![]() |
| |||||||
| Sağlıklı Yaşam sagligimizi korumak için küçük ama önemli ipuçlari, Medikal Sözlük, Hastalıklar, Sağlık, Sağlıklı Yaşam, Şifalı Bitkiler |
![]() |
| | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| | #1 | |
| "KıYaMet SeNfoNiSi" ![]()
Mesajlar: 4.774
Teşekkür Etme: 4.583
1.565 Mesajina 3.866 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 71
Tecrübe Puanı: 107374539 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Toksoplazma enfeksiyonu nedir? Toksoplazma enfeksiyonu, Toxoplasma Gondii adı verilen parazitin vücuda girmesiyle oluşan bir hastalıktır. Parazit bazı hayvanların vücutlarında bulunur ve bu hayvanların etlerininin pişirilmeden ya da az pişmiş yenmesiyle insana geçebilir. Paraziti taşıyan evcil kedilerin dışkılarında bulunan parazit de insana bulaşma yollarından birini oluşturur. Gebelik esnasında anne adayının toksoplazma enfeksiyonunu plasenta yoluyla bebeğine geçirmesi enfeksiyon oluşması için diğer bir yoldur ve bu sayfanın konusunu oluşturmaktadır. Yukarıdaki bulaşma yollarının yaygınlığı nedeniyle toksoplazma nispeten sık olarak geçirilen bir enfeksiyondur. Belirti vermemesi ya da diğer hastalıklarla karışan belirtiler vermesi nedeniyle toplumdaki sıklığı net olarak bilinmemektedir. Ancak doğurganlık çağında bulunan kadınların %25'inin enfeksiyonu daha önce geçirdiği tahmin edilmektedir. Özellikle evinde kedi besleyenler arasında bu oran daha da yüksek olabilir. Yaş ilerledikçe parazitle herhangi bir şekilde karşılaşma olasılığı arttığından enfeksiyonu geçirmiş olma olasılığı da artar. Daha önce enfeksiyonu geçirmemiş anne adaylarının gebelikte enfeksiyonu geçirme olasılığı yaklaşık %1'dir. Daha önceden enfeksiyonu geçirenlerin ise enfeksiyona bağışık oldukları kabul edilir. Toksoplazma enfeksiyonu, tam bağışıklık bırakan bir enfeksiyondur ve bir insan bu enfeksiyonu yanlızca bir kez geçirir. Gebelikte geçirilen enfeksiyonun önemi nedir? Toksoplazma adı verilen bu parazit gebelik döneminde geçirilen enfeksiyonun seyrinde bebeğe bulaşabilir. Bunun sonucunda bebekte ortaya çıkan enfeksiyon düşüğe neden olabileceği gibi göz, beyin gibi organlarda hasara yol açabilir ve/veya bebekte gelişme geriliği (IUGG)oluşturabilir. Gebelik haftası ne kadar ileriyse gebelik esnasında geçirilen enfeksiyonun plasenta yoluyla bebeğe geçme olasılığı o kadar yükselir. Böylece birinci trimesterde geçirilen enfeksiyonun bebeğe geçme olasılığı %15 iken, bu olasılık ikinci trimesterde %25'e, üçüncü trimesterde ise %60'a çıkmaktadır. Bebekte oluşan her enfeksiyon sekel (kalıcı bozukluk) bırakmaz. Toksoplazma enfeksiyonunun belirtileri nelerdir? Toksoplazma enfeksiyonu sıklıkla belirti vermeden geçirilen bir enfeksiyondur. Ancak nadir durumlarda çok ağır bir seyir gösterir.Gebelikte geçirilen enfeksiyonun belirti vermeden seyretmesi enfeksiyonun bebeğe geçme riskini azaltmaz. Yani hiç bir belirtisi ve hiçbir şikayeti olmayan bir anne adayının da bebeğinde toksoplazmaya bağlı bir sekel oluşması mümkündür. Toksoplazma belirti verdiğinde bu sıklıkla lenfadenopati (lenf bezlerinin şişmesi), ya da döküntüler şeklindedir. Ağır durumlarda enfeksiyonu geçiren bireylerde koryoretinit (gözün retina tabakasının enfeksiyonu), miyokardit (kalp kasının enfeksiyonu), meningoensefalit (beyin ve beyni örten zarların enfeksiyonu) gibi organ enfeksiyonlarına ait belirtiler oluşabilir. Bazı anne adaylarında ateş, kas ağrıları, farenjit (boğaz enfeksiyonu) ve başağrısı gibi grip ya da sitomegalovirüs enfeksiyonunu andıran belirtiler ön planda olabilir. Enfeksiyon bebeğe geçtiğinde ne olur? Birinci trimesterde anne adayının geçirdiği enfeksiyonun bebeğine geçme olasılığı az, fakat bebekte enfeksiyon oluştuğunda düşük oluşma ya da bebekte ciddi toksoplazma enfeksiyonu sekelleri görülme riski yüksektir. Gebelik haftası ilerledikçe enfeksiyonun bebeğe geçme olasılığı giderek artarken bebeğin geçireceği enfeksiyonun sekel (kalıcı bozukluk) bırakma riski de azalmaktadır. Bu kuralın istisnaları da vardır. Toksoplazma anne adayından plasenta yoluyla bebeğine geçtiğinde bebekte göz enfeksiyonlarına (koryoretinit) ve buna bağlı şaşılığa ya da körlüğe neden olabileceği gibi, beyin dokusu enfeksiyonu oluşursa, doğumdan yıllar sonra ortaya çıkan sara hastalığının ve/veya zeka geriliğinin nedeni olabilmektedir. Doğmadan önce enfeksiyonu geçiren bebeklerde doğumda sarılık, gelişme geriliği, çok sayıda lenf bezinin büyümesi, karaciğer ve dalakta büyüme, havale, beyin dokusunda kalsifikasyon (kireçlenme), hidrosefali (beyinde su toplanması), göz enfeksiyonu, mikrosefali (kafanın ufak olması), nörolojik gelişim kusurları gibi belirti ve bulgular gözlenebilmektedir. Nasıl tanı konur? Toksoplazma tanı yöntemlerinin çeşitliliğine rağmen en sık kullanılan, kanda toksoplazmaya özgü antikorların aranmasıdır. Bu amaçla toksoplazma IgG (immunglobulin G) ve toksoplazma IgM adlı antikorlar aranır. IgM halihazırda geçirilmekte olan bir enfeksiyonu gösterirken, IgG genellikle daha önceden geçirilmiş bir enfeksiyonu gösterir. IgG'nin belli bir süre sonra alınan kanda arttığının gösterilmesi de yeni geçirilmiş, ya da geçirilmekte olan bir enfeksiyona işaret eder. Toksoplazma IgM antikorları bazı insanlarda enfeksiyon geçirldikten sonra aylar boyu düşük titrelerde pozitif kalabilmektedir. Gebelikte enfeksiyon geçirildiği saptandığında ne yapılır? Gebelikte enfeksiyon geçirilmesi enfeksiyonun mutlaka bebeğe bulaşacağı ve bulaşması durumunda da bebekte mutlaka bir problem oluşacağı anlamına gelmez. Özellikle ileri gebelik haftalarında geçirilen enfeksiyonların bebeğe bulaşması nadiren problem yaratır. Anne adayında enfeksiyon varlığı kanıtlandığında enfeksiyonun bebeğe geçip geçmediğinin belirlenmesi için kordosentez uygulanabilir. Bu yolla alınan bebek kanında toksoplazma IgM antikorunun saptanması bebekteki enfeksiyonun kanıtlar. IgM çapı büyük bir molekül olduğundan anne kanından bebeğe geçemez. Bebek kanında IgM varlığı bebeğin bu maddeyi ürettiğinin, yani enfeksiyonu geçirdiğinin kesin kanıtıdır. Kordosentez yapılmayan durumlarda ya da ileri gebelik haftalarında geçirilen enfeksiyonlarda ayrıntılı ultrason incelemeleriyle bebekte muhtemel enfeksiyon bulguları aranır (beyin dokusunda kalsifikasyon (kireçlenme), gelişme geriliği, hidrosefali, mikrosefali gibi). Bebek doğduktan sonra da ayrıntılı bir incelemeye tabi tutulur. Spiramisin adlı antibiotik etken madde toksoplazmaya etkili olduğu bilinen ve gebelikte ilk trimesterden itibaren kullanılabilen bir antibiotiktir. Annedeki enfeksiyonun erken dönemlerinde kullanıldığında enfeksiyonun bebeğe geçme riskini azaltabilir, ancak bebekte enfeksiyon oluştuğunda enfeksiyona bağlı sekelleri önleyip önlemediği konusunda kesinleşmiş veriler mevcut değildir. Gebelikte toksoplazmadan korunmak için neler yapılabilir? Öncelikle anne adaylarının bu enfeksiyonu geçirip geçirmediklerini bilmelerinde fayda vardır. Bu amaçla gebeliğin planlandığı dönemde ya da gebeliğin en erken dönemlerinde kanda toksoplazma IgM ve IgG ölçümleri yapılır. IgG'si pozitif olanların (çok yüksek pozitiflik olmaması koşuluyla) daha önceden enfeksiyonu geçirdikleri kabul edilir. Bu anne adaylarındaki antikorlar yeni bir enfeksiyona karşı koruyucu olduklarından gebelikte enfeksiyon geçirme riskleri olmadığı kabul edilir. Herkes için geçerli olan genel gıda hijyen kuralları anne adayları için daha önem kazanır. Etleri iyi pişirerek yemek, meyve ve sebzeleri iyi yıkamak önemlidir. Anne adaylarının kedilerle yakın temasta bulunmamaları önemlidir. Özellikle dışarıda dolaşma alışkanlığı olan ev kedilerinin dışkılarında toksoplazma olma olasılığı çok yükselir ve siz ne kadar temizliğinize önem verseniz de herhangi bir şekilde bu parazit yumurtaları size geçebilir. alıntıdır. | |
| | |
| | #2 |
| "KıYaMet SeNfoNiSi" ![]()
Mesajlar: 4.774
Teşekkür Etme: 4.583
1.565 Mesajina 3.866 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 71
Tecrübe Puanı: 107374539 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Bulaşıcı hastalık ya da Enfeksiyon hastalıkları, intaniye olarak da bilinir, hastalık yapıcı herhangi bir yolla insana geçme özelliğindeki mikropların veya parazitlerin vücuda girmesiyle ortaya çıkan hastalıklar. Hastalığı yapan organizmalar, virüsler, bakteriler, riketsialar, mantarlar olabilir. Bütün bulaşıcı hastalıklar bir veya birkaç yolla insana geçebilme özelliğindedir. İnsandan insana, hayvandan insana olduğu gibi, topraktan insana da bulaşma husule gelebilir. Bulaşma şekillerinden başlıcaları şunlardır:
Hastalığa yakalanma açısından daha şanssız olanlar (daha çok yakalananlar) şunlardır:
Her doğan çocuğa, zamanı geldiğinde aşı yaptırmalıdır. Vücudu devamlı kuvvetli tutmalı, yeme-içmeye çok dikkat etmelidir. Düzenli bir hayat sürmeli. Bulaşıcı hastalık salgını olan yerlere mecburen gitmek gerekiyorsa, alınacak tedbirler ve yapılacak aşılar konusunda bir hekime danışmalıdır. Temizlenmemiş kirli yiyecekler yememeli, vücut temizliğine gereken dikkati göstermelidir. Bulaşıcı hastalıkların tedavisi çok çeşitli olup, hastalık yapıcı mikrobun cinsine göre değişir. Penisilin ve benzeri antibiyotikler bakterilere karşı tesirlidir. Sıtma gibi protozoon (tek hücreli canlı) cinsi mikroplarla meydana gelen hastalıklar da, çeşitli kimyevi maddelerden müteşekkil ilaçlarla iyileştirilir. Virüs hastalıkları ise antibiyotiklerden etkilenmezler. alıntıdır. |
| | |
| | #3 |
| "KıYaMet SeNfoNiSi" ![]()
Mesajlar: 4.774
Teşekkür Etme: 4.583
1.565 Mesajina 3.866 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 71
Tecrübe Puanı: 107374539 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Bakteriyel Enfeksiyon Bazi bakteriler zararsizdirlar, bunlar agimizda, derimizde, barsaklarimizda bulunabilirler. Hatta bakterilerin bircogu sagligimiz acisindan önem tasir söyle ki barsakta bulunan bakteriler sindirime yardimci olur ve diger bakterilerde bulunduklari ortama zararli bakterilerin yerlesmesine ve cogalmasina engel olurlar. Esas zararli olanlar, meydana getirdikleri zararli kimyasallarin zehir ya da asit gibi etki gösterenleridir. Örnegin botulizme bakterinin olusturdugu zehir neden olur. Irine bakterinin ürettigi enzim sebep olur. Bazi durumlarda bakteriler sisteme öyle zararli olurlar ki vücut savunmasi sadece bakteriye karsi degil ayni zamanda üzerinde konakladigi dokulari da tahrip eder. Bakteriler boyca büyümezler ancak bölünerek cogalirlar. Her bakteri türüne bagli olarak birkac saatte, gunde ya da dakikada bölünebilir. Ideal sartlar altinda geometriksel olarak artabilirler-- kisa zaman icinde bir tek organizmadan milyonlarca üretebilirler-- Genetik bilgiyi aktarmak icin 2 tip konjugal birlesmede bulunurlar. Bazen 2 bakteri genetik bilgilerini birbirine birleserek aktarir, bazen ise bakteriler messenger olarak davranir, bir organizmadan digerine genetik bilgileri tranduksiyon yoluyla aktarirlar. Iste bu olayla antibiyotik direnci transfer edilir. Bakteriyel enfeksiyon nasil anlasilir. Bakteriyel enfeksiyon kanli ishal örneginde oldugu gibi kisiyi hissedilir derecede hasta eder. Bazi durumlarda kendini hissettirmez fakat ileride sorunlara yol acar. Cinsel yolla bulasan hastaliklar buna örnektir, hastaligin nedenini anlamadan sizi kisir birakabilir. Bircok bakteri laboratuar sartlarinda üretilebilmekte ve farkli antibiyotiklere karsi reaksiyonlari ölcülebilmektedir. Bu nedenle enfeksiyonlu bölgeden örnek alinmaktadir. Enfeksiyonlarin cogunda immun sisteminin meydana getirdigi iltihaplanma görülmektedir. Bölgeye fazla kanin hücum etmesiyle kirmizilik, sinir irritasyonundan dolayi aci, lokalize sicaklik ve ates meydana gelir. Antibiyotiklerin islevi Bakteriler hayalarini sürdürmek icin bircok kimyasal faaliyet meydana getirir. Yapisal ögelerini devam ettirmeli, sindirim yapmali, besinleri özümlemeli, kendilerini bölerek replike etmeli ve cevredeki zararli maddelere karsi kendilerini korumalilar. Antibiyotikler iste bakterilerin bu islevlerini engellerler. Bazi antibiyotikler bakterilerin yasamsal faaliyetlerini keserler, digerleri ise immun sistem onlari öldürene kadar bölünmelerini yavaslatirlar ya da durdururlar. Antibiyotiklerin her biri bakterinin degisik bir islevini hedef alir. Diger taraftan bakteriler antibiyotikleri inaktive edici kimyasallar üreterek etkisiz hale getirebilirler. Bu yetenekleri bazi bakteriler digerlerine genetik bilgilerini tranduksiyon yoluyla transfer edebilirler. alıntıdır. |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
| |
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| çocuğunuzu kreşlerdeki enfeksiyon tehlikesinden koruyun | fice-bayb | Sağlık Haberleri | 0 | 09-30-2008 18:19 |
| Kirli havuzlar enfeksiyon saçıyor | HaZzAL | Sağlık Haberleri | 0 | 07-08-2008 12:16 |
| Enfeksiyon Nedir? Enfeksiyon Tanımı, Enfeksiyon Hakkında | küppra | Nedir | 0 | 06-06-2008 17:40 |
| Bilgi Felsefesi nedir?bilgi felsefesinin filozofları,bilgi felsefesi hakkında.. | serapqq | Felsefe/Sosyoloji/Psikoloji | 0 | 12-14-2007 12:02 |
| Enfeksiyon hastalıklarından korunma yöntemleri | Ziyaretci | Sağlıklı Yaşam | 0 | 11-19-2006 03:18 |
Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız