Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler  

Geri Dön   Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler > FARKLI DÜNYALAR > Türk Dünyası Ve Kültürü

Türk Dünyası Ve Kültürü Türk Dünyası Ve Kültürü

   

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 08-26-2008, 04:08   #1
.ஐ ignorance is bliss ஐ.
 
Mesajlar: 4.600
Teşekkür Etme: 815
326 Mesajina 559 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 32
Tecrübe Puanı: 24135557
Boramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un Çılgını
Tanımlı Hamdullah Suphi’nin Romanya Büyükelçiliği ve Gagauz Türkleri


Prof. Dr. Adil Dağıstan



ÖZET

Atatürk kurmuş olduğu Yeni Türkiye devletini, ulusal kimlik üzerine oturtmuştur. Millî sınırlar dışında kalan Türkler için de uluslar arası hukuka ve antlaşmalara bağlı kalarak kültür birliğini sürdürmeye çalışmıştır.

Bu çerçeveye uygun olarak, dönemin önemli devlet ve fikir adamlarından biri olan Hamdullah Suphi Tanrıöver de, 1931 yılında Romanya’da Bükreş Büyükelçiliği’ne atanmıştır. Tanrıöver, geniş tarih bilgisi, kültürü, güzel konuşma yeteneği ile Rumen siyasi çevrelerin de güven ve sempati toplamıştır. Kazanmış olduğu bu nüfuzla Atatürk devrimine uygun olarak, bölgedeki Türklerin Türkiye ile kültürel bağlarının devamını sağlamak amacıyla çok önemli faaliyetlerde bulunmuştur. Özellikle Gagauz Türkleriyle yakinen ilgilenerek, bunlar için Türkçe eğitim veren okullar açmıştır. Türkiye’den getirttiği kitapları bu okullarda okutarak Türklük bilincinin yükselmesini sağlamıştır.



Giriş

Osmanlı Devletinin en karışık ve bunalımlı döneminde dünyaya gelen Atatürk, yetiştiği ortamda, Devletin kurtuluşu için ortaya atılan Osmanlıcılık, İslamcılık ve Türkçülük gibi üç önemli siyasi fikir akımları bulunmaktaydı. Fransız Devriminin ortaya çıkarttığı milliyetçilik akımı, diğer taraftan sanayi devrimi sonucu ortaya çıkan emperyalist devletlerin kışkırtmalarıyla Türk olmayan milliyetler devletten ayrılmaya başlamışlar, bunun sonucu olarak da Osmanlıcılık ve İslamcılık fikirleri iflas etmişti.

Bu ortamda görevi gereği cepheden cepheye koşan Mustafa Kemal Paşa, tek kurtuluş yolunun Türkçülük siyaseti olduğunu bizzat gördü. Bunun sonucunda Milli Mücadele sonrası kurmuş olduğu devleti ulusal kimlik üzerine oturtacaktır.

Daha sonra kurulan yeni Türkiye Devletinin millî sınırları dışında kalan Türkler için, “Pan-İslâmizm” ve “Pan-Türkizm” fikirlerinin siyasi açıdan yarattığı sakıncaları gören Mustafa Kemal Paşa, Türkler arasında siyasî birlik fikrini savunanlara karşı kültür birliği siyasetini savunacaktır.1

Kurmuş olduğu Türk Tarih Kurumu (1931) ve Türk Dil Kurumu (1932) ile de Türk Dünyası’nda kültür birliği üzerinde uluslararası hukuka ve andlaşmalara bağlı kalarak ilmi çalışmalar yaptırmıştır.

Hamdullah Suphi Tanrıöver ve Büyükelçiliği

Atatürk’ün yukarıda belirttiğimiz siyaseti doğrultusunda özellikle Türklerin de yaşadığı ülkelerde görevlendirilen elçileri titizlikle seçecektir. Araştırma konumuz olan Hamdullah Suphi Tanrıöver (1885-1966) de bunlardan biridir.

Burada Hamdullah Suphi Tanrıöver’in kısa da olsa biyografisini vermek, çalışmamızın daha iyi anlaşılabilmesi için yerinde olacaktır. Seçkin bir aileye mensup olan Tanrıöver, büyük bir kültürel mirasa da sahip olarak dünyaya gelmiştir.2 Özellikle baba tarafından âlimler, siyaset ve devlet adamları yetiştirmiş köklü bir aileye mensuptur. Dedesi, Tanzimat döneminin şair vezirlerinden Abdurrahman Sami Paşa, amcası Tanzimat edebiyatının tanınmış edebiyatçılarından Sami paşazade Sezai Bey, babası, çeşitli bakanlıklarda bulunmuş, değerli bir âlim Abdüllâtif Suphi Paşa, ailenin tanınmış isimlerinden bazılarıdır.

Hamdullah Suphi, 1885’te İstanbul’da babasının adıyla anılan konakta doğar. Bu konak o tarihlerde edebiyat, ilim, siyaset adamlarının sohbet ettikleri yerlerdendir. Nitekim Divan Edebiyatı’nın son şairleri; Nevres Efendi, Hakkı Bey, Kâzım Paşa, Avni Bey ve Nâmık Kemal’in sık sık bir araya geldikleri Sami Paşa Konağı adeta bir bilim yuvası gibidir.3

Ortaöğrenimini o denemde Osmanlı Devletinin batıya açılan tek sivil penceresi olan Galatasaray Sultanisi’nde tamamlar. Galatasaray’da okumanın kendisine sağladığı çok iyi bir Fransızca bilgisi sayesinde zamanın fikir akımlarını ilgiyle takip eder.

1904’da Galatasaray Sultanisi’ni bitiren Hamdullah Suphi, 1905’te Tütün İnhisarı Merkez İdaresi Tercüme Kalemi’nde stajyer memur olarak çalışmaya başlar. İşini beğenmeyen Hamdullah Suphi, “en çok sevdiğim meslek” dediği öğretmenliğe geçer. 1908’den itibaren çeşitli okullarda farklı dersler veren Hamdullah Suphi, Darülfünun’da verdiği “Hikmet-i Bedâyi”, (Estetik) dersinde çok başarılı olur. Asıl onu üne kavuşturan faaliyeti ise, Osmanlı Devleti içindeki azınlıkların dayanışmasına ve faaliyetlerine karşı bir tepki olarak ortaya çıkan, milliyet esasına dayanan Türk Ocağı Cemiyeti başkanlığıdır. Resmi olarak 1912’de kurulup 1931 yılında ocağın kapatılarak Halk Evleri’ne dönüştürülmesine kadar hep başkan olarak kalmıştır. Türk Ocağı başkanlığı sırasında teşkilat kurma ve yaşatmada istisna bir yetenek olduğunu göstermiştir. Çalışkanlığı, bilgisi ve hitabet gücü sayesinde Türkçülük hareketinin halka ulaşmasında önemli rol oynamıştır.

İzmir’in Yunanlılar tarafından işgalini protesto eden mitinglerin hem tertipleyicileri, hem de ateşli hatipleri arasında yer alır. Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı’na Saruhan ve Antalya’dan mebus seçilir. Bu mecliste ve meclisin Felâh-ı Vatan Grubu’nda, bir yandan Misâk-ı Millî ile millî mücadele lehine, bir yandan da İngiltere aleyhine etkileyici konuşmalar yapar. Sarayın ihanet içinde olduğunu söyler.

23 Nisan 1920’de açılan Birinci Büyük Millet Meclisine Antalya milletvekili olarak girer. Meclisin en tesirli konuşan hatiplerinden biri olarak, devamlı Mustafa Kemal Paşanın etrafında kenetlenmeyi telkin eder. Matbuat ve İstihbarat Umum Müdürlüğü yanında, iki kez mâarif vekili olarak vazife alır.

1931 yılına gelindiğinde, yurtdışında elçi olarak görevlendirilmesi kararlaştırılmıştır. Bu doğrultuda Kahire, Belgrad ve Bükreş elçiliklerinden birini seçmesi önerilmiş, o tercihini defalarca ziyaret ettiği ve özellikle Romanya sınırları içinde yaşayan 350 bini aşkın Müslüman ve Hıristiyan Türklerin yaşamakta olduğunu bildiği Romanya’yı tercih etmiştir4. Bunun üzerine 20.05.1935 tarihinde Bükreş’e Birinci sınıf elçi olarak atanmıştır5. Daha sonra 1939 yılında da aynı görev yerinde Büyükelçiliğe yükseltilmiştir.6

Elçilik Sırasındaki Faaliyetleri ve Gagauz Türkleri

Hamdullah Suphi, 1931’den 1944’e kadar on üç yıl geniş tarih bilgisi, kültürü ve hitabet yeteneği ile Türkiye’yi Romanya’da en iyi şekilde temsil etmiştir. Onun bu yetenekleriyle Romen Dışişleri Bakanı N. Nitulescu ile Türkiye Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras’ı birbirlerine fazlasıyla yaklaştırmış, Romen Diplomatlarla, Türk Diplomatlar arasında samimî dostluklar kurulmasına vesile olmuştur. Zaman zaman da Ana Kraliçe Elena tarafından fikri alınmak üzere Saraya davet edilmiştir. 7

Hamdullah Suphi’nin de katkılarıyla 17 Ekim 1933’te Türkiye-Roman-ya Dostluk, saldırmazlık, hakemlik ve uzlaştırma antlaşması imzalanmıştır8. İmzalanan bu antlaşma iki ülke arasındaki dostluk havasını geliştirmiş, bu gelişme Türk Büyükelçisinin Romanya’daki işlerini kolaylaştırmış ve onu daha itibarlı bir konuma getirmiştir.

Bu durumu çok iyi değerlendiren Tanrıöver, şahsi gayretiyle Bükreş’te büyük bir Türk mezarlığı meydana getirmiştir. Balkan ve Birinci Dünya Savaşı’nda Şehit olan 2714 kişiyi içine alan bu mezarlık 6 Nisan 1935’te muhteşem bir törenle açılacaktır. Burada oldukça etkileyici bir konuşma yapan Hamdullah Suphi sözlerini şu cümle ile bitirir. “Diriler ölüler sayesinde insan olarak, hür olarak yaşıyorlar”9

Onun önemli hizmetlerinden biri de, Romanya’da yaşayan Müslüman Türk Cemaâti’nin Türkiye ile kültürel bağlarının devamını sağlayacak tedbirleri almış olmasıdır. Nitekim bu doğrultuda, Müslüman Türklere ait olan “Seminarul Musulman” adlı yüksekokul da, Arap harfleri yerine Türk harflerinin kabul edilmesi ve Türk tarihinin okutulması sağlanmıştır.10

Hamdullah Suphi Tanrıöver’in Gagauz Türkleri İle İlgili Faaliyetleri

Tanrıöver’in en çok sözü edilen ve özellikle Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla çok sık gündeme gelen Gagauz Türkleri ile ilgili olanıdır.

Ortodoks Hıristiyanlığına bağlı olan Gagauz Türklerinin menşei hakkında çok farklı görüşler olmasına rağmen, onların tarih boyunca Peçenek, Kıpçak ve Anadolu Selçuklu Türkleriyle karışan, hatta birleşen Gagauzların etnik çekirdeğini Oğuzların oluşturduğunu söyleyebiliriz.11

Gagauz Türkleri Anadolu ve Azerbaycan Türklerinden farklı olarak, Güneyden değil, Karadeniz’in Kuzeyi’nden batıya göçmüşlerdir. 1065 yılında Tuna’yı geçerek Kuzey-Doğu Bulgaristan ve Dobruca bölgesine yerleşmişlerdir.12 Burada, daha sonra gelen Kıpçak (Kumanlar) ve Peçenek Türkleriyle kısmen karışmışlar ve daha sonra Bizans’ın etkisiyle de Hıristiyanlığın Ortodoks mezhebine girmişlerdir.

Gagauzlar 14. Yüzyıl başlarında Balkanlarda Hıristiyanlaşmış bir Türk ailesinden gelen Balık bey liderliğinde bir devlet kurmuştur. Bugünkü Bulgaristan sınırları içinde bulunan Balçık (Karvuna) şehrini de başkent yapmışlardır. Bu küçük Oğuz devletinin toprakları 1417 yılında Osmanlı Devleti topraklarına katılmıştır.13 Osmanlı idaresi altında Gagauz Türkleri çok iyi muamele görmüşlerdir. 14

18. Yüzyıla gelindiğinde, ortaya çıkan Osmanlı-Rus savaşları (1768-74, 1787-91, ve 1806-12), diğer taraftan Bulgarların baskıları ve Rusların teşviki ile Gagauz Türkleri, yurtlarını bırakarak Besarabya’ya göç etmişlerdir.15

1770’te Moldova’da ilk defa biri “çadır”, diğeri de “orak” adlı iki köy kuran Gagauzlar, 1812 yılında yapılan Bükreş Antlaşması sonucu Nogay Tatarları’nın Bucak’tan çıkarılması üzerine buraya yerleşmişlerdir.16

Gagauzlar, Rus Çarlığı’nın ruslaştırma politikası karşısında, 06 Ocak 1906’da bugünkü başkentleri olan Komrat’ta bir devlet kurmuşlardır. Sadece on gün yaşayabilen bu devlet, Çarın orduları tarafından işgal edilerek ortadan kaldırılmıştır.17

Gagauzlar, 1917 Ekim devrimiyle bağımsızlık yolunda tekrar umutlanmışlarsa da Çarlık Rusyası’nda olduğu gibi, Sovyetler Birliği döneminde de beklentileri boşa çıkmıştır.

Birinci Dünya savaşı sırasında Rusya’nın savaştan çekilmesiyle 1918 yılında Besarabya, Romanya tarafından işgal edilmişti. Böylece Ruslarla Romenler arasında el değiştiren Gagauz Türkleri için yeni bir dönem başlamış oluyordu.

Yukarıda kısaca tarihi geçmişini özetlemeye çalıştığımız Gagauz Türkleri için Hamdullah Suphi Tanrıöver’in Bükreş Büyükelçiliğine getirilmesi büyük bir şans olmuştu. Suphi, Gagauz yerine “Gökoğuz” olarak hitap ettiği bu Türk topluluğuna tüm kalbiyle adeta bir baba şevkati ile sarılmıştır. Onun zamanında Türkiye’nin Bükreş Elçiliği neredeyse Gagauzların istilasına uğramış, Elçilik memurlarının hemen hemen hepsi Gagauzlardan oluşmuştur.18

Tanrıöver daha Bükreş’e gider gitmez Besarabya’da ve Dobruca’da yaşayan 250.000’i aşkın Gagauzlarla yakından ilgilenerek, Gagauz kasaba ve köylerini dolaşmıştır. Görev süresince Romen Hükümetine yirmi altı Gagauz kasaba ve köyünde Türkçe öğretim yapan okul açtırmıştır. Buralara öğretmen tayın ettirmiştir. Türkiye’den getirttiği kitapları bu okullarda okutturarak, onların Türklüklerinin bilincine varmalarını sağlamıştır. Bununla da yetinmeyen Tanrıöver, Gagauzları Türkiye’ye getirip, Trakya bölgesine yerleştirmek istemiştir. Ne var ki, bu konunun görüşüldüğü yıllarda İkinci Dünya Savaşı çıkmış ve onların yaşadığı bölgelerden Besarabya Rusların, Dobruca’da Bulgarların eline geçtiğinden, Hamdullah Suphi’nin Gagauz Türklerini Türkiye’ye getirme hayali gerçekleşememiştir. Ancak o herşeye rağmen yirmi kadar kız ve erkek Gagauz gencine Türkiye’de okuma imkânı sağlamıştır.

Hamdullah Suphi 05 Aralık 1944 tarihinde Romanya Büyükelçiliği’nden emekliye ayrılmıştır. Emekliliğine rağmen özellikle okumaya gönderdiği gençlerle adeta bir aile bağı çerçevesinde ilgisini sürdürmüştür. Bu öğrencilerle yazışmalarında “Aziz oğlum”, “Sevgili oğlum” gibi hitapları ile mektuplarının içeriği, Hamdullah Suphi Tanrıöver’in Gagauz Türklerine bir baba şefkati ile yaklaştığının açık bir kanıtıdır.19

Sonuç olarak Hamdullah Suphi Tanrıöver, I. ve II. Meşrutiyet, Milli Mücadele, Cumhuriyet gibi farklı dönemlerde yaşamıştır. Devlet işlerinde de önemli görevler üstlenmiştir. Bir aksiyon adamı oluşunun yanı sıra, hatipliği, idealist, inkılâpçı ve demokrat bir milliyetçi yapısıyla, Bükreş Büyükelçiliği süresince, burada yaşayan Türklerle yakı.V.an ilgilenmiştir. Onların Atatürk’ün inkılâpları ve dış politikası çerçevesinde bilinçlenmelerinde çok önemli katkılarda bulunmuştur.


Alıntı:
1 Atatürk’ün dış Türklerle ilgili politikası ile ilgili olarak geni; bilgi için bkz. Mehmet Saray, Atatürk ve Türk Dünyası, Ankara, 1995; Dönemin fikir akımları için bkz.Yusuf Akçura, Üç Tarz-ı Siyaset, Ankara 1976.
2 Hamdullah Suphi Tanrıöver ile ilgili geniş bilgi için bkz. Fethi Tevetoğlu, Hamdullah Suphi Tanrıöver, Ankara 1995, İbnülemin Mahmut Kemal İnal, Son Asır Türk Şairleri, C -III, İstanbul 1988; Mustafa Baydar, “Hamdullah Suphi Tanrıöver’in Hayatı”, Türk Yurdu, C-6, S.2 (Şubat 1967)
3 Halim Serarslan , Hamdullah Suphi Tanrıöver, Ankara 1995, s.21.
4 Mihail Guboğlu, “Atatürk’ün Cumhurbaşkanlığı Döneminden II. Dünya Savaşı’na kadar Türk Rumen İlişkileri (1923-1944)”, Belleten, C.XLVII, s.l88(Ekim 1983), s.1051.
5 Birinci sınıf elçi olarak görevlendirilme kararnamesi için bkz. EKLER, BELGE NO: 1.
6 Büyükelçilik Kararnamesi için bkz. EKLER, BELGE NO: 2-3.
7 Müstecib Ülküsal, “Hamdullah Suphi Tanrıöver ve Dobruca Türkleri” , Emel Dergisi (Temmuz-Ağustos 1966), S:35, s. 36.
8 İsmail Soysal,Türkiye’nin Siyasal Andlaşmaları, C:l, (1920-1945), Ankara 1983, s. 437.
9 Mustafa Baydar, Hamdullah Suphi Tanrıöver ve Anıları, İstanbul 1968, s. 158
10 Müstecib Ülküsal, “Hamdullah Suphi Tanrıöver ve Dobruca Türkleri”, Emel Dergisi, (Temmuz-Ağustos 1966). S:35 , s.36.
11 Gagavuzlarla ilgili olarak farklı görüşler için bkz. Atanos Manof, Gagavuzlar (Hıristiyan Türkler) Çev: Türker Acaroğlu, Ankara 1939; Mihail Ciachir, Basarabiealâ Gagauzlarân Istorieasâ, Chişinau 1934; Harun Güngör, Mustafa Argunşah, Gagauzlar, İstanbul 1934; Nikolay Baboğlu, Gagauz Folkloru, Kişinev 1969; Stephan Bulgar, Canavar Yortulan, Kişinev 1990; Yaşar Nabi Bayır, Balkanlar ve Türklük, Ankara 1936; Adil Dağıstan “Gagauz Türkleri” Sabaa Yıldızı, S: 13. (Bahar 2000).
12 Müstecib Ülküsal, Dobruca ve Türkler , Ankara 1987, s.30.
13 Monof, a.g.e., s.25; Güngör, Argunşah, a.g.e., s.34.
14 Ciachir, a.g.e., s.5.
15 Olga Radova, “Bucak’taki Transtuna Göçmenlerinin ve Gagauzların Etnik Kimliği”, Avrasya Etüdleri, S:13, (İlkbahar 1998), s.56.
16 Ciachir, a.g.e.. s.24.
17 D.N. Tanasoğlu, “Gagauzların İstoryası”, Ana Sözü (10 Ağustos 1991)
18 Bilal Şimşir, “Hamdullah Suphi Tanrıöver, Gagauz Metropoliti” , Sabaa Yıldızı, S:25.
Boramir!! Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Suphi Karaman Kimdir?,Suphi Karaman Hayatı,Suphi Karaman Biyografisi zeynep Askerler 0 06-05-2008 15:38
Hamdullah Suphi Tanrıöver Kimdir, Hamdullah Suphi Tanrıöver Biyoğrafisi, Hayatı Misafir Edebiyatçılar Şairler 0 11-19-2007 15:27
mustafa suphi kimdir-mustafa suphi hayatı,biyografisi Safak Biyografi 0 04-20-2007 18:18
Mustafa Suphi kimdir-Mustafa Suphi hayatı,biyografisi prenses Biyografi 2 04-04-2007 20:41
‘Türkleri çok seviyorum’ diyen Papa’ya heykel Baktabul.Com Dünyadan Haberler 0 11-25-2006 20:37


Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:05 .


Telif Hakları vBulletin v3.7.3 © 2000-2008, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : Msn ifadeleri
site ekle Hosting Hizmetleri

Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286