit duvarına bitişik olan türbe dışarıya doğru 2.70 m. çıkıntı yapmaktadır. Güney ve batı duvarları medrese ile birleşen türbe kesme taştan 8.32x8.32 m. ölçüsünde kare planlı bir yapı olup, üzeri kubbe ile örtülmüştür. Türbeye medrese avlusunun doğusunda kuzey köşeye yakın, dikdörtgen bir kapıdan girilmektedir. Bu giriş 1.25 m. derinliğinde bir eyvan şeklindedir. Oldukça kalın duvarlı türbede kubbeye geçiş Türk üçgenleri ile sağlanmıştır. İçerideki kemerler iki renkli kesme taştan yapılmıştır.

Türbenin güney ve batı cephesinin ortasına dikdörtgen söveli pencereler sivri kemerli nişler içerisine alınmıştır. Bu nişlerin içerisi geometrik bezemelerle doldurulmuştur. Günümüze kısmen iyi bir durumda gelebilmiştir.


Süleyman Bey Kümbeti (Gürpınar)

Van ili Gürpınar ilçesi Van-Hakkâri karayolunun Hoşap çıkışında Gevirhan Mezarlığının güneydoğusunda yer almaktadır. Bu kümbetin kime ait olduğunu belirten bir kitabeye veya belgeye rastlanmamıştır.

Yöredeki yapıları araştıran Y.Mimar Prof.Dr. Orhan Tuncer, bu kümbetin Süleyman Bey adına XVII. Yüzyılın üçüncü çeyreğinde yapılmış olabileceğini ileri sürmüştür. Bunun yanı sıra Sultan IV. Murat’ın İran seferi sırasında yörede Mahmudi Beyliği’ninin başında Zeynel Bey bulunuyordu. Ali Bey’in ismine ise kaynaklarda rastlanmamaktadır. Bu da kümbetin Ali Bey’e değil Süleyman Bey’e ait olduğu iddiasını kuvvetlendirmektedir. Süleyman Bey’in 1643 yılında buradaki kaleyi yaptırdığı göz önüne alınacak olursa, bu kümbetin de Ona ait olması kuvvetle muhtemeldir. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Dr.Osman Aytekin de kümbetin Süleyman Bey’e ait olduğunu belirtmiştir.

Kümbet arazi konumundan ötürü kuzeyden yükseltilmiş bir kaide üzerine oturtulmuştur. Kesme taştan yapılan kümbet 6.25x6.25 m. ölçüsünde kare planlı bir kaide üzerindedir. Bu kaideden köşe pahları ile dıştan sekizgen, içeriden daire şeklinde gövdeye geçilmektedir. Tek katlı olarak yapılan türbenin kuzey cephesinde giriş kapısı, doğu, batı ve güney cephelerinde de birer dikdörtgen pencere bulunmaktadır.

Giriş kapısı içten mukarnaslı, dıştan da U şeklinde geometrik süslemeli bir bordürle çepeçevre kuşatılmıştır. Ayrıca bu bordür üzerinde düğüm motifleri, sekizgen yıldızlar ve gülbezekler de görülmektedir. Bu frizin üzerinde sivri kemerli bir alınlık bulunmaktadır. Alınlığın üzerinde, mukarnaslı bir çerçeve içerisinde kitabelik yeri varsa da kitabe yeri boş bırakılmıştır.

Kümbet uzun süre kendi haline bırakılmış olup, restorasyon çalışmaları devam etmektedir.


Kübik Köyü Kümbetleri (Muradiye)

Van ili Muradiye ilçesi Kübik Köyü’nün 3 km. uzağındaki mezarlık içerisinde bulunan bu kümbetlerin kitabeleri bulunmadığından ve kaynaklarda da onlarla ilgili bilgiye rastlanmadıklarından kime ait oldukları bilinmemektedir. Yapı üsluplarından XVII. Yüzyılın ikinci yarısında yapıldıkları sanılmaktadır.

Bu kümbetler birbirlerine çok yakın olup, kuzeydeki kümbet sekizgen, güneydeki ise dokuzgen cephelidir. Ancak kesme taştan yapılmış olan kümbetlerin her ikisi de orijinalliklerinden uzaklaşmıştır.
@rd@m Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!
Alıntı ile Cevapla
Mesajiniza Tesekkur Eden Uyeler:
dazedlove (03-12-2008)
Cevapla

Bookmarks

Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hoş Geldin Yaa, ŞEHR-İ RAMAZAN cihat çapa Slayt ( pps ) Paylaşımlarımız 2 09-15-2007 16:38


Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:45 .


Telif Hakları vBulletin v3.7.3 © 2000-2008, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : Msn ifadeleri
site ekle Hosting Hizmetleri

Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256