Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler  

Geri Dön   Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler > FARKLI DÜNYALAR > Türk Dünyası Ve Kültürü

Türk Dünyası Ve Kültürü Türk Dünyası Ve Kültürü

   

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 08-14-2008, 23:51   #1
.ஐ ignorance is bliss ஐ.
 
Mesajlar: 4.600
Teşekkür Etme: 815
326 Mesajina 559 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 32
Tecrübe Puanı: 24135557
Boramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un Çılgını
Tanımlı İstanbul'un Tarihi Su Meselesi , İstanbul'un Tarihi Su Meselesi Hakkında


Bilinsin namımız arzda, ol hazneye hami diye
Şifa olsun içenlere ab-ı pak-i Hamidiye

İstanbul tarihi boyunca su bakımından çevresinden beslenmek zorunda kalmış bir yerleşim yeri olmuştur. Halkalı bölgesindeki su kaynaklarından inşa edilen kemerler vasıtasıyla, daha 1. Konstantin döneminden itibaren şehre su taşınmaya çalışılmıştır.

VII. yüzyıldan itibaren şehri kuşatanlar isale hatlarını tahrip ederek halkı teslime zorladıklarından, su biriktirme ihtiyacı büyük önem kazanmış ve çok sayıda açık ve kapalı sarnıç yapılmıştır. Aetius (Vefa Stadı), Aspar (Çukurbostan) ve Hagios Mokios (Altınmermer) bu sarnıçlardan bazılarıdır. 1204'deki Latin istilasında, surların dışındaki tesislerle birlikte kemerler de tamamen tahrip edildiğinden halkın su ihtiyacı bu sarnıçlardan karşılanmıştır.

Fetihten hemen sonra, Fatih Sultan Mehmed'in emriyle eski su yollarının tamirine başlanmış, ayrıca yeni su kaynaklan bulunarak isale hatlarına katılmış, İstanbul, Edirne ve Bursa şehirleri içme ve tarımsal alanları sulama ihtiyacı karşılanmış şehirler haline gelmiştir.

Osmanlı düzeninde devlet; vatandaşın canını, malını, hürriyetini muhafaza ve asayişi temin etmekle mükellefti. Bayındırlık işlerini yapmakla, vatandaşı okutmakla, mabed yapmakla mükellef değildi. Yapmış olduğu yol, köprü gibi imar faaliyetlerini ise daha çok askerin geçebilmesi ve dolayısıyla devlet düzeninin devamı için yapmıştır. Bu bakımdan Osmanlı İstanbul'unun yeniden inşa süreci, asıl itibarıyla İslam'daki vakıf ve imaret kurumlarına dayanır. Bir çok hayır müessesesinin inşasını topluluğun önde gelen simaları olan tüccar ve zanaatkarlar ve her zaman için devletin en zengin kişisi olan Padişahlar yürütmüştür. Bütün Osmanlı tarihi boyunca da bu faaliyetler daima teşvik edilmiş, vakfı olmayan devletlüler ayıplanmıştır.

Su sistemi, ambar, mezbaha vs. gibi büyük şehirlerin ihtiyaç duyduğu birimler hayır müesseselerinin bir parçası olarak kabul edilir ve padişah tarafından yaptırılırdı. Şehrin su sisteminin -su kemerleri, arklar ve sebillerin inşası topluma ait vakıfların bir parçası gibiydi. İstanbul şehir nüfusunun 250.000'e ulaşması ile birlikte, şehrin su sistemi yeni kemerler eklenerek geliştirilmiş ve şehir içinde dağıtım sistemi kurularak, su yolcu diye tabir edilen görevliler tarafından yönetilmeye başlanmıştır.

Şehrin su ihtiyacını karşılamayı dini bir görev addeden Osmanlı yöneticileri, sağlam vakıf idareleri altında bu işi uzun müddet sıkıntılara sebep olma dan yürütmüşlerdir. Kanuni Sultan Süleyman devri sonuna kadar rahatlıkla karşılanabilen su ihtiyacı, kaybedilen savaşların sonucunda para değerinin düşmesi ve vakıfların buna paralel olarak zayıflaması sonucunda sıkıntılı bir hal almaya başlamıştır. Vakıf gelirlerinin azalması, su yollarının gerekli olan bakım ve onarımlarının yapılamamasına ve zamanla bir çoğunun kuruyup adlarının bile unutulmasına sebep olmuştur. Hatta öyle zamanlar olmuştur ki, susuzluk olgusu, özellikle bostanların sulanamaması yüzünden tarım ürünlerinde ortaya çıkan üretim azalması İstanbul'a göç edenlerin geri gönderilmelerine bile sebep olmuştur.

Hamidiye Kaynak Suları

İstanbul'un sorunu yalnızca su sıkıntısı değildi. Nüfus ve yapılaşma artmaya başlayınca kanalizasyon yokluğundan dolayı lağım sulan rastgele akmaya ve İstanbul'un yüzeysel suları kirlenmeye başlamıştır. Ayrıca kaynağından tertemiz akan İstanbul'un ünlü suları sakaların ve çeşmelerin pisliği yüzünden içilemez hale gelmişti.

1877-1878 Osmanlı-Rus savaşından sonra su işlerine el atan II. Abdülhamid yönetimi, 1894 İstanbul büyük depreminde büyük hasar gören su yollarını bütün imkansızlıkla rağmen, 2 milyon kuruş masrafla çok kısa bir süre içinde onarmış, kurmuş olduğu İstanbul Su Şirketi vasıtasıyla Terkos Gölü'nden getirilen su; Beyoğlu, Galata ve Tophane'den Beşiktaş'a kadar olan alanda akıtılmaya başlanmıştı.

Bu dönemde sakaların ellerine geçen çeşmelerin birer zulüm aracına dönmesi de şikayet konusu olmaktaydı. İstanbul Su Şirketi, bunu engellemek ve fakir halka su vermek üzere 12 kadar çeşme yaptırmıştır.

İstanbul'un su ihtiyacı genellikle Halkalı, Kırkçeşme ve Taksim sularından temin edilmekte idi. Haliç'in güneyindeki tarihi yarımadanın içme suyunu temin eden Halkalı sularının sertlik derecesinin oldukça yüksek menba suyu ve yine aynı yeri besleyen Kırkçeşme suları ile Haliç'in kuzeyini besleyen Taksim sularının ise bentlerde toplanan sertlik derecesi düşük fakat kirlenme ihtimali yüksek yüzeysel sular olmaları yeni arayışlara sebep olmuştur. Hamidiye sularının tesisinden önce Haliç'in kuzey kısmını besleyen su kaynağı olarak yalnızca Taksim suları vardı. Yıldız Sarayı yapıldıktan sonra bölgenin su ihtiyacı artmış, Taksim suyu ise bu ihtiyaca cevap veremez olmuştu.

Sertliği Fransız ölçü birimiyle 3 derece olan ve ana kaynağı Kemerburgaz'ın 2,5 km. kadar güneyinde yer alan Karakemer ve Kovukkemer civarındaki sular bu arayışa cevap verir nitelikte görülmüştür. Bu kaynakta II. Abdülhamid tarafından kurulan ve kendi adıyla anılan bu tesisler, İstanbul'u besleyen üç ana isale hattının dışında dördüncü bir kol olarak faaliyete geçmiştir.

Şehre kaliteli içme suyu sağlamak amacıyla Hamidiye suyunun yapımı için bir komisyon kurulmuş, başkanlığına Adliye Nazırı Abdurrahman Paşa, üyeliklerine ise Sultan Abdülhamid'in yakınlarından Emin Bey, İstihkam Feriki Berthier Paşa ve Bongofski Paşa tayin edilmiştir. Berthier Paşa'nın ülkesine dönmesi üzerine Hamidiye suyunun projesinin yapılması Hendese-i Mülkiye-i Şahane su mühendisliği hocalarından Hulusi Bey'e 1316/1898-1899 yılında verilmiştir. Yapılan projeye göre ana menbalar 20 maslakta toplanmış ve kirlenmelere engel olmak için maslaklara demir kapılar yapılarak kilitlenmiştir.



Su Mühendisi Hulusi Bey (oturan, sakallı), öğrencileri ile...


Menbalarda toplanan Hamidiye suyunun günlük debisi, 1200-1300 metreküp arasındaydı. Tesisin büyük bölümünün tamamlanması 1318/1900 yılında, suyun verilmesi ve resmen kabulü ise 26 Mayıs 1902'dedir. Şehre günde 1200 metreküp su temin eden tesis, 2 milyon franka (yaklaşık 10 milyon kuruşa) mal olmuştur.



Maçkada'ki Abdülhamid Çeşmesi'nin 1902 yılındaki açışılışı


O güne dek kullanılmış olan bütün Osmanlı su tesislerinde sular pişmiş kilden yapılmış künk borular içerisinde isale edilirken ilk defa Hamidiye suyunda font borular kullanılmış, sular bu borular içerisinden basınçla akıtılarak, vanalar ile şebekede hareket etme imkanı sağlanmıştır.

Harnidiye sularından 86 çeşmeye, Yıldız Sarayı'nda 30 ve Beşiktaş Sarayında 10 olmak üzere toplam 126 yere su verilmekteydi. Ayrıca isale hattı üzerinde de 7 çeşme vardı ki bunlarla beraber Hamidiye sularından beslenen 133 yer bulunmaktaydı.

Hamidiye Çeşmeleri

Hamidiye şebekesine bağlı halka açık çeşmelerin yedi tanesi isale hattı üzerinde olup Beşiktaş Sarayı'ndaki on, Yıldız Sarayı'ndaki otuz ve Dolmabahçe Sarayı'ndaki on beş çeşme ile birlikte toplam çeşme sayısı 148'dir. Bu çeşmeler Hamidiye çeşmeleri ve Hamidiye suyundan beslenen çeşmeler olarak İkiye ayrılmaktadır. Birinci gruptakiler, birkaç tanesi hariç, şebekeyle birlikte yapılmış ve aynı tarihte hizmete girmiş, ikinci gruptakiler ise daha önce yine II. Abdülhamid Han veya başka kişiler tarafından yaptırılmış ve sonradan bu şebekeye bağlanmıştır. Hamidiye çeşmelerinin genelde aynı standartta ve nispeten sade oldukları, ancak bazılarının bulundukları yere göre farklı biçimlerde ve daha süslü yapıldıkları görülmektedir.



Maçka'daki Abdülhamid Çeşmesi'nin sökülüp,
şimdiki yerine taşınmadan önceki hali.


Hamidiye suyunun baş menbaları, Kırkçeşme tesislerinin doğu isale kolu üzerinde ve Kemerburgaz'ın 2.5 km kadar güneyinde yer alan Karakemer civarındadır. Sular maslaklarda toplandıktan sonra Kurudere boyunca devam edip Kovukkemer'e doğru yeni menbalarla batıdan gelen bir kolla birleşerek güneye yönelir ve böylece elli altı menbaın suyunu yirmi maslakta toplayarak Cendere terfi istasyonuna ulaşır. Cendere terfi istasyonu, saatte 120 m3 suyu 120 metreye, su kulesine yükseltip yerçekiminin yardımıyla 2300 m uzaklığa 300 mm'lik borular içerisinde ulaştırmaktadır.

Cendereden bir kol Kağıthane deresinin sol sahilini takip ederek Kağıthane'ye, oradan da Haliç kıyısındaki mezbahaya kadar uzanmaktadır. Asıl dağıtım kolu ise cenderede yükseltilen suyu 225 mm. çapındaki font borularla güneye doğru yöneltip Levent civarındaki teraziden sonra Zincirlikuyu'dan ayrılarak Mecidiköy ve Balmumcuya ve buradan da bir kol ile Şişli Etfal Hastanesindeki çeşmeye, diğer bir anakol ile de Yıldız-Beşiktaş yönüne doğru yukarıda isimlerini saymış olduğumuz çeşmelerin her birine ulaşırdı.

Kemal Kızıltoprak - Tarih ve Düşünce Dergisi Haziran 2002 s.20-23



alıntı...
Boramir!! Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Şark Meselesinin Tarihi Esasları , Şark Meselesi Hakkında Boramir!! Türk Dünyası Ve Kültürü 0 08-28-2008 23:57
İstanbul'un Fethinde Gemiler Karadan Yürütüldü mü?İstanbul'un Fethi Hakkında Boramir!! Türk Dünyası Ve Kültürü 0 08-10-2008 14:43
İstanbul'un fethini , İstanbul'un fethi Hakkında Boramir!! Türk Dünyası Ve Kültürü 0 07-31-2008 23:52
İstanbul'un Fethi 555.Yıldönümü-İstanbul'un Fethinin Tarihçesi-Hakkında Leon ÖzeL Günler... 6 05-28-2008 19:57
Ermeni Meselesi Nedir?-Ermeni Meselesi Hakkında, Ermeni Meselesi Anlatımı GönüL Nedir 0 04-07-2008 17:49


Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:56 .


Telif Hakları vBulletin v3.7.3 © 2000-2008, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : Msn ifadeleri
site ekle Hosting Hizmetleri

Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286