Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler  

Geri Dön   Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler > FARKLI DÜNYALAR > Türk Dünyası Ve Kültürü

Türk Dünyası Ve Kültürü Türk Dünyası Ve Kültürü

   

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 08-27-2008, 03:38   #1
.ஐ ignorance is bliss ஐ.
 
Mesajlar: 4.600
Teşekkür Etme: 815
326 Mesajina 559 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 32
Tecrübe Puanı: 24135557
Boramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un Çılgını
Tanımlı Ortadoğu'da Müslüman ve Haçlı Münasebetleri (Başlangıç Dönemi)


Gedofroi de Boillion'un bir sene sonra ölümü üzerine o sırada Urfa Kontu olan kardeşi Baudouin, Kudüs'e çağırıldı. Urfa'yı kuzeni II. Baudouin du Bourg'a bırakan Baudouin Kudüs'e geldi. Kudüs Kralı olarak tac giydirildi (1110). Haçlıların bölgeye kesin olarak yerleşmelerinden sonra Kudüs Kralı I. Baudouin'in ilk işi sınırlarını güvence altına almak ve artık kara yolu kapandığı için deniz yoluna işlerlik kazandırmak üzere Suriye sahil şeridinde yer alan Arsuf, Akka ve Kayseriyye gibi şehirlerin zaptıyla ilgilenmek oldu. Müslüman dünyası içinde devam etmekte olan çekişmeler de o sırada zayıf durumda bulunan Haçlıların işini kolaylaştırmaktaydı.

Haçlı devletleri arasında en iyi durumda bulunan Antakya Kontluğu idi. Zira, Antakya sahip olduğu liman şehirleri, nüfusunun tamamını oluşturan Hıristiyan ahalisi, kontluğun yöneticilerine gerek ekonomik gerekse idarî açıdan büyük kolaylıklar sağlamaktaydı. Ayrıca Antakya Haçlıları, komşuları olan Halep Selçuklu Emirliğinin içinde bulunduğu idarî zayıflıktan sonuna kadar faydalanıyorlardı. Ancak Bohemund'un 1100 yılında kuzeye yaptığı bir sefer sırasında Danişmendliler tarafından esir edilmesi bu durumu biraz gölgelemişti. Onun yerine yeğeni Tankred, Antakya kontluğunun başına geçmişti.

Topraklarında eşit sayıda Hıristiyan ve Müslüman ahaliyi barındıran Urfa Haçlı Kontluğu ise, sahip olduğu toprakların verimliliği dolayısıyla ekonomik açıdan oldukça gelişmiş bir refah düzeyine sahipti. Ayrıca I. Haçlı Seferi sırasında görüldüğü gibi Antakya'yı Müslümanlara karşı koruyan bir tampon devlet vazifesi görmekteydi. Urfa Haçlıları sık sık kendilerini çevreleyen Müslüman topraklarına yaptıkları yağmalardan önemli miktarda gelir elde etmekteydi. Ancak, buna paralel olarak toprakları diğer haçlı devletlerine nazaran Müslüman emirlerin yağmalarına daha açıktı.

Bu iki vassaline oranla bütünüyle Müslüman topraklarıyla çevrelenmiş olan Kudüs Krallığı ise topraklarının tarımsal açıdan verimsiz olmasının yanında bölgenin havası da sağlığa son derece zararlıydı. Kudüs Krallığının en önemli avantajı ise kendisini çevreleyen Müslüman emirler arasındaki mevcut çekişmelerdi. Bu etkenler ve 1101 Haçlı Seferleri'nin menfi sonuçlanması dolayısıyla Baudouin, bölgede varlığını koruması için Müslümanlarla düşmanca ilişkilerin yanında gerektiğinde ekonomik ve siyasî iyi ilişkiler kurmak zorunluluğunu idrak etmişti. Dolayısıyla, Müslümanların Küdüs'e gelmelerine, ticaret amacıyla belli bir vergi karşılığında topraklarından geçmelerine, hakim olduğu bölgelerde birkaç caminin varlığına müsaade etti. Mahkemelerde Müslümanlar Kur'an, yahudiler Tevrat üzerine yemin edebiliyorlardı. Yine 1108 yılında Baudouin ve Dımaşk hakimi Tuğtekin arasında Maveray-ı Ürdün bölgesinin gelirlerini ortak olarak paylaşılması konusunda 10 yıllık bir anlaşma yapıldı. Buna göre bölgenin gelirleri 1/3 oranında Baudouin, Tuğtekin ve bölgenin yerel makamları arasında paylaştırılacaktı. Bu durum Kudüs Krallığının ekonomik durumuna olumlu olarak yansıdı.

Baudouin krallığının ilk yıllarında Kudüs ve Filistin'i terketmek zorunda kalan Fatimîlerin saldırılarını karşılamak zorunda kaldı. Onlara karşı kimi zaman mağlubiyet ve kimi zaman zaferle sonuçlanan mücadelelere girişti. 1102'de Mısır ordusu karşısında uğradığı Remle yenilgisinde kendisi kaçıp kurtulurken, daha önce 1101 seferleri sırasında kurtularak Küdüs'e gelmiş olan Haçlı reislerinin bir çoğu öldürülmüş, kalanları da esir edilmişti. Fatimîlerin Filistin'e yeniden hakim olmak üzere Kudüs haçlılarına karşı düzenledikleri seferler 1105 yılı ortalarına kadar devam etti. Bu tarihte Remle'de Haçlılar tarafından mağlup edilen Fatimîler, Filistin'i geri almak düşüncelerinden tamamen vazgeçmek zorunda kaldılar.

Diğer taraftan Haçlıların kendi aralarında da çekişmeler başlamıştı. Raymond tarafından savunulan Bizans limanı Lazkiye'ye saldıran Tankred, Raymond'u esir etmiş ve bir daha Suriye işlerine müdahale etmemesi hususunda yemin aldıktan sonra serbest bırakmıştı. Yine, Baudouin'in azlederek sürgün ettiği eski Kudüs patriği Daimbert'i Antakya'da çok iyi karşılayan Tankred, Remle civarında Fatimîlere mağlup olarak yardım isteğinde bulunan Baudouin'e yardımın Daimbert'in yeniden eski mevkiine getirilmesi halinde mümkün olabileceğini bildirmişti. Tankred'in, Urfa Haçlı Kontu Baudouin du Bourg ile de arası iyi değildi. Nitekim, Tankred'i Antakya Kontluğunun başından indirmek isteyen Urfa kontu, Bohemund'un kurtuluş akçesi için Danişmendli emiriyle yapılan görüşmeleri bizzat yürütmüştü. Halbuki Tankred bu konuda herhangi bir çaba göstermemişti. Nihayetinde Urfa Kontunun çabaları sayesinde Bohemund kurtularak yeniden kontluğunun başına geçti (1103).

Bu arada Musul Atabeyi Kürboğa'nın 1102 yılında ölmesinin ardından idaresi altında bulunan topraklar büyük bir karışıklığa sürüklenmişti. Emrindeki kumandanlar onun mirası üzerinde kavgaya tutuşmuşlardı. Harran şehri de Kürboğa'nın memluklerinden Karaca'nın elinde kalmıştı. Haçlılar bu karışıklılardan faydalanarak Harran'ı ele geçirmek istediler. Zira şehir, Suriye'de Haçlılara karşı savaşan Müslüman emirlerin asker deposu durumundaki Irak ile arasındaki bağlantı noktasında bulunuyordu. Eğer Haçlılar, Harran'ı ele geçirmeyi başarabilirler ise, 1101 Haçlı Seferleri sırasında Anadolu Selçukluları ve Danişmentliler tarafından kendilerine vurulan darbenin bir benzerini Müslümanlara vurarak, Suriye ile Irak arasındaki bağlantıyı kesebileceklerdi.

Bu amaçla Urfa Kontu II. Baudouin ve Joscelin de Courtenay, Antakya kontu Bohemund ve yeğeni Tankred Harran ordularıyla birlikte Harran üzerine yürüdüler. Haçlıların ilerleyişi Müslümanları da harekete geçirmişti. Musul'da idareyi eline alan Çökürmüş ve Mardin Artuklu emiri Sökmen kuvvetlerini birleştirerek Haçlıların üzerine yürüdüler. Harran'a doğru ilerlemekte olan Haçlı ordusuyla Belih Çayı yakınlarında karşılaştılar. Savaş, Türk ordusunun zaferiyle sonuçlandı. II. Baudoin ve Joscelin esir alındılar. Bohemund ve Tankred ise kaçtılar (Mayıs 1104). Belih Çayı Zaferi, Suriye ve Ortadoğu'da yerleşmiş olan Haçlılara karşı kazanılan ilk büyük zaferdir. Savaşın sonrasında Sökmen, İslam dünyasında büyük ün kazanmış, bu durum ise Artukluların Haçlılarla mücadelede ön plana çıkmasını sağlamıştır. Nitekim Sökmen, Haçlılar tarafından sıkıştırılmakta olan Trablus şehrinin yardımına koşmak üzere derhal harekete geçti ise de yolda vefat etmiştir. Onun ölümü üzerine Artuklu ailesinin liderliği Hısn-ı Keyfa Artuklu emiri olan kardeşi İlgazi'nin eline geçmiştir.

Bu arada Belih Çayı savaşından sonra Urfa'da gerekli tedbirleri alan Bohemund, Antakya'yı da Tankred'e bırakarak askerî destek sağlamak üzere Avrupa'ya gitti (1105). İlk olarak İtalya'da doğuya gönderilmek üzere yeni birlikler teşkiline girişti. Bu sırada Papa II. Paschalis ile yaptığı görüşmeler haçlı seferlerine yeni bir boyut kazandıracaktı. Bohemund ısrarla papaya doğudaki Latin kilisesinin en büyük düşmanının Bizans olduğunu belirtmişti. Ayrıca, Papa 1101'deki Haçlı seferinin başarısız olmasının en büyük sorumlusu olarak İmparator Aleksios Kommenos'u görmekteydi. Görüşmenin sonrasında Bohemund askerî destek için Fransa'ya giderken, Bizans'a karşı kutsal savaş vaaz etmek üzere papalık legatı Bruno da onun yanına katılmıştı. Bu, haçlı seferleri için bir dönüm noktasıydı. Doğu Roma İmparatorluğunun kudretini kırmayı hedefleyen Norman politikası, resmî haçlı seferi doktrini haline geliyordu.

Nihayetinde 1107 yılında topladığı kuvvetlerle harekete geçen Bohemund, Bizans'a ait Draç'ı kuşattı. Bu durum karşısında İmparator derhal I. Kılıç Arslan ile anlaşma imzaladı. Ardından yanında Türk yardımcı kuvveleriyle birlikte Bohemund'un üzerine yürüdü. Normanların deniz gücüne ve ikmal konusunda yeterli tecrübeye sahip olmamaları mücadelenin kaderini belirledi. Mağlup olan Bohemund, İmparatordan özür dilemek zorunda kaldı. İki taraf arasında Devol ırmağı kıyısında yapıldığı için aynı adla anılan (Devol Anlaşması) anlaşmaya göre Bohemund, Antakya'nın fethinden sonra üzerinden attığı vassallik görevini yeniden kabul ediyordu. Ayrıca, Antakya'daki Latin Patriği yerini Ortodoks patriğine bırakacaktı (1107). Ancak herşeye rağmen bu anlaşma, Antakya'daki Tankred'in şartları kabul etmesine bağlı idi. Bunun için ise, çok sonraları İmparator İoannes'in Antakya üzerine yürümesi gerekecekti.

Batıda bunlar yaşanırken, Haçlı kontlarından Raymond'un 1103'de başlattığı Trablus kuşatması devam ediyordu. Aslında Raymond'un başlangıçtaki amacı Selçuklu emiri Cenahüddevle'ye ait olan Hıms ve çevresini ele geçirerek burada kendisi adına bir kontluk kurmaktı. Bu amacını gerçekleştiremeyeceğini anlayınca Trablus, onun yeni hedefi olmuştu. Şehir, Benû Ammar emiri Fahrülmülk'ün idaresindeydi. Etrafındaki topraklar, Raymond'un kuvvetleri tarafından ele geçirilmişti. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi Mardin Artuklu emiri Sökmen bu şehre yardıma geldiği sırada ölmüştü. Haçlıların tazyiki karşısında şehir güç duruma düşmüştü. Fahrülmülk ağır tazyik neticesinde fazla bir şey yapamayacağını anlayadı. Şehri Fatımîlere satarak buradan ayrıldı. Kuşatma devam ederken Raymond öldü ise de yeğeni kuşatmayı devam ettirdi. Nihayetinde şehir, 1109 senesinde babasının mirasını devralmak üzere Raymond'un oğlu Bertrand tarafından Fatımî valisi Şerefüddevle'den teslim alındı. Böylece bölgede dördüncü bir Haçlı devleti yani Trablus Haçlı Kontluğu kurulmuş oldu.

Bunun sonrasında, Büyük Selçuklu sultanlarının emriyle Musul emirlerinin idaresinde Haçlılara karşı düzenlenen seferler başladı. Selçuklu Sultanı Muhammed Tapar tarafından Musul emiri tayin edilen Mevdud 1110 tarihinde bölgedeki diğer Müslüman emirlerinde yardımıyla Haçlı topraklarına girdi. Urfa kuşatıldı ise de bir sonuç alınamadı. Neticede Mevdud, Musul'a döndü. 1111 tarihinde Mevdud ikinci kez Haçlı topraklarına girdi. Ancak, Haçlılar tarafından sıkıştırılmakta olan Halep emiri Rıdvan'ın çağrısı üzerine Halep'e yöneldi. Neticede Halep üzerindeki Haçlı baskısı kırıldı. Fakat bu kez de, şehrin elinden alınmasından korkan Rıdvan Haçlılarla anlaşarak Selçuklu ordusunu Halep'e sokmadı. Nihayetinde, bu sefer de Halep'in sonrasında bu şehre yardıma gelen Haçlılarla yapılan küçük çarpışmalar dışında sonuçsuz kaldı. Mevdud, Musul'a döndü. 1113 yılında emrindeki kuvvetlerle yeniden Urfa üzerine yürüyen Mevdud yine bir sonuç elde edemedi. Ancak, Dımaşk emiri Tuğtekin ile birlikte şehrin yardımına gelen Kudüs Kralı I. Baudouin'i mağlup etmeyi başardı. Daha sonra Tuğtekin ile birlikte çekildiği Dımaşk'ta bir Haşişî tarafından şehit edildi.

Mevdud'un öldürülmesinden sonra Musul emiri tayin edilen Aksungur el-Porsukî, onun bıraktığı yerden Haçlılara karşı yapılan seferleri devam ettirdi ise de fazla bir başarı sağlayamadı. Hatta 1115 tarihinde çıktığı sefer sırasında Antakya Haçlı Kontu Roger tarafından Tell-Danis'de mağlup edildi. Bu mağlubiyet, Selçuklu Sultanlarının emriyle Haçlılar üzerine düzenlenen seferlerin de sonu oldu.

Tell-Danis'de elde ettikleri galibiyet sonrasında Haçlılar uzun zamandan beri almak istedikleri Halep'i yeniden sıkıştırmaya başladılar. Bu sırada Halep emiri Rıdvan ölmüş (1113) ve şehir onun sonrasında siyasi karışıklıklar içine düşmüştü. Şehir halkı idareyi ele almak üzere Artuklu emiri İlgazi'yi şehre davet ettiler. İlgazi, bu çağrıya uyarak Halep'i teslim aldı. Ardından 28 Haziran 1119 tarihinde Antakta Kontu Roger ve ordusunu Tell-Afrin'de ağır bir mağlubiyete uğrattı. Kaçan 20 kişi dışında Antakya Haçlı ordusundan kurtulan olmamıştı. Roger de ölüler arasındaydı. Uğranılan kayıpların büyüklüğü nedeniyle Haçlı kronikleri bu savaşa Ager Sangunis (Kanlı Meydan Savaşı) ismini vermişlerdir. Ancak, İlgazi zaferinden Antakya'yı ele geçirmek hususunda faydalanamadı. Çok geçmeden Kudüs Kralı II. Baudouin kuvvetleriyle birlikte gelerek Antakya'daki duruma hakim oldu.

İlgazi'nin 1122 tarihinde ölümü üzerine ailenin liderliği bu kez yeğeni Belek'in eline geçti. Belek, 1122'de Seruc yakınlarında II. Baudouin'in 1118'de Kudüs kralı olmasından sonra Urfa kontuğunun başına getirilen Joscelin ve yeğeni Galeran'ı, ertesi sene ise Kudüs Kralı II. Baudouin'i esir aldı. Esirlerini Harput Kalesinde hapsetti. Esirler Harput'da oldukları sırada onları kurtarmak isteyen Ermeniler bir plan yaparak şehri ele geçirdiler. Durumu haber alan Belek süratle hareket ederek şehri kuşattı. Belek'in gelmesinden kısa süre önce Joscelin yardım getirmek üzerine şehirden ayrılmıştı. Kaledekiler teslim tekliflerine olumlu yanıt vermeyince kazılan lağımlar sayesinde Harput tekrar ele geçirildi. Kral ve diğer esirler önce Harran'a daha sonra Halep'e nakledildi. Bunun sonrasında Halep'teki durumunu kuvvetlendiren Belek, Haçlılar üzerine yapacağı seferin hazırlıklarına başladı.

Bu sırada kendisine isyan etmesinden şüphelendiği Menbic hakimi Hassan'ı tutuklattı. Ancak, bunun kardeşi İsa, şehre kapanarak Urfa Kontu Joscelin'i yardıma çağırdı. Menbic'i kuşatan Belek, Joscelin idaresinde şehre yardıma gelen Haçlı ordusunu mağlup etti. Kuşatmayı yeğeni Timurtaş'a bırakıp, Haçlılar tarafından sıkıştırılmakta olan Sur şehrinin yardımına gitmek istiyordu. Ancak, kale önünden ayrılacağı gün şehirden atılan bir ok ile şehit edildi (1124). Onun ölümüyle birlikte Artuklu ailesi içindeki birlik dağıldı. Sahip olduğu topraklar aile bireyleri arasında paylaşıldı. Halep Mardin Emîri Timurtaş'ın eline geçti. Belek'in ölümü, Haçlılarla mücadelede, Artuklu ailesinin oynadığı lider rolünün de sona ermesi anlamına geliyordu.

Aydın Usta
Boramir!! Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
İlk Müslüman Türk- Münasebetleri Ve Türklerin İslamiyete Girişleri Boramir!! Türk Dünyası Ve Kültürü 0 08-28-2008 02:55
Türkiye Selçuklu-Eyyubi Siyasi Münasebetleri Boramir!! Türk Dünyası Ve Kültürü 0 08-27-2008 22:49
Ortadoğu'da Müslüman ve Haçlı Münasebetleri (İkinci Dönem/Zengiler ve Eyyubiler) Boramir!! Türk Dünyası Ve Kültürü 0 08-27-2008 03:38
Osmanlı-İspanya Münasebetleri , Osmanlı-İspanya Münasebetleri Hakkında Boramir!! Türk Dünyası Ve Kültürü 0 08-11-2008 01:48
Bilgisayarınız Böyle Açılsa-Başlangıç Yazısı-Bilgisayarınızın Başlangıç Yazısı ZümRüT Komik Resimler 19 06-16-2008 10:43


Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:49 .


Telif Hakları vBulletin v3.7.3 © 2000-2008, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : Msn ifadeleri
site ekle Hosting Hizmetleri

Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286