Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler  

Geri Dön   Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler > GENEL KÜLTÜR VE SANAT > Eğitim Öğretim Bölümü > Türkçe

Türkçe Türkçe Hakkında, Türkçe dilbilgisi, Türkçe dil, CÜmle Tanimi Ve İlgİlİ Konulari, Atasözleri Ve Deyimler, zamir, fiil, özne, yüklem, isim tamlamaları, Düz Yazi Türleri, Şiir Çeşitleri, Dize, Beyit, Vezin, Ölçütler, Redif, Kafiyeler, sözcük, hece sıfat

   

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 04-21-2007, 16:30   #1
Onursal Üye
 
Mesajlar: 4.353
Teşekkür Etme: 6.493
2.558 Mesajina 6.444 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 274004
alos Baktabul'un Çılgınıalos Baktabul'un Çılgınıalos Baktabul'un Çılgınıalos Baktabul'un Çılgınıalos Baktabul'un Çılgınıalos Baktabul'un Çılgınıalos Baktabul'un Çılgınıalos Baktabul'un Çılgınıalos Baktabul'un Çılgınıalos Baktabul'un Çılgınıalos Baktabul'un Çılgını
Tanımlı Dil, Toprak ve İnsan


Ali Dündar



"Dili toplumsal bir ürün sayan bilginlere göre, herhangi bir dilsel birlik, hiç kuşkusuz, eski bir siyasal birliğin toplumsal ürünüdür. Bu bakış açısından bakıldığında, bugün birçok lehçeye ayrılmakla birlikte, Türkçe adı altında toplanan dilin, eski bir Türk siyasal örgütlenmesinden doğduğuna karar verebiliriz. Ancak, elimizdeki belgeler İ.Ö.VIII. yüzyıldan daha öncelere inemediği için, daha öncelerinden kesin bilgiye ulaşamıyoruz. Göktürk ve Uygurlardan bize kalan dilsel belgeler, Türkçe'nin çok eski yüzyıllarda gelişmiş ve örgenleşmiş bir yazı ve yazın dili durumunu aldığını göstermektedir ki, bu gelişmişlik aşamasına gelebilmek için, Türkçe'nin uzun yüzyıllar geçirmiş olması gerekir; çok yoğun Çin kaynaklarını incelediğimizde bu sonuca varıyoruz..." (Ord. Prof. M. Fuat Köprülü, Türk Edebiyatı Tarihi, s. 23[*])

Ural / Altay kökenli eski ve yaygın bir ANADİL olan Türkçe, aynı zamanda k bir coğrafyanın da dilidir; göçler, göçürümler dilidir. Doğum yerinin Ortaasya olduğunu bildiğimiz Türkçe, daha birçok coğrafyada yeniden ve yeniden kurulup kurumlaşarak yürüyüşünü sürdürmüş; son demirini Anadolu'da atmıştır. Binlerce yıl süren göçler, göçürümler sırasında Türk dilinin ayak bastığı hemen her coğrafya birer dil ekeneğidir bugün. Ama asıl artımı ve bitek ekenek ortamını Anadolu'da yakalamış Türkçe: Büyük bir ANADİL olmanın ötesinde, yerleşik - örgenleşmiş, örgütlenmiş bir toplumun ANADİLİ olarak otağını kurmuştur.

Ortaasya'dan göç yükleyerek yollara düşen, toprak ve hayvan tarımcılığından kopan Türkçe yüklü göçmenler, daha Avrupalıların bile bilmediği toprak tarımcılığını ve hayvan yetiştiriciliğini Anadolu'da yeniden yakaladılar. "Hint - Avrupa Dillerinin yazarı Colin Refrew, toprak tarımcılığının ve hayvan yetiştiriciliğinin Anadolu'da İ.Ö. yedi bin yıllarından önce başlamıştı. Ama bundan Avrupa'nın haberi yoktu; Hint -Avrupa dil ilişkisi, Anadolu'dan Avrupa'ya göçürülen tarımsal işlemlemelerle manipülasyon) başladığını yazıyor.[**] Her insansal ilişkilerde olduğu gibi, dil ve dilseI ilişkilerde de toprak, dolayısıyla üzerinde üretim - tüketim ilişkileri kurulan yerlek (mekân) önem taşıyor.

Bu bağlamda, dilsel oluşmalara ve kurumlaşmalara doğru işleyen süreç, salt sözel, dilsel etmenleri değil, toplumu biçimbirimlendiren coğrafyası / fiziksel, hatta fizikötesi alanları da içererek oluşuyor, kurumlaşıyor. Ekin ya da yaşama ekini dediğimiz ilkeli ve izgeli davranma yoldamları ve koşulları da, bu kurumlaşmanın ürünü / gereği oluyor. Dil, dilsel süreçler, her ne denli bir soyutlama gibi görülse / anlamlandırılsa da, onu ne bireyleştirebiliyor ne de kullanan toplumdan soyutlayabiliyorsunuz; tıpkı örgütlenip örgenleştiği gibi yerlekten canlı bir toplumu soyutlayamadığınız gibi. Çünkü, uygarlık dediğimiz yaşama olgusu ve bu olguyu gerçekleştiren, yaşanır kılan bütün ileçler (enstrüman) ve aygıtların üretim kaynağı, insanı ve dilini kendisinden soyutlayamadığımız o yerlek, o coğrafyadır. O coğrafya, o yerlek olmaksızın insanlar ne toplum olabiliyorlar ne de ulus. Bilindiği gibi toplum, toplumbilimsel bir kavram olduğu halde, ulus: Siyasal bir kavram olup, bireyleri ve kurumları arasındaki bağları, ilişkileri laik düzlemde sağlamlaştırmış örgütlü ve örgenik toplumlardır. Ulusallık ise: Laik düzlemde örgütlenmiş, örgenleşmiş bir ulusun yaşama ve var olma; varlığını sürdürme felsefesidir.

Toplumsal bağlantıların oluşmasında, ulusal algıların güçlenmesinde dil ve yerlek ilişkisini, devlet politikası olarak öne çıkaran ilk Türk devlet adamıdır Atatürk. Yurt / vatan kavr****** yaşanan bölgenin / ülkenin yeraltı ve yerüstü varlıklarıyla bütünleştiren O'dur. Olay ve olguları, oluştukları, oluşturuldukları yerlerle tarihlendiren; örgütlenmiş / örgenleşmiş toplum olarak ulus kavramını dil, ülkü ve ülke bağlamında bütünleyen de O'dur. Onun için Atatürk, kendi öncülüğünde ve korumacılığında kurulan Türk Dil Kurumu'nu halka / Anadolu'ya yönlendirme çabası içinde oldu. Şeriat diline bulaşmamış laik dilin, gerçek ulusal toplum dilinin, ulusal dilin Anadolu'da, halkta olduğunu bildiği için, Kurum'un başlattığı "Halk Ağzından Sözcük Derleme" çalışmalarını önemsedi ve değerlendirdi. Çünkü, Dil Devrimi'nden amaç, durup dururken yeni bir dil (neoloji) yaratmak değil, tarihsel süreci ve kimliği belli, fakat birtakım dinsel / siyasal baskılarla uyutulan, uyuşturulan Türk dilini uykusundan uyandırmak, diriltmek ve asıl gücüne kavuşturmaktı. Atatürk'ün kurduğu, siyaseten gasp'tan önceki Türk Dil Kurumu, on iki cilt "Halk Ağzından Derlemeler Sözlüğü" ve sekiz cilt "Eski Yapıtlardan Taramalar Sözlüğü" yaptı. Kapatılmasaydı, derleme ve taramalarını daha da genişletip yaygınlaştırarak sürdürecek; derlenen, tarama yoluyla elde edilen sözcüklerin yazı /yazışma çevrimine girmesi için gerekli dilsel çalışmaları, sözlük yapımlarını bitirmiş olacaktı. Dil varlığımız kendini belli edecek; ulusal sınırlar içinde ve dünyada Türkçe dil atlası; Türkçenin kökenbilim sözlüğü; giderek genel ve analbilim sözlükleriyle sağlıklı bir yazım kılavuzu; sesletim ve sesyolları haritaları ile Türkçede canlı adları, insan, bitki, hayvan ve yer adlarıyla üretim, tüketim araç ve gereçleri adları; iş, uğraş ve davranış adları kılavuzları vb. kılavuzlar hazırlanmış; insansal, üretimsel, özdeksel ve tinsel bütün varlıklar, adlar, adlandırmalar dil ortamına alınmış olacaktı.

Fakat bugün ne oluyor, vaktiyle kovulan millet, münasebet, hassasiyet, lüzum, levazım, lazım vb. sözcükler atıldıkları çöplüklerden toplanıp geri getiriliyor. Şimdiki Kurum, sözcük'ü bile kullanmıyor, onun yerine söz diyor, kelime diyor. Bilindiği gibi sözcük, Arapça kelime sözlüğüne karşılık tutulan adlandırmadır, adlandırma sözüdür, dilbilgisine göre de bir dilbilgisi terimidir. Oysa söz, tekil ya da terim olmayıp "Bir iletiyi, bir düşünce ya da bilgiyi tam ve doğru olarak ileten / anlatan sözcükler toplamıdır" bir başka deyişle "söz, bir sesçe bütünlüğü olup, dil yetisinin işleve dönüşmüş durumudur." Sözce terim değildir, çünkü terim kavramının taşıdığı işlev ve nitelikleri taşımamaktadır.

Yeni ve sözde dilseverler üretmeyi, türetmeyi durdurdular; Arapça, Farsça bulamadıkları yerde, İngilizce, Fransızca, olmadı Almanca, Yunanca sözcükleri buyur ediyorlar. Türkçenin Anadolu ile bütünleşen tarihi, halk dilini, Türkçe'nin doğal ekeneğini boşverip özengenlik sayıyor, Avro - Urban coğrafyalarında yeni (!) bir dil ortamı oluşturmaya özeniyorlar; Osmanlıcayı da aşarak.

Varsın, Kelamı Söz'ün altına saklayıp piyasaya sürsünler; gene biz, Tanrı yaratan topraklar'a Türkçenin laik Sözcük'ü yaraşır deyip yolumuzda yürüyelim!
alos Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Toprak Nedir?, Toprak Tanımı, Toprak Hakkında, Toprak Nedir? Misafir Küresel Isınma 0 06-24-2008 16:22
Dev İnsan-Devasa İnsan-Dev İnsan Komik Resimler zhr Komik Resimler 1 06-24-2008 10:03
Toprak-Leman Sam(Toprak Şarkı Sözü) cindy Türkçe Şarkı Sözleri 0 05-14-2008 17:59
Toprak Nedir?Toprak Hakkında,Toprak Tanımı SeLeNnnn Nedir 0 04-06-2008 14:05
Toprak Uyanirsa-ŞEVKET SÜREYYA AYDEMİR, Toprak Uyanirsa Kitap Özeti Safak Kitap Özetleri ve dergi 0 05-06-2007 23:35


Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:25 .


Telif Hakları vBulletin v3.7.3 © 2000-2008, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : Msn ifadeleri
site ekle Hosting Hizmetleri

Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256