![]() |
| |||||||
| Türk Dünyası Ve Kültürü Türk Dünyası Ve Kültürü |
![]() |
| | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| | #1 | |
| .ஐ ignorance is bliss ஐ. ![]()
Mesajlar: 4.600
Teşekkür Etme: 815
326 Mesajina 559 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 32
Tecrübe Puanı: 24135557 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Abdülhamid Dönemi Dış Politika , Dış Politika Hakkında II.ABDÜLHAMİD DÖNEMİ OSMANLI DIŞ POLİTİKASI Osmanlı Devleti’ni incelerken tarihçiler kendi bakış açılarına göre yorumlar yapmaktadırlar. Yapılan yorumlar farklı görüşler içersede herkesce kabullenilmiş doğrulara da rastlanılmaktadır. Rumeli’ye geçişte izlenen yöntemler Balkanlarda özellikle ilerleme döneminde uygulanan politikalar kuruluş ve ilerleme dönemlerinin tımar sistemi ortak doğru şehzadelerin eyaletlere gönderilip tecrübe kazanmalarından yoksun bırakılması Ankara Savaşı’nda Yıldırım Beyazıt’ın uyguladığı taktik veya devlet işlerine saray kadınlarının müdahalesi gibi konular da farklı tarihçilerin yanlış nitelemesini yaptığı unsurladır.Ancak tarih biliminin güzelliğinden olsa gerek hem Türk hem de dünya tarihi öyle şahsiyetler veya olaylar ortaya çıkarmıştır ki bunların sonuçları iyi - kötü diye nitelendirilemez.Bu tip kişilerin icraatları ölümlerinden çok sonra bile tartışılırken bir olay karşısında takındığı tavır yıllar sonra bile eleştirilere maruz kalabilir. Gerçektende tarih bu yüzden güzeldir.Yılların öncesi x’li y’li denklemlere sığdırılamaz vr formülleştirilerek kişilere ezberletilemez.Bazı defterler kapanır unutulur ancak gün gelir yeni yaşanmışcasına tartışılmaya devam edilir.İşte Osmanlı sultanlarından İkinci Abdülhamid bu tip bir tarihi şahsiyettir.10 Mart 1918’de Abdülhamid vefat ettiğinde tahtan indirileli yaklaşık dokuz yıl olmuştu. Osmanlı Devleti’nin en süre tahttan kalan hükümdarlarından biriydi.Bu uzun yıllar dünyada ve Osmanlı’da birçok değişmeler meydana gelirken Yıldız Sarayı’ndan devleti yöneten padişah geçmişten geleceğe bir köprü konumundaydı. Tahta çıktı ve meşrutiyeti ilk kez ilan etti tartışıldı. Meclisi tatil ederken işleri sarayından tek başına yürütürken istibdad diye nitelendirilen rejimini yıllarca uygularken hep tartışıldı.Daha sonra rejim değişikliği ile tahtına veda ederken tartışılmaya devam ediyordu.Bir anlamda sürgüne gönderildi savaşlar nedeni ile geri döndü Birinci Dünya Savaşı yıllarını İstanbul’da geçirdi ama hakkında ki tartışmalar henüz son bulmamıştı. Üstelik ölümünün yüzüncü yıllarına doğru yaklaşırgünümüzde bir gazete sayfasında bir akademik dergide veya bir açık oturumda Abdülha mid isminin temel konuyu teşkil etmesi bizleri hiç şaşırtmıyor.”Kızıl Sultan mı Ulu Ha- kan mı ?” soruları hala cevabını bulamazken her iki görüşünde ateşli savunucuları yıllar yıllar öncesinde olduğu gibi tartışmalarını sürdürüyorlar.Üstelik görüş sahiplerince ortaya konulan portreler bir anlamda zıtlığın en güzel örneğini veriyor.Bir dergide ilerici ilme önem veren hayırsever fakir fukara dostu olarak nitelenen cennetmekan Abdülhamid Han; başka bir kitabın sayfasında pintiğiyle yobazlığıyla teknolojiden korkmasıyla eleştirilip devlet toprağını satmak için rüşvet isteyen biri haline getirilebiliyor.[1] Bir yanda Türkedebiyatının en önemli kalemlerinden Necip Fazıl Kısakürek Abdülhamid hakkında onu yücelten kitabıyla[2] eleştirilere uğrarken diğer yanda Türk tarih biliminin en değerli isimlerinden İsmail Hakkı Uzunçarşılı yine Abdülhamid ile ilgili görüşleri nedeni ile iftiracı olarak nitelendiriliyor.[3]Abdülhamid hakkında ki sayısız ve birbirleri ile zıtlıklar içeren görüşlerin varlığı O’nun dönemini hangi açıdan ele alırsak alalım büyük zorluklara yol açmaktadır. İç siyasette meydana gelen gelişmeler döneminin ekonomik yapısı veya eğitim sistemi hangisini konu edinirsek edinelim bu tip tartışmalar araştırmalarda önemli bir engel teşkil ediyor. Tabiki bu döneminin dış politikası içinde geçerli bir durum.Meydana gelen olaylar ve alışılmamış bir hızla yaşanan değişimler dönemin önemli özelliklerinden.Ancak bu dönemde Abdülhamid tarafından alınmış bir karar farklı kaynakların kendi doğruları ile anatılıyor.Bu ise olaylar arasında bir bütünlüğün sağlanıp alışılagelen sebep-sonuç ilişkilerinin kurulmasını engelliyor. Bu nedenle bu çalışmanın önemli bölümlerinde; farklı kaynaklardan ortaya konulmuş ortak fikirlerden yararlanılmaya özen gösterilmiştir.Ortak görüşlerin bulunmadığı zamansa olay; karşıt görüşlerin fikirleri ile aydınlatılmaya çalışılmış kimilerince doğru kimilerince yanlış olarak nitelendirilen unsurlar elden geldiğince birlikte verilmiştir.Bu yapılırken de zaman zaman Abdülhamid’in kendi veya çocuklarının hatıralarına da başvurulmuştur.Kullanılan kaynaklar çalışmanın sonunda belirtilmiş kitapların yanısıra kullanılan makalelerin yayınlandığı dergiler ve internet siteleri yine bu kaynakça içerisinde yer almıştır.Tarihin kendine has güzelliklerinin hazırlanmada en büyük zorluklara sebep olduğu bu çalışmanın gerek tarih bilimi gerekse diğer alanlarda yapılacak diğer çalışmalara güzel bir başlangıç teşkil etmesi dileğiyle..Kadir Dede BİRİNCİ BÖLÜM ABDÜLHAMİD’İN TAHTA ÇIKMASIYLA YAŞANAN DIŞ GELİŞMELER II. ABDÜLHAMİD TAHTA ÇIKMADAN ÖNCEKİ GENEL DURUM VE ABDÜLHAMİD’İN TAHTA ÇIKIŞI: Osmanlı İmparatorluğu; 1853-1856 Kırım Savaşı sırasında Avrupa devletlerinin dostluğunu kazanmış 1856 Paris Andlaşması ile de Avrupa devletleri arasına katılmıştı.Böylece görünüşte de olsa .dış politika alanında güçlü duruma gelmişti.Ancak 1870’lere gelindiğinde dostu olan Avrupa devletleri arasında karışıklıklar başlamış ve Sedan Savaşı’nın Avrupalı güçler dengesinde meydana getirdiği değişiklikler Osmanlı İmparatorluğu üzerinde de önemli etkilere neden olmuştu.Özellikle Kırım Harbi sonrasında ortaya çıkan durumu içine sindiremeyen Rusya Paris Andlaşması’nın şartlarından kurtulmak için fırsat kolluyordu.Sedan Savaşı sonrasında aradığı fırsatı bularak bu konuda faaliyetlerde bulundu ve çeşitli devletlere gönderdiği notalarla bu andlaşmanın Karadeniz ile ilgili kendisini bağlayan hükümlerine uymayacağını bildirdi. Ortamın gerginleşmesi üzerine Bismarck’ın Londra’da bir konferans düzenlenip barış yolu ile bir çözüm yolu bulunması yönündeki teklifi diğer devletlerce de kabul gördü. Tek başına kalan Osmanlı Devleti de mecburen bu öneriyi kabul etti.17 Ocak 1871’de Osmanlı Devleti İngiltere Rusya Almanya Fransa İtalya ve Avusturya’nın katılımıyla konferans toplandı ve devletlerarası görüşmelerle 13 Mart 1871 de Rus isteklerine uygun olarak Karadeniz’in yeni statüsünü belirleyen bir andlaşma imzalandı.[4] Sonuçta Rusya’nın Karadeniz’de silahlanabilmesi kabul edilirken Karadeniz kıyılarının yeniden Rus tehlikesine maruz kalması olasılığı ortaya çıkıyordu.Paris’te kurulan denge Londra’da alınan bu kararlarla yerinden oynamaya başlıyordu.1871 Londra Andlaşması; Osmanlı Deleti’nin 1870’lere kadar dış politikasında dayandığına rağmen sürdürdüğü İngiltere-Fransa-Rusya İngiltere ve Fransa ‘ya olan güvenini kaybetmesine neden olurken verdiği tavizlere arasında denge siyaseti önemli bir darbe alıyordu. 1875 lere gelindiğinde; bir yandan iç ve dış olaylar devleti tehlikeli bir yola sürüklerken diğer yandan maliyedeki bozukluklar gün geçtikçe artıyordu.Ayrıca Rus kışkırtasıyla Balkanlar başta Hersek olmak üzere büyük bir karışıklık içindeydiler. Çok geçmeden Hersek’te bütün Balkanları ayaklandıracak olan ayaklanma başlarken bu isyan sonucu bunalım 1877-1878 Osmanlı – Rus Savaşı’na giden sürecin başlangıç noktasını oluşturuyordu.Hersek’te başlayan isyan kısa sürede yayılıp bütün Balkanları tehdit eden bir hale geldi. Ayrıca Avrupalı büyük devletlerin bölgedeki çıkarları ve kışkırtmaları da olayların gelişmesinde etkili oldu.Böylece Hersek’te başlayan isyan bir anda çözümlenmesi zor bir bunalım halini alıyordu. Andraşi Notası ve Berlin Memorandumu gibi çözüm önerileri problemi ortadan kaldırmazken 1876’ da siyasi bağımsızlıklarını kazanmak isteyen Bulgarların ayaklanması işleri iyice arapsaçına döndürüyordu. Osmanlı Devleti’nin özellikle Balkan bunalımı ile içine düştüğü siyasi çıkmazlar ekonomik ve mali sorunlarla birleşerek kamuoyunda Abdülaziz ve hükümetine karşı büyüyen bir tepki doğurmuştu.Bu dönemde Sadrazam Mahmut Nedim Paşa aleyhinde Rus yanlısı tavırları nedeni ile söylentiler çıkarken İstanbul’da güvenliğin iyice bozumasıyla halk silahlanıyordu.11 Mayıs 1876’da medrese öğrencilerinin ayaklanması Abdülaziz’i köşeye sıkıştırmıştı.Sadrazamı azledip yerine sadrazamlığa Mehmed Rüştü Paşa’yı getirirken Hüseyin Avni ve Mithat Paşa gibi isimler hükümete giriyordu.Ancak hükümetin padişaha padişahın hükümete güveni yoktu.Ayrıca Mithat Paşa Avrupa devletlerinin Osmanlı içişlerine karışmalarını önlemenin ve devletin kurtuluşunun yolu olarak bir anayasanın ilan edilmesi gerektiği görüşündeydi.Üstelik bu görüşe sahip Genç Osmanlılar da özellikle yurtdışında bu yönde çalışmalarda bulunuyorlardı.Ancak anayasa ve Abdülaziz’i bir araya getirmek mümkün değildi.Bu nedenle Mithat Paşa ve arkadaşları tarafından 30 Mayıs 1876’da Abdülaziz tahttan indirilerek yerine V. Murat geçirildi.Bu taht değişikliği üzerinden çok geçmeden Murat’ın akıl hastası olduğu ortaya çıktı. Mevcut şartlar ve o dönemde gelişen çeşitli olaylar Murat’ın hastalığının daha fazla ilerlemesine sebep olurken devlet adamlarında bunalımlı bu dönemde Murat’ın daha fazla tahtta kalamayacağı görüşü ağırlık kazandı. Böylece 31 Ağustos 1876’da V.Murat tahttan indirildi ve yerine kardeşi Abdülhamid Osmanlı padişahı oldu...alıntı | |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
| |
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Abdülhamid Dönemi Dış Politika | Boramir!! | Türk Dünyası Ve Kültürü | 0 | 08-15-2008 01:25 |
| Politika nedir?? Politika Tanımı - Politika Anlamı, Politika Hakkında | Ebru | Nedir | 0 | 01-05-2008 19:47 |
| TMMOB: Afet için politika üretilmedi | prenses | Dünyadan Haberler | 1 | 02-27-2007 20:09 |
| Politika nedir?? | ByMAxiS | Fıkralar | 0 | 10-27-2006 20:51 |
| politika budur... :) | sarışeker | Slayt ( pps ) Paylaşımlarımız | 0 | 10-26-2006 19:20 |
Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız