![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Bloglar | Fan Kulüpler | Etiketler | Albümler | SSS | Arama | Bugünkü Mesajlar | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| Şiir ünlü şairlerimizin şiirleri,sizin şiirleriniz.hepisi burda olucak |
![]() |
| | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| | #1 | |
| Dedektif Botu ![]() Üyelik Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 721 Teşekkür Etme: 11 48 Mesajina 75 Defa Tesekkur edildi Tecrübe Puanı: 25 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | AGRI Vardım eteğine, secdeye kapandım; Koşup bir koluna sımsıkı abandım. Karlı başın yüce dedikleyin yüce. Sükun içindeki heybetin gönlümce. Devce yapında ilk rahatlığı duydum. Şifa mı ne ki ruha bu ilk yudum. Hayal arkasında boş çırpınışlarının. Sen uygun bir vakti gelince rüzgârın Sonsuzluğa doğru kalkacak sihirli Bir gemi gibisin göklerde demirli Ve ben rıhtımında bekleyen tek yolcu... Düşüncemizin en haksız, en korkuncu; Açan o ağulu çiçek delilikte, Giren sır mezara cesetle birlikte, Şüphe; o bin çeşit çilenin yemişi. Yılan ağzındaki elma... Ey, ateşi En derin yerinde gizli gizli yanan! Seyrediyor ruhum kar balkonlarından İnsanın göresi olmaz manzarayı Ve aklın o uçsuz bucaksız sarayı Yıkılıyor... Duygu bir kartal hıziyle Fırlıyor engine sevinç avaziyle. Bulutlar ne güzel bulutlardır onlar, Hep böyle başımın üstünde dursunlar Menekşe rengi, kan rengi, toprak rengi. Asılı kalsın hep bu yağmur hevengi. Dünyayı saran bu gece ne gecedir, Yıldızlardan yağan ışıklar ne incedir! Yansın o yıldızlar bitinceye kadar En derin uykular, en tatlı uykular. Ey, gökperdelerde şahlanan tanrısal! Eteklerindeyiz işte. Ve bir masal İçinden gelmişiz sana, atlı yaya, Attığımız okta kısmeti bulmaya. Yitik, perişandır elbet bencileyin Pişmanlığa ırgat olup geceleyin Günle bahtın çağrısına koşan kişi. Ah, iç sıkıntısı; sen ettin bu işi. Zevk, o yosma kadın eski bir bahçede Ayaküstü günah işlenen gecede Bir susuzluk kadehi sunmuştu bana; Yüzümü maskesiz gösteren ilk ayna. Yel alsın götürsün bütün o geçmişi, Büyülü kadehin zehrinden içmişi Serin yalanında kandırmaz her pınar. Dindirir miydi ki en tatlı rüzgârlar Bende gizli gizli başlamış ağrıyı: Bu, rüzgâr ve gemi uğramaz bir kıyı Ya da bir teknede açılmış bir delik; Hangi pencereye koşarsam ahretlik Bir gökyüzü, siyah, güneşten habersiz, Her adım attığım yeri basan bir sis. Hangi yana baksam onu görüyorum: İnancın kaydığı bir dipsiz uçurum; Günah kapılarının aralandığı, Tanrıların bile avaralandığı Şaşkın, çaresiz bir insan kaderince. Güneş! güneş! güneş! ey, ölümsüz ece! Sana tapınanlar kardeşimdir benim; Güneş! güneş! ben sana doğru gelenim, Kucakla beni, tanrıça sev, sar beni, Ey yırtıcı, en aç hayvanların ini İçimin göz görmez mağaralarına gir; Senin girmediğin yerde haset, kibir Dert, kin, yalan, ölüm, korku ve işkence, Çakal seslerinden örülmüş bir gece, Teneşir başında oynaşan çirkinler Engerek düğümü doğuran gelinler Zina şöleninde beynin nöbet nöbet Cehennem halatı çeken bir iskelet Ve yaprak indiren ağaçlar baharda... Senin bağışından yoksun kucaklarda Çocuklar kertenkeleyle bir biçimde. Ağrı'ya eş bir dağ olsaydı içimde İlkin şu gönlüme doğardın her sabah, Bana her yer geceyken sarardın, gümrah Sarı saçlarınla benim varlığımı, Kendimde taşırdım kendi toprağımı... Ağrı'ya eş yüce bir dağ yok içimde Ne kadar cüceyim dert ve sevincimde! Kaplamış gözümün gördüğü her ufku Umutsuz, zifiri bir gece, bir korku. AGRI-2 Ah, yazık ki bütün insanlık güneşsiz. Ey ateş, nasıl da seni yitirmişiz! Bu yalnız inilti esen manzaradan Bir çaresiz ay'dır sallanan aradan; Işık tuttuğu her şey bir taze yara. Onmaz bu gece. Bırak karanlıklara! Can yiğitliğini yitirmiş, kalb aşkı İlenişlerinden insanın bir şarkı Tutmuş dört yanı, bir çirkin ağıt, eski... Ah güç de değildi bahtiyarlık belki; Üstümüzde deniz gibi bir gökyüzü Bir şemsiye gibi açtı mı gündüzü Altında her kalbe esenlik payı var; Bizimdir, yelken açmış giden bulutlar, Vurup alnımıza serin gölgesini. Bizimdir bu korku, bu renk dolu sini Üstünde seslerle ışıklar kamaşan; Bizimdir bu zafer, bu beste ve bu şan. Şu aydın, ferah ve rahat gök altında Her kazazedenin müjdesi bir ada, Her gülüşe ayna bir gölek kenarı; Koparırken elin taze meyvaları Öyle kolaydı ki şaşıyorum demek; Soframıza konmuş bu doyulmaz yemek Niçin bir zehirli kaşıkla yenmede? Ağrı! başına boz bulutlar inmede. Ne ki bu cendere, ne ki bu sonsuzluk... Bu köpüren sular ve geçmez susuzluk Kim şu vurulmuş yatan, ova boyunca, Bir kan çeşmesine açık durup avcu? Çile pazarında cana pey sürümü Çözmek mi istemiş o çetin düğümü? Korkunç bir ezgide çatlayan bu kamış Yitirdiğimiz bir cennet mi aramış, Ölümsüz barışa gülen şafakları, Lezzet ve esenlik tüten ocakları, Ömre öpüş tadıyle uyandığımız, Tanrısal bir çıra gibi yandığımız?.. - Dağ! senin yandığın gibi bir vakitler- Vuran bir toz parçası değilse eğer Küçük gövdesine budur giden ölüm, Onun yüzünü bizden çeviren ölüm... Sen ey, oyununu en güzel oynayan! Hangi kıvılcımla fışkırttın ruhundan Birgün söndürdüğümüz kutsal ateşi? Sen ey! ölümden çok hayatın kardeşi Dirilttin nasıl bir mucizeyle tekrar Her şeyi, dostluktan düşmanlığa kadar Ve geri getirdin o sürgünlerini? Nerde buldun tekrar eski günlerini Zamanlar içinde yitmiş kardeşlerin Ve en güzelini sönmüş, ateşlerin, Kalbimin o kadar sevdiği o gülü, Ölüm ötesinin mutlu tahayyülü Evrensel cümbüşü, yaşama şevkini, Bizden gidenlerin birgün en yakını Ümidi ve şafak kanatlı neşeyi, O aşkı, o tadı, o gülümsemeyi?.. Ey boş gecelerin dadı ayışığı! Salla, salla hüzün uyuyan beşiği Söğütlerin nazlı dalları içinden Bir sabahı özleyen şu taze kadın Yatsın başyastığına anılarının; Bir makina sesiyle işleyen kalbi Alıp gezdirirsin onu bir gemi gibi Düşlerinin durgun, mavi denizinde. Beni de hep kendi kendimin izinde Fenerinle yolumu aydınlatarak Barış çeşmesini aramaya bırak, Budur yaşadığın sürece görevin; Gecelerin birinde, solgun alevin Güne yenilmeğe başladığı zaman Üstüne başımın düştüğü kitaptan Eser Mevlana'nın üflediği rüzgâr... İşte, gam türküsü söyleyen kamışlar Rüzgârından gördüğüm ova boyunca. Bu bir düştür belki, insan uyanınca, Gözlerinde kalır serabı bir ömür, Her şey bu ışıltı ardından görünür O insana; sevmek, yaşamak ve ölüm. Seni uykuya çekip götüren elim Kadınım, ayışığı içinden şu anda Aldanış diye ne varsa bir insanda O daldan tutuyor... Böyledir bu. Kader. Kavuşur sabaha en uzun geceler Ve serin durur her avunuş testisi. Rüzgârlar başladı. Sonsuzluk gemisi Önünde köpürüp şahlanmada engin; Yolcusu olduğu nihayetsizliğin Bir ucu Allah'ta ve sende bir ucu Başlıyor serüvenlerin en korkuncu: Gökyüzüne doğru yürüyen yeryüzü, Barıştıran sınır geceyle gündüzü; Ey sonsuza doğru ilkuçtan gelen Dağ! Göğü perde perde delip yükselen Dağ! Konu HaYaLeT tarafından (11-28-2006 Saat 00:50 ) de değistirilmistir.. | |
| | |
| | #2 |
| Dedektif Botu ![]() Üyelik Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 721 Teşekkür Etme: 11 48 Mesajina 75 Defa Tesekkur edildi Tecrübe Puanı: 25 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | AGIT Bir sevdiğim güzel vardı, bu evrenden vazgeçti Sevdiğini yitirenin hali nice olur belli Fidan boylum, güvercin bakışlım, şimdi n'etmeli? Sevip kokamadım, doyamadım; benden vazgeçti. Benim varımdı o, benim tadım, benim ereğim Direğimdi, kırıldı da çöktüm, bir oldum yerle. Çığrış canım, kuşlarla, böceklerle, bitkilerle Gel sevdiğim, gel güzelim, gel gülüm, gel direğim! Rüzgarlar üşüttü onu, kuzeyden esen yeller, Boz bulutlar öyle benzini soldurdu, dert değil. Bir sanırım, bu sümbül o sümbüldür! elbet değil. Nazlı çiçeklerle bile açmaz onu bu iller. Bu gamlı güz akşamı, yola düşmüş hali midir? Edalı boyuna göz mü değdi, dil mi uzandı, Ya ala gözlü görke yüzünü kimler kıskandı, Üzerine eğildiği sular vebali midir? Garip kişi! gez git gayrı bu dağları dul, mahzun. Bu dağların güzeliydi o, güzellerin hası. Elbet garib olur garip kişinin yavuklusu Büker de boyuncağzını kor gider melul mahzun. AYISIGI Yüzün beyaz, abajur yeşil, gece mor Esrimiş kalbim, şarkısını söylüyor. Her yanın avuçlarıma dökülüyor Çeşmeden akan suyun berraklığında. Dolaşan bir dudak mı var saçlarını Ay tırmanıyor zeytin ağaçlarını Sürü bulutlar gece yamaçlarını Otlayıp yayılıyor gök kırlığında. Üzerinden örtüyü mü çekti bir el Gece ayaklarından akıp giden sel Seyrine doyulmuyor ruhunun, güzel Bu manzara gibi, bu ayışığında. |
| | |
| | #3 |
| Dedektif Botu ![]() Üyelik Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 721 Teşekkür Etme: 11 48 Mesajina 75 Defa Tesekkur edildi Tecrübe Puanı: 25 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | AYAKLAR Ölmüş o, ayrı düşmüş sürüden, ayakları dışarda örtüden. Ölmüş herkes gibi ölen insan, Yalnız ayaklar kalmış yaşayan. Ardından ölüme düşen başın İki kardeş bakakalmış şaşkın. Der ki, bu ayakları görenler, Başım değilmiş düşünen meğer. Ayaklarım, az gide uz gide, Ayaklarım, ümitler peşinde! Yolcu ölmüş; işte ayaklar hür! Yolcu ölmüş; ayaklar düşünür... AYRILIS Gün batıyor, gün batıyor, Veda etsem hepinize. Ufuk kanlı bir denize Dönüyor, sizi bıraksam. Gün batıyor, gün batıyor, Evimi, eşyamı, paramı Nem varsa yaksam ve bir an Kaybetsem kara bir duman Arkasında hafızamı, Koşsam, koşsam, koşsam, koşsam.. BAHAR ŞARKISI Titrek bir damladır aksi sevincin Yüzünün sararmış yapraklarında Ne zaman kederden taşarsa için Şarkılar taşırsın dudaklarında. İşlerken hülyama sesten örgüler Bir çini vazodan dökülen güller Gibi hülyada fecirler güler Buruşmuş bir çiçek parmaklarında. Gözlerin kararan yollarda üzgün, Ve bir zambak kadar beyazdı yüzün; Süzülüp akasya dallarından gün Erir damla damla ayaklarında. Sesin perde perde genişledikçe Solan gözlerinden yağarken gece Sürür eteğini silik ve ince Bir gölge bahçenin uzaklarında. Sen böyle kederden taştığın akşam Derim dudağında şarkı ben olsam Gözlerinde damla, içinde gam Eriyen renk olsam yanaklarında |
| | |
| | #4 |
| Dedektif Botu ![]() Üyelik Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 721 Teşekkür Etme: 11 48 Mesajina 75 Defa Tesekkur edildi Tecrübe Puanı: 25 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | BALAD Yağmurlar dindiği zaman Geleceksin Ki karanlık ölümdür. Işığım söndüğü zaman Güleceksin Ki karanlık ölümdür. Karanlığımda dişlerin Parıldar ki Yine görüneceksin Kuraklığımda düşlerin Işıldar ki Yine arınacaksın. Bekliyeceğim elbette Gelişini Yaşamak başka nedir; İsterse ta kıyamete İlle seni Ki bu aşk başka nedir. Bütün ömrümüz onunla Böyle geçti; Toprakla gök arası, Varla yok arası öyle; Derken uçtu. Dranas yalvarası: Tanrım merhamet et kula. BİR SOKAK Dün gece lambaların kör ışığı içinde -Herkes ömründe bir kez olsun o yoldan geçer Bir sokağa düştüm ki her köşede bir gölge, Her pencerede bir baş, her kapıda bir fener. Onların iki yana dizili yüzlerinde Kalmamış gibiydi bir damla ışıktan eser Ve körler gibi, sanki elleriyle derinde Yitmiş hayallerini arıyorlardı yer yer. Balkonundan sarkarak biri: 'Yavrum, diyordu Hatırlamaz olmuşsun artık eski karını; Göğsümde geçirdiğin sevda akşamlarını.' Biri memelerini gösterip gülüyordu: 'Pencereme bakmadan geçme öyle, güzelim! Ben Leyla'dan sevdalı, Zeliha'dan güzelim... BÜYÜK OLSUN Ben büyük şarkıları severim; büyük olsun. Deniz gibi, gökyüzü gibi herşey ve mahzun. Seviyorsam seni aşk ölümsüzdür gönlümce, Aşıksam kadınım değil tanrıçasın, ece. Denizler yolculuğa çağırır durur da beni Gitmem düşünerek geri döneceğim günü. Ben büyük rüzgarları severim; büyük olsun Aşkım da, özlemim de hepsi, herşey ve mahzun. İnsan bir yanınca Kerem misali yanmalı. Uykudan bile mahşer gününde uyanmalı. |
| | |
| | #5 |
| Dedektif Botu ![]() Üyelik Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 721 Teşekkür Etme: 11 48 Mesajina 75 Defa Tesekkur edildi Tecrübe Puanı: 25 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | ESENLİK SİZE O gün bu gün size özendim Her yerde, hava, toprak, deniz Bir serüvendi, gökteyseniz Çıktım, yok, yerdeyseniz indim İlkin, size içkiyi tattırdım Ömür boyunca sarhoşsunuz Ne açsınız artık ne susuz Sizsiz ben de susuz kalırdım Size geceyi de öğrettim Onda düşlerle çoğaldınız Yaşantıda yorgun ve yalnız Değilsiniz; sizi ürettim Biterdi belki bir uykuyla Her şey ve tadından ötürü Gördünüz ki bundan ileri Bir şey var çağıran tutkuyla Çağırdım, çağırdım, çağırdım Bir böcek gibi titreyerek Koştunuz tükeninceye dek Ha bir adım, daha bir adım Sizi ölümle perçinledim Bana... ve sımsıkı ve sıcak Üşürdünüz ah, çırılçıplak Ölüm döşeğinde; önledim Size yani günahı sundum Öptünüz ve güzelleştiniz Çirkindiniz ilkin, tek ve pis Irmak oldunuz, sizde yundum Şimdi olay, hep ya hiç gibi Vardan ve yoktan özge bir şey Sevgiden de öte bir düzey Olmak ya da olmamak belki EVRENİ SEVMEK Kİ.. Aç mısın kardeşim, gel olanı bölüşelim, Ama şiirlerimle seni doyuramam ki; Ta, yıldızlara değin uzansa bile elim, Daha ötelerine, daha... buyuramam ki. İnsanı insan diye sevmişim, hep severim; Ve onu tanrılara karşı bile överim. Ben bütün bir evreni sevmişim; alın terim Var evrende; öz, üvey diye ayıramam ki. Güzellikleri alır satarım, gel işim bu. Güzel tellalıyım ben; alan var mı? neşem bu. Güzelle yüceltirim insanlığı, işim bu, Çirkini, kabayı ve hamı kayıramam ki. İnsanoğulluğunu kulluk diye almışın! Düşüncenin orakla biçilmesine karşın Bir geleceğin dulda düşlerine dalmışın; Bu derin aldanıştan seni uyaramam ki. Kim zafere erecek? Zafer ne? Bir akşamda Güneşi bağlamaksa geceye karşı, ya da Haykırmaksa, gür... varım, bir güldür açan, ama Kini bir hançer gibi kından sıyıramam ki. Hep Tanrı mı gerek, ey tapınağı dünyanın, Özgürlükler üstünde?.. Bir yüce aramanın Yıldızsal kulesinden sesleniyorum: kalkın! Duyuramam ki ama beni, duyuramam ki... |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ahmet Zogu Kimdir, Ahmet Zogu Hayatı, Ahmet Zogu Biyografisi(1895 - 1961) | Ziyaretci | Iz Bırakanlar | 2 | 07-26-2008 13:10 |
| Ahmet Fehim Kimdir? Ahmet Fehim Hayatı, Ahmet Fehim Biyoğrafisi, Ahmet Fehim Hakkında | fusuy | Tiyatrocu | 0 | 05-31-2008 13:34 |
| Doğum günü köşesi | xGönülx | Forum Hakkında | 16 | 05-28-2008 13:40 |
| **Hadis Köşesi** | zeynep | Dualar, Ayetler, Hadisler | 33 | 03-04-2008 20:48 |
| Ahmet Muhip Dranas kimdir-Ahmet Muhip Dranas hayatı,biyografisi | Safak | Biyografi | 0 | 04-22-2007 17:23 |
Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız