Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler  

Geri Dön   Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler > FARKLI DÜNYALAR > Türk Dünyası Ve Kültürü

Türk Dünyası Ve Kültürü Türk Dünyası Ve Kültürü

   

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 08-11-2008, 02:36   #1
.ஐ ignorance is bliss ஐ.
 
Mesajlar: 4.600
Teşekkür Etme: 815
326 Mesajina 559 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 32
Tecrübe Puanı: 24135557
Boramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un Çılgını
turkey 1912-1913 Balkan Savaşı ve Dersler , 1912-1913 Balkan Savaşı Hakkında


1912-1913 Balkan Savaşı ve Dersler
Mehmet Kafkas

Tarihîmiz bir çok zaferle doludur. Yeteri kadar önem verilmemesine rağmen bunların pek çoğu hepimizin hafızasında silinmeyecek izler bırakmıştır. Ancak bu zaferlerin sebepleri, neticeleri, kahramanları, bu kahramanların hayatları, kısacası "dersler" bizim için pek meçhûldür.

Zaferlerimizi bilmeyen bizler, elbette okuması da, dinlemesi de, anlaması da zor ve üzücü olan mağlubiyetlerimiz üzerinde belki de hiç durmayız. Halbuki getireceği tecrübe, vereceği ders açısından mağlubiyetler, zaferlerden pek de aşağı değildir. İşte Balkan Savaşı bunlardan birisidir.

Artık bütün tarihçilerin kabul etmeye başladıkları gibi, Balkan Savaşı, II. Abdülhamid'in takip ettiği siyaset sayesinde -milletlerarasındaki ayrılıklardan faydalanma- uzun süre engellenmiştir. Mamafih onun 1909'da İngiltere'nin tertiplediği 31 Mart Vak'ası bahane edilerek tahttan indirilmesiyle devlet, tecrübesiz, her şeyin meşrutiyet ile hallolacağına inanan, Avrupa'nın "din ve ekonomik" noktadan hareket ettiğini bilmeyen insanlara kalmıştır. İttihat ve Terakki Partisi'nin ülke yönetimini ele geçirmesinden sonra özellikle batı kültürünün eğitim ve sanat hayatımıza yansıtıldığını görüyoruz. Parti, Batının gönlünün hoş tutulması ile onların Osmanlı'ya karşı daha makûl bir politika izleyeceklerine inanıyordu. Halbuki batı yeryüzünde "ayakta duran müslüman" görmek istemiyordu. İttihatçılar, Balkan devletlerinin Osmanlı'ya karşı girdiği ittifakı göremedikleri gibi, iş başına getirdikleri bazı gayr-i müslim devlet adamları sebebiyle de mevcut durumun da zayıflamasına sebep olmuştur. Meselâ, Balkan Savaşı'ndan kısa bir süre önce Dışişleri Nâzırı Noradınkyan, "Balkan Devletlerinin Osmanlı'ya saldırmayacaklarına dair meclise teminat verir" diyerek 70-80 bin tecrübeli askerin terhisine sebep olmuştur (1).

Balkan Savaşı öncesinde meydana gelen siyasî gelişmeler doğrudan bu savaşla alâkalı değildir. Çok mühim olan bu husus ayrı bir yazı olabilecek seviyede olduğu için biz hemen Balkan Savaşı'na girmek istiyoruz. Bu savaştan alınacak dersleri maddeleştirecek olursak;

1. Balkan Savaşı'na katılmış olup da hatıralarını yazanlar, mağlubiyetimizin en mühim sebeplerinden birisi olarak orduya siyasetin bulaşmasını göstermektedirler. Bunlardan Rahmi Apak, Kara Sait Paşa ve Albay Efe Kâzım'ın siyasî anlaşmazlık sebebiyle birbirlerine silah çektiğini anlatır (2). Ordu, siyasetle iştigal etmemeli, vazifesinin ulvîliğinin şuuruyla kendisini geliştirmelidir. O günleri cephede gazeteci olarak yaşayan bir Fransız şunları anlatıyor;

"Bana bir albay gösterdiler. Bir binbaşıdan bahsettiler. Jön Türk Partisi'nin ümidiymiş (İttihat ve Terakki Partisi). Bir yüzbaşı da ıslahatçılığıyla tanınıyormuş.
Ben de elimde olmayarak eski Osmanlı ordusunu düşünüyordum. O ordunun subaylarını cemiyetler, kulüpler, şahsi tercih yapan komutanlar seçmezdi. Onlar sadece savaşı düşünüyor, ülkeyi yönetmekle uğraşmıyorlardı. Bugünkü orduya gelince... Bu ordunun üzerine pek çok siyaset yağmuru yağmış, demirleri paslanmıştı" (3). Bir ordu ülkeyi idareye kalkışmış ise, onun hatalarını engellemek çok zordur. Çünkü onda silah vardır.
2. Bulabildiğimiz bir askerî kaynak savaş günlerinde ordunun durumunu anlatıyor:
"Subayların seçilmesi, yükseltilmesi, orduda kalmaları için sağlık ve ihtiyaca uygunlukları tesbit edecek usullerimiz yoktu. Avrupa ordularının acı deneyleri neticesinde terke mecbur oldukları köhne terfi usüllerinden biz bir türlü ayrılamadık. Takdirsizliğimizin daima cezasını çektik. Subaylar komutanlarına emirlerindeki birlikleri idareden mahrum olduklarını söyleyemiyorlardı" (4). Orduda mevkiler ve rütbeler subayların bilgi ve becerilerine uygun verilmez ise savaşların kazanılması imkânsızdır.

3. Balkan Savaşı'nda başarılı olan komutanların ittihatçılık fikrinden uzak, dindar ve bu sebeple kendisini yenileyebilen kişiler oldukları açık. Sultan Vahdettin'in damadı İsmail Hakkı Bey, bu özellikleri taşıyan general Cavid'in şehadetini şöyle anlatır;

"Cavid Paşa, alaya, cedlerimizin bir zamanlar Avrupa'yı titretmiş olduklarını anlattı. Makedonya'da lekelenmiş olan namusumuzun temizlenmesi gerektiğini belirtti. Devam etti, -Pekâlâ evlatlarım. Siz bir alaysınız, ben dahi bir alay sayılırım. Manolassa tepesinde iki Yunan alayı vardır. Onları tepeden aşağı atalım. İleri hücum!... Allahü Ekber! Allahü Ekber!
Cavid Paşa tepeye koşuyordu. Anadolu'nun genç ve imanlı askerleri "Allah Allah" sadâlarıyla dağa tırmanmaya başlamışlardı. Ak sakallı Cavid Paşa beş mermi ile yüzünden ve göğsünden yaralanarak yere düştü. "Allah Kerîm..." son sözleriyle şehidlerin cennetine kavuştu. Beyaz sakalı temiz kanıyla kıpkırmızı olmuştu" (5). Alay tepeyi ele geçirir.

Bunun yanında, Alman subayları kırpık bıyıklı diye kendi bıyıklarını da bu şekilde kesen (6), taklidçi, kendini tanımayan subaylar Balkan Savaşı'nda başarılı olamamıştır. Meselâ, Taşlıca bölgesinde 5 bin askerimiz çok iyi silahlanmış olmasına rağmen, yanında top ve makinalı tüfek dahi bulunmayan bin Karadağ askeri karşısında komutanları yüzünden kaçmak zorunda kalmışlardır. (7).

4. Orduda, ikmal işlerinin iyi düzenlenememesi sebebiyle büyük bir açlık kendisini göstermiştir. Önce bu konudaki bilgileri arz edelim:

"Bulgarlara karşı yapılan savaş dört gün sürdü. Türkler kaybettiler. Çünkü askerlerin ekmeği ve başkumandanın telgrafı yoktu" (8).

"Bir çok askerimiz ölmüş at ve katırların gayet fena kokan cesetlerinden çıkardıkları derilerle ayak ve bacaklarını sarar ve bununla soğuğa karşı koymağa çalışırlardı. Bazıları -ise aç kalınca ot toplayıp yemişler ve maalesef zehirlenmiş, müthiş acılarla kıvranarak ölmüşlerdi" (9).

"Açlıktan ölüme mahkûm olan askerlerin bazen vahşi kuşları kovmak için bir kolu kalkıyor, fakat ölmekte olan bu askerin hareketi hiç bir işe yaramıyordu. Çünkü kuşlar bu insanların başından ayrılmıyordu" (10).

"Lüleburgaz komutanı ve Türk Ordusu Başkumandanı Abdullah Paşa dahi açlıktan ölmek üzeredir. Onu bir yabancı gazetecinin verdiği bir kaç konserve kurtarmıştır" (11).

Bu tür misâlleri çoğaltmak mümkündür.
5. Bu yiyecek, giyim ve cephane sıkıntısına rağmen "Anadolu'lu olma özelliğini devam ettirebilen askerlerimiz kahramanca savaşmışlar fakat yukarıda arz ettiğimiz sebeplerle galibiyete ulaşamamışlardır:

Journal gazetesi muhabiri anlatıyor: "Türkler, Manastır'da Plevne savaşçılarının efsanevî cesaretini ve kahramanca inadını gösterdiler. Tam ve kesin yenilgilerine rağmen şan ve şeref tacına lâyık olabildiler" (12).

"Türk evlatları, Sırp sınırından itibaren yürüye yürüye, takatten düşerek, neredeyse bir deri bir kemik olmuş, tanınmayacak halde bugün Yunanistan'da bulunan Yanya'ya vardılar. Yolda hiç bir kapıdan bir dilim ekmek bile almadan Allah'ın bitirdiği otları yiye yiye Yanya'nın imdadına koştular" (13).

Askerlerimiz Yanya'da 12 bin kişidir. Altmış bin kişilik Yunan ordusuna 6 ay karşı koyarlar. Sonunda ayakta duramayacak hâle gelince Yunanlılar şehre girer. Askerlerimizin altı bini açlıktan vefat etmiştir. Gerisini bir Yunanlı subay şu şekilde anlatıyor:

"Cephane ve yiyecekleri kalmamış, kâfî gelmeyen pek az miktarda çürümüş mısır ekmeğiyle şöyle böyle yaşayabilen bu insanlar inanılmaz bir manzara ortaya koydular. Türk askerleri, soluyarak, çığlıklarla âdeta yerde sürünüyorlardı. Bu iskelete benzeyen insanların gözlerinde ölüm görünüyor, son nefesleriyle bir parça ekmek rica ediyorlardı" (14).

Balkan Savaşları'ndan alınacak dersler çoktur. 1. Balkan Savaşı'nda bizimle beraber olan Arnavutlar'dan Hristiyan olanların ihanetleri, (15) Osmanlı'ya sadık oldukiarı iddia edilen Yahudilerin Atina'daki Türkler'e yaptıkları (16) Bulgar'ların ve Yunanlıların Türklere katliam derecesine varan davranışları, bazı askerlerimizin tüfek tutmayı dahi bilmemeleri (17) unutulmayacaktır.

Osmanlı uzun süre askerine; Allah korkusunu, itaati ve cesareti öğretmişti. Bunlardan uzakiaşıldıkça, özellikle Balkan Savaşı'nda, mağlubiyetimiz kendisini göstermiştir.
Bütün bunların yanında; Osmanlı'nın asırlarca huzur ve müsamaha ile idare ettiği Balkanların, Ortadoğu gibi Osmanlı sonrası içine düştüğü durum çok mühimdir. Asıl ders budur. Bu devletler Osmanlı'dan sonra kendi içlerinde uzun süre savaşmışlardır. Günümüzde ise Romanya'da, Bulgaristan'da, Yugoslavya'da yaşananları görüyoruz. Kimbilir belki de bunlar Osmanlı'yı Balkan savaşlarında katleden milletlere karşı ilâhi adaletin birtecellisidir.

Balkan savaşlarında Edirne müdâfi Şükrü Paşa'dan Yanya kahramanı Esat Paşa'ya kadar yüzbinlerce şehidimize rahmet gönderiyoruz.□

DİPNOTLAR:
1)Artuç, İbrahim; Balkan Savaşı, İstanbul 1988. s: 74.
2)Apak, Rahmi; Yetmişlik Bir Subayın Hatıraları, Ank. 1988, s: 70.
3)Louzanne, Stephan; Balkan Acıları, İstanbul 1990, s: 34.
4)Genelkurmay Başkanlığı; İşkodra Savunması ve Hasan Rıza Paşa, Ankara 1986, s: 54-55.
5)Okday, ismail Hakkı; Yanya'dan Ankara'ya, İstanbul 1975, s: 89-90.
6)Apak, a.g.e., s: 50.
7) Genelkurmay, a.g.e., s;73.
8) Louzanne, a.g.e., s: 73.
9)Okday,a.g.e.,s:113.
10)Okday,a.g.e.,s:150.
11)Louzanne, a.g.e., s:56.
12)Artuç,a.g.e,s:234.
13)Genelkurmay Başkanlığı; Yanya Savunması ve Esat Paşa, Ankara 1984, s: 24.
l4)Okday,a.g.e.,s:34.
15)Genelkurmay; İşkodra..., s: 92.
16)Artuç, a.g.e.. s: 225.
17) Artuç, a.g.e., s: 105.
Boramir!! Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
1.Balkan Savaşı ve Osmanlı Devleti Hakkında Boramir!! Türk Dünyası Ve Kültürü 0 08-15-2008 05:27
2.Balkan Savaşı , 2.Balkan Savaşı Hakkında Boramir!! Türk Dünyası Ve Kültürü 0 08-10-2008 14:00
Birinci Balkan Savaşı , Birinci Balkan Savaşı Hakkında Boramir!! Türk Dünyası Ve Kültürü 0 07-31-2008 23:55
Balkan Diploması,Ömer Engin Lütem ve Birgül Demirtaş,Balkan Diploması Kitap Özeti lolipop01 Kitap Özetleri ve dergi 0 07-27-2008 19:38
Edirne - Şükrü Paşa Anıtı ve Balkan Savaşı Müzesi Hakkında Bilgi, Resimleri GönüL Anıtlar Ve Müzeler 1 06-25-2008 18:34


Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:51 .


Telif Hakları vBulletin v3.7.3 © 2000-2008, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : Msn ifadeleri
site ekle Hosting Hizmetleri

Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286