Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler  

Geri Dön   Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler > FARKLI DÜNYALAR > Türk Dünyası Ve Kültürü

Türk Dünyası Ve Kültürü Türk Dünyası Ve Kültürü

   

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 08-02-2008, 04:10   #1
.ஐ ignorance is bliss ஐ.
 
Mesajlar: 4.600
Teşekkür Etme: 815
326 Mesajina 559 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 32
Tecrübe Puanı: 24135557
Boramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un ÇılgınıBoramir!! Baktabul'un Çılgını
Oku Abdülhamid Dönemi Dış Politika , Dış Politika Hakkında


II.ABDÜLHAMİD DÖNEMİ OSMANLI DIŞ POLİTİKASI



Osmanlı Devleti’ni incelerken tarihçiler kendi bakış açılarına göre yorumlar yapmaktadırlar. Yapılan yorumlar farklı görüşler içersede herkesce kabullenilmiş doğrulara da rastlanılmaktadır. Rumeli’ye geçişte izlenen yöntemler Balkanlarda özellikle ilerleme döneminde uygulanan politikalar kuruluş ve ilerleme dönemlerinin tımar sistemi ortak doğruşehzadelerin eyaletlere gönderilip tecrübe kazanmalarından yoksun bırakılması Ankara Savaşı’nda Yıldırım Beyazıt’ın uyguladığı taktik veya devlet işlerine saray kadınlarının müdahalesi gibi konular da farklı tarihçilerin yanlış nitelemesini yaptığı unsurladır.Ancak tarih biliminin güzelliğinden olsa gerek hem Türk hem de dünya tarihi öyle şahsiyetler veya olaylar ortaya çıkarmıştır ki bunların sonuçları iyi - kötü diye nitelendirilemez.Bu tip kişilerin icraatları ölümlerinden çok sonra bile tartışılırken bir olay karşısında takındığı tavır yıllar sonra bile eleştirilere maruz kalabilir. Gerçektende tarih bu yüzden güzeldir.Yılların öncesi x’li y’li denklemlere sığdırılamaz vr formülleştirilerek kişilere ezberletilemez.Bazı defterler kapanır unutulur ancak gün gelir yeni yaşanmışcasına tartışılmaya devam edilir.İşte Osmanlı sultanlarından İkinci Abdülhamid bu tip bir tarihi şahsiyettir.



10 Mart 1918’de Abdülhamid vefat ettiğinde tahtan indirileli yaklaşık dokuz yıl olmuştu. Osmanlı Devleti’nin en süre tahttan kalan hükümdarlarından biriydi.Bu uzun yıllar dünyada ve Osmanlı’da birçok değişmeler meydana gelirken Yıldız Sarayı’ndan devleti yöneten padişah geçmişten geleceğe bir köprü konumundaydı. Tahta çıktı ve meşrutiyeti ilk kez ilan etti tartışıldı. Meclisi tatil ederken işleri sarayından tek başına yürütürken istibdad diye nitelendirilen rejimini yıllarca uygularken hep tartışıldı.Daha sonra rejim değişikliği ile tahtına veda ederken tartışılmaya devam ediyordu.Bir anlamda sürgüne gönderildi savaşlar nedeni ile geri döndü Birinci Dünya Savaşı yıllarını İstanbul’da geçirdi ama hakkında ki tartışmalar henüz son bulmamıştı. Üstelik ölümünün yüzüncü yıllarına doğru yaklaşırgünümüzde bir gazete sayfasında bir akademik dergide veya bir açık oturumda Abdülha mid isminin temel konuyu teşkil etmesi bizleri hiç şaşırtmıyor.”Kızıl Sultan mı Ulu Ha- kan mı ?” soruları hala cevabını bulamazken her iki görüşünde ateşli savunucuları yıllar yıllar öncesinde olduğu gibi tartışmalarını sürdürüyorlar.Üstelik görüş sahiplerince ortaya konulan portreler bir anlamda zıtlığın en güzel örneğini veriyor.Bir dergide ilerici ilme önem verenhayırseverfakir fukara dostu olarak nitelenen cennetmekan Abdülhamid Han; başka bir kitabın sayfasında pintiğiyleyobazlığıylateknolojiden korkmasıyla eleştirilip devlet toprağını satmak için rüşvet isteyen biri haline getirilebiliyor.[1] Bir yanda Türk

edebiyatının en önemli kalemlerinden Necip Fazıl Kısakürek Abdülhamid hakkındaonu yücelten kitabıyla[2] eleştirilere uğrarken diğer yanda Türk tarih biliminin en değerli isimlerinden İsmail Hakkı Uzunçarşılı yine Abdülhamid ile ilgili görüşleri nedeni ile iftiracı olarak nitelendiriliyor.[3]

Abdülhamid hakkında ki sayısız ve birbirleri ile zıtlıklar içeren görüşlerin varlığı O’nun dönemini hangi açıdan ele alırsak alalım büyük zorluklara yol açmaktadır. İç siyasette meydana gelen gelişmeler döneminin ekonomik yapısı veya eğitim sistemi hangisini konu edinirsek edinelim bu tip tartışmalar araştırmalarda önemli bir engel teşkil ediyor. Tabiki bu döneminin dış politikası içinde geçerli bir durum.Meydana gelen olaylarve alışılmamış bir hızla yaşanan değişimler dönemin önemli özelliklerinden.Ancak bu dönemde Abdülhamid tarafından alınmış bir karar farklı kaynakların kendi doğruları ile anatılıyor.Bu ise olaylar arasında bir bütünlüğün sağlanıp alışılagelen sebep-sonuç ilişkilerinin kurulmasını engelliyor. Bu nedenle bu çalışmanın önemli bölümlerinde; farklı kaynaklardan ortaya konulmuş ortak fikirlerden yararlanılmaya özen gösterilmiştir.Ortak görüşlerin bulunmadığı zamansa olay; karşıt görüşlerin fikirleri ile aydınlatılmaya çalışılmış kimilerince doğru kimilerince yanlış olarak nitelendirilen unsurlar elden geldiğince birlikte verilmiştir.Bu yapılırken de zaman zaman Abdülhamid’in kendi veya çocuklarının hatıralarına da başvurulmuştur.Kullanılan kaynaklar çalışmanın sonunda belirtilmiş kitapların yanısıra kullanılan makalelerin yayınlandığı dergiler ve internet siteleri yine bu kaynakça içerisinde yer almıştır.

Tarihin kendine has güzelliklerinin hazırlanmada en büyük zorluklara sebep olduğu bu çalışmanın gerek tarih bilimi gerekse diğer alanlarda yapılacak diğer çalışmalara güzel bir başlangıç teşkil etmesi dileğiyle..

Kadir Dede




BİRİNCİ BÖLÜM

ABDÜLHAMİD’İN TAHTA ÇIKMASIYLA YAŞANAN
DIŞ GELİŞMELER



II. ABDÜLHAMİD TAHTA ÇIKMADAN ÖNCEKİ GENEL DURUM

VE ABDÜLHAMİD’İN TAHTA ÇIKIŞI:





Osmanlı İmparatorluğu; 1853-1856 Kırım Savaşı sırasında Avrupa devletlerinin dostluğunu kazanmış 1856 Paris Andlaşması ile de Avrupa devletleri arasına katılmıştı.Böylece görünüşte de olsa .dış politika alanında güçlü duruma gelmişti.Ancak 1870’lere gelindiğinde dostu olan Avrupa devletleri arasında karışıklıklar başlamış ve Sedan Savaşı’nın Avrupalı güçler dengesinde meydana getirdiği değişiklikler Osmanlı İmparatorluğu üzerinde de önemli etkilere neden olmuştu.



Özellikle Kırım Harbi sonrasında ortaya çıkan durumu içine sindiremeyen Rusya Paris Andlaşması’nın şartlarından kurtulmak için fırsat kolluyordu.Sedan Savaşı sonrasında aradığı fırsatı bularak bu konuda faaliyetlerde bulundu ve çeşitli devletlere gönderdiği notalarla bu andlaşmanın Karadeniz ile ilgili kendisini bağlayan hükümlerine uymayacağını bildirdi. Ortamın gerginleşmesi üzerine Bismarck’ın Londra’da bir konferans düzenlenip barış yolu ile bir çözüm yolu bulunması yönündeki teklifi diğer devletlerce de kabul gördü. Tek başına kalan Osmanlı Devleti de mecburen bu öneriyi kabul etti.17 Ocak 1871’de Osmanlı Devleti İngiltere Rusya Almanya Fransa İtalya ve Avusturya’nın katılımıyla konferans toplandı ve devletlerarası görüşmelerle 13 Mart 1871 de Rus isteklerine uygun olarak Karadeniz’in yeni statüsünü belirleyen bir andlaşma imzalandı.[4] Sonuçta Rusya’nın Karadeniz’de silahlanabilmesi kabul edilirken Karadeniz kıyılarının yeniden Rus tehlikesine maruz kalması olasılığı ortaya çıkıyordu.Paris’te kurulan denge Londra’da alınan bu kararlarla yerinden oynamaya başlıyordu.



1871 Londra Andlaşması; Osmanlı Deleti’nin 1870’lere kadar dış politikasında dayandığına rağmen sürdürdüğü İngiltere-Fransa-Rusya İngiltere ve Fransa ‘ya olan güvenini kaybetmesine neden olurken verdiği tavizlere arasında denge siyaseti önemli bir darbe alıyordu. 1875 lere gelindiğinde; bir yandan iç ve dış olaylar devleti tehlikeli bir yola sürüklerken diğer yandan maliyedeki bozukluklar gün geçtikçe artıyordu.Ayrıca Rus kışkırtasıyla Balkanlar başta Hersek olmak üzere büyük bir karışıklık içindeydiler. Çok geçmeden Hersek’te bütün Balkanları ayaklandıracak olan ayaklanma başlarken bu isyan sonucu bunalım 1877-1878 Osmanlı – Rus Savaşı’na giden sürecin başlangıç noktasını oluşturuyordu.



Hersek’te başlayan isyan kısa sürede yayılıp bütün Balkanları tehdit eden bir hale geldi. Ayrıca Avrupalı büyük devletlerin bölgedeki çıkarları ve kışkırtmaları da olayların gelişmesinde etkili oldu.Böylece Hersek’te başlayan isyan bir anda çözümlenmesi zor bir

bunalım halini alıyordu. Andraşi Notası ve Berlin Memorandumu gibi çözüm önerileri problemi ortadan kaldırmazken 1876’ da siyasi bağımsızlıklarını kazanmak isteyen Bulgarların ayaklanması işleri iyice arapsaçına döndürüyordu.



Osmanlı Devleti’nin özellikle Balkan bunalımı ile içine düştüğü siyasi çıkmazlar ekonomik ve mali sorunlarla birleşerek kamuoyunda Abdülaziz ve hükümetine karşı büyüyen bir tepki doğurmuştu.Bu dönemde Sadrazam Mahmut Nedim Paşa aleyhinde Rus yanlısı tavırları nedeni ile söylentiler çıkarken İstanbul’da güvenliğin iyice bozumasıyla halk silahlanıyordu.11 Mayıs 1876’da medrese öğrencilerinin ayaklanması Abdülaziz’i köşeye sıkıştırmıştı.Sadrazamı azledip yerine sadrazamlığa Mehmed Rüştü Paşa’yı getirirken Hüseyin Avni ve Mithat Paşa gibi isimler hükümete giriyordu.Ancak hükümetin padişaha padişahın hükümete güveni yoktu.Ayrıca Mithat Paşa Avrupa devletlerinin Osmanlı içişlerine karışmalarını önlemenin ve devletin kurtuluşunun yolu olarak bir anayasanın ilan edilmesi gerektiği görüşündeydi.Üstelik bu görüşe sahip Genç Osmanlılar da özellikle yurtdışında bu yönde çalışmalarda bulunuyorlardı.Ancak anayasa ve Abdülaziz’i bir araya getirmek mümkün değildi.Bu nedenle Mithat Paşa ve arkadaşları tarafından 30 Mayıs 1876’da Abdülaziz tahttan indirilerek yerine V. Murat geçirildi.Bu taht değişikliği üzerinden çok geçmeden Murat’ın akıl hastası olduğu ortaya çıktı. Mevcut şartlar ve o dönemde gelişen çeşitli olaylar Murat’ın hastalığının daha fazla ilerlemesine sebep olurken devlet adamlarında bunalımlı bu dönemde Murat’ın daha fazla tahtta kalamayacağı görüşü ağırlık kazandı. Böylece 31 Ağustos 1876’da V.Murat tahttan indirildi ve yerine kardeşi Abdülhamid Osmanlı padişahı oldu...



alıntı
Boramir!! Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Abdülhamid Dönemi Dış Politika Boramir!! Türk Dünyası Ve Kültürü 0 08-15-2008 01:25
Politika nedir?? Politika Tanımı - Politika Anlamı, Politika Hakkında Ebru Nedir 0 01-05-2008 19:47
TMMOB: Afet için politika üretilmedi prenses Dünyadan Haberler 1 02-27-2007 20:09
Politika nedir?? ByMAxiS Fıkralar 0 10-27-2006 20:51
politika budur... :) sarışeker Slayt ( pps ) Paylaşımlarımız 0 10-26-2006 19:20


Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:16 .


Telif Hakları vBulletin v3.7.3 © 2000-2008, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : Msn ifadeleri
site ekle Hosting Hizmetleri

Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286