![]() |
| |||||||
| Türk Dünyası Ve Kültürü Türk Dünyası Ve Kültürü |
![]() |
| | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| | #1 | |
| .ஐ ignorance is bliss ஐ. ![]()
Mesajlar: 4.600
Teşekkür Etme: 815
326 Mesajina 559 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 32
Tecrübe Puanı: 24135557 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
SSCB'nin Dağılmasının Ardından... 25 Ağustos 1991'de Abhazya Özerk Cumhuriyet Parlamentosu'nda yapılan oylamada, 72 milletvekilinden 70'inin verdiği oylarla Abhazlar tüm dünyaya bağımsızlıklarını duyurdular. 23 Temmuz 1992'de Abhazya Özerk Cumhuriyeti'nin almış olduğu tarihi karar dünyaya şu şekilde duyuruldu: "Abhazya Özerk Cumhuriyeti'nin 1978 anayasası geçersizdir. Yeni anayasa kabul edilinceye kadar, 1921 anayasası yürürlükte olacak ve şu an yürürlükte olan yasama, yürütme ve yargı sistemi aynen muhafaza edilecektir." SSCB'nin dağılmasının ardından, Gürcistan'da iktidarı ele geçiren askeri yönetim de, 1978 anayasasını yürürlükten kaldırarak 1921 anayasasına dönme kararı almıştı. Bu anayasada ise, Abhazya'nın Gürcistan'a bağlı olduğuna dair hiçbir hüküm bulunmamaktaydı. Böylece Abhazya'nın Gürcistan'daki fiili varlığı kendiliğinden sona ermiş oluyordu. Ancak bu bağımsızlık ilanı, Gürcistan yönetimi tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedildi. 14 Ağustos 1992'de, Gürcü ordusu bağımsızlığını ilan eden Abhazya topraklarını işgal etti. 1,5 yıl süren savaşın sonunda, 30 Eylül 1993 yılında, Abhazlar Gürcüleri topraklarından attılar ve fiili olarak bağımsızlıklarını ilan ettiler. Gürcülerin yenilgiye uğraması üzerine, Rus askerlerine Gürcistan'da üs kurma izni verildi. 1996 yılından bu yana Müslüman Abhazlar karadan ve denizden ambargoya tabi tutuluyor. Yaklaşık 200 yıldır yapılan tüm baskı ve soykırım uygulamalarına rağmen milli ve manevi değerlerinden taviz vermeyen Abhazya Müslümanları, yaklaşık 300 yıl bölgede hüküm süren Osmanlı adaletini hiçbir zaman unutmadılar. Osmanlı İmparatorluğu'nun Kafkaslar'a ayak basmasıyla İslamiyet ile tanışan Abhazlar, İslamiyet'ten aldıkları güçle bağımsızlık mücadelesine devam ediyorlar. İnsanlar, kimi zaman, yaşadıkları sorunlara çözüm ararken, sorunun asıl kaynağına değil de, sadece görünürdeki sebeplerine yönelmekle yetinirler. Yüzeysel tedbir ve yöntemlerle bu sorunu ortadan kaldırmaya çalışırlar. Ancak böyle bir yaklaşımla kökü derinde olan sorunlardan kurtulmak pek mümkün olmaz. Bu bakımdan hastalığın çapını teşhis edebilmek, tedavi için uygulanacak yöntem ve alınacak tedbirlerin keskinliği açısından büyük önem taşır. Dünya genelinde, yıllardır azalmayan terör olaylarının, anarşist faaliyetlerin ve kanlı eylemlerin birçoğunun ortadan kaldırılamamasının nedeni de, çözüm için yanlış teşhis ve tedavi yöntemleri uygulanmasıdır. Bu olaylar şimdiye kadar geçici yöntemlerle bastırılmış olsa da, tarih boyunca sık sık tekerrür etmesiyle milyonlarca insanın kabusu haline gelmiştir. Dolayısıyla bu kabusa son vermek ve kesin bir çözüm elde edebilmek için öncelikle bu sıkıntılara sebep olan ideolojilerin fikri temellerinin yıkılması gerekmektedir. Senelerdir sayısız yalanla ve sahtekarlıklarla ayakta tutulmaya çalışılan ve halka sürekli yeni propaganda yöntemleriyle aşılanan Darwinizm, insanlığa kan, acı ve gözyaşından başka bir şey getirmemiş olan komünizm, anarşizm, faşizm gibi ideolojilerin fikri dayanağı olmuştur. Günümüzde de bir takım materyalist çevreler, kendi çıkarlarını korumak uğruna, bu sahtekarlığa çanak tutarak, bu yalanın propagandasını son derece organize bir şekilde sürdürmektedirler. Darwinizm, öne sürdüğü iddialar tamamen bilimdışı olmasına rağmen, sürekli gündemde tutulmaya çalışılmaktadır. Bunun asıl nedeni, din düşmanı ideolojilerin, felsefelerinin temelini bu teori üzerine kurmuş olmalarıdır. Başta komünizm olmak üzere, dine karşı olan pek çok ideolojinin kurucusunun, evrim teorisinin ateşli savunucuları olması, aslında bu önemli gerçeği bir kez daha ispatlamaktadır. Örneğin dine ve manevi değerlere karşı olan tutumuyla tanınan Marx için cevaplanması en zor soru, "canlılığın nasıl meydana geldiği" olmuştur. İşte bu noktada Darwin'in evrim teorisi, Marx için adeta bir kurtarıcı görevini üstlenmiştir. Charles Darwin evrim teorisiyle, doğada ancak güçlü olanın ayakta kalabildiği bir sistemin hüküm sürdüğünü iddia ederken, Marx da sınıflar arası mücadele savını kendince bilimsel bir zemine oturttuğunu düşünmüştür. Böylece bu gerçek dışı teori, diyalektik materyalist felsefenin ve ateizmin en temel dayanak noktası haline gelmiştir. Bunun yanı sıra, evrim teorisi, birçok zalim yöntemin, çok insafsızca uygulamaların dünya üzerinde sahne bulmasında da etkin olmuştur. İnsanları "evrim geçirmiş bir hayvan" olarak değerlendiren bu zihniyetin doğal bir sonucu olarak, vahşi ve insanlık dışı zulümler de sahte bir dayanak bulabilmiştir. Kısacası, bazı çevrelerin, zaman içerisinde sayısız bilimsel bulguyla geçersizliği defalarca ortaya konmuş bu köhne teorinin arkasında durmakta bu denli ısrarlı olmaları tamamen ideolojik nedenlerdir. Bilindiği gibi Darwinizm tüm kainatın başıboş, kör tesadüflerle bir takım rastlantılar sonucunda meydana geldiğini iddia eder. Bu saçma iddiaya göre, yeryüzünde canlılık, ilkel dünya koşullarında bir gün rastgele bir hücrenin oluşmasıyla ortaya çıkmıştır. Yine evrim teorisinin yalanlarına göre daha sonra bu hücrenin gittikçe çoğalıp, tesadüfen kusursuz kombinasyonlarla birleşmesiyle çiçekler, ağaçlar, birbirinden değişik yüz binlerce tür hayvan ve en son olarak da insan meydana gelmiştir. Kısacası bu teori dünyada yaşayan tüm canlıların, kusursuzca işleyen son derece intizamlı ve bir o kadar da karmaşık düzenlerin tesadüfen meydana geldiklerini öne sürer. Kuşkusuz bu, hem akıl ve mantık dışı, hem de son derece bilimdışı bir açıklamadır. Darwinist propaganda ile beslenen materyalizm ve komünizmin bedeli, tüm dünya ulusları tarafından çok ağır ödenmektedir. Var olan bu tehlikeyi görmezlikten gelmek, mağdur edilen, zulme uğrayan ve halen de bu acıların kalıntılarını yaşayanları, bu mücadelede yalnız bırakmanın, vicdana sığacak bir yaklaşım olmayacağı açıktır. Bu konuya gösterilecek hassasiyet, herkesin vicdani sorumluluğudur ve çok büyük bir aciliyet arz etmektedir. alıntı.. | |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
| |
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Abhazya BM'ye rest çekti | leyla_59 | Dünyadan Haberler | 0 | 10-05-2008 20:45 |
| Rusya'dan BM'ye Abhazya uyarısı | leyla_59 | Dünyadan Haberler | 0 | 09-17-2008 17:33 |
| Abhazya Hakkında , Abhazya neresidir | Boramir!! | Türk Dünyası Ve Kültürü | 0 | 09-07-2008 13:05 |
| Abhazya , Abhazya Hakkında, Abhazya Resimleri ... | zuzuu | Dünyadaki Güzellikler | 1 | 08-07-2008 16:23 |
| Gidenlerin Ardından Şarkı Sözü-Almora (Gidenlerin Ardından) | küppra | Türkçe Şarkı Sözleri | 0 | 07-01-2008 16:32 |
Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız