Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler  

Geri Dön   Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler > FARKLI DÜNYALAR > Türk Dünyası Ve Kültürü

Türk Dünyası Ve Kültürü Türk Dünyası Ve Kültürü

   

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 08-14-2008, 01:26   #1
.ஐ ignorance is bliss ஐ.
 
Mesajlar: 4.600
Teşekkür Etme: 815
326 Mesajina 559 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 32
Tecrübe Puanı: 24135557
Boramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un Çılgını
Oku Ermeni Sorunu Hakkında Belgeler , Ermeni Sorunu Hakkında


ve 15 bin askerimiz kör oldu
Ermeni diasporasinin karalama kampanyalari hizla suruyor. Saldirinin muhatabi Turkiye Cumhuriyeti Devleti'nden ise ciliz birkac karsi cikistan baska tepki yok.Oysa, elimizde oylesine onemli belgeler var ki... Ornegin bu yazida anlatacaklarimi. Cogumuzun bildigini de sanmiyorum. Karamanli yedek subay Ahmet Altinay'in gunlugunu su yuzune cikaran Ahmet Duru'nun, imge yayinlarindan cikan "Katran Kazaninda Sterilize" adli kitabindan...

Birinci Dunya Savasi'nda Ingilizlere, 150 bin askerimiz esir dustu. Bu askerlerden bir kismi da Misir'in Iskenderiye sehri yakinlarinda bulunan Seydibesir Usare Kampi'na hapsedildi. Kampin tam adi, "Seydibesir Kuveysna Osmanli Useray-i Harbiye Kampi" idi. Bu kampta, 1918'de Filistin cephesinde esir dusen 16. Tumen'in 48. Alayi'na bagli Osmanli askerleri tutuluyordu. 12 Haziran 1920'ye kadar iki yil boyunca her turlu iskence, eziyet, agir hakaret ve asagilamaya maruz kaldilar.

Bu insanlik disi muamelenin nedeni ise Ermeniler idi...

Kamptaki, Turkce bilen Ermeni tercumanlarin yalan, yanlis cevirileri ve kiskirtmalari nedeniyle, kamplarin Ingiliz komutanlari, azili Turk dusmani kesilmislerdi.

Savas bitmisti. Ancak, kamptaki agir kosullar nedeniyle olenler disindaki askerleri teslim etmek, Ingilizler'in isine gelmiyordu. Cunku, olasi yeni bir savasta, bu askerlerin yeniden karsilarina cikabilecekleri, Ermeniler tarafindan, Ingilizlerin beyinlerine islenmisti. Cozum toplu katliamdi...

Askerlerimiz, mikrop kirma bahanesiyle, sungu zoruyla dezenfekte havuzlarina sokuldu. Ancak suya normalin cok uzerinde krizol maddesi katilmisti. Mehmetcik, daha ayagini soktugunda, asiri krizol maddesi nedeniyle haslaniyorlardi. Ancak Ingiliz askerleri dipcik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan cikmalarina izin vermiyorlardi.

Mehmetcikler, bele kadar gelen suya baslarini sokmak istemedi. Ancak bu kez Ingilizler havaya ates etmeye basladi. Askerlerimiz, olmemek icin comelerek baslarini suya soktular.

Ancak basini sudan kaldiran artik goremiyordu. Cunku gozler yanmisti... Disari cikanlarin halini goren siradaki askerlerimizin direnisleri de fayda etmedi ve 15 bin askerimiz kor oldu.

Bu vahset, 25 Mayis 1921 tarihinde TBMM'de gorusuldu. Milletvekilleri Faik ve Seref beyler bir onerge vererek, Misir'da esirlerin krizol banyosuna sokularak 15 bin vatan evladinin gozlerinin kor edildigini, bunun faili olan Ingiliz tabip, garnizon komutani ve askerlerinin cezalandirilmasi icin TBMM'nin tesebbuse gecmesini istediler.

Tabii ki yeni kurulan devletin bin turlu sorunu vardi. Bu hesap sorma isi de unutuldu gitti.

Ama onlar unutmuyorlar...

Kendi ihanetlerini bile soykirim ambalajina sarip, dunya kamuoyuna sunuyorlar.

En uzucu olani da malum birilerinin, bu karalama kampanyalarina canak tutmasi...

(Sinan AYGUN)
Boramir!! Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 08-14-2008, 01:26   #2
.ஐ ignorance is bliss ஐ.
 
Mesajlar: 4.600
Teşekkür Etme: 815
326 Mesajina 559 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 32
Tecrübe Puanı: 24135557
Boramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un Çılgını
Tanımlı Ce: Ermeni Sorunu Hakkında Belgeler , Ermeni Sorunu Hakkında


Houriet, ülkesinde kabul edilen sözde Ermeni soykırımı iddiaları için “Türkiye’den özür dilerim. Avrupa sizi parçalamak istiyor” dedi

GAZİ Üniversitesi tarafından düzenlenen uluslararası “Türk-Ermeni İlişkilerinin Gelişimi ve 1915 Olayları” sempozyumunun ikinci gününe İsviçreli parlamenterin sözleri damgasını vurdu. İsviçre’de kabul edilen sözde Ermeni soykırımı tasarısı konusunda ülkesi adına Türkiye’den özür dileyen İsviçreli Parlamenter Albert Houriet, “Avrupa, sizi parçalamak istiyor” dedi.

Sempozyumu izlemeye gelen tüm konukların ilgiyle beklediği İsviçreli Parlamenter Albert Houriet, sözde Ermeni soykırımı tasarısının ülkesinde kabul edilmesi nedeniyle üzgün olduğunu söyledi. Houriet’in, “Ülkem adına sizden özür dilerim” demesi de salonda alkışlara neden oldu. Tasarının İsviçre’de kabul edilmesinin ardından gazetelere ve televizyonlara çıkarak konuşmak istediğini ancak, bunun kabul edilmediğini söyleyen Houriet, sözlerine şöyle devam etti:

“İsviçre’deki Türkler’e bakıldığında ya çok milliyetçi ya radikal İslamcı ya da PKK’lı. Yani, sizin hakkınızda İsviçre’de böyle bir izlenim yaratıyorlar. Kendi ülkemde, İstanbul, İzmir ve Ankara’da gördüğümden daha çok başörtülü insanlar görüyorum. Kendi aranızda çok fazla tartışma var, siz, hiç İsviçreliler’in kendi aralarında tartıştığını gördünüz mü?”

Kemalist Türkiye

Türkiye’nin kendisini yeterince tanıtamadığına dikkat çeken Houriet, kendisinin İzmir’de bir evi olduğunu ve İsviçre’den gelen arkadaşlarının Türkler’in misafirperverliğine şaşırdığını söyleyerek, “Bunlar çok önemlidir” dedi. Türkiye’nin Avrupa ülkeleri ile İslamiyet arasında köprü görevi gördüğünü belirten Houriet, “30 senedir ülkenize gelip gidiyorum. 90 yıl önce yaşanmış olaylar yeniden gündeme getiriliyor. Bu konuda Ermeniler suçludur. Kemalist Türkiye’nin soykırım konusunda hiçbir suçu yoktur” dedi. 90 yıl önce yaşanan olayların tekrar tekrar gündeme getirilerek yaraya bıçak sokulmasının çok gereksiz olduğuna dikkat çeken Houriet, sözlerine şöyle devam etti:

Avrupa daha çok şey ister

“Ben, aslında Avrupa’dan çekiniyorum. Bugün Ermeni soykırımını kabul ederseniz, yarın Avrupa kim bilir neler ister. Soykırımı kabul etmeniz durumunda yarın size Kürt soykırımını tanıyın diyeceklerdir. Avrupa’nın kabul etmenizi istediği her türlü iddia Atatürk ideallerinden biraz daha uzaklaşmanıza neden olacaktır. Avrupa genç Kemalist Türkiye’den korkuyor. Avrupa sizi parçalamak istiyor. Biliyor ki birliğe girerseniz Türkiye Avrupa’nın en büyük ülkesi olacak.”
Çok uzun yıllardır Türkiye’yi ülkesinde savunduğuna dikkat çeken Houriet, Avrupa’da Ermeni soykırımının tanınmasının birçok insanın işine geldiğini belirtti.

Osmanlı arşivlerinde “Bütün Ermeniler’i yok edin” yazan bir belge arandığını savunan Ruhr Üniversitesi Prof. Dr. Fikret Adanır, “Böyle bir belge yok. Ancak Almanya arşivlerinde de ‘tüm Yahudiler’i yok edin’ gibi bir emrin bulunduğu belge yoktur. Elbette ki, Türkiye arşivlerindeki belgeler birincil önem taşıyor, ancak tehcirden sonra geri dönenlerin anlattıkları da çok önemlidir” diye konuştu:

Aradaki grileri de görün

Ermeni soykırımı iddialarına ilişkin batının en büyük kaynağının Mavi Kitap olduğunu söyleyen Prof. Dr. Adanır, sözlerine şöyle devam etti:

“Mavi Kitap’ın propaganda amacı taşıdığı söyleniyor. Ancak bu kitabın içinde belgelerde bulunmaktadır. Türkiye’nin de yazdığı propaganda amacı taşıyan kitaplar var, bunların içinde de belgeler bulunuyor. Mavi Kitap’taki belgeler propaganda diye kabul edilmiyorsa, diğerlerinin de kabul edilmemesi lazım. Tarih bir doğa bilimi değildir. Siyah ve beyazların arasında çok az da olsa grileri de görmek lazım.”

Sözde Ermeni soykırımı konusunda yapılan tek yanlı açıklamaların yetersiz olduğunu belirten Prof. Dr. Adanır, Türkiye’nin iddiaları çürütme konusunda ciddi bir hazırlığının bulunmadığını savundu. Sözde Ermeni soykırımı iddialarının bir silah gibi kullanıldığına dikkat çeken Adanır, “Yaptığımız katliamlar bir değil birden çoktur. Uğradığımız katliamlarda çok fazladır” dedi.

Soykırımı en ağır suçtur

Birleşmiş Milletler ve Avrupa ülkelerinin soykırım sözleşmelerindeki maddeleri tek tek açıklayan ASAM Başkanı Gündüz Aktan ise soykırımı kelimesinin, siyasi, hukuki ve günlük kullanımı arasında hiçbir fark bulunmadığına dikkat çekerek, “Soykırımı en ağır suçtur. Bir insana sen katilsin diyemiyorsan, bir ülkeye de sen katliam yaptın diyemezsin” dedi.

Sözde Ermeni soykırımı iddialarını bir devlet projesi olduğunu belirten Ankara Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Anıl Çeçen de soykırım iddialarının bir Ermeni meselesi olarak kabul edilmemesi gerektiğini, Ermenistan’ın bunu bir devlet projesi olarak gördüğü için üzerine gittiğini söyledi.
Parlamentolar tarafından kabul edilen soykırım tasarılarının BM Sözleşmesi’ne aykırı olduğuna dikkat çeken CHP İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ, Ermeni Diasporası’nın Türkiye’yi soykırımla suçlamasının hukuki bir suç olduğunu söyledi. Elekdağ, “İki tarafta belgelerini gün ışığına çıkarak bu konuyu tartışmalıdır. Bir komisyon oluşturularak çalışmalı, ardından da bir tahkim mahkemesi kurulmalı ve tüm iddialar gerçeğe kavuşturulmalıdır” dedi.

Türkiye askerini yargıladı

Devlet Arşivleri Genel Müdürü Doç.Dr. Yusuf Sarınay ise tehcir sırasında birtakım suistimallerin olduğunu ve Osmanlı Devleti’nin de köklü çözüm bulmak için soruşturma komisyonları kurduğunu belirterek, “Ermeniler’i katletmeyi düşünen bir devlet kendi askerini yargılar mı, cezalandırır mı? Bunda bir kasıt vardır” dedi.

Kayıtlarda, Erzincan’da 500 kişilik Ermeni kafilesine Kürt çetelerinin saldırdığının belirtildiğine dikkati çeken Sarınay, bunun üzerine Osmanlı Devleti’nin Elazığ, Trabzon ve Ankara vilayetlerine de yazı yazılarak tedbirlerin hızlandırılmasının, şayet tedbir alınamıyorsa da sevkin geçici olarak durdurulmasının emredildiğini gösteren belgelerin bulunduğunu kaydetti.

Emekli Büyükelçi Bilal Şimşir de “Malta Sürgünleri ve Ermeni İddiaları” başlıklı sunumunda yargılama sonunda Malta sürgünlerinin delil yokluğundan beraat ettiğini belirterek, “Malta’da sadece sürgünler değil, Türk Ulusu aklanmıştır. O zaman suçlu bulunamayan bir ulusa 85 yıl sonra ‘suçlusun’ dersen bu, gerçeğe aykırı olur” diye konuştu.


kaynaklar: Yeşim ERASLAN / ANKARA

Tercüman



25 Kasım 2005 - 10:13
Boramir!! Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 08-14-2008, 01:26   #3
.ஐ ignorance is bliss ஐ.
 
Mesajlar: 4.600
Teşekkür Etme: 815
326 Mesajina 559 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 32
Tecrübe Puanı: 24135557
Boramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un Çılgını
Tanımlı Ce: Ermeni Sorunu Hakkında Belgeler , Ermeni Sorunu Hakkında


( NOT : Ermeni Soykırımı hakkında birşeyler bilseniz - bilmeseniz bile bu yazıyı okumanız ŞİDDETLE TAVSİYE EDİLİR . )

Türk ve Ermeni halkları ilk kez 11. yüzyılda karşılaştılar. Roma İmparatorluğu döneminde mezhep farkı yüzünden sürekli ezilen, hor görülen Ermeniler, Selçukluların 1071 yılında Malazgirt Savaşı’nı kazanarak Anadolu’ya yerleşmesiyle rahat bir nefes aldılar. Ermeniler M.S. 451 yılında Bizans Kilisesi’nden ayrıldıklarından dolayı Roma İmparatorluğu ile aralarında ciddi problemler vardı. Bu yüzden de Roma İmparatorluğu tarafından zulüm ve baskı görüyorlardı. Ermeniler farklı dinden olmasına rağmen Selçukluları savaş alanında desteklemişlerdir. Böylece bu iki halk 1877 tarihine kadar sorunsuz ve iyi ilişkiler kurarak birlikte yaş**ışlardır.

Ermeniler tarihleri boyunca yaşamlarını daima başka bir ulusun, imparatorluğun veya devletin kontrolü arasında sürdürmüşlerdir. Selçuklu döneminde başlayan Türk-Ermeni dostluğu Osmanlı İmparatorluğu döneminde gelişerek devam etmiştir. Hatta Osmanlı İmparatorluğu döneminde gayrimüslimler arasında en imtiyazlı konumda olduklarından Millet-i Sadıka (en güvenilir, en sevilen topluluk) ilan edilmişlerdir. Yine Osmanlı Devleti’nde Ermenilerin diğer azınlıklara göre üstünlüklerini şu örnekle de görebiliriz: “Osmanlı Devleti’nde herhangi bir konuda gayrimüslimler şuç işlediklerinde, eğer Rum ise derhal tutuklanır ve en ağır ceza verilirdi. Yahudiler ise fakirliklerinden ve garibanlıklarından dolayı biraz da ‘adam yerine konmadıklarından!!’ dolayı önemsenmezdi. Ermenilerin işledikleri suçlarda ise görmemezlikten gelinirdi. Bu arada Osmanlı da yaşayan ‘Frenkler (Batılılar)’e daima şüpheyle bakılır ve sürekli gözaltında tutulurlardı.” Kısaca Osmanlı Devleti’nde yaşayan Ermeniler, Osmanlı’daki en itibarlı gruptu. Ermeni asıllı Osmanlılar’dan çok önemli mimarlar, askerler, yöneticiler yetişmiştir.

Türk-Ermeni ilişkileri bozuluyor

Türk-Ermeni ilişkilerinin bozulmasında bir çok neden bulunmakla birlikte bunların en önemlileri 1789’daki Fransız İhtilali nedeniyle milliyetçilik akımının ortaya çıkması ve emperyalistlerin bitmez-tükenmez sömürgecilik anlayışı...

18. yy’daki milliyetçilik akımı ve daha sonralarıda 19. yy ile 20. yy’daki büyük güçlerin dünyayı paylaşma süreci içerisinde Osmanlı İmparatorluğu en uygun hedefti. Osmanlı, 1914’ten itibaren “Hasta Adam” ilan edilmesine rağmen iki milyar kilometrekareye yaklaşan yüzölçümü, ekonomik potansiyeli, stratejik konumu nedeniyle imparatorluk üzerinde oyunlar oynanabilecek bir devletti. 1839 Gülhane Hattı Humayunu ile bu oyunun ilk adımları atılıyordu. Bu antlaşmayla Osmanlı Devleti’nde devlet görevlileri arasında gayrimüslimlere büyük bir yer açıldı. 1877’de toplanan Meclis-i Mebusan’da (Osmanlı Meclisi) 240 üye bulunuyordu. Üyelerin 60’ı gayrimüslimdi. Bu gayrimüslimlerin arasında da Ermeniler çoğunluktaydı.

Emperyalizmi bilmeyen ulus: Türkler...

Son bin yıldaki Türk devletleri içerisinde Cumhuriyet’e kadar en önemlisi Osmanlı İmparatorluğu idi. Osmanlılar, olumlu-olumsuz özelliklerini barındıran bir devletti. Ancak tartışılmayan bir özelliği vardı ki, egemenliği altına aldığı diğer devletlerde yaşayan insanların ne diline ne de dinine karışmamasıydı. Bu örnek ile Türklerin tarihin hiç bir döneminde emperyalist amaçlar gütmediğini ortaya koyuyordu. Eğer Osmanlı isteseydi o dönemdeki diğer ulusları ve dinleri Türkleştirip veya Müslümanlaştırabilirdi. 1492 yılında Hrıstiyan olmadıkları için İspanya ve Portekiz’den kovulan Musevilere de kucak açan Osmanlı değil miydi?

1071 Malazgirt Zaferi ile başlayan Türk-Ermeni ilişkileri 1877’ye kadar tam 806 yıl barış içinde devam ederken, emperyalistler Türk yurdunu bölmek ve parçalamak amacı ile Osmanlı içerisindeki ırksal ve dinsel grupları sürekli kışkırtıyordu. 1877 yılında İsviçre’de Marksist düşünce çerçevesinde kurulan Hınçak örgütü sonraları ırkçı bir milliyetçi akıma dönüştü. 1890’da Tiflis’te kurulan “Ermeni İhtilal Cemiyetleri Birliği” (Taşnaksutyun) ile birlikte Ermeniler iki kol olarak faaliyetlerini sürdürdüler. Bu çetelerin bir tek amacı vardı: Ermeni halkını kışkırtmak, silahlandırmak ve sonucunda da bağımsız bir devlet kurmak. Tabii ki her dönemde bu örgütlerin arkalarında İngiltere, Amerika, Rusya, İsviçre, Fransa gibi ülkeler hep olmuştur. Milliyetçilik ve din faktörü ön plana çıkınca Ermeni ulusunu kaldırmak kolay oldu.

Sir Mark Sykes-General Picot Anlaşması

1. Dünya Savaşı öncesinde Türkiye’yi paylaşmak isteyen büyük güçler kendi aralarında çeşitli anlaşmalar yapıyorlardı. Bunlardan en önemlisi İngiltere Dışişleri Bakanlığı Ortadoğu Uzmanı Sir Mark Sykes ile Fransa’nın Beyrut Konsolosu General Picot’tu. Sykes-Picot arasında yapılan görüşmelerde Osmanlı’nın Arap şehirleri paylaşılıyordu. İmparatorluk çeşitli bölüşümlere konu oluyordu ama Ermenistan konusunda büyük devletler bir türlü çözüm bulamıyordu. Çözümler içerisinde bir de Osmanlı idaresinde özerk Ermenistan kurmak, sonraları ise bu devleti bağımsızlaştırmak da vardı.

Ermeniler söz veriyor ama sonra vazgeçiyorlar

1. Dünya Savaşı başlangıcında Birleşik Milli Ermeni Kongresi, Ermeniler’in Osmanlı’ya sadık kalacakları konusunda karar almıştı ancak bir süre sonra Ermeniler’den 180 bin kişi Osmanlı-Rusya Savaşı’nda Rus ordusunda gönüllü olarak çarpıştı. Çarlık Rusya’nın propagandasına inanan Ermeniler çarlığın çıkarları doğrultusunda farkında olmadan ‘Ermenisiz Ermenistan’ için canlarını feda ediyorlardı. Ermeniler kandırılmış, bin yıl yakın birlikte yaşadıkları Türkleri arkadan vuruyorlardı.

Tartışılan Tehcir kararı

Osmanlı bir çok cephede savaşırken, Ermenilerin doğuda Ruslar’la birlikte Türklere saldırarak akıl almaz katliamlarda bulunuyorlardı. Ayrıca Osmanlı’nın bir çok şehrinde isyanlar sürüyordu. Önce Zeytun’da başlayan ayaklanma, Kayseri, Bitlis, Erzurum, Diyarbakır, Sivas, Trabzon, Ankara, Van, İzmit, Adapazarı, Adana, İzmir gibi şehirlerde devam etti. Osmanlı İmparatorluğu bu katliamların ve ayaklanmaların önüne geçebilmek için ve daha fazla kan dökülmemesi düşüncesiyle önce çeşitli şehirlerdeki Ermenileri tutuklama kararı aldı. (24 Nisan 1915) 27 Mayıs 1915’te de Sevk ve İskan Kanunu’na göre özellikle doğudaki Ermeniler Osmanlı İmparatorluğu’nun yine toprakları olan Irak, Suriye ve Lübnan gibi şehirlere göç ettirilmesi kararlaştırıldı.

Techir ile göç ettirilen Ermeniler için o günden bu güne kadar soykırım yapıldı iddiaları bulunmaktadır. Türkler sırf Ermenileri ortadan kaldırmak ve köklerini kurutmak için sözde soykırım yapmışlardır. Özellikle Amerika ve Batı tarafından sözde soykırım iddiaları nedense olayların olduğu ve bittiği dönemde değil de 50 yıl sonra 1965’te gündeme gelmiştir. Sanki Ermeniler kendilerine soykırım yapıldığını 50 yıl sonra keşfediyorlardı. Hatta bu iddialara göre Türkler 1.5 milyon Ermeniyi’de öldürüp gömmüşlerdi(!) Demek ki Osmanlı ordusu askerleri yüzer kişilik mezardan tam 15 bin mezar kazarak Ermeniler’i gömüyorlardı! Böylece Osmanlı ordusunun 1. Dünya Savaşı’nda savaşmayıp sadece mezar kazdığını öğrenmiş oluyorduk(!). Osmanlı arşivlerini incelediğimizde (bunlar Başbakanlık arşivinde bulunmaktadır) göçe tabi tutulan Ermeniler için yolculuk sırasında rahatlıklarının sağlanması, can ve malları-nın korunması için buyruk bulunmaktaydı. Göç edenlere yeterli yiyecek verilmesi, güvenlikleririn sağlanması gibi hususlar bu arşivlerde açıkça yazmaktadır. Tabiki göç sırasında büyük hatalar yapılmıştır. Fakat bu Osmanlı İmparatorluğu’nun güçsüzlüğünden meydana gelmiştir. Asla sistematik bir soykırım değildir. Eğer öyle olsaydı göçe tabi tutulan Ermeniler için yukarıda saydığımız tedbirler alınmazdı.

Batının ve Amerika’nın en iyi bildiği konu: Soykırım...

Soykırım suçlaması Türklere yapılmış büyük bir hakaret ve haksızlıktır. Milyonlarca Kızılderili’yi yok eden ABD değil midir? Veya medeni Fransa Cezayir ulusuna yaptığını unutmuş mudur? Almanya Yahudilere adeta bir soykırım uygulamadı mı? Çarlık ve Sosyalist Rusya’da Türklere yapılan eziyet soykırım değil miydi? Amerikalılar ve Batılılar geçmişte ve şimdi yaptıklarını unutturup Türk Ulusu’nu günah keçisi ilan etmişlerdir. Birinci Dünya Savaşı’nda ulusları birbirine kırdıran emperyalistler Türk ve Ermeni halklarının da arasını bozmuşlardır. Bu dönemlerde techir nedeni ile binlerce insan hayatını kaybetmişti. Rus işgali ve Ermeni isyanı nedeniyle 1914-1915 yılları arasında 800 bin Türk’de göç etmek zorunda kalmıştı. Bu göçte binlerce Türk ölmüştü. Yine 1915’te techir edilen Ermenilerin de önemli bir bölümü yollarda hastalık, intikam duygusu ve soygunlarla yaşamlarını kaybetmişlerdi. Yaşanılan iki ulus için de hiç iyi olmamıştı. Ancak bu olayların en önemli nedeni emperyalist Amerika ve Batıydı.

Techir neden soykırım sayılmaz

Eğer bir ulusu yok etmek isterseniz aynı Amerika’nın Kızılderililere yaptığı gibi ya da Almanların Yahudilere yaptığı gibi nerede Yahudi ve Kızılderili görürseniz ortadan kaldırırsınız. Halbuki Osmanlı İmparatorluğu içinde yaşayan ve olaylara karışmamış Ermenilere hiçbir şey yapılmamıştı. Eğer soykırım olsaydı özellikle İstanbul ve İzmir’de yaşayan Ermenilere de soy-kırım yapılırdı. 1915’de Osmanlı İmparatorluğu’nun en önemli finans merkezi Osmanlı Bankası’nın müdürü bir Ermeni’ydi. Öyleyse bu nasıl bir soykırımdır? Techir Osmanlının mecbur kaldığı ve doğuda meydana gelen olayları en aza indirgemek istediği için yaptığı bir uygulama idi. Buna rağmen bu kurallara uymayan 1397 asker 1916’ta kurulan askeri mahkemede kötü muamele ve yargıdan dolayı yargılandılar ve mahkum oldular.

“Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar”

Amerikalı tarihçi Bernard Lewis sözde Ermeni soykırımı yoktur dediği için suçlanmış,yargı önüne kadar çıkmıştı.Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu Mayıs 2004 tarihinde Zürih’de katıldığı toplantıda “Ermeni soykırımı yoktur.” dediği için “Gıyabi tutuklama” kararı alınmıştır. Fransa ise Ermeni soykırımı yoktur demeyi bile suç saymıştır.

Yukarıda söz ettiğimiz gibi ve 1948 yılında kabul edilen BM kararlarına göre de Ermeni Techiri soykırım olarak kabul edilmemiştir. Bu olayları önce kışkırtılan Ermenilerin başlattığı sonra da Türklerin hakimiyeti ele geçirmesiyle de karşılıklı katliamların olduğu talihsiz dönemler diyebiliriz.

Batının bir bölümü daima ikiyüzlü davranmıştır. Özellikle Ermeni konusunda. Berlin’de 15 Mart 1921 tarihinde Talat Paşa’yı şehit eden Ermeni terörist Alman Mahkemesi’nde yargılandıktan sonra haklı görülüp beraat ettirilmiştir. Maalesef bu da Batının adaletiydi...

SONUÇ

Diyelim ki, “sözde Ermeni soykırımı”nı tanıdık. Bundan sonra Türkler ve Ermeniler dost mu olacaklar? Aradan 90 yıl geçmesine rağmen “sözde soykırım”dan haberi bile olmayan insanlar kışkırtılarak Türk düşmanı olarak yetiştirilmektedir. Bu nasıl bir kindir? Düşmanlık tohumları atılarak Türk ve Ermeni ulusları barış içinde yaşayabilirler mi? Türk ve Ermeni hakları böyle mi barışacaklar? Geçmişi kurcalayarak 90 yıl öncesine giderek barış sağlanabilir mi? Devamlı bu olayları gündeme getirmek farklı çıkarları ve beklentileri olan ülkelerin ekmeğine yağ sürmez mi?

2005 yılında “sözde Ermeni soykırımı” nedeniyle dünyada ve ülkemizde yapılan olumsuz propaganda Türk halkını derinden yaralamış ve üzmüştür. Ayrıca genel olarak Türk halkının Ermeni sorunu ile çok bilgili olmadığı görülmektedir. “Türk’ün Türk’e propagandası” mutlaka yapılmalıdır. Böylece bu konuda Türk halkı da bilinçlenecektir. Zira, Ermeni tarafını destekleyen binlerce kitap ve yüz binlerce makale veya tez bulunmasına karşın, haklı olduğumuz Ermeni sorunu konusunda yüz adedi bile bulmayan kitaba, bin adedi bile bulmayan teze sahibiz.



YAZAR : NEDRET EBCİM
Boramir!! Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 08-14-2008, 01:26   #4
.ஐ ignorance is bliss ஐ.
 
Mesajlar: 4.600
Teşekkür Etme: 815
326 Mesajina 559 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 32
Tecrübe Puanı: 24135557
Boramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un Çılgını
Tanımlı Ce: Ermeni Sorunu Hakkında Belgeler , Ermeni Sorunu Hakkında


DÖRT 'T’ PLANI

İşin ucunu insanların canına kastetmeye kadar götüren Ermeni terörünün amacı, sözde Ermeni soykırımı iddialarını ve Ermenilerin taleplerini dünya kamuoyuna duyurmaktır. Nihai hedef ise, "Büyük Ermenistan" rüyasıdır. Büyük Ermenistan'a giden yolda atılması gereken en önemli adım, sözde iddialar konusunda kamuoyu oluşturmak ve Türkiye'ye yönelik emelleri gerçekleştirmektir.

Bunun için uygulamaya konan ve "Dört T" şeklinde adlandırılabilecek olan plan şu dört kavrama dayanmaktadır: Tanıtım, Tanınma, Tazminat ve Toprak... Yani, sözde Ermeni sorunu tüm dünyada terör yoluyla "tanıtılacak", sözde iddialar dünya kamuoyunca kabul edilip Türkiyece "tanınacak", sözde soykırımdan dolayı Türkiye'den "tazminat" alınacak ve "Büyük Ermenistan" rüyasını gerçekleştirmek için gerekli olan "toprak" Türkiye'den koparılacaktır!...

"Dört T" plânına dayanak oluşturan Ermeni iddiaları ise şunlardır

1. Türkler, Ermenistan'ı işgal ederek Ermenilerin topraklarını ellerinden almışlardır.

2. Türkler, 1877-78 savaşından itibaren Ermenileri sistemli olarak katliama tabi tutmuşlardır.

3. Türkler, 1915 yılından itibaren Ermenileri plânlı şekilde soykırıma tabi tutmuşlardır.

4. Talat Paşa'nın, Ermenilerin soykırıma tabi tutulması konusunda gizli emirleri vardır.

5. Soykırımda hayatlarını kaybeden Ermenilerin sayısı 1,5 milyondur.

Bugün, maksatlı olarak gündemde tutulmaya çalışılan sözde Ermeni sorununun ne derece mesnetsiz olduğunu ve ne tür çıkar kaygıları ile ortaya atıldığını daha iyi anlayabilmek için iddiaların ve Türk-Ermeni ilişkilerinin tarihsel gelişimini incelemek gerekmektedir.
Boramir!! Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 08-14-2008, 01:27   #5
.ஐ ignorance is bliss ஐ.
 
Mesajlar: 4.600
Teşekkür Etme: 815
326 Mesajina 559 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 32
Tecrübe Puanı: 24135557
Boramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un Çılgını
Tanımlı Ce: Ermeni Sorunu Hakkında Belgeler , Ermeni Sorunu Hakkında


RŞİV BELGELERİNE GÖRE ERMENİ KONUSU

Batı kamuoyundaki Ermeni soykırımı iddiaları bugüne kadar doğruluğu ispatlanmamış olan hatırat türü sübjektif bazı yayınlara dayanmaktadır. Halbuki "Tarih belge ile yazılır" hükmü, tüm dünya bilim alemince kabul edilen bir gerçektir. Çünkü arşivlere dayalı bilimsel çalışmalar önyargı ve siyasi yaklaşımları ortadan kaldıracaktır. Arşivler, diğer tarihi kaynaklar arasında gerçeği en objektif şekilde yansıtan otantik belgelerdir. Bu nedenle Batı ülkelerinde siyasi bir yaklaşımla ele alınan Ermeni konusunun tarihin asıl kaynaklarına inilerek değerlendirilmesi gerekir. Tarihi konular ve olaylar hakkında hüküm verebilmek için, tarihin otantik kaynakları olan arşivler, tarih araştırmacıları için gerçek belge niteliğindedir. Türk arşivlerinde araştırma yapmadan yazılacak bir bölge ve dünya tarihinde muhakkak eksikler olacaktır. Ermeni konusu hakkında Batı ülkelerinde yapılan yayınlar birinci elden kaynaklara dayanmadığı için maalesef ek**** hatalı ve sübjektif olmuşlardır. Halbuki Türk arşivlerinde Ermeni konusu ile ilgili milyonlarca belge vardır. Bu belgeler olayları objektif bir şekilde aydınlatacak mahiyettedir. Belgelerin tarihi gerçekleri siyasi, ideolojik ve önyargılı yaklaşımlardan uzak, bilimin ışığında aydınlatılmasına yardımcı olması amacıyla bu sayfa hazırlanmıştır.


kaynak..devletarsivleri
Boramir!! Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Avrupalı Büyüklerin Günahı... (Ermeni Sorunu) Boramir!! Türk Dünyası Ve Kültürü 0 08-29-2008 00:19
YER DEĞİŞTİRME (TEHCİR) Ermeni Sorunu , Ermeni Sorunu hakkında Boramir!! Türk Dünyası Ve Kültürü 0 08-02-2008 03:50
Ermeni Meselesi Nedir?-Ermeni Meselesi Hakkında, Ermeni Meselesi Anlatımı GönüL Nedir 0 04-07-2008 17:49
Ermeni Sorunu(lütfen herkes baksın!!!) melankolik16 Off Topic 7 04-05-2008 21:31
Ermeni Sorunu-Türkiye Tarihi cindy Tarih 0 04-05-2008 19:39


Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:52 .


Telif Hakları vBulletin v3.7.3 © 2000-2008, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : Msn ifadeleri
site ekle Hosting Hizmetleri

Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286