Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler  

Geri Dön   Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler > FARKLI DÜNYALAR > Türk Dünyası Ve Kültürü

Türk Dünyası Ve Kültürü Türk Dünyası Ve Kültürü

   

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 08-02-2008, 14:08   #1
.ஐ ignorance is bliss ஐ.
 
Mesajlar: 4.600
Teşekkür Etme: 815
326 Mesajina 559 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 32
Tecrübe Puanı: 24135557
Boramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un Çılgını
turkey Said Halim Paşa'ya Göre Doğu Ve Batı Toplumlarında Taassup


Son dönem Osmanlı sadrazamlarından biri olan Said Halim Paşa
milletimizin aydınları içinde çok önemli yeri olan bir
mütefekkirimizdir. Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa’nın torunu olan Said Halim Paşa 1864’te Kahire’de doğmuştur. Arapça Farsça Fransızca ve
İngilizce öğrenerek İsviçre’de yüksek öğrenimini tamamlayan Halim Paşa
çeşitli devlet kademelerinde bulunduktan sonra 1. Dünya Savaşı
yıllarında sadrazamlığa kadar yükselmiştir.





Sadrazamlığı sırasında Türkleşmek İslamlaşmak Muasırlaşmak
mücadelesine de katılan Paşa’nın Meşrutiyet Buhran-ı İçtimaimiz Buhran-ı Siyasimiz Buhran-ı Fikrimiz Mukallitliklerimiz İnhitat-ı İslam İslamlaşmak Taassub 1. Dünya Savaşı’na Neden ve Nasıl Girdik?
gibi basılmış eserleri vardır. Said Halim Paşa 6 Aralık 1921’de Roma’da
bir Ermeni tarafından katledilmiştir. Paşanın niçin ve kimler
tarafından katledildiği günümüzde de meçhuliyetini korumaktadır.





Doğu ve ban toplumlarının siyasi içtimai ve kültürel yapısını derin bir vukufiyetle tenkit ve tahlil eden paşa günümüzde içinde bizim de yer aldığımız “batılılaşma” hadisesine bir
“problem”
olarak bakmıştır. Halim Paşa batı medeniyetine karşı İslami hayat sistemini alternatif olarak göstermiş ve İslam’ın sadece bir “ibadet” dini değil bütün bayan kuşatan bir sistem olduğu aaaini savunmuştur.





Bu yazımızda biz doğu ile batı arasındaki zıtlığa ihtilafa anlaşmazlığa sebep olan “taassub “ün
ortaya çıkış şartlarını tarihi gelişim seyri içinde batı taassubunun şeklinin değiştiğini fakat mahiyetinin aynı kalarak günümüzde de
bambaşka bir veçheye büründüğünü Said Halim Paşa’nın görüşleri muvacehesinde açıklamaya çalışacağız.





Batının müsbet ilim meşalesine bir kıvılcım olan İslam ilmin feyizli ışıklarını henüz barbarlık devrini yaşayan Hıristiyan batıya saçarak ilimlerin gelişmesine büyük tesir etmiştir. Fakat Said Halim
Paşa’ya
göre doğunun yerine getirdiği bu hayırlı vazifenin iki toplum
arasında ciddi bir yakınlaşma ve beraberlik vücuda getirmesi lazım gelirken ban kilisesi Hıristiyan kaygılarla vicdanları baskı altına alarak buna mani olmuştur.





Said Halim Paşa batının bu taassubi tutumunun neticesinde
“batılıların
yaptığı tahrip ve yağmalar doğuda kin ve nefret uyanmasına sebep oldu. Batıdan gelen hiçbir şeye itimat edemeyen İslam alemi uzun bir müddet batının medeniyetinden de nefret etti. Çünkü doğu batıyı Haçlı orduları ve savaş kızıştırıcı papazları vasıtasıyla tanımıştı. Batı ise doğuyu aynı haçlı orduları ve yağmacıların getirdiği malumatla tanır” açıklamasında bulunur.





Said Halim Paşa’nın yukarıda yapmış olduğu tesbit islam aleminin kapılarını batıya geç açmasının ilim ve teknikte ilerleyen
Avrupa’ya
ulaşamamasının önemli sebeplerinden birini ortaya koymaktadır.





Dini liderlerinin tesiriyle ortaya çıkan söz konusu ban taassubu
nesiller boyunca yayılan husumet ve fitne tohumlarıyla neşv ü nema buldu ve öyle ki “Müslüman denince batının nazarında zararlı ve aşağılık bir mahluk canlanıyordu. “





BATI TAASSUBUNDA KILIF DEĞİŞİKLİĞİ: SÖMÜRGECİLİK





Avrupa Rönesans ve reform ile bir zihniyet inkılâbı yaşayarak ilim ve sanatta terakki etmiş ve kilisenin ezici tahakkümünden bir ölçüde
kurtulmuştu. Halim Paşa bu konu ile ilgili olarak Rönesans ve reformun batının doğuya olan taassubunda bir şekil değişikliğine sebep olduğunu dolayısıyla taassubun dinilikten sömürgecilik anlayışına dönüştüğünü belirtmektedir. Böylece Said Halim Paşa maddeci düşüncenin sonucu olan sömürgecilik fikrinin hızla gelişip şiddetlenmesinin dini
düşmanlıktaki azalmanın yerini fazlası ile doldurduğunu azizlerin ve şövalyelerin yerini “müstemleke (sömürgeci)
askerleri”nin aldığını; şimdi artık doğunun
“Haç” adına değil “Medeniyet ve
İnsanlık”
(!) adına tecavüze uğramakta olduğunu belirtir ve Müslümanların artık görünüşte dinlerinden dolayı hor görülüp hakarete uğramadıklarını ama batının ihtiraslarının tatmini için gerekli pazar olarak görüldüğü şeklinde bir açıklama getirir. Gerçekten de bugün sayılan elliyi bulan sözde İslam devletleri imamesi koparılıp dağılan tesbih taneleri
misali bir araya gelemezken batının ihtiraslarının tatmini için gerekli pazar :-):-):-):-)ı muamelesi görmektedirler.





“Hıristiyan inançlarındaki değişen hedef ilmi ve fenni
gerçeklerden
doğan yüksek hisler ve bunların eseri olan yeni inanç ve kanaatler ruhbanların nüfuzunun sarsılmasına sebep olmuş bunun yerini ilim adamı ve filozoflardan meydana gelen yeni bir mürşitler topluluğu almıştır. Bu anlayış kendi mensuplarına daha fazla saadet bahşedebilecek
mi?” diyen Halim Paşa bu fikirleriyle batının doğuya karşı emperyalist mahiyete dönüşen taassubunun “ilim” haline getirilerek İslam toplumlarının kültürel asimilesini sağlamak gayesini güttüğünü belirtmekte ve böylece aynı zamanda
“Oryantalizm” e işaret etmektedir. Ayrıca batının söz konusu yeni anlayışının insanlığa saadet getirip getirmeyeceği hususunda ise “İstikbal cevap verecektir” diyen Said Halim Paşa’ya biz “istikbal artık bugündür” deyip şu mütalaada bulunabiliriz; hayır medeniyetin beşiği olma
iddiasını güden batı insanlığa bu saadeti bahşedemedi. İnsan fıtratına zıt bütün suiistimallerin kaynağı oldu. Her türlü uyuşturucu
müptelalığı ile kalbi karamış ruhu sönmüş aklı donmuş tefekkürü kaybolmuş bir nesil ortaya çıkardı. Hayır bu saadeti batı bahşedemedi. Bahşedemezdi de. Devamlı yıkan tahrip eden ve gittikçe feyz
kaynaklarını da kaybeden batıdan insanlık adına bir şey beklenemezdi.





KAVRAMLARDA TAASSUB





Said Halim Paşa 18. ve 19. yüzyıllarda ilme ilahlık vasfı kazandıran pozitivist anlayışın “Din”
kavramına getirmiş olduğu mananın İslam’ın din anlayışından farklı olarak kuru basit ve sathi olduğunu belirtmekte ve aynı sebeplerle yola çıkıp aynı hedefe yürüdüğü için batının “bütün dinler birbirine benzer”
aaaine hapsolduğunu bu sebeple milletlerin ilerledikçe dini duygunun tasfiye olacağı aaainin geçersizliğini savunur. Ve bu fikrini şu
sözleriyle destekler: “Hıristiyan dünyasında müsbet ilmin gelişmesi maddeci felsefi nazariyeleri ortaya çıkarmıştır. Bu görüşte olanlar maneviyatı da maddi buluşlara ve felsefeye dayandırmak
istemişler bu ise Hıristiyanlığın nüfuzunu ve ona olan ihtiyacı
ortadan kaldırmıştır. Bu durumu görenler İslamiyet’in hala
zayıflamamış olmasını Müslüman milletlerin henüz ilerlememiş olmasında buluyorlar. Biraz tanıdıkları Hıristiyanlık ile hiç bilmedikleri
İslamiyet arasında rastgele benzetme yapmakla hüküm vermeye hak
kazandıklarını sanıyorlar... Böylece İslamiyet ile Hıristiyanlığın din adı altında birleşmesi onlar için ikisi hakkında aynı şeyleri
düşünmeye ve kafi hükümler vermeye kafi geliyor. Bu gibi değerlendirme hataları mefhum ve düşüncenin pek geniş ve müphem manalar taşıyan tabirlerle ifade edilmesinden doğmaktadır. Fakat bilginin ilerlemesi zihniyet gelişmesi zamanla bu gibi tabirlerin açıklığa kavuşmasını sağlıyor mana farklılıklarını belirliyor. “Din” tabiri hakkındaki yanlış anlamada olduğu gibi”
Böylece Said Halim Paşa kavramların hakikatin birer yapıtaşı
olduklarını içi boş kavramların temelsiz binalara benzediğini
anlatmakta ve Hıristiyanlık anlayışından çok farklı olarak İslamın din anlayışını şöyle açıklamaktadır:





“İslamiyet’in nazarında din aaaif ve arzuya bağlı olarak bazen
yüceltilen bazen hakir görülen hayali veya itibari bir şey değildir... İslam’a göre din beşeriyetin maddi; manevi ve akli muvazenesini sağlayan ebedi kanun ve prensiplere karşı gösterilmesi gereken saygı yoluyla insanlığın saadetini bir hayal olmaktan çıkarıp müsbet hakikat kılmaktır... Tek gayesi ise insanoğluna hayır ve hakikatin doğru
yolunda rehber olmak; sonsuz meçhullerle dolu fizik ötesi alemde
şaşırmaya mahkum olan düşüncelerine istikamet göstermektir... Bu
sebeple deriz ki; bir yaşayış tarzı seçmek insanların hayatlarının bir gereği oldukça ve gelişme istidatları bir inanç sistemine iman etmeyi mecbur kıldıkça en sağlam bir imanla bağlanacağımız din ancak ve ancak İslamiyet olacaktır.”





SEBEPLERDE TAASSUB





Said Halim Paşa Hıristiyanların İslam’ı Müslümanların geri kalma sebebi olarak göstermelerine karşı şu şekilde cevap vermektedir:
“Böyle
bir zanna kapılmak bir Hıristiyan için tabii sayılırsa da yanlış olmaktan kurtulamaz. Sadece Hıristiyan bilgi ve değer ölçülerinden ilham alınarak bu zanna düşülmüştür. Çünkü Hıristiyan toplumlar terakki yolunda ilerlerken karşılarına kendi dinleri çıkmış ve bu yüzden İslam aleminin geriliğini gören batılılar hemen kendi ölçülerine göre kıyas ederek bunun sebebinin din dolayısıyla İslamiyet olduğunu
söylüyorlar. Bundan dolayı İslam’ ın geri kalmamıza sebep olduğu hakkındaki kanaat boş asılsız ve yanlış düşüncedir.





Said Halim Paşa Müslümanların dinlerine olan bağlılıklarının batılılarca “taassub” olarak değerlendirilmesine de karşı çıkarak bunu şu fikirleriyle reddetmektedir: “Dinimize
gösterdiğimiz bağlılıktan dolayı bizleri taassubla itham etmeleri
doğu-batı arasındaki husumet devam ettirmekten başka bir işe yaramaz. Görüyoruz ki medeniyetin beşiği sayılan batı yanlış ve esassız
kanaatlere dayanarak verdiği hükümlerin tabii bir neticesi olarak İslam alemine karşı kin ve düşmanlık beslemektedir Biz de batılılara karşı elbette güvensizlik ve nefret besliyoruz. Bizim bu halimizi onlar
taassuba ve irticaya veriyorlar. Aksine biz onların hakkımızdaki bu su-i niyet ve hislerine ve reva gördükleri muamelelere bakarak üstelik gayet de insaflı düşünerek bu tavrı takınmaya mecbur oluyoruz; ve bizim batılıları dinlerinden vatanlarından hürriyetlerinden mülklerinden mahrum kılmak gibi tecavüzkar bir emelimiz de yoktur. Doğu halkının batıya karşı bu düşmanlığı meşru müdafaadan başka hangi sebebe
dayandırılabilir?”





“İftira etmediğimizden emin olarak iddia edebiliriz ki
Haçlıların zahmetini boşa çıkarmış Hıristiyan yayılmasına ve batının “medenileştirme”(!)
siyasetine daima set çekmiş olan İslami şahsiyeti ortadan kaldıramamış olmaktan doğan derin öfke ve nefret batının doğuya olan düşmanlığının gerçek sebebidir. islam taassubu tabiri aslında Müslümanların
Hıristiyanlara karşı husumetini değil; batının doğuya olan ezeli
düşmanlığını ifade eder.”





“Bu satırları kaleme almaktaki maksadımız aradaki kini ve düşmanlığı tahrik edip artırmak değildir. Kader icabı yan yana yaşamak zorundayız. Birbirimizi tanıyıp öğrenmeye de aynı derecede mecburuz. İki toplum arasında kurulması gereken güzel münasebetlere mani olan cehaletin ve bir takım yanlış fikirlerin giderilmesi maksadıyla bu satırlar yazılmıştır.”





Batının Müslüman doğuya karşı beslediği km ve nefret hala bitmiş
değildir. Geçenlerde bayrağımızdaki ay ve yıldızı çıkarmamızı teklif etmeleri gerçek niyetlerini ve Müslüman doğuya karşı ne tür emeller içinde olduklarını gösteren ibretamiz bir vakıadır.


alıntı...
Boramir!! Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Halim Mete Kimdir-Halim Mete Hayatı-Halim Mete Biyografi küppra İş Dünyası ( Kimdir) 0 09-01-2008 14:27
Ruslar, doğu-batı ulaşımını kesti nur yağmuru Dünyadan Haberler 0 08-16-2008 10:00
Halim Bahadır Kimdir? Halim Bahadır Hayatı-Halim Bahadır Biyografisi Ebru Edebiyatçılar Şairler 1 03-12-2008 14:55
Doğu - Batı farkı... JeaLousS Avrupadan Futboll 0 12-13-2007 20:03
Batı 153 - 132 Doğu Beraberlikçi Basketbol 2 02-19-2007 13:18


Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:38 .


Telif Hakları vBulletin v3.7.3 © 2000-2008, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : Msn ifadeleri
site ekle Hosting Hizmetleri

Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286