Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler  

Geri Dön   Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler > FARKLI DÜNYALAR > Türk Dünyası Ve Kültürü

Türk Dünyası Ve Kültürü Türk Dünyası Ve Kültürü

   

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 08-04-2008, 23:57   #1
.ஐ ignorance is bliss ஐ.
 
Mesajlar: 4.600
Teşekkür Etme: 815
326 Mesajina 559 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 32
Tecrübe Puanı: 24135557
Boramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un Çılgını
focus Türk'ün Göçebeliği Hakkında , Türk'ün Göçebeliği Nasıldır?


TÜRK’ÜN GÖÇEBELİĞİ-3

(GÖÇEBELİĞİN OSMANLI DÖNEMİ)





Orta Anadolu’daki Moğol baskısı ve Selçuklu şehzadelerinin kendi aralarındaki kargaşa, Bizans için batıdaki göçebe tehlikesini dayanılmaz boyutlara ulaştırıyordu. Argun ve Gazan Han zamanında Akkoyunlu ve Karakoyunlu Türkmenleri kesif bir biçimde Orta-Asya’dan Anadolu’ya ve Azerbaycan’a dolmaya devam etti. Anadolu’yu göçebe Türkmen beylikleriyle dolduran bu kargaşada, özellikle Bitinya’nın göçebeler tarafından işgalinin ardından Osman Beyin aşiretinin önlenemez yükselişi başladı.

Osmanlıların Türkmen göçleri sırasında Anadolu’ya geldikleri, Moğol istilasıyla birlikte daha batıya çekilen Türkmenlerin yoğun göç ve gaza faaliyetleri sonucunda da devletin oluştuğu bir gerçektir. Yine kaynaklarda olayların betimlenişi göstermektedir ki, uç bölgelerindeki beyliklerde olduğu gibi, Osmanlı Beyliği’nde de başlangıçta çok canlı bir konar-göçer yaşamı sürmektedir. Yaylak-kışlak hayatı, konar-göçerlere mahsus mamulatın temel ekonomik kaynak olması, kadınların toplumsal rolleri başta olmak üzere anlatılan gelenek ve görenekler, ilk Osmanlı padişahlarının bağlı oldukları hükümdarlık ananeleri ve yaşantıları, askeri ve dini örgütlerin içeriği bariz bir konar-göçer hayatını gözler önüne sermektedir. Kısacası Osmanlılar da göçebeydiler; Bizanslılar onlarla uğraşabilmek için Katalan paralı askerler getirmişti. Katalanlar, 1303′lerde Kyzikos çevresine akın yapan, aileleri ile birlikte seyahat eden, atlıları piyadelerinden fazla olan binlerce göçebeyi görünce şaşkınlıklarını tarihe kaydetmek zorunda kaldılar. Osmanlı ordusu, ancak Orhan Bey zamanında yerleşikliğe geçmeye başladı ama 1330′larda hala göçebelik sürüyordu. Zira o tarihte Orhan Bey oğullarından birini koyunları otlatmakla görevlendirmişti ve İbni Haldun’un yazdığına göre; Bursa’yı başkent ilan eden Orhan Bey, kentin eteklerindeki çadırında kalmayı sürdürdü.

Bu arada yeniden yerleşiklik sorununa gelecek olursak: Anadolu’daki ilk Türkmen iskanlarının, büyük aileler halinde Orta Asya’dan göç eden Türk boylarının, Bizanslılardan, ya da yerli halklardan boşalan veya boşaltılan kent ve köylere kondurulmalarıyla gerçekleştirildiğini söylemiştik. Türk akınları sırasında Bizans - Anadolu kentlerinin nasıl bir fiziksel değişime uğradığı konusunda çeşitli varsayımlar ileri sürülmektedir. Kentlerde Türkler tarafından yapılan dinsel ya da sivil işlevli yapıların sergilediği yüksek inşaat kalitesi, plan çözümleri ve mimari bezeme anlayışı, bunların büyük bir olasılıkla akıncılarla birlikte, ya da hemen sonra boy göçleriyle gelen, İran ve Orta Asya kent kökenli mimarlar gözetiminde yerel işçilerce yapılmış olabileceklerini düşündürmektedir. Ancak, klasik çağ Anadolu kentinin düzgün ızgara plan şemalarına karşılık Türklerle gelen kentleşme anlayışı daha homojen, topografyanın gereklerine uygun ve zaman içinde gelişen bir yerleşme düzenini yansıtmıştır. Örneğin, Osmanlıların ilk yıllarında Bursa kalesinin alınması ve zaman içinde bu kentin ilk Osmanlı başkenti olarak gelişmesi, bu anlayışa ilginç bir örnek oluşturmaktadır.

Ancak bir imparatorluk at sırtında zapt edilebilir ama at sırtında yönetilemezdi. Yönetim için yerleşim, düzenli vergi alınacak bir tebaa ve uygar-kentli sivil memurlar gerekiyordu. Gereken yapılmakta gecikilmedi. Osmanlılar, giderek göçebelikle bağlarını kopardılar, göçebelerin çıkarları onları ilgilendirmemeye başladı. Göçebelerin yerleştirilmesi ana hedef haline geldi, bu nedenle onları tebaa statüsüne getirmek için ağır vergiler kondu. Göçebeleri yerleşik hale getirebilmek, çadırlarını bozdurabilmek için ardı ardınca vilayet kanunları çıkartıldı. Timur’un Osmanlılara karşı elde ettiği 1402 zaferi göçebelere bir soluk alma şansı vermişti ancak Timur askerlerini Anadolu’dan çektikten sonra, Osmanlılar kayıplarını acımasızca telafi ettiler.


Osmanlı İmparatorluğu’nda Türklerin talihi, esasen Fatih devrinde döndü. Tıpkı Selçuklu payitahtı gibi Osmanlı yöneticileri de Türk ve Türkmenlere düşman kesildiler, bu isimler hakaret olarak kullanılmaya başlandı. Çandarlı Kara Halil Paşa yerine Rum Mehmet Paşalar, Zağanos Paşalar kaim oldu. Fatih’in hocası Akşemseddin’in yazdığı bir mektupta, Fatih’i
“…amma Türkman’dan gafil olmayasız. Anın da ipin salıvermeyisiz, bilmiş olasız” diye uyarması payitahtta gelişen Türk düşmanlığının tipik bir işaretiydi. II. Bayezıd’ın göçebe bağımsızlığını önlemek üzere yaptığı düzenlemeler, I. Selim tarafından acımasızca uygulanacaktı. Ancak göçebeler, daha dün seçimle işbaşına getirdikleri beylerin payitahta yerleştikten sonra nasıl böyle birdenbire kendisine yabancılaşmış hükümdara dönüştüğünü anlayamadılar; bu düzenlemeleri benimsemediler; giderek bir sorun kaynağı haline geldiler, ayaklandılar, Sultanlarını terk ederek kendilerine Şah aradılar.

Yörük-Türkmen boyları, bu kez gerisin geriye Şahlarına doğru göçe koyuldular. 1499′da Erzincan’da Ustacalu, Karamanlı, Rumlu, Tekeli, Zülkadir, Afşar ve Varsak aşiretleri Şah İsmail’e katıldılar. Beyazıd 1502′de Safevi destekçilerini sadece güney batı Anadolu’daki Teke ve Hamid’ten değil, platonun başka yerlerinden de çıkararak Koron ve Modon’a sürdü, 1507-1508 de Safevi mevkilerine geçişi önlemek için doğu sınır bölgelerini kapatmaya çalıştı.
Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş devrinde Anadolu’dan Rumeli’ye olan göçlerin devlet eliyle yapılanları taltif makamında idi. Henüz devlet için bir gaile değillerdi. Yönetici kesim de gene Türkmenlerdendi. Oysa sözünü ettiğimiz bu sonraki göçler ise, sürgün mahiyetindeydi. Kızılbaş Türkmen aşiretlerinden devlete başkaldırması muhtemel olanlar Rumeli’ye sürülmeye başladılar.


Tüm bu süreç boyunca “Türk” sözcüğü Osmanlı kaynaklarında giderek değer yitirmeyi sürdürdü, “etrak-i bi idrak” haline geldi; Beyazıd’ın veziriazamının da öldürüldüğü Şahkulu ayaklanması bastırıldı. İran Safevileri, 16. yüzyılda Osmanlı ile savaşa tutuştuğunda İran güçleri büyük ölçüde Türklerden, Osmanlı ordusu ise büyük ölçüde Balkan halklarından oluşuyordu. Safevi süvari birliği, Çaldıran’da Osmanlı top ateşi karşısında dağıldı, Anadolu göçebelerinin başarısız Mesihleri ile aralarındaki sıkı bağlar artık kopmuştu. Arkalarında Şah’ın desteği olmayan göçebelerle ilgili iskan kanunnamelerini uygulamak, onları yerleşik hayata zorlamak çok daha kolaydı. Ama yine de tam başarı sağlandığı söylenemezdi. Örneğin 1830′lu yıllarda bölgeden geçen Batılı gözlemciler, Konya-Karaman ovası, çadırlarda oturan, at yetiştiren Yörüklerle dolu olduğunu yazdılar. 1904′de aynı bölgeye gelen başka Batılı bir gözlemci, Akşehir yakınlarında Sultan Dağı göçebelerin ancak kısmen yerleşebildiklerine, sadece yazları çadırlarda kaldıklarına ve kendilerine Yörük demeye devam ettiklerine tanık olmuştur.



Doç. Dr. Erol Göka
Boramir!! Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
İlk Araba Vapuru Bir Türk'ün Buluşu Boramir!! Türk Dünyası Ve Kültürü 0 08-27-2008 02:28
Türk'ün Yüksek Seciyesi , Türk'ün Yüksek Seciyesi Hakkında Boramir!! Türk Dünyası Ve Kültürü 0 08-15-2008 02:00
iki Türk'ün bir kıtaya savaş açması hakkında Boramir!! Türk Dünyası Ve Kültürü 0 08-11-2008 02:41
Türk'ün giydiği kıyafete bak! XxCANISIxX Dünyadan Haberler 4 03-22-2008 17:12
Her Türk'ün görmesi gereken bir BELGE... GönüL Atatürk Köşesi 3 02-16-2007 22:13


Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:29 .


Telif Hakları vBulletin v3.7.3 © 2000-2008, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : Msn ifadeleri
site ekle Hosting Hizmetleri

Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286