Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler  

Geri Dön   Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler > FARKLI DÜNYALAR > Türk Dünyası Ve Kültürü

Türk Dünyası Ve Kültürü Türk Dünyası Ve Kültürü

   

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 08-06-2008, 12:12   #1
.ஐ ignorance is bliss ஐ.
 
Mesajlar: 4.600
Teşekkür Etme: 815
326 Mesajina 559 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 32
Tecrübe Puanı: 24135557
Boramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un Çılgını
turkey Halk Bilim'in (Folklorün) Önemi , Halk Bilim Hakkında


HALK BİLİMİN (FOLKLORUN) ÖNEMİ














“Folklor” olarak adlandırılan halkbiliminin asıl konusu, insandır. Tarih kadar eski olan bu sahayı teşkil eden destan, masal efsane halk hikayesi, bilmece, türkü, fıkra, atasözü hatta alkış-kargışlarda biz, bir milletin yaşayış biçimini, sevinç ve tasasını, gelenek ve göreneklerini, değer yargılarım dilini, dinini bir yerde de tarihini buluruz. İnsanlığa sevgi, saygı, barış, huzur, güven, birlik ve beraberlik vb. kavramların hapsi folklorla iç içedir. Vatan ve millet sevgisinin, ahlaki değerlerin en güzel örneği, folklor ürünlerinde gizlidir.Kısacası bir milletin kültür tarihi hakkında bilgi sahibi olmak için, o milletin kültür ürünlerine bakmak gerekir. Bunların gelecek nesillere aktarılması, folklorun görevidir. Sözü edilen ürünlerden faydalanmak için onların derlenmesi araştırılıp incelenmesi, eski ve yeni unsurların ortaya çıkarılması lazımdır. Bu surette hem kültürümüzle ilgili çeşitli konulardaki gelişme ve değişmeler ortaya çıkacak; hem de kendini bilen, olgun ve bilgili kişiler yetişmesi sağlanmış olacaktır. Zira kendi geçmişini, özelliklerini bilmeyen bir insanın vatanına ve milletine yararlı olamayacağı açıktır.

FOLKLORUN ÇEŞİTLİ BİLİM DALLARIYLA İLGİSİ


Halkbilimini meydana getiren unsurlar gerek amaçlan, gerekse metotları açısından farklı olduğu bilim dallarıyla, dolayısıyla eğitimin çeşitli yönleriyle yakından ilgilidir. Mesela herhangi bir yere ya da olaya bağlı olarak anlatılan bir efsane, elbette tarih demek değildir. Ancak tarihi belgenin olmadığı yerde, bu görevi yüklenir. Tarih araştırmacısı, anlatıyı gerçeğe uymayan yönlerinden arıttığı oranda görevini yapmış olacaktır (1, s.35). Oysa halk bilimci için, efsanenin gerçeği uymayan yönleri de önemlidir. Böylece halkın “anlatıdaki olayı izah etme şekli, yani düşünce seviyesi”yle çeşitli dönemlerden kalan izleri tespit edilin değerlendirmek mümkün olacaktır.
Sözlü ürünlerimiz ait olduğu ülkenin diliyle, o yörenin- şivesiyle ifade edilirler. Bir başka ifadeyle bir bölgenin türkülerini, masallarını, bilmecelerini v.b. derlemek, o yörede dil araştırması yapacaklar için gerekli malzemeyi elde etmek demektir. Bu arada halk bilimcinin derlediklerini iyi değerlendirebilmesi için, o bölgenin dilini (veya şivesini) ve özelliklerini iyi bilmesi gerekmektedir.

Folklor ürünlerimizin en büyük özelliği çeşitli unsurlarının, anlatıldığı coğrafi sahaya uygunluk göstermesidir. Başka bir şekilde söyleyecek olursak coğrafya, anlatı ürünlerindeki gelenek-görenek, yaşayış tarzı, giyim-kuşam, döşeme, ulaşım vasıtası v.b. unsurların farklı bölgelerdeki değişikliğinin esas sebebidir. Nitekim herhangi bir anlatıda kahramanın binek hayvanı “at” iken, çöl hayatını anlatan varyantında “deve” olarak karşımıza çıkacaktır. Değişen coğrafyanın ortaya çıkardığı yaşama şartlan, o şartlara uygun araç gereci gerekli kılacaktır. Dolayısıyla bir anlatı türünde sözü edilen maddi kültür unsurları halk bilimi ile etnografya (1, s.34) ve coğrafyanın ortak malzemelerini teşkil ederler.

Dinler tarihi, tarihteki dinleri, sistemlerini, düşünüş şekillerini, doğuşunu, yayılmasını v.b. araştırır. Halk bilimi ise halk arasında yaşayan dini nitelikteki töreleri, inançları, bu özelliklerin hangi dini sistemlerin kalıntısı olduğu, o sistemle ne ölçüde bağdaştığı ve ne gibi değişiklikleri aksettirdiği ile ilgilidir. Hemen bütün anlatı türlerinde karşılaşabileceğimiz bu tür dini inançlarımız ve geleneklerimiz, folklor malzemelerinin Türk kültürünü en iyi aksettiren ürünler olduğunu ispat etmeye yeterlidir.

İnsan topluluklarının türlü kurumlarını, törelerini, kültür ürünlerini toplumların gelişimini, sorunlarını, çeşitli kurumların geçirdiği değişiklikleri açıklamaya çalışan sosyoloji; belli bir bölge, din ve dil birliği içinde belirlenmiş bir topluluğun gelenek ve göreneklerini, yaşayışını, inançlarını ve bütün bunları yansıtan sözlü ürünlerini inceleyen folklorun vardığı sonuçlardan faydalanır (i, s.28-29). Ayrıca halk bilimi, anlatı ürünlerindeki çeşitli unsurları o topluluğun sosyal hayatı yanında anlatıcısının ve dinleyicisinin beklediğini, hissettiklerini aksettirmesi sebebiyle insan psikolojisi (2), geniş manasıyla psikoloji ile de yakından ilgilidir.

FOLKLOR KONULARININ EĞİTİCİ YÖNÜ


Yukarıda da bahsedilenlerden de anlaşılacağı üzere folklorun asıl malzemesi insandır. Aynı özelliği “eğitim” dediğimiz “insanların doğumlarından itibaren belli bir amaç ve ölçü çerçevesinde yetiştirilmesi” içinde de görüyoruz. Bu ortak durumun, eğitimde folklor konularından yararlanılmasına yol açmasından daha tabi bir şey olamaz.
“Mit”lerde asıl konu, ilkel insanların tabiat hadiselerinin ve dünyanın nasıl meydana geldiğinin açıklanmasıdır. İlk insanın dünya tasavvurunu izah etme kabiliyetini, mitlerde buluruz 53, s: 1-2). Bugün hiçbirimiz dünyanın öküzün boynuzları arasında durduğuna; başını oynatmasının, depremin meydana gelmesine sebep olduğuna inanmıyoruz. Ancak insanlığın düşüncesinin hangi aşamalardan geçtiğini; bugünkü ilmi açıklamalarla olan farklılıklarını göstermesi açısından dikkat çekicidir.

Kaynağı tarihin başlangıç dönemlerine uzanan; “milletlerin ve kahramanların yan tarihi, yan efsanevi hayatının ve kahramanlıklarının” söz edildiği “destanlar” (3, s:4-5) o milletin kutsal değerlerini, fikir, sanat ve siyasi hayatını v.b. aksettirir. Tarih olmamakla birlikte, gerektiğinde o şekilde değerlendirilen destanlar ait olduğu toplumun sevinci ve tasası, gelenek ve görenekleri, devlet idaresi, ekonomisi, yaşayış şekli yanında vatan ve millet sevgisinin en yücesini buluruz. Oğuz’un, Manas’ın Dede Korkut kahramanlarının hayatı; Ergenekon ve Göç Destanları v.b. Türk Tarihinin belli dönemlerini ifade ederler. Kısacası milletlerin ve tarihlerinin aksi, destanlarında gizlidir.

Anonim özellikte olanlarla (4, s:93) belli bir tarihi (4, s:92-99) veya etnik kişiye bağlı olarak anlatılan (4, s:99-201) “fıkra” larda halkın zekasını” hazır cevaplılığını, arzularım değer yargılarını, gelenek, ve göreneklerini,, espri gücünü v.b. görmemek imkansızdır. “İleri sürülen düşünceyi örnek vererek güçlendirme, karşı tarafı ona inandırma ve yanıldığını göstermek” esasına dayanan (4, s:92) fıkralarımızın en önemli yanı, kıssadan hisse çıkarılmasıdır. Alayı tenkit, hiciv ve güldürü v.b. unsurlarının değişik ağırlıkta olduğu bu anlatı türünün hem bir ders vermek ve olabilecek bir yanlışı önlemek; hem de güldürüp eğlendirme özelliği onu, büyük küçük her yaştan insanı iyiye, doğruya ve güzele götürme yolunda çok etkili kılmaktadır.

Söz içinde, belirli ve gerekli olan yerde örnek getirmek, yapılması muhtemel bir yanlışı önlemek, öğüt vermek, savunulan fikri güçlendirmek maksadıyla söylenilen “atasözleri” (4, s: 128-129) ve “deyimler” im iz de aynı fonksiyonu yüklenmişlerdir. Daha çok benzetme yoluyla ortaya çıkan bu tür anlatılarda halk düşünce sistemini değer yargılarını, yaşama tarzını, gelenek ve göreneklerini buluruz. Yazılı ilk örneklerine XI.yy.’da Divan-ı Lugati’t-Türk’te rastladığımız atasözlerimiz ile deyimlerimizdeki “kıssadan hisse” özelliği onları çocuk, genç ve yetişkin her çağdaki insanın yönlendirilmesinde, etkili bir yol olarak görülmesini sağlamıştır.

Söyleyenlerin bir tür bilgi yarışına girdikleri, söylendiği bölgenin ve çağının özelliklerini aksettiren bilmeceler insan topluluklarının kültür alış verişini incelemek bakımından önemli bir kaynaktır. Çocuklar gençler hatta yetişkin gruplar arasında eğlenmek, hoşça vakit geçirmek amacıyla söylenenlerin (4, s: 118-119) yanında daha ciddi görevleri yüklenenleri de vardır. Mesela halk hikâyelerimizde kahramanın kavuşacağı idealine karşılık denendiği imtihan sırasında başvurulan bilmecelerde sadece insan zekâsını değil; anlatının ait olduğu yörenin evlenme ve âşıklık geleneklerini de görmek mümkündür (5, s:50). Anadolu’da bazı toplulukların mezhebe girecek olanların “âdâb” ve “erkân” şekilleri diyebileceğimiz sorulu-cevaplı olanları ise, eğlence-oyuna dönüşmeden önceki olanlarıdır (4, s: 124) İş zamanında karşılıklı olarak söylenenleriyle çocukların tekelinde olanlar ise sadece eğlenceye yönelik bilmecelerdir. Ancak hangi fonksiyonu yüklenirse yüklensin bu anlatı türünün ait olduğu yöre halkının çeşitli adetlerim, yaşayışını v.b. aksettirmesi özelliği onu, eğlenirken öğreten bir anlatı şekli olmasını sağlamıştır.

Bazen herhangi bir anlatıya bağlı, bazen da bağımsız bir tür olarak karşımıza çıkan “tekerleme”lerde her ne kadar birbirini tutmaz hayaller, düşünceler (4, s: 145) söz konusu ise de çocuk oyunlarında söylenenleri mesela sayışmacalarda kullanılanlar (4, s; 147) geleceğin büyüklerini bir arada yaşamayı öğrenmesinde etkili bir araçtır. Genellikle derlendiği yörenin (çömçe, gelin, saya gezme, çiğdem pilavı v.b.) gelenek ve göreneklerini, değer yargılarını, hayat tarzını veren tören tekerlemeleri (4, s: 149) ise türünün belli bir bölgenin kültürünü yansıtması yanında çocuklara gençlere ortak yaşama, birbirine yardım etme v.b. sosyal davranış kurallarını kazandıran örnekleridir.

Türk tarihinde ilk defa cemiyet içi çatışmaları konu edinen ilk örnek olması dolayısıyla -Dede Korkut Hikayeleri’nde gördüğümüz alkışlar (dua) ve kargışlar (beddua) (4, s: 136-139) hemen her yörenin kendi dil özelliğini, değer yargılarını, gelenek ve göreneklerimizi, söyleyenin ve dinleyenin özlemlerini, duygularını anlatırlar.

Eski anlatı geleneğimizin uzantısı olan ve destanlarımızın yerini alan (5, s:35) halk hikâyelerimize gelince… ister yaşamış ve de yaşadığı kabul edilen-aşıkların hayat hikayelerini anlatanlar olsun, ister masallara veya bir tarihi olaya dayanan (5, s:33-34) ya da yeni, daha çok realist özellikler taşıyan olayları konu edinenleri olsun bu tür anlatılar uzun kış geceleri eğlenmek, hoşça vakit geçirmek için anlatılırlar. Ancak halk hikâyelerimiz kadar bugünkü hayatımız yanında dünkünden izler taşıyan derlendiği yöre ile ilgili geniş bilgi veren anlatı türümüz yoktur. Mesela âşıkların dinleyicinin ve kendisinin isteklerini ve özelliklerini (2, s: 170) gözönüne alarak anlatıda değişiklikler yapması,’uzun olanlarında araya “karavelli” denilen kısa hikâyeler yerleştirmesi (.6, s: 107), anlatının uygun yerlerindeki alkış-kargışlar, atasözleri, deyimler, efsaneler v.b. bu türün tek başına bile Türk kültürünü aksettirebileceğini göstermesi açısından önemlidir.



FOLKLOR KONULARININ EĞİTİMDE KULLANILMASI

Bugün ortaokul, lise ve dengi okulların Türkçe ve Edebiyat kitaplarında folklor konularından örnekler verilmekte, işlenmekte, açıklanmakta ise de bu, yeterli değildir. Kültürlü, nitelikli, geçmişine saygı duyan Türk Gençlerinin yetişmesi için, yapılması gereken daha pek çok şey vardır. Bunlar:

I. Folklor ürünlerimizin derlenmesi.,
II. Çeşitli yaş gruplarındaki insanların, bu konuda eğitilmeleri şeklinde iki bölümde toplayabiliriz.

I.Derleme


Folklor malzemelerinin derlenmesi işi bugün, bazı üniversitelerimizin ilgili bölümlerinde proje, seminer, lisans veya yüksek lisans tezi olarak gerçekleşmektedir, bu çalışmanın bütün üniversitelere yayılması, hatla ortaokul ve liselerde bile rehber öğretmenlerin ya da kişilerin önderliğinde -istek dâhilinde- sürdürülmesi gerekir. Böylece hem bütün yurdumuzun kültür ürünleri derlenerek milli bir arşiv elde edilmiş, hem de ortaöğretim öğrencilerinin üniversitede geçmek istedikleri bölümler -bir yerde- tespit edilmiş olur.
İlgili bakanlıklarca bu konuda bilgi ve tecrübe sahibi kişilerden kurulacak gruplar, uygun zamanlarda tespit edilen bölgelere gönderilerek o yörenin folkloru taranabilir. Ayrıca seçilen belgedeki özel ya da resmi kütüphaneler taranarak, bu sahanın bilinen ya da bilinmeyen sanatçılarının eserleri ortaya çıkarılmış olur.

Bu derleme ve araştırma işi yurt dışı temsilciliklerimizde de yürütülebilir. Yabancı ülkelerde eğitim gören Türk öğrencilerinin bulundukları yerde özel ve resmi kütüphaneleri taramaları, kendi kültürümüzün çeşitli yönlerini o bölgeninki ile mukayese etmeleri gençlerimizin benliklerini yitirmemelerini, olaylara farklı açılardan bakabilmelerini sağlayacaktır.

Ev hanımları da folklor ürünlerinin derlenmesine katılabilirler. Mesela o yörenin halk eğitim merkezlerinde hazırlanacak bir programa katılmaları onlara hem kendi kültürümüzü tanıtacak, hem de boş zamanlarını değerlendirecek bir hobi edinmelerini sağlayacaktır.Bu derleme faaliyetleri sadece Türkiye sınırları içindeki Türklerde değil, bütün Türk dünyasındaki Türk grupları arasında da yürütülmelidir. Böylece büyük ve tam bir Türkoloji arşivi kurulacak; bu sahada yapılacak araştırmalar için yeterli malzeme elde edilmiş olacaktır.

II. Eğitim


Bir çocuğun eğitimi çeşitli safhalarda, çeşitli kişiler tarafından gerçekleştirildiği için kültürel eğitimi, de tek yönde incelemek mümkün değildir. Başta aileler olmak üzere öğretmenlerin çeşitli kurumlar tarafından tertiplenen konferans, panel, seminer, açık oturum v.b. yollarla kültür ürünlerimiz ve eğitici yönleri üzerine bilgilenmeleri sağlanabilir. Böylece eğitecekleri çocuklara kazandırmak istedikleri konuları kültür ürünlerinde iz bırakmış kişi, olay, yer v.b. unsurlarla birleştirerek verecekler, yani öğretimi kültür öğeleriyle gerçekleştirebileceklerdir. Ayrıca bu yolla eğitilecek grupların ilgi alanlarının tespiti de kolaylaşacak; folklor unsurları eğitimde alternatif olarak ortaya çıkacaktır.
Ayrıca özel ya da resmi kurumlar tararından gerçekleştirilen çocuk yayınları, filmler, sergilenen temsiller, televizyon programları hatla bilgisayar oyunları bile kültür tarihimizden önemli motifleri işleyebilirler. Hatta kültürel gelişimimizi tarihi dönem içinde resim, kapkacak, kıyafet, yazılı açıklama, yer, belli başlı kişi ve olayların yer aldığı “Türk Dünyasının Kültürel Gelişimi” de denebilecek kronolojik sergi, büyük bir eksikliği dolduracaktır.

Sonuç olarak diyebiliriz ki hangi yaş grubunda olursa olsun her Türk’ün manevi değerlerimizi, geçmişimizi, dilimiz;, dinimizi, v.b. bütün hususlarımızın dünkü ve bugünkü durumlarını mukayese etmek ve ortaya çıkarmak folklorla çeşitli bilim dallarının işbirliği ile mümkündür. Bunun çeşitli gruplara aktarılması ise her grubun yaşma, özelliklerine ve kültür seviyesine göre bazen sadece öğreterek, bazen da eğlendirirken öğreterek yapılmaktadır. Zira kültürünü yani kendini tanımayan insanın çevresine faydalı olamayacağı açıktır. İyi bir gelecek için iyi bir genlik, iyi bir kültür eğitimi şarttır. Bu da en iyi biçimde folklor ürünlerimizle gerçekleşecektir.

İZMİR Eğitim Kongresi Bildirileri
Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Yayını


NOTLAR


1- Boratav, Pertev Naili, “Halk Edebiyatı Dersleri”, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi. Türk Dili ve Edebiyatı Enstitüsü Neşr, Uzluk Basımevi, Ankara, 1942.
2- Türkmen, Fikret, “Tahir ile Zühre”, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, Başbakanlık Basımevi, Ankara 1983.
3- Yöntem, Ali Canip “Epope (Epopee)”, Cihan Edebiyatından Numuneler, Devlet Matbaası, istanbul 1930.
4- Boratav, Pertev Naili, “100 Soruda Türk Halk Edebiyatı”, Gerçek Yayınevi, Gül Matbaası, istanbul 1978.
5- Boratav, Pertev Naili, “Halk Hikayeleri ve Halk Hikayeciliği”, Milli Eğitim Basımevi,*” Ankara 1946.
6- Köse, Nerin “Türk Halk Edebiyatında Kısa Hikayeler” Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, izmir 1989 (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi).
Boramir!! Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Türk Halk Müziğinin Tarihsel Gelişimi , Türk Halk Müziği Hakkında Boramir!! Türk Dünyası Ve Kültürü 0 08-04-2008 23:45
Türk Halk Müziğinin Tarihi Gelişimi , Türk Halk Müziği Hakkında Boramir!! Türk Dünyası Ve Kültürü 0 07-31-2008 01:15
Türk Kültüründe Halk Oyunları , Halk oyunları Hakkında Boramir!! Türk Dünyası Ve Kültürü 0 07-31-2008 01:09
Halk Hikayeleri nedir? Halk Hikayeleri Anlamı, Halk Hikayeleri Tanımı, Hakkında Misafir Edebiyat 0 11-19-2007 14:30
Halk Partili Baykal'ın halk korkusu! Hüzün Dünyadan Haberler 1 05-11-2007 18:57


Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:19 .


Telif Hakları vBulletin v3.7.3 © 2000-2008, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : Msn ifadeleri
site ekle Hosting Hizmetleri

Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286