Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler  

Geri Dön   Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler > FARKLI DÜNYALAR > Türk Dünyası Ve Kültürü

Türk Dünyası Ve Kültürü Türk Dünyası Ve Kültürü

   

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 08-10-2008, 12:24   #1
.ஐ ignorance is bliss ஐ.
 
Mesajlar: 4.600
Teşekkür Etme: 815
326 Mesajina 559 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 32
Tecrübe Puanı: 24135557
Boramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un Çılgını
turkey Osman Gazi kimdir , Osman Gazi Hakkında kısa bilgiler


Osman Gazi

Osman Gazi; imanını, azmini harc ederek inşa ettiği, 623 yıl payidar olan, büyük ve şerefli İslam devletini kurucusu büyüğümüz... O'nun, Rıza-i İlâhî uğruna gösterdiği ihlaslı gayretleridir ki, şanlı devleti altı asır üç kıtada payidar kılmıştır. Yine yaptığı Kur'an hizmeti ile aradan asırlar geçmiş olmasına rağmen unutulmamış, gönüllerde yaşamıştır. Beşer için bundan büyük saadet düşünülebilir mi?..
Osman Gazi, Oğuzların Kayı boyu'nu üç asır süren göçebe hayattan devlet hayatına yükseltmiştir.

Bu cihan devletinin nasıl kurulduğunu ve nasıl bu kadar uzun müddet yaşayabildiğini daha iyi anlamak için Osman Gazi'nin hayatına yakından göz atmak gerekir. Fakat daha önce kısaca Kayı boyunun Söğüt'e gelişine kadar geçirdikleri devreye bakalım... Kayı oymağı ilk defa yaklaşık 1000 yılında diğer Oğuz boylarıyla birlikte hareket ederek Amuderya nehrini geçmiş ve Aral havzasına gelmişlerdir. Burada, Horasan'ın kuzey sınırına, Karakum Çölü'nün güneyine, Merv civarında Mâhân'a yerleştiler 1220 yıllarında Cengiz idaresindeki Moğol orduları yaklaşırken, bu Ye'cüc Me'cüc âfetinden sakınarak Merv'den hareket ederek, Ahlata gelmişlerdir. Alıştıkları Türkistan havasını ve sürüleri için kâfi otlağı bu bölgede bulamayınca Erzincan yakınlarına göç etmişlerdir. Kayı Boyunun Beyi Süleyman Şah, aradıkları huzurlu ortamı bir türlü bulamamanın elemiyle geri Horasan'a dönmeye karar verir. Geri dönmek üzere yaptıkları sefer esnasında Caber kalesi önlerinde Fırat nehrini geçerken boğularak şehit olur. Bu vak'adan sonra Süleyman Şah'ın dört oğlundan Sungur Tekin ve Gündoğdu geri vatanlarına dönerler. Diğer iki oğlu Dündar Beyle Ertuğrul Bey Pasin ovasıyla Sümerli-Çukur taraflarına gitmişlerdir. Ertuğrul Bey, bu bölgelerin de aradıktan ve ideallerindeki yer olmadığını görünce oğlu Savcı Bey'i, Selçuklu sultanı I. Alâeddin Keykubad'a göndererek kendilerine uygun bir yer gösterilmesini ister. Bunun üzerine Alaaddin Keykubat Kayı Boyu'na Ankara civarında Karacadağ'ı verir. Kayı Boyu; Moğollara ve Bizanslılara karşı mücadelelere girişir ve bu mücadelelerden her zaman muzaffer çıkar. Bu muvaffakiyetleri üzerine Kayı Boyu'na Bizans hududundaki Söğüt kışlak, Domaniç ise yaylak olmak üzere verilir.

Ertuğrul Gazi idaresindeki Kayı aşireti yeni yurtlarına yerleşir yerleşmez, etrafı talan eden Bizanslıların karşılarına dikilmiş ve onlarla cenge tutuşmuşlardır. Osman Gazi, işte Kayı aşiretinin gazadan gazaya atıldıkları ve İla-yi kelimetullah için savaşmanın şevkiyle coştukları yıllarda, 1258'de Söğütte dünyaya gelmiştir.

Osman Gazi çok küçük yaşından itibaren mükemmel bir dinî tahsil almaya ve harp san'atını öğrenmeğe başlamıştır.

Osman Gazi, 1281'de babası Ertuğrul Gazi'nin vefat ettiği anda, 23 yaşında; kumandanlıkta ve idarecilikte babasını aratmayacak derecede mahir bir idareci ve kumandandı... Bu yüzden diğer kardeşleri Savcı Bey'le Gündüz Beyin ve aşiretin bütün ileri gelenlerinin tasvibiyle Kayı boyunun başına geçmiştir.

Osman Gazi aldığı terbiye icabı, son derece mütevazi, imanlı, secaatli bir idarecidir. Bir yandan elinde kılıç düşmanları titretirken, diğer yandan Cenab-ı Hakka kullukta kusur etmemeye âzami dikkat sarfetmektedir. Şu hadise O'nun Hak dine bağlılığının müşahhas bir misalidir.

Osman Gazi ilerde kayınpederi olacak Şeyh Ede-Bâli'yi zaman zaman ziyaret edip çeşitli mevzularda ona danışırdı. Yine böyle bir ziyaret gününün gecesi uyumak için kendisine hazırlanan odaya girdiğinde, duvarda asılı duran Kur'an-ı Kerim'i görür. Kelâm-ı İlâhî'nin bulunduğu bir yerde uzanıp yatmaktan haya eder ve Kur'an-ı Kerim'i eline alarak sabah namazına kadar okur. Sabah namazını eda ettikten sonra başını yatağın kenarına koyduğu bir esnada uyku ile uyanıklık arasında şöyle bir nida işitir.

"Ey Osman! Madem ki sen benim kitabıma bu kadar hürmet edip, sabaha kadar okudun. Ben de seni ve senin evlâdını mübarek ve said eyledim. Dünyada ve ukbâda sen ve neslin mesud ve bahtiyar olacaksınız. Devlete nail olacaksınız. Kur'an'a ve O'nun hakikatlerine hürmet edip, onunla amel ettiğiniz müddetçe şanla, şerefle yaşayacaksınız"

Niçin uyumadığını soran Şeyh Ede-Bâli'ye akşamdan beri olanları ve en son gördüğü rüyayı anlatır. Çevrenin tanınmış, âlimi, mürşidi anlatılanları dinledikten sonra uzun uzun düşünür ve hiçbir yorum yapmaz...

Osman Gazi'nin ideâli kâinatı kuşatacak kadar geniştir. O Cenab-ı Hakkın yüce ismini bütün kâinata duyurmak, yaymak istemektedir. Bu uğurda canını seve seve vermeğe hazırdır... İdeâlinin genişliğini, henüz ilk beylik anlarından itibaren İstanbul'a göz koymasından anlıyoruz. Kendisine izafe edilen bir şiirinde şöyle demektedir.

Osman Ertağrul oğlusun,

Oğuzhan Karahan neslisin,

Hakkın bir kenter kulusun

İstanbul'u aç gülzâr yap!

Bu ideali İlham-ı Rabbani olarak kendisine rüya âleminde gösterilmiştir. Yine Şeyh Ede Bâli'nin misafiri olduğu bir günün akşamı şöyle bir rüya görür:

Rüyasında Şeyh Ede-Bali'nin yanında yatmaktadır. Bu esnada Şeyh Edebâli'nin koynundan bir ayın çıkarak yükselmeye başladığını görür. Ay bedir haline geldiği zaman gökten inerek kendisinin koynuna girer. Daha sonra göbeğinden bir çınar ağacı çıkarak süratle büyümeye başlar. Ağaç büyüdükçe yeşillenmektedir. Dallarının gölgesi bütün dünyayı örtmektedir. Ağacın yanıbaşında dört sıra halinde dağlar yükselmektedir. Bu dağlar, Kafkas, Atlas, Toros ve Balkan dağlandır. Ağacın köklerinden Dicle, Fırat, Nil ve Tuna nehirlerinin çıktığını görür. Dağlardan çıkan bu sular, gül ve çeşitli çiçeklerle bezenmiş bahçeler arasında dolaşarak akmaktadır. Bu geniş sulann üzerinde gemiler yüzmektedir. Bu sularla sulanan tarlalar mahsullerle dolup taşmaktadr. Dağların tepeleri sık ormanlarla örtülüdür. Vadilerde sayısız şehirler vardır. Bu şehirlerde çok güzel binalar vardır. Bu binaların hepsinin altın kubbelerinde birer ay yükselmektedir. Sayısız minarelerinden bülbül sesli müezzinler Ezan okumaktadır. Ağacın üzerinde bulunan bülbüller ve türlü çeşitli kuşlar okunan bu Ezan-I Muhammediye kendi hal dilleriyle iştirak etmektedirler. Ağacın yaprakları gittikçe uzamaktadır. Tam bu hengâmede aniden bir rüzgar çıkar ve ağacın yapraklarını İstanbul'a doğru çevirir. Şehir, iki denizin ve iki kıtanın birleştiği yerde, iki zümrüt ile firuze arasına oturtulmuş bir elmas gibi parlamaktadır. Böylece bütün dünyayı kuşatan geniş bir ülkenin çerçevelediği yüzüğün kıymetli taşını teşkil etmektedir. Osman gazi tam bu yüzüğü parmağına takarken uyanıvermiştir.

Gördüğü bu rüyayı Şeyh Ede-Bâli'ye anlatınca, şeyh tebessüm ederek O'na şöyle demiştir. "Osman, padişahlık sana ve senin nesline mübarek olsun. Kızım Bâlâ Hâtûn da senin helâlin olsun." Böylece, Osman Gazi, daha önce tâliblisi olduğu Bâlâ hatunla izdivaç etmiştir. Bu izdivaçtan Alaaddin Bey dünyaya gelmiştir. Oğlu Orhan Gazi'nin annesi ise Türkmen Beylerinden Ömer Bey'in kerimesi Mal Hatun'dur...

Osman Gazi; müslüman köylerine dadanan, masum halkı katlederek, mâmur yerleri yakıp yıkan Bizans tekfurlarına karşı cihad bayrağını açar ve durup dinlenmeden gaza eder. Maiyyetindeki bir avuç serdengeçtiyle fetihten fetihe koşmaktadır. Osman Gazi'nin şanlı fetih ve zaferlerine kısaca göz gezdirelim. 1285'te Kulaca Hisar, 1288 Karacahisar fethedilmiştir.

Bu zaferler üzerine Selçuklu Sultanı II.Sultan Mes'ud Osman Gazi'ye 1288'de Eskişehir'i de vermiştir. Bir yıl sonra da bağımsızlık alâmeti olarak; Tuğ, alem, tabıl, altın kılıç ve beyaz renkte bir sancakla birlikte bir de ferman göndererek, Kayı aşiretinin bağımsızlığını resmen ilan etmiştir.

Kayı aşiretinin hudutları gittikçe büyümektedir. Osman Gazi Cihangir ruhlu askerlerle yılmadan sınır boylarında dolaşmaktadır. 1292'de Sakarya'nın kuzeyine akın edilmiştir. 1298'de Bilecek ve Yarhisar kaleleri fethedilmiştir.

Bu fetihleri müteakip, Selçuklu devletinin de artık alem verici mukadder sonunu gören Osman Gazi 27 Ocak 1299'da, Osmanlı Devletinin kurulduğunu dosta ve düşmana ilan etmiştir. Akabinde devlet müesseselerini süratle kurmuş ve ehil kişileri mühim mevkilere getirmiştir...

Devletin kuruluşundan sonra fetih hareketleri devam etmiştir. 1301'de Yondhisan ve Yenişehir kaleleri fethedilmiş yine aynı yıl 27 Temmuz'da Bizans ordusuna karşı yapılan Koyunhisan muharebesinde parlak bir zafer kazanılmıştır. Yine o yıl Köprühisar fethedilmiştir. 1306 yılında da Bursa Tekfurunun idaresindeki müttefik Bizans ordusuna karşı yapılan meydan muharebesinde tarihlere "Dinboz zaferi" diye geçen, neticesi itibariyle oldukça mühim zafer kazanılmıştır. Bu parlak zaferlerden sonra Osman Gazi, hayalindeki fethi gerçekleştirmek için harekete geçmiş ve yeşillikler içerisinde cennet belde Bursa'nın fethi için 1314'te ilk hamle olarak şehri kuşatma altına almıştır.

Bu kahraman padişah 1326'da bir rivayete göre Bursa'nın fethi haberini aldıktan sonra, diğer bir rivayete göre de fetihten önce beka âlemine göçmüştür. Osman Gazi Söğut'te vefat etmiştir. Daha sonra vasiyeti gereği 6 Nisan 1326'daki fethi müteakip Bursa'ya getirilerek buradaki türbesine defnedilmiş-tir.

Osman Gazi, vefatından önce, 1320 yılında oğlu Orhan Gazi'yi yerine vekil tayin ederek, kendisinden sonra kimin padişah olmasını istediğini belli etmiştir. Oğlu Orhan Gazi'ye vefatından önce yaptığı nasihat ve vasiyet asırlar boyu idarecilerin kulağına küpe olmuştur. Oğluna; milletin istikbaline ışık tutan ilim adamlarına, millete pak ahlak yolunu gösteren salih kişilere ve millet için can vermiş olan şehitlerin evlatlarına hürmet ve itibar etmesini vasiyet eden Osman Gazi, devamla şöyle demiştir:

"Daima gaza ve cenge devam ediniz. Cihadın kemâline varıp, Sancağ-ı Şerifi daima yüksekte tutunuz. Hanedanımdan ve torunlarımdan her kim ki, doğru yoldan ve adaletten geri kalır, O, rûz-i mahşerde, Peygamber Efendimizin şefaatinden mahrum kalsın!

Oğlum; dünyaya gelen hiç bir padişah yoktur ki, ölüme itaat etmesin. Şimdi Hâkim-i Mutlakın hüküm ve iradesiyle ölüm yaklaştı. Bu mânevi yolculukta, artık, dünya nimetlerinden ümidi kesmek gerektir. Ey bahtiyar oğlum, bu devleti, bu emaneti sana bırakıyorum. Seni Hüdâya emanet ediyorum. Bütün işlerinde kanunları üstün tut. Askerleri ve halkı kendi akraban gibi sev, haklarını tamamen ve noksansız ver!"

Oğlu Orhan Gazi ve nesli bu vasiyyetini harfiyyen yerine getirmekte kusur etmiyeceklerdir. Bu yüzdendir ki, Osmanlı devletinin hudutları 3,5 asırda "bin" kat büyüyüp genişleyecektir...

Osman Gazi vefat ettiğinde geriye, dünya malı olarak zarurî eşyalarından başka birşey bırakmamıştı. İşte terekesi: Denizli bezinden içi âlemli yapılmış sarık bezi, bir at zırhı, bir tuzluk, bir kaşıklık, bir çift çizme, Alaşehir dokuması sancaklar, bir kılıç, bir tirkeş, bir mızrak, birkaç at ve üç sürü koyun...

Osman Gazi padişah iken devlet hazinesinden maaş almamıştır. Koyunlarının gelirleri ile geçimini temin etmiştir. Zaten elinde olanı fakirlere, muhtaçlara dağıtırdı. Bundan büyük lezzet alırdı. Gelecek nesillere dünyaya bedel bir devlet bırakmıştı. O'nun kurduğu devlet, üç kıtaya hükmedecek ve dünyaya, ilim, irfan, adalet, iman nurunu yayacaktı...





alıntı...
Boramir!! Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Gazi Osman Paşa , Gazi Osman Paşa Hakkında Boramir!! Türk Dünyası Ve Kültürü 0 08-10-2008 12:43
Osman Gazi kimdir , Osman Gazi Hakkında Boramir!! Türk Dünyası Ve Kültürü 0 08-01-2008 20:54
Sultan Osman Gazi Kimdir, Sultan Osman Gazi hayatı, Sultan Osman Gazi Hakkında Boramir!! Türk Dünyası Ve Kültürü 7 07-18-2008 04:51
Osman Gazi ve Kırk Sandık alos Kitap Özetleri ve dergi 0 04-10-2007 01:49
Gazi Osman Paşa kimdir-Gazi Osman Paşa hayatı,biyografisi Misafir Biyografi 0 01-25-2007 23:17


Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:07 .


Telif Hakları vBulletin v3.7.3 © 2000-2008, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : Msn ifadeleri
site ekle Hosting Hizmetleri

Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286