![]() |
| |||||||
| Türk Dünyası Ve Kültürü Türk Dünyası Ve Kültürü |
![]() |
| | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| | #1 | |
| .ஐ ignorance is bliss ஐ. ![]()
Mesajlar: 4.600
Teşekkür Etme: 815
326 Mesajina 559 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 32
Tecrübe Puanı: 24135557 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | -İ- i’câz (A.) [ 1 [ اعجاز .aciz bırakma. 2.şaşırtma. i’dâdî (A.) [ اعدادی ] lise. i’dâm (A.) [ اعدام ] yok etme öldürme.i’lâ (A.) [ اعلا ] yükseltme yüceltme.i’lâ edilmek yükseltilmek yüceltilmek.i’lâm (A.) [ اعلام ] bildirme. i’lâm edilmek bildirilmek. i’lân (A.) [ اعلان ] ilan. i’mâl (A.) [ اعمال ] yapma işleme.i’mâr (A.) [ اعمار ] bayındırlaştırma mamûr etme.i’râz (A.) [ 1 [ اعراض .yüz çevirme. 2.uzak durma. i’tâ (A.) [ 1 [ اعطا .verme. 2.verilme. 3.ödeme. 4.ödenme. i’tâ edilmek 1.verilmek. 2.ödenmek. i’tâ etmek 1.vermek. 2.ödemek. i’tâ olunmak verilmek. i’tâk (A.) [ اعتاق ] âzâd etme özgür bırakma.i’tikâf (A.) [ اعتکاف ] bir yere kapanma köşesine çekilerek yaşama.i’tilâ (A.) [ 1 [ اعتلا .yükselme. 2.yüksek rütbeye ulaşma. i’tizâl (A.) [ اعتزال ] köşesine çekilme. i’tizâr (A.) [ اعتذار ] özür dileme. i’vicâc (A.) [ اعوجاج ] eğrilme burkulma.i’zâm (A.) [ 1 [ اعزام .gönderme. 2.gönderilme. i’zâm edilmek gönderilmek yollanmak.i’zâm etmek göndermek yollamak.i’zâz (A.) [ 1 [ اعزاز .değer verme. 2.ağırlama. iâde (A.) [ اعاده ] geri verme geri gönderme.iâde edilmek geri verilmek geri gönderilmek![]() iâde etmek geri vermek geri göndermek.iâde eylemek geri vermek. iâde -i âfiyet etmek sağlığına kavuşmak. iâde -i itibâr edilmek itibarı geri verilmek. iâde -i ziyâret etmek ziyarete karşılık vermek. iâdeten (A.) [ اعادة ] geri verilmek üzere. iânât (A.) [ اعانات ] yardımlar bağışlar.iâne (A.) [ اعانه ] yardım bağış.iâşe (A.) [ اعاشه ] geçindirme. ib’âd (A.) [ ابعاد ] uzaklaştırma. ibâ’ (A.) [ اباء ] çekinme uzak durma kaçınma.ibâ’ etmek çekinmek uzak durmak kaçınmak.ibâd (A.) [ عباد ] kullar. ibâdât (A.) [ عبادات ] ibadetler. ibâdet (A.) [ عبادت ] klluk tapınma.ibâdet etmek kulluk etmek tapınmak.ibadetgâh (A.-F.) [ عبادتگاه ] ibadet yeri mabet.ibâdethâne (A.-F.) [ عبادت خانه ] ibadet edilecek yer. ibâdullah (A.) [ 1 [ عبادالله .Tanrı’nın kulları. 2.çok bol.ibâhat (A.) [ اباحت ] helal sayma mübah görme.ibâhî (A.) [ اباحی ] helal sayan mübah gören.ibârât (A.) [ 1 [ عبارات .cümleler. 2.paragraflar. ibâre (A.) [ 1 [ عباره .cümle. 2.paragraf. ibâret (A.) [ عبارت ] meydana gelen oluşan.ibâte (A.) [ اباته ] gece yatırma geceyi geçirtme barındırma.ibdâ’ (A.) [ ابداع ] yeni bir şey getirme yaratma geliştirme.ibdâ’ etmek yeni bir şey getirmek yaratmak geliştirmek.ibdâ’kâr (A.-F.) [ ابداعکار ] yaratıcı yenilik getiren.ibhâm (A.) [ ابهام ] belirsizlik. ibhâmât (A.) [ ابهامات ] belirsizlikler. ibkâ (A.) [ 1 [ ابقا .devamlılık kazandırma. 2.sınıfta bırakma. ibkâ etmek devamlılık kazandırmak yaşatmak.ibkâen (A.) [ ابقاء ] eski yerinde bırakarak. ibl (A.) [ ابل ] deve. iblâğ (A.) [ 1 [ابلاغ .bildirme. 2.ulaştırma. iblîs (A.) [ 1 [ ابليس .şeytan. 2.hileci. iblîsâne (A.-F.) [ ابليسانه ] şeytanca. ibn (A.) [ ابن ] oğul. ibrâ’ (A.) [ ابراء ] aklanma. ibrâ’ etmek aklanmak. ibrâm (A.) [ ابرام ] zorlama. ibrânâme (A.-F.) [ ابرانامه ] aklanma belgesi. ibrâz (A.) [ ابراز ] gösterme. ibrâz edilmek gösterilmek. ibrâz etmek göstermek. ibre (A.) [ 1 [ ابره .iğne. 2.gösterge. ibret (A.) [ عبرت ] hayat dersi. ibretâmîz (A.-F.) [ عبرت آميز ] ibret verici ders verici.ibretbahş (A.-F.) [ عبرت بخش ] ibret verici. ibreten (A.) [ عبرة ] ibret olsun diye ibret olarak.ibrîk (A.) [ ابریق ] ibrik ıbrık su şarap gibi sıvı konulan kap.ibrişim (F.) [ ابریشم ] ipek ibrişim.ibtâl (A.) [ ابطال ] geçersiz kılma kaldırma bozma.ibtâl edilmek geçersiz kılınmak kaldırılmak bozulmak.ibtâl etmek geçersiz kılmak kaldırmak bozmak.ibtidâ (A.) [ 1 [ ابتدا .ilkin önce. 2.başlangıç. 3.başlama.ibtidâ’ etmek başlamak. ibtidâ’î (A.) [ 1 [ ابتدائی .ilkel. 2.ilkokul. ibtidâr (A.) [ ابتدار ] başlama girişme.ibtidâr edilmek başlanmak girişilmek.ibtidâr etmek başlamak girişmek.ibtihâc (A.) [ ابتهاج ] sevinme. ibtilâ (A.) [ ابتلا ] tutkunluk müptelalık düşkünlükibtinâ (A.) [ 1 [ ابتنا .bina etme. 2.dayanma. 3.bina edilme. ibtinâ etmek 1.kurmak. 2.dayanmak. ibtinâ’en (A.) [ ابتناء ] dayanarak. ibzâr (A.) [ ابزار ] gösterme. îcâb (A.) [ ایجاب ] gerekme gerek.îcâbât (A.) [ ایجابات ] gereklilikler gerekler.icâbet (A.) [ 1 [ اجابت .kabul edilme. 2.uyma. icâbet etmek uymak muvafakat etmek.îcâd (A.) [ 1 [ ایجاد .var etme yaratma. 2.icat.îcâd edilmek 1.var edilmek yaratılmak. 2.icat edilmek buluş yapılmak.îcâd etmek 1.var etmek yaratmak. 2.icat etmek buluş yapmak.icâleten (A.) [ عجالة ] aceleyle acele olarak.îcâr (A.) [ 1 [ ایجار .kiralama. 2.kiraya verme. 3.kira. îcâr edilmek kiraya verilmek. îcâr etmek kiraya vermek. icâre (A.) [ اجاره ] kira geliri. îcâz (A.) [ ایجاز ] veciz anlatma özlü söyleme.icâzet (A.) [ 1 [ اجازت .izin. 2.mezuniyet belgesi diploma.icâzetnâme (A.-F.) [ اجازت نامه ] diploma. icbâr (A.) [ اجبار ] zorlama. icbâr edilmek zorlanmak. icbâr etmek zorlamak. iclâl (A.) [ اجلال ] ululama. icmâ’ (A.) [ اجماع ] bir araya getirme. icmâl (A.) [ 1 [ اجمال .özetleme. 2.özet. 3.toplam. icmâl edilmek öçetlenmek. icmâl etmek özetlemek. icmâlen (A.) [ اجمالا ] özetle özetleyerek.icmâlî (A.) [ اجمالی ] derli toplu özet halinde.icrâ (A.) [ 1 [ اجرا .yürütme yapma yerine getirme. 2.yapılma yerine getirilme![]() yürütülme. icrâ edilmek yürütülmek yapılmak yerine getirilmek.icrâ etmek yürütmek yapmak yerine getirmek.icrâât (A.) [ اجراآت ] yapılanlar. ictihâd (A.) [ 1 [ اجتهاد .çalışma çabalama. 2.görüş. 3.dinî kaynaklar ışığındagörüş bildirme. ictimâ’ (A.) [ 1 [ اجتماع .toplanma bir araya gelme toplantı. 2.toplum.ictimâ’ etmek toplanmak bir araya gelmek.ictimâât (A.) [ اجتماعات ] toplantılar bir araya gelişler.ictimâî (A.) [ اجتماعی ] toplumsal sosyal toplumbilimsel.ictimâileşme (A.-T.) sosyalleşme sosyalizasyon.ictimâîleşmek sosyalleşmek. ictimâiyyât (A.) [ اجتماعيات ] sosyoloji toplumbilim.ictimâiyyâtçı (A.-T.) sosyolog toplumbilimci.ictimâiyyûn (A.) [ اجتماعيون ] sosyologlar toplumbilimciler.ictinâb (A.) [ اجتناب ] kaçınma uzak durma çekinme.ictinâb etmek kaçınmak uzak durmak çekinmek.ictisâr (A.) [ اجتسار ] yüreklenme cesaret bulma.ictisâr etmek cesaretlenmek cesaret bulmak.îd (A.) [ عيد ] bayram. îd -i adhâ [ عيد اضحی ] kurban bayramı. îd -i fıtr [ عيد فطر ] ramazan bayramı şeker bayramı.idâme (A.) [ ادامه ] devam ettirme sürdürme.idâme edilmek sürdürülmek devam edilmek.idâre (A.) [ 1 [ اداره .döndürme. 2.çekip çevirme yönetme. 3.devlet dairesi.4.yönetim. idâre -i maslahat etmek işleri öyle veya böyle idare etmek. idâre -i örfiyye [ اداره عرفيه ] sıkıyönetim. idârehâne (A.-F.) [ اداره خانه ] yönetim bürosu. idârî (A.) [ اداری ] yönetimsel. idbâr (A.) [ ادبار ] talihsizlik. iddiâ (A.) [ 1 [ ادعا .düşüncesinde ısrar etme. 2.dava etme. 3.inat. idhâl (A.) [ 1 [ ادخال .içeri alma sokma. 2.yurt dışından getirme dışalım ithal.idhâl edilmek 1.içeri alınmak sokulmak. 2.dışalım yapılmak.idhâl etmek 1.içeri almak sokmak. 2.yurt dışından getirmek dışalım yapmak![]() ithal etmek. idhâlât (A.) [ ادخالات ] ithalat dışalım malları.îdiyye (A.) [ عيدیه ] bayramlık bayram bahşişi.idmân (A.) [ 1 [ ادمان .alıştırma. 2.spor egzersiz.idrâk (A.) [ 1 [ ادراک .kavrama anlama. 2.erişme.idrâk edilmek 1.kavranmak anlaşılmak. 2.yaşanmak.idrak etmek1.kavramak anlamak. 2.yaşamak görmek.idrâr (A.) [ ادرار ] sidik. îfâ (A.) [ 1 [ ایفا .yapma yerine getirme. 2.ödeme.îfâ edilmek 1.yapılmak yerine getirilmek. 2.ödenmek.îfâ etmek 1.yapmak yerine getirmek. 2.ödemek.îfâ -yı vazife [ ایفای وظيفه ] görev yapma. îfâ -yı vazife etmek görev yapmak görevini yerine getirmek.ifâdât (A.) [ افادات ] ifadeler. ifâde (A.) [ افاده ] söylem anlatım dile getirme.ifâde edilmek anlatılmak belirtilmek dile getirilmek.ifâde etmek anlatmak belirtmek dile getirmek.ifâkat (A.) [ افاقت ] iyileşme. ifâkat bulmak iyileşmek. ifâze (A.) [ 1 [ افاضه .taşma. 2.bereketlendirme. iffet (A.) [ عفت ] namusluluk namus düşkünlüğü.ifhâm (A.) [ افهام ] anlatma. ifhâm etmek anlatmak. iflâh (A.) [ افلاح ] rahata erme kurtulma.iflâh etmek ondurmak dertten kurtarmak.iflâh olmak iyileşmek kurtulmak.iflâs (A.) [ افلاس ] her şeyini yitirme bitip tükenme.ifnâ (A.) [ افنا ] yok etme. ifrâğ (A.) [ افراغ ] dökme boşaltma.ifrât (A.) [ افراط ] aşırıya kaçma. ifrâtkâr (A.-F.) [ افراطکار ] aşırıya kaçan. ifratperestî (A.) [ افراط پرستی ] aşırıcılık. ifrâz (A.) [ 1 [ افراز .parçalara bölme. 2.parselleme. 3.salgı. ifraz edilmek salgılanmak çıkarılmak.ifrâzât (A.) [ 1 [ افراضات .salgılar. 2.parsellemeler. ifrît (A.) [ عفریت ] mitolojik canavar. ifsâd (A.) [ 1 [ افساد .bozma. 2.bozgunculuk yapma. ifsâd etmek bozmak fesada sürüklemek.ifşâ (A.) [ افشا ] açığa vurma. ifşâ edilmek açığa vurulmak. ifşâ etmek açığa vurmak. ifşâât (A.) [ افشاآت ] açığa vurmalar. iftâr (A.) [ 1 [ افطار .oruç açma. 2.Ramazan ayında verilen akşam yemeği. iftâr etmek oruç açmak. iftâriyye (A.) [ افطاریه ] iftarlık iftar için hazırlanan yiyecek.iftihâr (A.) [ افتخار ] övünme kıvanma kıvanç.iftihar etmek övünmek gurur duymak.iftihâr etmek övünmek kıvanç duymak.iftikâr (A.) [ افتقار ]yoksulluk çekme. iftirâ (A.) [ افترا ] birine işlemediği suçu yıkma. iftirâk (A.) [ افتراق ] ayrılık. iftirâs (A.) [ افتراس ] parçalama. iftitâh (A.) [ 1 [ افتتاح .açılış. 2.başlama. iftizâh (A.) [ افتضاح ] rezillik skandal.iğbirâr (A.) [ اغبرار ] kırılma alınma gücenme.iğfâl (A.) [ 1 [ اغفال .aldatma kandırma. 2.ırza geçme.iğfâl edilmek 1.aldatılmak kandırılmak. 2.ırzına geçilmek.iğfâl etmek 1.aldatmak kandırmak. 2.ırzına geçmek.iğlâk (A.) [ اغلاق ] üstü kapalı konuşma. iğlât (A.) [ اغلاط ] yanıltma. iğmâz (A.) [ اغماض ] görmezden gelme göz yumma.iğnâ (A.) [ اغنا ] zengin etme kimseye muhtaç olmayacak hale getirme.iğrâk (A.) [ 1 [ اغراق .boğma. 2.abartma. iğtinâm (A.) [ 1 [ اغتنام .ganimet bilme. 2.ganimet alma. iğtişâş (A.) [ اغتشاش ] karışıklık kargaşa anarşi.iğtişâşât (A.) [ اغتشاشات ] karışıklıklar anarşiler.iğvâ (A.) [ اغوا ] azdırma ayartma.iğvâ etmek azdırmak ayartmak.ihâle (A.) [ احاله ] havale etme bırakma.îhâm (A.) [ ایهام ] iki anlama gelen kelimenin uzak anlamını kasdetme. ihânet (A.) [ اهانت ] hainlik. ihâta (A.) [ 1 [ احاطه .kavrama. 2.kuşatma sarma.ihâta edilmek çevrelenmek sarılmak kuşatılmak.ihâta etmek 1.kavramak. 2.kuşatmak sarmak.ihbâr (A.) [ اخبار ] bildirme haber verme.ihbar etmek bildirmek haber vermek.ihbârnâme (A.-F.) [ اخبارنامه ] bildiri kağıdı. ihdâ (A.) [ اهدا ] hediye etme. ihdâ edilmek hediye edilmek. ihdâ etmek hediye etmek. ihdâs (A.) [ احداث ] kurma oluşturma meydana getirme.ihdâs edilmek kurulmak oluşturulmak meydana getirilmek.ihdâs etmek kurmak oluşturmak meydana getirmek.ihdas olunmak kurulmak oluşturulmak konulmak.ihfâ (A.) [ اخفا ] gizleme saklama.ihfâf (A.) [ اخفاف ] hafife alma. ihkâk (A.) [ احقاق ] hakkını verme. ihkâk -ı hak [ احقاق حق ] hakkını verme. ihlâ (A.) [ اخلا ] boşaltma. ihlâk (A.) [ اهلاک ] helak etme yok etme öldürme.ihlâl (A.) [ اخلال ] bozma lekeleme halel getirme.ihlâl edilmek bozulmak halel getirilmek.ihlâl etmek bozmak halel getirmek.ihlâs (A.) [ اخلاص ] içtenlik dürüstlük.ihmâl (A.) [ اهمال ] önemsememe savsaklatma.ihmâlkâr (A.-F.) [ اهمالکار ] ihmalci. ihrâc (A.) [ 1 [ اخراج .çıkartma. 2.dışsatım yurt dışına gönderme.ihrâc edilmek 1.çıkarılmak. 2.dışsatım yapılmak ihraç edilmek.ihrâc etmek 1.çıkarmak. 2.dışsatım yapmak ihraç etmek.ihrac olunmak çıkarılmak. ihrâcât (A.) [ 1 [ اخراجات .çıkarmalar. 2.dışsatımlar. ihrâk (A.) [ احراق ] yakma. ihrak edilmek yakılmak. ihrak olunmak yakılmak. ihrâm (A.) [ احرام ] hac zamanı giyilen beyaz giysi. ihrâz (A.) [ احراز ] kazanma elde etme.ihraz etmek kazanmak elde etmek.ihsâ (A.) [ احصا ] sayma. ihsâî (A.) [ احصائی ] sayım ile ilgili istatistik.ihsâiyyât (A.) [ احصائيات ] istatistik. ihsâiyye (A.) [ احصائيه ] istatistik. ihsân (A.) [ 1 [ احسان .bağış. 2.iyilik. ihsâs (A.) [ احساس ] hissettirme. ihtâr (A.) [ اخطار ] uyarı hatırlatma.ihtâr edilmek uyarılmak hatırlatılmak.ihtâr etmek uyarmak hatırlatmak.ihticâc (A.) [ احتجاج ] kanıt gösterme. ihtidâ (A.) [ اهتدا ] hidayete erme müslüman olma.ihtidâ etmek hidayete ermek müslüman olmak.ihtifâ (A.) [ اختفا ] gizlenme. ihtifâl (A.) [ احتفال ] anma töreni. ihtikâr (A.) [ احتکار ] vurgun. ihtilâc (A.) [ 1 [ اختلاج .çırpınma. 2.seğirme. ihtilâf (A.) [ اختلاف ] uyuşmazlık. ihtilâfat (A.) [ اختلافات ] uyuşmazlıklar. ihtilâl (A.) [ 1 [ اختلال .bozukluk arıza. 2.ihtilal.ihtilâlat (A.) [ 1 [ اختلالات .bozukluklar. 2.ihtilaller. ihtilâm (A.) [ احتلام ] düşazma şeytan aldatması.ihtilâs (A.) [ اختلاس ] zimmetine para geçirme para çalma.ihtilât (A.) [ 1 [ اختلاط .karışma. 2.görüşme kaynaşma.ihtilât etmek karışmak. ihtimâl (A.) [ 1 [ احتمال .olasılık. 2.yüklenme. 3.belki. ihtimal ki (A.-F.) [ احتمال که ] belki de muhtemelen.ihtimal vermek sanmak tahmin etmek.ihtimâlât (A.) [ احتمالات ] olasılıklar. ihtimâm (A.) [ اهتمام ] özen. ihtinâk (A.) [ اختناق ] boğulma. ihtirâ (A.) [ اختراع ] icat buluş.ihtirâat (A.) [ اختراعات ] buluşlar. ihtirak (A.) [ احتراق ] yanma. ihtirâm (A.) [ احترام ] saygı duyma hürmet etme.ihtirâmen (A.) [ احتراما ] saygıyla saygı duyarak.ihtirâs (A.) [ احتراص ] aşırı hırs. ihtirâz (A.) [ احتراز ] kaçınma çekinme uzak durma geri dumaihtirâz etmek kaçınmak çekinmek uzak durmak geri durmak.ihtisâr (A.) [ اختصار ] kısaltma özetleme.ihtisâr edilmek kısaltılmak özetlenmek.ihtisâr etmek kısaltmak özetlemek.ihtisâren (A.) [ اختصارا ] özetle kısaltarak kısaca.ihtisâs (A.) [ اختصاص ] uzmanlık. ihtişâm (A.) [ احتشام ] görkem. ihtitâm (A.) [ اختتام ] sona erme. ihtivâ (A.) [ احتوا ] içerme. ihtivâ etmek içermek. ihtiyâc (A.) [ 1 [ احتياج .gereksinim2.yoksulluk. ihtiyâcât (A.) [ احتياجات ] gereksinimler. ihtiyâl (A.) [ احتيال ] hile yapma. ihtiyâr (A.) [ 1 [ اختيار .seçme. 2.seçilme. 3.seçme hakky. 4.yaşlı. ihtiyârî (A.) [ اختياری ] kişisel seçime bağlı isteğe bağlı.ihtiyât (A.) [ 1 [ احتياط .tedbirli davranış. 2.yedek. ihtiyâten (A.) [ احتياطا ] tedbirli davranarak ihtiyatlı olarak.ihtiyatkâr (A.-F.) [ احتياط کار ] tedbirli ihtiyatlı.ihtizâr (A.) [ احتضار ] can çekişme. ihtizâz (A.) [ اهتزاز ] titreme titreyiş.ihvân (A.) [ اخوان ] dostlar. ihyâ (A.) [ 1 [ احيا .diriltme yaşatma. 2.canlılık kazandırma. 3.geceyi ibadetederek geçirme. ihyâ olunmak yaşatılmak canlandırılmak.ihzâr (A.) [ 1 [ احضار .çağırma huzura getirme. 2.hazırlama. 3.hazırlanma.ihzar etmek 1.hazırlamak. 2.getirmek. ihzârî (A.) [ احضاری ] hazırlayıcı. ik’âd (A.) [ اقعاد ] oturtma. îkâ (A.) [ ایقا ] yapma. îka etmek vermek bırakmak.ikâb (A.) [ عقاب ] ceza. ikâl (A.) [ 1 [ عقال .bağ. 2.köstek pranga.ikâme (A.) [ 1 [ اقامه .kaldırma. 2.oturma. 3.yerine koyma. ikâme etmek yerine koymak. ikâmet (A.) [ 1 [ اقامت .oturma. 2.namaza durma. ikâmetgah (A.-F.) [ اقامتگاه ] oturma yeri. îkâz (A.) [ 1 [ ایقاظ .uyandırma. 2.uyarma. îkâz edilmek uyarılmak. îkâz etmek uyarmak. ikbâl (A.) [ 1 [ اقبال .talih. 2.mutluluk. ikdâm (A.) [ اقدام ] girişim. iklîm (A.) [ 1 [ اقليم .ülke yer diyar. 2.coğrâfî yaşam koşulları.ikmâl (A.) [ 1 [ اکمال .tamamlama bitirme. 2.bütünleme.ikmâl edilmek tamamlanmak bitirilmek.ikmâl etmek tamamlamak bitirmek.iknâ (A.) [ اقناع ] razı etme. iknâ etmek razı etmek. ikrâh (A.) [ اکراه ] tiksinme iğrenme.ikrâh etmek tiksinmek iğrenmek.ikrâhen (A.) [ اکراها ] tiksinerek iğrenerek.ikrâm (A.) [ 1 [ اکرام .cömertlik. 2.sunma armağan etme.ikrâmiyye (A.) [ 1 [ اکراميه .bahşiş. 2.ikrâm olarak verilen para veya eşya. ikrâr (A.) [ 1 [ اقرار .itiraf. 2.dile getirme. 3.kabullenme. ikrâr etmek 1.itiraf etmek. 2.dile getirmek. 3.kabullenmek. ikrâz (A.) [ اقراض ] borçlandırma borç verme.iksîr (A.) [ اکثير ] olağanüstü etkileri olan şurup. iktibâs (A.) [ اقتباس ] alıntı. iktibâs edilmek alınmak. | |
| | |