![]() |
| |||||||
| Türk Dünyası Ve Kültürü Türk Dünyası Ve Kültürü |
![]() |
| | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| | #1 | |
| .ஐ ignorance is bliss ஐ. ![]()
Mesajlar: 4.600
Teşekkür Etme: 815
326 Mesajina 559 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 32
Tecrübe Puanı: 24135557 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | -M- mâ (A.) [ ما ] su. mâ (F.) [ ما ] biz. ma’âyib (A.) [ معایب ] kusurlar ayıplar.ma’ber (A.) [ معبر ] geçit. ma’ni (A.) [ معنی ] anlam. ma’raz (A.) [ معرض ] sergi. ma’reke (A.) [ معرکه ] savaş alanı. ma’şerî (A.) [ معشری ] kollektif. maâbid (A.) [ معابد ] mabetler ibadet yerleri.maâbir (A.) [ معابر ] geçitler. maâd (A.) [ 1 [ معاد .dönüş yeri. 2.ahiret. mâadâ (A.) [ ماعدا ] dışında -den başka başka öte yanı sıra.maâdin (A.) [ معادن ] madenler. maalesef (A.) [ مع الأسف ] ne yazık ki. maalmemnûniye (A.) [ مع الممنونيه ] seve seve. maânî (A.) [ معانی ] anlamlar. maârif (A.) [ 1 [ معارف .bilimler. 2.kültür. 3.Millî Eğitim Bakanlığı. maarif nezareti millî eğitim bakanlığı. maâş (A.) [ 1 [ معاش .geçim. 2.aylık. 271 maatteessüf (A.) [ مع التأسف ] ne yazık ki üzülerek maalesef.maazâlik (A.) [ مع ذلک ] bununla birlikte. maâzallah (A.) [ معاذ الله ] Allah esirgesin. mâba’dut-tabîa (A.) [ مابعدالطبيعه ] fizik ötesi doğa ötesi.mâba’duttabîiyye (A.) [ مابعدالطبيعيه ] aaaafizik doğa ötesi.mâbad (A.) [ مابعد ] sonraki. mâbadı var (A.-T.) devam edecek sürecek arkası var.mabed (A.) [ 1 [ معبد .tapınak. 2.ibadethane. mâbeyn (A.) [ 1 [ مابين .arası. 2.padişah sarayı. mabud (A.) [ معبود ] ibadet edilen ![]() mâcera (A.) [ 1 [ ماجرا .cereyan eden. 2.serüven. mâceraperest (A.-F.) [ ماجراپرست ] maceracı. maceraperestî (A.-F.) [ ماجراپرستی ] maceracılık maceraperestlik.mâdâmülhayat (A.) [ مادامالحيات ] ömür boyu. madde be madde (A.-F.) [ ماده بماده ] madde madde. maddî (A.) [ 1 [ مادی .madde ile ilgili. 2.materyalist. maddiyet (A.) [ مادیت ] maddîlik. maddiyye (A.) [ 1 [ مادیه .madde ile ilgili. 2.matetaryalist. mâde (F.) [ ماده ] dişi. mâdelet (A.) [ معدلت ] adalet. madeniyyât (A.) [ معدنيات ] madencilik bilimi mineraloji.mâder (F.) [ مادر ] anne. maderî (F.) [ مادری ] anne ile ilgili ana tarafı.272 mâderzâd (F.) [ مادرزاد ] anadan doğma. mâdiyân (F.) [ مادیان ] kısrak. madûd (A.) [ معدود ] sayılı. madûd olmak sayılmak. mâdum (A.) [ معدوم ] yok olmuş. mâdumiyet (A.) [ معدوميت ] yokluk. mâdun (A.) [ مادون ] ast aşağıda alt.mâfevk (A.) [ مافوق ] üst üstü yukarısı.mafsal (A.) [ مفصل ] eklem. magâre (A.) [ مغاره ] mağara. mağâk (F.) [ 1 [ مغاک .çukur. 2.mezar. mağâzî (A.) [ 1 [ مغازی .savaşlar gazalar. 2.savaş öyküleri.mağbûn (A.) [ مغبون ] aldatılmış. mağdûr (A.) [ مغدور ] haksızlığa uğramış. mağdur etmek haksızlığa uğratarak zor durumda bırakmak. mağdur olmak haksızlığa uğramayarak zor durumda kalmak. mağduriyet (A.) [ مغدوریت ] haksızlığa uğrama mağdur olma.mağfiret (A.) [ مغفرت ] yarlıgama. mağfiret etmek yarlıgamak. mağfur (A.) [ مغفور ] yarlıganmış. mağlata (A.) [ مغلطه ] laf salatası yanıltmaca.mağlub (A.) [ مغلوب ] yenik. mağmûm (A.) [ مغموم ] gamlı kederli.273 mağrib (A.) [ 1 [ مغرب .batı. 2.akşam namazı. 3.Kuzeybatı Afrika. 4.Fas. mağrur (A.) [ مغرور ] gururlu kendini beğenmiş.mağrûr olmak gururlanmak. mağrûrane (A.-F.) [ مغرورانه ] gururlanarak kendini beğenerek.mağsub (A.) [ مغصوب ] gaspedilmiş. mağşuş (A.) [ مغشوش ] karışmış. mağz (F.) [ 1 [ مغز .beyin. 2.iç öz. 3.ilik.mağzûb (A.) [ مغضوب ] gazaba uğratılmış. mâh (F.) [ ماه ] ay. mahabbet (A.) [ محبت ] sevgi. mahabbet eylemek sevmek. mahâfil (A.) [ 1 [ محافل .mahfiller. 2.toplantı yerleri. mahâkim (A.) [ محاکم ] mahkemeler. mahal (A.) [ محل ] yer. mahall (A.) [ محل ] yer. mahallî (A.) [ 1 [ محلی .yerel. 2.yerli. mahalliye (A.) [ محليه ] yerel. mâhâne (F.) [ ماهانه ] aylık. mahâret (A.) [ مهارت ] beceri. mâhasal (A.) [ ماحصل ] sonuç. mahâsin (A.) [ محاسن ] iyilikler güzellikler.mâhazar (A.) [ ماحضر ] hazırda olan. mahâzin (A.) [ مخازن ] mahzenler. 274 mahâzîr (A.) [ محاذیر ] sakıncalar. mahbes (A.) [ محبس ] hapishane. mahbûb (A.) [ 1 [ محبوب .sevilen. 2.sevgili. mahbus (A.) [ 1 [ محبوس .hapsedilmiş. 2.hapishane. mahcûb (A.) [ 1 [ محجوب .örtülmüş. 2.utangaç. mahcûb etmek utandırmak. mahcûb olmak utanmak. mahcûbiyet (A.) [ محجوبيت ] utangaçlık. mahcûz (A.) [ محجوظ ] hacizli. mahcûz olmak haczedilmek. mahdud (A.) [ محدود ] sınırlı kasıtlı.mahdum (A.) [ مخدوم ] oğul. mâhe (F.) [ ماهه ] matkap. mahfaza (A.) [ محفظه ] kutu kap.mahfî (A.) [ مخفی ] gizli. mahfil (A.) [ 1 [ محفل .toplantı yeri. 2.cami mahfili. mahfiyyen (A.) [ مخفيا ] gizlice. mahfuz (A.) [ محفوظ ] korunmuş saklanmış.mâh-ı nev (F.) [ ماه نو ] hilal ay.mâh-ı sipihr [ ماه سپهر ] ay gökyüzündeki ay.mâhî (F.) [ ماهی ] balık. mahir (A.) [ ماهر ] becerili maharetli.mahiyet (A.) [ ماهيت ] asıl esas içyüzü.275 mahkûk (A.) [ محکوک ] kazılmış kazılarak yazılmış yontulmuş.mahkum (A.) [ محکوم ] hüküm giymiş. mahkûm etmek hüküm giydirmek. mahkum olmak hüküm giymek. mahlas (A.) [ مخلص ] takma ad. mahlû (A.) [ مخلوع ] tahttan indirilmiş. mahluk (A.) [ مخلوق ] yaratık. mahlul (A.) [ محلول ] erimiş çözülmüş hallolmuş.mahlut (A.) [ مخلوط ] karışık. mahmûd (A.) [ 1 [ محمود .övülmüş. 2.hamd edilmiş. mahmul (A.) [ محمول ] yüklü. mahmur (A.) [ مخمور ] uykulu baygın.mâhpâre (F.) [ 1 [ ماه پاره .ay parçası. 2.çok güzel. mahrec (A.) [ مخرج ] çıkış yeri. mahrem (A.) [ 1 [ محرم .nikah düşmeyen. 2.gizli. mâhru (F.) [ ماهرو ] ay yüzlü güzel yüzlü.mahruk (A.) [ محروق ] yanık yanmış.mahrûkat (A.) [ محروقات ] yakacak. mahrum (A.) [ محروم ] yoksun. mahrum etmek yoksun bırakmak. mahrum olmak yoksun kalmak. mahrumiyet (A.) [ محروميت ] yoksunluk mahrumluk.mahrut (A.) [ مخروط ] koni. 276 mahsûb (A.) [ محسوب ] hesap edilen. mahsûl (A.) [ محصول ] ürün sonuç.mahsur (A.) [ محصور ] kuşatılmış. mahsus (A.) [ 1 [ مخصوص .özgü ayrılmış. 2.bilerek.mahsûs (A.) [ مخصوص ] hissedilen hissedilir.mahşer (A.) [ 1 [ محشر .kıyamet yeri. 2.aşırı kalabalık. mâhtâb (F.) [ ماهتاب ] mehtap. mahtûm (A.) [ مختوم ] mühürlü. mahtût (A.) [ 1 [ مخطوط .yazılı. 2.çizili. mahv (A.) [ 1 [ محو .yok etme. 2.yok olma. mahvetmek (A.-T.) yok etmek. mahz (A.) [ محض ] sırf sade tam.mahzar (A.) [ 1 [ محضر .huzur kat. 2.görünüş.mahzun (A.) [ محزون ] hüzünlü. mahzun etmek hüzünlendirmek. mahzun olmak hüzünlenmek. mahzûnane (A.-F.) [ محزونانه ] hüzünlü bir halde. mahzur (A.) [ محذور ] sakınca. mahzur görmek sakıncalı bulmak. mahzûzat (A.) [ محظوظات ] hoşa gidecek şeyler. mâî (A.) [ 1 [ مائی .su ile ilgili. 2.mavi. mâ-i mukattar [ ماء مقطر ] damıtık su. mâide (A.) [ مائده ] sofra. | |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
| |
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Osmanlıca-Türkçe Sözlük (A) | Boramir!! | Türk Dünyası Ve Kültürü | 0 | 08-01-2008 04:34 |
| Osmanlıca-Türkçe Sözlük (J) | Boramir!! | Türk Dünyası Ve Kültürü | 0 | 08-01-2008 04:15 |
| Osmanlıca-Türkçe Sözlük (N) | Boramir!! | Türk Dünyası Ve Kültürü | 0 | 08-01-2008 04:07 |
| Osmanlıca-Türkçe Sözlük (Ö) | Boramir!! | Türk Dünyası Ve Kültürü | 0 | 08-01-2008 04:05 |
| Osmanlıca-Türkçe Sözlük (V) | Boramir!! | Türk Dünyası Ve Kültürü | 0 | 08-01-2008 03:49 |
Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız