![]() |
| |||||||
| Sağlıklı Yaşam sagligimizi korumak için küçük ama önemli ipuçlari, Medikal Sözlük, Hastalıklar, Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Şifalı Bitkiler |
![]() |
| | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| | #1 | |
| Demirbaş ![]() ![]() ![]() ![]()
Mesajlar: 645
Teşekkür Etme: 868
328 Mesajina 752 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 4673 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | REFLÜ OLDUKÇA YAYGIN BİR HASTALIKTIR. TOPLUMDA HEMEN HEMEN HER BEŞ KİŞİDEN BİRİ ZAMAN ZAMAN REFLÜYE BAĞLI BELİRTİLERDEN BİR VEYA BİRKAÇINI HİSSETMEKTEDİR. REFLÜ ASİTLİ MİDE İÇERİĞİNİN YEMEK BORUSUNA GERİ KAÇMASINA BAĞLIDIR. Moda bir hastalık olan reflü ilk olarak 1988 yılında Porto’da yapılan Birinci Dünya Ses Kongresinde tanımlandı. Uzun yıllardır varolması gereken bu hastalığın tanınmaması nedeni ile kulak burun boğazcılar pek çok şeyin tedavisinde geç kalmak zorunda kaldılar. REFLÜ YEMEK BORUSU İLE MİDE ARASINDAKİ KASLARIN GÖREVİNDE BOZULMA SONUCUNDA ORTAYA ÇIKAN, MİDEDEKİ ASİTİN VE GIDALARIN HAZMEDİLMESİNİ SAĞLAYAN BİR MADDE OLAN PEPSİNİN MİDEDEN YUKARI DOĞRU YEMEK BORUSUNA VE BOĞAZA YÜKSELMESİ VE BU BÖLGELERDE TAHRİŞE NEDEN OLMASIDIR. Reflü hadisesi mide içeriğinin veya mide asitinin geriye yemek borusuna doğru kaçmasıdır. Bu normalde her zaman olan bir durum değildir. Yemek borusunun alt ucunda bir yüksek basınç sistemi vardır. Mide içeriğinin geriye kaçmasını engellemek amacı ile yapılmıştır. Diyafragma ve yemek borusunun alt ucundaki kas yapısı bu sistemi oluşturur. Bu sistemde oluşan anormallikler ve bizim mide fıtığı dediğimiz midenin göğüs boşluğuna doğru bir kaç santim yukarı doğru çıkması bu yapıyı bozar ve reflü hadisesini ortaya çıkartır. REFLÜ SADECE BOĞAZ İLE İLGİLİ ŞİKAYETLER İLE KENDİNİ GÖSTEREBİLİR ÇÜNKÜ YUTAK VE GIRTLAK ASİT SALGISINA YEMEK BORUSUNDAN DAHA HASSASTIR. Burada mide sindirim için son derece asidik bir ortama dirençli iken mideden uzaklaştıkça yemek borusu öncelikle ama sonra yutak ve gırtlak son derece asite hassas organlardır. Bu nedenle bir iltihap amili olmaksızın da sadece reflüye bağlı bu organlarda daha once açıklayamadığımız yangıların, reflünün ne olduğunu anladıktan sonra sebebini açıklayabildiğimiz gibi tedavisini de bulabildik. REFLÜ HASTALILIĞININ BULGULARININ KÖKENİNDE YEMEK BORUSUNUN UZUN BİR SÜRE FAZLA MİKTARDA MİDE ASİDİK İÇERİĞİ İLE TEMASI YATAR. MİDE ASİDİK İÇERİĞİNİN YEMEK BORUSU İLE UZUN SÜRELİ TEMASI YEMEK BORUSUNDA HASARA YOL AÇAR VE BU DA YANMA HİSSİNE SEBEP OLUR. Reflü hastalarının bir kısmında organik bir neden, en sık da mide fıtığı vardır. Midenin diyafragmadan geçerek akciğerin bulunduğu göğüs boşluğuna sarkmasına mide fıtığı diyoruz. Bu hastalarda tıbbi tedavi işe yaramadığı için cerrahi tedaviler son yıllarda da geliştirilmiş endoskopik cerrahi tedaviler başarıyla uygulanabilmektedir. Ama hastaların pek çoğunda neden başta stres olmak üzere alkol ve tütün tarafından da indiklenmiş bir stres olmak üzere midede anatomik bir bozukluk olmaksızın midenin üst kapağının yeterince çalışamama halidir. REFLÜNÜN EN ÖNEMLİ BELİRTİSİ GÖĞÜS KEMİĞİNİN ARKASINDA MİDEDEN AĞZA DOĞRU YAYILAN YANMA TARZINDA AĞRIDIR. BAZI KİŞİLERDE BU AĞRI KALP HASTALIKLARINDA ORTAYA ÇIKAN AĞRI ŞEKLİNDE DE OLABİLİR. HASTALAR ÇOĞUNLUKLA MİDEDEN AĞZA DOĞRU EKŞİ, TUZLU, YAKICI BİR SIVININ GELDİĞİNİ DE HİSSEDEBİLİRLER. Hastalarımızda, özellikle çok sık gördüğümüz mide asitinin geriye doğru kaçması ile beraber yanma tam göğüs, halkın iman tahtası dediği noktadaki yanma boyna doğru yayılır. Bu yemeklerden sonra daha sık olur ama hastalarımız gece de yanma şikayeti ile gelebiliyorlar. Beraberinde hasta eğilirken, özellikle ev hanımlarında daha çok görüyoruz, eğilirken, temizlik yaparken ağzına acı sular veya yediklerinin gelmesi. Çalışan bir kişi ise hareketlerle artar veya hareket olmadan da olabilir, ağızlarına asit geldiğini ifade ederler. Bazı hastalarda bunların hiçbiri olmayabilir ses kısıklığı, özellikle geceleri olan reflüye bağlı olarak ses kısıklığı, boğazda gıcıklaşma hissi en sık gördüğümüz şikayetler arasındadır. SES KISIKLIĞINA SEBEP OLAN HASTALIKLARIN BAŞINDA REFLÜ YER ALMAKTADIR YAPILAN ARAŞTIRMALARA GÖRE SES KISIKLIĞI NEDENLERİNİN YAKLAŞIK YÜZDE 64’Ü REFLÜ NEDENİ İLE OLUŞMAKTADIR. Burada önemli bir faktör reflünün gırtlağa kaçağı olduğu durumlarda çok sık ve uzun süreli ses kısıklıkları yapabilmesidir. Ses kısıklıkları, sigara kullanan hastalarda sigaraya bağlandığı için de gölgede kalıyor. Oysa eğer hastanın reflüsü tedavi edilebiliyor ise ses kısıklığı da, beraberinde nodül,polip gibi organik bir lezyon yok ise, başarı ile tedavi edilebiliyor. REFLÜNÜN BELİRTİLERİ TİPİKTİR VE TANIDA OLDUKÇA YARDIMCIDIR. HASTANIN VERECEĞİ İYİ BİR HASTALIK ÖYKÜSÜ TANININ KONMASINDA ÇOK ÖNEMLİDİR. Bazen sadece öykü ile teşhis koyabiliyoruz ve tedaviye başlayabiliyoruz. Bazen de beraberinde gastroskopi yapmak gerekebiliyor, reflü teşhisini doğrulamak için. Genç bir hastada yeni oluşan, bir kaç hafta içinde oluşan yanmalar bazen tedavi ile geçebilir ve bir daha devam etmeyebilir. Bu hastalara her zaman gastroskopi yapmaya gerek yoktur. Daha ilerlemiş yaşta hastalar ve yıllardır devam eden reflü şikayetleri varsa yemek borusunda ne gibi değişiklikler olduğunu görmek, ülser veya yaralar var mı, mide fıtığı oluşmuş mu bunu saptayabilmek için gastroskopi dediğimiz işlemi yapmakta fayda vardır. GASTROSKOPİ KÜÇÜK, IŞIKLI, KIVRILABİLEN BİR BORU İLE YEMEK BORUSU, MİDE VE ONİKİ PARMAK BARSAĞININ GÖZLE DİREKT OLARAK GÖZLENMESİDİR. Işlem sırasında hastalarımızın daha rahat olması için damardan ilaç veriyoruz, hastayı rahatlatıyoruz ve yaklaşık beş dakikalık bir sürede yemek borusunu inceliyoruz, yemek borusunda oluşan tahrişi belirliyoruz, mide fıtığı var mı bunu anlıyoruz eğer görünüm olarak hücre değişikliğini düşündüren bir görünüm varsa yemek borusundan ve gerekirse mideden biyopsi alabiliyoruz. Gastroskopi bize endoskopik olarak reflünün şiddetini göstermesi açısından ve reflünün oluşturduğu hasarı göstermesi açısından önemli olabiliyor. Fakat şunu tekrar belirtmek istiyorum, her hastada reflü şikayetleri var diye gastroskopi yapılmaması gerekiyor. Yeni başlayan, birkaç haftalık şikayetlerde, genç insanlarda hiç gastroskopi yapmadan teşhisi koyup tedaviye geçebiliyoruz. HASTADA REFLÜNÜN GIRTLAK VE BOĞAZLA İLGİLİ BELİRTİLERİNDEN BİRİ VARSA VE HASTA SİGARA İÇİYORSA BİR KULAK BURUN BOĞAZ HASTALIKLARI UZMANINA MUAYENE OLMASI GEREKİR. MUAYENEDE DOKTOR GIRTLAĞI VE SES TELLERİNİ İNCELEYEREK ASİTİN NEDEN OLDUĞU TAHRİŞİ ARAYACAKTIR. Reflünün tanınması için, kulak burun boğaz açısından, hava yoluyla sindirim yolunun birleştiği kavşak olan ses tellerinin arkasındaki aritonit kıkırdaklara bakıyoruz ve bu kıkırdaktaki şişmenin düzeyine göre reflüyü üç aşamaya ayırıyoruz. Bu gırtlağı tutan reflüde son derece objektif kolay uygulanabilen bir yöntem. Yemek borusunu tutan reflüde ise biraz daha invazif bir yöntem olan yemek borusuna ph metre, yani asit düzeyini ölçen bir alet sallandırıp yemek borusunun değişik aşamalarındaki değişik düzeylerindeki asit miktarını ölçerek, reflüye bakıyoruz. REFLÜ TEDAVİSİNDE DÖRT YÖNTEM BULUNMAKTADIR. YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ, İLAÇ TEDAVİSİ, CERRAHİ TEDAVİ VE ENDOSKOPİK TEDAVİ TİP VE EVRELERİNE GÖRE HASTALIĞIN İYİLEŞTİRİLMESİNİ SAĞLAYAN YÖNTEMLERDİR. Reflü tedavisinde altta organik bir neden yoksa hem hastaya yeni asit oluşumunu engelleyici ilaçlar veriyoruz hem oluşmuş asidi nötralize edici ilaçlar veriyoruz, birkaç da çok etkin hayata ait alışkanlık önerisinde bulunuyoruz. Bunlardan birisi yatmadan önceki son iki saat içerisinde birşey yiyip içmemek, bu sayede mide çalışmasını bitiriyor ve erek postürden orizantal posture, ayaktan yatağa geçtiğimiz zaman birleşik kaplar teorisi gereği en kolay reflü olabilecek durumda midenin içindeki asidi az tutmaya çalışıyoruz. İkinci öneri de kullandığımız yastığı eğer bir boyun rahatsızlığımız yoksa, bir ila iki arttırmak. Birleşik kaplardan kaçmasını istemediğimiz kabı yukarıda tutmaya çalışıyoruz. Altta organik bir neden yoksa, altı haftalık bir tedavi ile reflülerin değişik çalışmalarda yüzde yetmişbeş ila doksanı düzeliyor. Yani yedi ila onuncu günde geçen bulgular, eğer hastalar tarafından ilaç ve tedavi yarım bırakılmaz ise, ki bu önemli bir sorun, altı haftada tedavi edilebiliyor. REFLÜ HASTALIĞI, KRONİK BİR HASTALIKTIR. ZAMAN ZAMAN ŞİKAYETLER ARTABİLİR, AZALABİLİR, KAYBOLABİLİR VE TEKRARLAYABİLİR. AYRICA REFLÜYE BAĞLI SEMPTOMU OLAN PEK ÇOK KİŞİNİN TOPLUMUMUZDA YANLIŞ BİLGİLENME NEDENİ İLE BU ŞİKAYETLERİ GASTRİTE BAĞLADIĞI DA SIKÇA GÖRÜLMEKTEDİR. Dikkat edilmesi gereken, reflü hastalarında reflüye eğilim olduğu için tedavi döneminde hastalar kendilerini çok iyi hissedebilirler fakat yüzde seksen tekrarlayacağını unutmamak lazım. Eğer hasta kiloluysa kilo vermesi lazım, egzersiz keza reflüyü azaltır, yürüyüş öneriyoruz. Fakat yüzmek, vücut geliştirmek gibi karın içi basıncını arttıran sporlar reflü şikayetini arttırabilir. Hamilelik de reflü şikayetlerini arttırabilir, bu açıdan dikkatli olmak lazım. REFLÜ İÇİN BAZEN CERRAHİ TEDAVİ GEREKLİ OLABİLİR. BU EN ÇOK MİDE FITIĞI İÇİN UYGULANIR. BAZEN DE İLAÇLARLA SONUÇ ALINAMADIĞI ZAMAN MİDE İLE YEMEK BORUSU ARASINDAKİ KASI KUVVETLENDİRMEK İÇİN AMELİYAT UYGULANIR. Reflü tedavisinde cerrahinin de yeri vardır, fakat cerrahi tedaviyi hastaların çok küçük bir kısmına uyguluyoruz. İlaç tedavisine yanıt alamadığımız hastalar, çok kronik şikayetleri olan hastalar ve uzun süre ilaç kullanmak istemeyen hastalarda eğer cerrahi tedavi uygunsa ve hasta da istiyorsa uygulanabilir. Hasta cerrahi tedavinin getirebileceği yan etkiler ve komplikasyonlar hakkında mutlaka bilgilendirilmelidir ve cerrahlarıyla konuyu tartışmaları gerekmektedir. Hastalığın görüntülü videosu forumumuzda mevcuttur videoyu izlemek için aşağıda bulunan linke tıklayın (Görsel Anlatımlı Hastalıklar...)VİDEOYU İZLEMEK İÇİN BURAYA Konu MagiciaN tarafından (02-27-2007 Saat 16:52 ) de değistirilmistir.. | |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
| |
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Türk Müziği ile Tedavi Yöntemleri , Türk Müziği ile Tedavi Yöntemleri Hakkında | Boramir!! | Türk Dünyası Ve Kültürü | 0 | 08-04-2008 23:51 |
| reflü hastalığı nedir?mutlaka okuyun!!! | sebus | Hastalıklar ve Tedavileri | 1 | 07-16-2008 14:01 |
| Alternatif Tıp'ta kullanılan bazı tedavi yöntemleri, Alternatif tıp tedevi yöntemleri | Misafir | Alternatif Tıp | 0 | 06-07-2008 17:11 |
| Hemoroid Hastalığı,Teşhisi ve Tedavi Yöntemleri | MagiciaN | Sağlıklı Yaşam | 0 | 02-27-2007 16:59 |
| Ülser Hastalığı,Tanısı Teşhisi,Tedavi Yöntemleri.. | MagiciaN | Sağlıklı Yaşam | 0 | 02-27-2007 16:54 |
Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız