![]() |
| |||||||
| Türkiyedeki Tatil Yöreleri Türkiyedeki Tatil Yöreleri |
![]() |
| | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| | #1 | |
| . ![]()
Mesajlar: 2.636
Teşekkür Etme: 3.319
1.869 Mesajina 7.344 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 24
Tecrübe Puanı: 48065906 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Eshab-ı Kehf ( Yedi Uyurlar Mağarası ) Eshab-ı Kehf Nerede, Nedir? Ashab-ı Kehf, (Mağara Arkadaşları) İslam dininde kabul edilen bir olayın kahramanı bir grup insana verilen isim. İslam dinine göre bu insanlar Tanrı'nin birliğine inanıyorlardı. Fakat dini inançlarına karşı baskıyla karşılaşınca yurtlarından göçmüşler, Efsûs (Afşin)'taki bir mağarada 309 sene uyumuşlardır. Yedi kişi olduklarına ve yanlarında Kıtmir adında bir köpekleri olduğuna inanılır. Aslında Kur'an'daki Kehf suresinde kaç kişi oldukları belirtilmez, Allah dışında kimsenin bilemeyeceği belirtilir. Yine de genel görüşe göre 7 kişiydiler. Hikayeleri İslam dininin kutsal kitabı olan Kur'an'da Kehf suresinde anlatılmaktadır. Kehf suresindeki ayeti kerimede mağaranın içine sabah ve akşam gün ışığı düştüğünden bahsetmektedir. Gün ışığının mağaraya düşmesini tesbit bakımından Afşin Ashab-ı Kehf mağarasında fizik ve astronomi bilim adamlarından oluşan bilirkişi heyeti inceleme yapmışlar ve Afşin mahkemesi de bilimadamlarının kararını haklı bulmuştur. Ashab-ı Kehf’in Hikâyesi Ashab-ı Kehf'in hikâyesi Kur'an'da geçer ve bu nedenle Müslümanlar bu hikayeye inanmak zorundadır. Aslında Kur'an'daki surede, bu kişilerin kaç kişi olduğu, kaç yıl uyudukları belirtilmez, bu bilgileri ancak Allah'ın bileceği vurgulanır. Ayrıca hikayenin motifleri ve temeli pek açık bir şekilde belirtilmemiştir. Kısaca bu kişilerin İslami bir inanca sahip oldukları ve karşılaştıkları baskı nedeniyle köpekleriyle beraber bir mağaraya sığındıkları ve bu mağarada Allah tarafından çok uzun bir süre boyunca uyutuldukları anlatılır. Ne tam olarak nerede yaşadıkları ne de tam olarak ne zamanda yaşadıklarına değinilir. Yine de gerek kültürel etkilerle gerek çeşitli rivayetler nedeniyle sayıları, adları, yaşadıkları yer ve uyudukları zamana dair çeşitli şeyler söylenmiştir. Bu söylenceler sayesinde bütün bir hikâyeye ulaşılır. Yine de hikâyenin bu halinin doğruluğuna dair pekçok tartışma vardır. Geleneksel anlamda hikayeye göre Ashab-ı Kehf denilen gençler, Efsûs yani Afşin şehrinde yaşıyorlardı. Bunlardan altısı sarayda görevli, hükümdara yakın kimselerdi ve hükümdarın müşavere heyetindeydiler. Onun sağında ve solunda bulunurlardı. Sağındakiler Yemliha, Mekselina ve Mislina idi. Bunlara “Ashab-ı yemin” denmiştir. Hükümdarın solunda bulunanlar ise, Mernuş, Debernuş ve Şazenuş’tur. Bunlara da “Ashab-ı yesar” denmiştir. Halen Afşin bölgesinde bu isimler erkek ismi olarak çocuklara verilegelmektedir. Hükümdarın Roma imparatorlarından Dimityanus veya Dokyanus olduğu düşünülmektedir. Kesin olan şey imparatorun putperest olduğudur. Putperestliği kabul etmeyen az sayıdaki insanları yakalatıp öldürtmüştü. Hükümdar bir ihbar üzerine saraydaki putperest olmayan gençlerin durumlarını öğrendi. Onları çağırıp tehdit etti, onlar inançlarından ayrılmak istemediler, aksine Dokyanus’u inançlarına davet ettiler. Hükümdar onların eski günlerine dönmeleri için zaman tanıdı. Gençlerde inançlarını korumak için şehre yakın bir dağ yönüne gittiler. Yolda giderken Kefeştetayyuş ismindeki bir çoban onların inancına katıldı ve yedincileri oldu. Çobanın köpeği Kıtmir de onlara katılıp, arkalarından takip etti. Dağa yaklaştıklarında çobanın gösterdiği bir mağaraya girdiler. Mağarada dua ederek merhamet dilediler. (İslam dininin kutsal kitabı Kur'an'daki Kehf suresinin 13. ayetinde bu kişilerin duaları belirtilir.) Hikayenin devamına göre hükümdar, Efsûs’a gelip, onları sorar. Kaçtıklarını haber alıp saklandıkları mağrayı öğrenince adamlarıyla mağaraya gider ve mağaranın ağzını onları öldürmek maksadıyla kapattırır. İnanca göre gençler ölmez, yüzyıllar boyunca uyumaya devam ederler. Sonunda ise ilahi bir şekilde uyandırırlar. Ne kadar süre kaldıkları tam olarak bilinmez ve Kehf suresinde bu süreyi ancak Allah'ın bileceği belirtilir. Yine de geleneksel olarak yaklaşık 300 sene uyudukları düşünülür. Ashab-ı Kehf uyandıklarında geçmiş olan zamanında farkında olmadıkları belirtilir. Uykudan kalkmaları, birbirleriyle konuşmaları ve içlerinden birini şehre göndermeleri Kur'an'da geçer. Bunlar şehre gidip yiyecek getirecek kimsenin (Yemliha’nın) elbise değiştirerek halini kimseye bildirmeden gidip gelmesini uygun görürler. Yemliha, bunu kabul edip şehre geldiğinde çok değişmiş bir şehir bulur. Farklı yorumları mevcut olan bir hadiseyle bu kişi geçen zamanın farkına varır ve o zamanın hükümdarının yanına götürülür. İnanca göre bu hükümdar gençlerin dinindendir. Başlarından geçenleri hükümdara anlatır. Daha sonra gidip arkadaşlarına haber verir. Daha sonra tekrar hepsi uykuya dalarlar. Bazıları sahabelerden Ebu Bekr ve Ali'nin, Ashab-ı Kehf’e gittiklerini ve Ashab-ı Kehf'in uykudan uyanıp onları gördüklerini ileri sürmüştür. Ayrıca bu söylenceye İslam dininin son peygamberi Muhammed’e iman ettiklerini bildirip ve selâm gönderip dua istedikleri de eklenir. Bunların dışında bazı kişiler Ashab-ı Kehf'in Mehdi geldiğinde uyanıp ona katılacağını ileri sürmüştür. Yine de bu iddiaların, veya hikayede genelde geçen isim, yer, zaman ve bazı olayların gerçek temelleri tartışmalıdır. Kur'an'da ise bu yorumlara dair hiçbir şey yoktur. Hristiyanlık'ta Yedi Uyurlar Bu efsane Hristiyanlık'ta "yeniden dirilme" inancının kanıtı olarak gösterilmektedir. Efsane Efsane'ye göre 250 yılları civarında Dakyus (Dakyanus veya Decius) adlı bir kral'ın yönettiği putperest bir ülkede 7 genç Hristiyanlık'la suçlanır. İnançlarını değiştirmeleri için bir süre verilir fakat, onlar dünyevi eşyalarını bırakıp dağa ibadet etmeye giderler. Putperestliğe karşı bu tavrı gören kral öldürülmelerini emreder. Gençler ve köpekleri mağaraya sığınırlar. Kral mağaranın girişine duvar örülmesini emreder. Yedi Uyurlar yıllarca burada kalırlar. Yıllar sonra, (genelde 379-390 yılları) ağıl yapmak isteyen bir çiftçi mağara girişini açar ve Yedi Uyurlar'la karşılaşır. Şehir'de haçlı bir sürü bina görüp hayrete düşerler. Dakyus zamanında kalan altınları harcamaya çalıştıkları zaman Psikopos'un karşısına çıkarılırlar. Hikayelerini dinleyen psikopos bunun bir mucize olduğunu söyler. Bunlar Hristiyanlıkta Maximianus, Malchus, Martinianus, Dionysius, Joannes, Serapion, ve Constantinus adındaki azizlerdir. Başka kaynaklar başka isimler verir. Efsanenin bu sürümü ise Kuran'da ki Kehf suresinde(19. sure) anlatılanlara benzemektedir. Bahsi geçen kişiler Philedelphia (Bugün Ürdün'deki Amman şehri) şehrinin soylularıdır. Liderleri Maximillian (Yemliha), o sırada şehri ziyaret eden Roma İmparatoru "Haderanius" (Hadrian)'a başkaldırır ve put tanrıları inkar ederek sadece Nuh'un, Musa'nun, İbrahim'in ve İsa'nın Tanrı'sının tapılamaya değer olduğunu söyler. İmparator idam edilmelerini emreder. Kapatıldıkları zindandan kaçarlar ve sığınacakları bir mağara bulurlar. Yedisi ve bir köpek (Kitmir veya Kıtmir) mağarada uyuya kalırlar. Bu mağaraya gelen askerler şaşırmış ve isteri için de geri dönerler. Bunun üzerine komutanları mağara girişinin taş ve harç kapatılmasını emreder. Yedi kafir'in buarada ölüme terkedildiklerini anlatan bir levha bırakarak giderler. 300 yıl kadar sonra uynadıklarında, Maximillian'ı şehre yiyecek almak üzere göderirler. 300 sene önceki paradan şüphelen fırıncı onun bir hazine bulduğunu zanneder ve bunu kendisiyle paylaşmazsa onu ele vereceğini söyler. Askerler gelir Maximillian'ı yetkililere götürürler. Yetkililer ilk önce ona inanmasalarda daha sonra ikna olurlar ve bunu bir mucize sayarlar. Efsanenin birkaç değişik sürümü bulunmaktadır. Bunlardan birinde kaçan beş genç vardır, yolda bir çoban ve çobanın Kitmir adındaki köpeği de bu beş gence katılır. Çoban onları saklanmak üzere bu mağara götürür. Başka bir sürümde ise çoban bu yedi genç ve köpeğin bulunduğu mağaranın yerini kralın askerlerine göstermiştir. Mağara Hristiyanlar tarafından kabul edilen sürümdeki mağara bugünkü Efes şehrinin yakınlarında Panayır Dağı eteklerinde bulunmakatadır. Yedi Uyurlar mağarasının üstüne bir kilise yapılmış hali 1927-1928 yılları arasındaki bir kazıda ortaya çıkarıldı. Kazı soununda 5 ve 6. yüzyıla ait olan mezarlar bulunmuştur. Yedi Uyurlar'a ithaf edilmiş yazıtlar hem mezarlarda hemde kilise duvarlarında bulunmaktadır. Ashab'ül Kehf ile ilgili mağaranın ise sınırları içinde olduğunu iddia eden 33 kent vardır. Bunlardan üçü Türkiye'dedir; Afşin, Tarsus ve Efes. | |
| | |
| | #2 |
| . ![]()
Mesajlar: 2.636
Teşekkür Etme: 3.319
1.869 Mesajina 7.344 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 24
Tecrübe Puanı: 48065906 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Eshab-ı Kehf ( Yedi Uyurlar Mağarası ) Tarsus'un kuzeybatısında 14 km. uzaklıkta Dedeler Köyündedir. Kuran-ı Kerim'de Kehf Suresinde sözü edilen bu mağara Müslüman ve Hristyanlarca kutsal sayılır. Mağaraya 15-20 merdivenle inilir.Eshab-ı Kehf Mağarasına ait bir efsane halk arasında anlatılır; "Mitolojik tanrılara inanışın, gücünü kaybettiği dönemlerde, tek Tanrıya inandıkları için eziyet edilmekten kaçan Hristiyan dinine mensup Yemliha, Mekseline, Mislina, Mernuş, Sazenuş, Tebernuş ve Kefeştetayuş adında yedi genç, Putperestliğe dönmeyi kabul etmediklerinden Rum Hükümdar Dakyanus'un huzuruna çıkarılmışlar. Bu hükümdar, Putperestlik dinine bağlı kalmalarını, aksi takdirde kendilerini öldürteceğini söyleyerek birkaç günlük zaman vermiş. Köpekleri Kıtmir ile birlikte bu yedi genç ölümden kurtulmak için verilen süreden fayadalanarak kaçmışlar ve bu mağaraya sığınmışlar. Allah tarafından kendilerine 300 yıl süre bir uyku verilmiştir. İlk uyanan, yiyecek almak için kente gider ama, elinde bulunan zamanı geçmiş para yüzünden yakalanır. Yakalayan parayı nerede bulduğunu ve oraya götürülmesini ister. O da yalnız olmadığını yedi arkadaşıyla beraber mağarada kaldığını söyler. Onunla birlikte mağaraya geldiğinde yedi yavru kuşun tünediği bir yuvadan başka bir şey görmemiştir. Bu nedenle burası "Yedi Uyurlar Mağarası" diye de anılır. Halk arasında ziyaret dağı olarak bilinen dağ, konik biçimi ve topoğrafik görünümü itibariyla doğal bir özellik arz eder. Mağara 300 m2 büyüklüğünde 10 m yüksekliğindedir. Mağaranın içinde 3 tünel mevcuttur. Eshab-ı Kehf Mağarasının yanına Osmanlı Padişahı Abdulaziz tarafından 1873 yılında bir mescit yaptırılmıştır. |
| | |
| | #3 |
| V.İ.P. ÜYE ![]()
Mesajlar: 1.943
Teşekkür Etme: 262
81 Mesajina 240 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 13608174 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
emeğine sağlık bi programdada izlemiştim bu mağrayı teşekkürler.
|
| | |
| Mesajiniza Tesekkur Eden Uyeler: | Inamoto (03-30-2008) |
| | #5 |
| Ç.a.t.L.a.K ' IM.. ![]()
Mesajlar: 12.586
Teşekkür Etme: 5.087
5.749 Mesajina 14.227 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 170
Tecrübe Puanı: 107375068 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | A-CAMİİ: Camii dikdörtgen bir plan üzerinde arazi yapısına uygun olarak inşa edilmiştir.Arazinin yapısından da faydalanan cami ustaları alt kısmından da kullanıma uygun yerler elde etmişlerdir.Günümüzde de ibadete açık olan caminin yapısına zaman içerisinde müdahelelerde bulunulmuştur.Örneğin su almasını önlemek amacıyla çatı sac ile kaplanmıştır.caminin batısında bulunan namazgah kısmının üst kısmının açık olması nedeniyle dış hava koşullarına maruz kalmaktadır.Namazgah’ın zemini yonu taştan yapılmıştır. Namazgahın alt kısmında bulunan odalardan yalnızca en güneyde bulunan oda orijinal moloz taş tonoz özelliğini günümüze kadar korumuştur. Namazgah bölümü Dulkadırlı hükümdarlarından Alaüddevle Bozkurt Bey’in hanımı hanımı Şems Hatun tarafından yaptırılmıştır. Caminin güneyinde bulunan merdivenlerden kadınlar kısmına ulaşılır.Kadınlar kısmına çıkışta zeminin doğal kaya kaplama olduğu görülür bu nedenle yürümek oldukça zordur. Camii içerisinde bulunan son cemaat alanına gelindiğinde üç adet mermer sütuna rastlanır ki bu sütunların başka bir yapıdan alındığı ilk bakışta anlaşılacak kadar açıktır.Yine son cemaat alanında ikisi kuzeyde birisi doğuda yer alan üç adet geniş ve uzun pencere yer alır.Caminin asıl kısmına baktığımızda,bu kısmın yarım daire biçimli kubbe ile örtülü olduğu görülür.Yine bu kısımda da doğuya açılan üç adet pencere yer alır. Camii içerisinden mağara kısmına geçilir.Mağaranın batısında bir kaynak suyu yer alır .( halk arasında bu suyun şifalı olduğuna inanılır)Bu havuzcuktan sızan sular bir depoda toplanarak ziyaretçilerin kullanımına sunulmaktadır.Geri kalan kısım dörtgen şeklindedir.Camiden mağara kısmına geçerken giriş kapısının hemen yanında halk arasında “Vaftiz Taşı” olarak bilinen mermerden yapılmış bir mihrap görülür.Bu mihrabın Roma mimarisini yansıttığı görülür.Yapılan araştırmalar ve bulgular bu alanın Bizans döneminde kilise olarak kullanıldığını göstermektedir. B- ZAVİYE: Cami ile Kervansaray arasında yer alan zaviye Selçuklu sanatının derin izlerini taşır.Selçuklu mimarisinin ana özelliklerinden biri olan taç kapıdan girilen zaviyenin taç kapısında güneş figürlü motiflerin yanısıra ellerini açmış,dua eder şekilde minyatürvari yapılmış çizim dikkat çeker.Taç kapıdan girildiğinde kuzeyde her biri yaklaşık 18 metre genişliğinde iki adet geniş bölme yer alır.Bu bölmelerin alt kısmı Çilehane olarak tabir olunan, çok küçük pencerelere sahip bir mekandır. C- MİSAFİRHANE : Bu yapı Zaviyenin güneyinde yer alır.Kesme moloz taştan yapılan binanın kapısından içeriye girildiğinde hol şeklinde geniş bir alan ve etrafında irili ufaklı odacıklar görülür. |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
| |
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| K.Maras Eshab-ı Kehf Külliyesi ,K.Maras Eshab-ı Kehf Külliyesi Hakkında | Boramir!! | Türk Dünyası Ve Kültürü | 0 | 08-26-2008 01:26 |
| Buzluk mağarası,,Buzluk mağarası Tanıtımı,Buzluk mağarası hakkında | elma | Turizm, Gezi, Seyahat ve Tatil | 0 | 08-14-2008 20:14 |
| Sahabelerin Hayatları (Eshab-ı Kiram) | Baktabul.Com | Allah Dostları, Evliyalar ve Alimler | 137 | 05-13-2008 02:10 |
| Kehf suresi tefisiri (savfetut tefasir) | sefira | Dualar, Ayetler, Hadisler | 1 | 03-29-2008 23:07 |
| yedi uyurlar (eshabı kehf) | Safak | İnanc Dünyası | 1 | 10-10-2007 11:41 |
Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız