![]() |
| |||||||
| Türk Dünyası Ve Kültürü Türk Dünyası Ve Kültürü |
![]() |
| | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| | #1 | |
| .ஐ ignorance is bliss ஐ. ![]()
Mesajlar: 4.600
Teşekkür Etme: 815
326 Mesajina 559 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 32
Tecrübe Puanı: 24135557 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Eğer Filistin’de Müslüman Arap unsurunun faikiyetini (üstünlüğünü) muhafaza etmesini istiyorsak, Yahudilerin yerleştirilmesi fikrinden vazgeçmeliyiz. Aksi takdirde yerleştirildikleri yerde çok kısa zamanda bütün kudreti elde edeceklerinden, dindaşlarımızın ölüm kararını imzalamış oluruz." Sultan II. Abdülhamid’e ait olan bu sözler, 1895’te yazılmış hatıra defterine. O günden ne kadar net görmüş bugünleri, değil mi? Yalnız İngiliz emperyalizmine karşı mücadele vermekle kalmadı II. Abdülhamid; aynı zamanda Ermenilere, Siyonistlere, masonlara; velhasıl Memâlik-i Osmaniye’yi bölüp parçalamak isteyenlere karşı cansiperane bir savaş verdi. Filistin’in ‘en zayıf halka’ olduğuna inanıyordu; nitekim dediği çıktı. Filistin’in Akdeniz-Hint Okyanusu-Kızıldeniz düğümünün merkezi olduğu, 1919’da İngiliz emperyalizminin teorisyenliğine soyunan Halford Mackinder’in itirafında deşifre oldu. Filistin, Asya-Afrika-Ortadoğu arasında vazgeçilmez bir adaydı ve İngiliz emperyalizminin petrol üzerindeki hakimiyeti sürdüğü müddetçe desteklenecekti. Gün geldi, küresel İngiliz hakimiyeti iflas etti ve satılığa çıktı: Zaten Harb-i Umumi’de Amerikalı şirketlerden kovalar dolusu borç almış, tamtakır hazinesiyle dev bir küresel iskelet haline gelmişti. ABDli alacaklılar, müflis emperyalizmi de devraldılar ‘mecburen’! Ve petrol savaşı yeniden kızıştı. İkinci Dünya Savaşı’nın hesabı dürülürken, Ortadoğu’dan İngilizler çekiliyor, İsrail doğuyordu. Amerika, İsrail’i de devraldı. Zira onun da hesapları vardı petrolle ve bu bölgenin denetimi ve birleşmesinin engellenmesi, bir mecburiyetti küresel aktörler açısından. Bugün İsrail bombaları sınır çizgilerini yeniden yakıyor, kavuruyor. Ve herkes gibi biz de tarihte yaşamış o adamı hatırlıyoruz. Sıkışık durumdaki hazinesini milyonlarca sterlinle ‘rahatlatmaya’ hazır olduklarını söyleyerek yanına sokulan ve kendilerine başlarını sokacak bir arazi vermesini isteyen Theodore Herzl’e Abdülhamid’in söylediği şu sözler, yeniden diken diken etmeye yetiyor tüylerimizi: "Ben bir karış dahi olsa toprak satmam. Zira bu vatan bana değil, milletime emanettir. Milletim bu vatanı kanlarıyla mahsuldar kılmışlardır. O, bizden ayrılıp uzaklaşmadan tekrar kanlarımızla örteriz. Benim Suriye ve Filistin alaylarımın efradı birer birer Plevne’de şehid düşmüşlerdir. Bir tanesi dahi geri dönmemek üzere hepsi muharebe meydanında kalmışlardır. Türk imparatorluğu bana aid değildir, Türk milletinindir. Ben onun hiçbir parçasını veremem. Bırakalım Museviler milyonlarını saklasınlar. Benim imparatorluğum parçalandığı zaman onlar Filistin’i karşılıksız bile ele geçirebilirler. Fakat yalnız bizim cesetlerimiz taksim edilebilir. Ben canlı bir beden üzerinde ameliyat yapılmasına müsaade edemem." Filistin’den toprak satması için Sultan Abdülhamid’e bir değil, tam beş ikna girişiminde bulundular. Hepsinde yüz geri edilince anladılar ki, onunla bu iş yürümeyecek. II. Abdülhamid 1909’da tahttan indirildi, 1918’de ise imparatorluk kayıplara karışmıştı. Enver Paşa’nın, 1 Kasım 1918 Cumartesi gecesi saat 23.00’te bir Alman istimbotu ile kurtarmaya kalktığı ülkeden kaçmadan evvel yaveri Mersinli Cemal Paşa’ya yaptığı şu itiraf, İttihatçıların nasıl büyük bir oyuna geldiklerini geç fark ettiklerini göstermektedir: "Turan yapacaktık, viran olduk. Bizim en büyük günahımız, Sultan Hamid’i anlayamamaktır. Yazık Paşam, çok yazık! Siyonistlere alet olduk ve onların hıyanetine uğradık!" Yıllar geçtikçe haklılığı daha iyi anlaşılan son Sultan II. Abdülhamid, bir yandan kurtlarla dans edip ülkeye zaman kazandırmaya, öbür yandan yetersiz altyapısını hazırlamaya ve insan gücünü yetiştirmeye teksif etmişti mesaisini. İlk denizaltı gemilerimizi donanmaya kazandırması da, imparatorluk sathında binlerce okul açması da bunun yansımalarıydı. O, ülkeyi gelecekteki büyük kapışmaya hazırlamaktaydı; daha doğrusu, bir dünya savaşı kıyametine... Mustafa Armağan’ın kitabı, bizi tarihi okurken bugünün sorunlarını çözmeye davet ediyor. Kitabı okudukça ona ‘Kızıl Sultan’ diyenlerin öfkesini daha iyi anlıyoruz. Osmanlı’nın gövdesini pahalıya getirmişti emperyalizme. Dinmeyen öfkenin sebebi bu. Tabii Kızıl Sultan iftirasının da... Ortadoğu’da haritaları yeniden çizme tartışmalarının yapıldığı şu günlerde dikkatle okunması gereken bir kitap "Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı". Sayı: 8 Bölüm: Tarih alıntı... | |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
| |
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Abdülhamid Han ( Gök Sultan ) , Abdülhamid Han Hakkında | Boramir!! | Türk Dünyası Ve Kültürü | 0 | 08-15-2008 05:33 |
| Sultan II.Abdülhamid Han hakkında ,Sultan II.Abdülhamid Han | Boramir!! | Türk Dünyası Ve Kültürü | 0 | 08-10-2008 12:42 |
| Sultan Birinci Abdülhamid kimdir , Sultan Birinci Abdülhamid Hakkında | Boramir!! | Türk Dünyası Ve Kültürü | 0 | 08-01-2008 21:35 |
| Sultan 2. Abdülhamid Han kimdir-Sultan 2. Abdülhamid Han hayatı,biyografisi | Safak | Biyografi | 0 | 04-17-2007 23:41 |
| Sultan I. Abdülhamid Han kimdir-Sultan I. Abdülhamid Han hayatı,biyografisi | Safak | Biyografi | 0 | 04-17-2007 23:40 |
Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız