Misafir, Aşk-Sevgi, Eğitim, Genel, Haber, İnternet, Komedi, Sağlık, Sanat, Sinema, Spor, WordPress Temalar, Yazılım
->
Türk Sanat Müziği Sözleri ( Türk Sanat Müziği Sözleri )
APANSIZ UYANIRSAN
Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde
Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa
Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde
ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa
Bilki seni düşünüyorum, seni düşünüyorum
Gecelerden bir gece uyanırsan apansız
Uzaklarda elemli garip bir kuş öterse
Bir ceylan ağlıyorsa, dağlarda yapayalnız
ve birgün kabrimde sarı çiçek açarsa
Bilki seni düşünüyorum, seni düşünüyorum
(more…)
Bu yazı toplamda 11423, bugün ise 3 kez görüntülenmiş
Eğitim, bireyin doğumundan ölümüne süregelen bir olgu olduğundan ve politik, sosyal, kültürel ve bireysel boyutları aynı anda içinde bulundurduğundan, tanımının yapılması zor olan bir kavramdır. Bireylerin toplumun standartlarını, inançlarını ve yaşama yollarını kazanmasında etkili olan tüm sosyal süreçlerdir.Kişinin yaşadığı toplum içinde değeri olan , yetenek, tutum ve diğer davranış biçimlerini geliştirdiği süreçlerin tümüdür. Seçilmiş ve kontrollü bir çevrenin (özellikle okulun ) etkisi altında sosyal yeterlik ve optimum bireysel gelişmeyi sağlayan sosyal bir süreçtir. Eğitim, önceden saptanmış esaslara göre insanların davranışlarında belli gelişmeler sağlamaya yarayan planlı etkiler dizgesizdir. Eğitim, bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı olarak istedik değişme meydana getirme sürecidir.
Genellikle resmi, yani kurumsal, eğitimle bir kullanıldığından bağlama göre öğretim, öğrenim gibi kavramlarla sıkça karıştırılmaktadır. Bu söylemde düşünüldüğünde eğitim kavramı iki genel çatıda tartışılabilir: toplumsal ve kurumsal eğitim.
Türkiye’de Eğitim
Türkiye’de eğitim ilk olarak öğrenci merkezli bir sisteme dönüştürülmelidir.Yani program öğrenci potansiyeline ve ilgi alanına göre her öğrenciye ayrı ayrı olarak düzenlenmelidir.Öğrencilere kişilikleri,yetenekleri ve istekleri göz önünde (more…)
Bu yazı toplamda 27197, bugün ise 13 kez görüntülenmiş
Şiir Nedir? Şiirin Anlamı, Şiirin Tanımı, Şiir Hakkında, Şiir Örnekleri
Şiir, neredeyse dilin doğuşuyla beraber ortaya çıkan bir yazın türüdür. Şiiri tanımlamak için binlerce ifade kullanılmışsa da doğru ve değişmeyecek bir tanıma ulaşmak olanaksız gibi görünmektedir.
Ancak, kendine ait bir dil ya da söylem kullanması, müzik ve sesle yakın ilişki içinde bulunması ve estetik bir etkileme gücünün olması herkes tarafından kabul edilebilecek özelliklerdir.
Şiirin ortaya çıkışı, insanın sesini bulması ve özellikle konuşarak iletişim kurmasını sağlayan bir dil geliştirmesi ile yaşıttır. İnsan günlük konuşma dilinin yanı sıra özellikle değiştirebileceği ya da yansıtabileceğini düşündüğü doğayı etkilemek için bir büyü dili oluşturmuştu. Bu dilin ritmik özellikleri şiir dilinin öncülü olarak algılanabilir. Platon da şiiri tanımlarken “büyülü söz” ifadesini kullanmıştır.
Çağlar boyunca türküler şiirsel metinler olarak sözlü yazın örnekleri olarak yaşamışlardır. Her kültürün günlük dil kadar sık kullandığı türkülerin sosyolojik boyutu yazınsal boyutundan daha önde görülmüştür. İşlerini yaparken türkü söyleyen insanlar bireysel ya da grupsal gereksinimlerinden dolayı farklı türlerde şiir geliştirmişlerdir. Bu gereksinim sonucu ortaya çıkan türler Yunan kültürü etkisi altında gelişmiştir. Bu bağlamda ilk gelişen türler lirik, epik ve dramatik şiirdir. Bunların dışında pastoral, didaktik ve satirik diye adlandırılan türler de şiirde iç farklılaşmanın diğer örnekleridir.
Topluma ortak bir duyarlık ve bazen vicdan oluşturmak, insan-doğa ilişkisini düzene koymak, sıradan insanın gözlemleyebildiği halde ifade edemediği olayları ve olguları güzel ve farklı bir dil kullanarak gündeme getirmek ve böylece toplumun sözü olmak gibi işlevleri vardır şiirin. Şiirin işlevi yazıldığı ya da söylendiği döneme bağlı olarak farklılık göstermiştir. Topluma kazandırılmak istenen değerlerin sözcülüğünü yapmış, yenilikleri tanıtmaya çalışmış, demokrasi ve özgürlük kavramlarının kalıcı olmasında önemli pay sahibi olmuştur. (more…)
Bu yazı toplamda 9701, bugün ise 7 kez görüntülenmiş
Roman Nedir? Roman Anlamı, Roman Hakkında Roman Ne Demek, Roman Türleri, Roman Örneği.
insanın veya çevrenin karakterlerini, göreneklerini inceleyen, serüvenlerini anlatan, duygu ve tutkularını çözümleyen, kurmaca veya gerçek olaylara dayanan uzun edebî türe ve bu türde yazılmış eserlere roman denir. türkçe’ye fransızca’dan geçmiştir.
belli bir tarihsel ya da coğrafi çevre içindeki belli bir kişi ya da bir grup insanın başından geçenleri, bu insan ya da insanların iç ve dış yaşantılarını belli bir kronolojik, mantıksal, duygusal ya da sanatsal ilişkiyi gözeterek öyküleyen ve belli bir uzunluğu aşan anlatılar için kullanılan edebi terimdir. edebi türler içinde en yenisidir. çünkü matbaanın bulunması ve kentsoylu bir okur kitlesinin ortaya çıkmasından sonra gelişmiştir.
tanımlanması zor bir edebi türdür. gelişmesini tamamlamamış tek türdür denebilir. bunun bir nedeni romanın tarihsel koşullara bağlı olması, diğer nedeni ise yazarına geniş bir özgürlük ve deney alanı bırakmasındandır. romanın ataları arasında nesirsel özellikler taşıyan petronius’un satyricon (1’inci yüzyıl) ve apuleius’un metamorphoseon’u (2’nci yüzyıl) gösterilir. roman düzyazıyla yazılır. anlatılan olaylar kahramanlık öyküleri değil, sıradan insanların günlük yaşantılarıdır. anlatılan olaylar, saraylar ve savaş alanları gibi destansı mekanlarda değil, sokaklar, evler, meyhaneler gibi sıradan mekanlarda geçer. olaylara yön veren tanrılar değil, kişilerin kendi tutum, davranış, duygu ve düşünceleridir. kullanılan dil, nazım türlerinde olduğu gibi ağdalı değil günlük ve sıradandır.
roman tarihe en bağlı edebiyat türüdür. toplumsal, politik olaylar gelişmelerle de yakın ilişkidedir. romanın tarihe bağlı oluşu, çok köklü bir geçmişi olmayan yeni bir sınıfın, yani burjuvazinin kendine tarih içinde bir geçmiş, şimdi ve gelecek kurma çabasından doğmuş olmasında yatar. 18. yüzyıl romanlarının çoğu, burjuvazinin aristokrasiye karşı mücadelesinde kullanılmak üzere kaleme alınmış metinler gibidir.
roman, işte bu nedenle, felsefe ve sanattan boş inançları kovmak ve bunların yerine akıl ve gerçeği geçirmek isteyen bir kültürel dönüşümün ürünüdür. bu nedenle toplumların gelişimine, yani tarihe kopmaz biçimde bağlıdır. insanı, öncelikle toplumsal ve tarihsel bir varlık olarak konu alan ilk sanat türüdür. (more…)
Bu yazı toplamda 6426, bugün ise 16 kez görüntülenmiş
Efsane Nedir? Efsane Tanımı, Efsane Anlamı, Efsane Hakkında, Efsane Nedir?
Yıllarca gerçekten olmuş gibi kuşaktan kuşağa aktarılan öykülere efsane denir . Efsanede anlatılan olaylar bazen hayali olabilir . Ama efsaneler çoğunlukla gerçek olaylara ve gerçekten yaşamış kişilere dayanır. Bu öykülerin çoğu kahramanca işler yapmış kişilerle ilgilidir . Eski Yunanlı şair Homeros İlyada ve Odysseia adlı destanlarında krallara ve kahramanlara ilişkin efsanelerden yararlanmıştır . Kral Arthur ve şövalyeleriyle ilgili birçok öykünün kaynağı efsanelerdir . Gerçek bir kişinin yaşamına dayanan Köroğlu adlı halk öyküsü de çeşitli efsanelerle karışmıştır . Efsaneler bir bölge ya da halkın kültüründe önemli yer tutar. Mitolojiyle de yakından ilişkilidir.
Bu yazı toplamda 1792, bugün ise 6 kez görüntülenmiş
ASKERİ LİNKLER
Genel Kurmay Başkanlığı
Kara Kuvvetleri Komutanlığı
Hava Kuvvetleri Komutanlığı
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı
Jandarma Genel Komutanlığı
Gülhane Askeri Tıp Akademisi
Kara Harp Okulu
Hava Harp Okulu
Deniz Harp Okulu
Bu yazı toplamda 338, bugün ise 2 kez görüntülenmiş
Türkiye Cumhuriyeti Jandarması emniyet ve asayiş ile kamu düzeninin korunmasını sağlayan ve diğer kanun ve nizamların verdiği görevleri yerine getiren silahlı, askeri bir güvenlik ve kolluk kuvvetidir.
Jandarma Genel Komutanlığı Teşkilatı; görevin özelliği ve Türk Silahlı Kuvvetlerindeki esaslara uygun olarak kendi kuruluş ve kadrolarında gösterilir.
Jandarma Genel Komutanlığının kuruluş ve kadrolarıyla konuş yerleri, Genelkurmay Başkanlığının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığınca düzenlenir. Ancak seferberlik ve savaşta Kuvvet Komutanlıkları emrine girecek birliklerin kuruluş, kadro ve konuşlarının düzenlenmesinde Genelkurmay Başkanlığının onayı alınır.
Emniyet ve asayiş ile görevli jandarma birliklerinin kuruluş ve konuşlarının düzenlenmesinde zorunlu haller dışında mülki taksimat esas alınır. Ancak hizmette verim ve etkinliğin sağlanması amacıyla birden çok ili içine alan bölgelerdeteşkilatlanma da göz önünde bulundurulur.
Jandarmanın genel olarak görevleri: (more…)
Bu yazı toplamda 564, bugün ise 4 kez görüntülenmiş
Askerlik herkes için aynı süre olacak, Askerlik Süresi Hakkında
YÖK Başkanı Özcan açıkladı…
“Genelkurmay, askerlikle ilgili herkes için aynı süreyi düşünüyor. Bundan sonra lise mezunları 18 ay, üniversite mezunları 6 ay askerlik yapacak diye bir şey olmayacak.”
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, askerlik konusunda, ”Herkes için aynı süre olması düşünülüyor” dedi.
Özcan, Bozok Üniversitesine bağlı fakülte ve yüksek okulları ziyaret ederek, çalışmalarla ilgili bilgi aldı. Öğrencilerle yemek yiyen, yöreye özgü testi kebabının testisini kıran Özcan, ardından İktisadi İlimler Fakültesinde derse girdi.
Meslek Yüksek Okuluna gelişinde öğrenciler tarafından alkışlarla karşılanan Özcan, okulun dokumacılık bölümünde tezgah başına geçerek, dokunan halının kesimini yaptı. Özcan’a burada bir halı ve çini vazo hediye edildi.
Meslek Yüksek Okulunda basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özcan, şöyle konuştu:
”Gazetelerde yazılar çıkıyor. (YÖK Başkanı, Genelkurmay Başkanı’na gitti geri çevrildi) filan. Hiçbir şey geri çevrilmedi. Genelkurmay Başkanlığı askerlikle ilgili herkes için aynı süreyi düşünüyor. Ama bunu yapmak için biraz zamana ihtiyaçları olduğunu söylediler. Bu konuda sizlere detay veremem. Ama bundan sonra lise mezunları 18 ay askerlik yapacak, üniversite mezunları 6 ay askerlik yapacak diye bir şey olmayacak. Herkes için aynı süre olması düşünülüyor.”
Üniversiteleri bir plan çerçevesinde ziyaret ettiğini kaydeden Özcan, bu ziyaretlerin amacının rektörlerle yüz yüze görüşüp, sorunlarını ilk elden öğrenmek, fiziki yapıyı yerinde görüp, neye ihtiyaçlarının bulunduğunu yerinde tespit etmek olduğunu ifade etti.
Özcan, şöyle devam etti: (more…)
Bu yazı toplamda 239, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Yedek Subay Sınav Sonuçları 321. 323. 325…. Dönem Dönemler Yedek Subay, 321. dönem yedek subay sınavı sonuçları
321. dönem yedek subay sınavı sonuçları
321. Dönem Yedek Subay Sınıflandırma Sonuçları
323. Dönem Yedek Subay Sınıflandırma Sonuçları
325. Dönem Yedek Subay Sınıflandırma Sonuçları
Bütün dönemlerin yedek subay sınıflandırma sonuçlarını aşağıdakiıdaki adresten öğrenebilirsiniz.
Sonuçları öğrenmek için http://www.kkk.tsk.mil.tr/yedek_subay/AdayNoArama.aspx adresine Aday Numaranızı yazıp “Gönder”i tıklayınız.
Yorum hakkımı saklı tutuyor sadece bütün dönemlerin yedek subay sınıflandırma sonuçlarını öğrenebileceğiniz adresi yazıyorum. (
Bu yazı toplamda 18046, bugün ise 3 kez görüntülenmiş
Yaşanmış veya tasarlanmış bir olayı, bir durumu; yer, kişi ve zaman belirterek anlatan kısa yazılara öykü(hikaye) denir. Genellikle romandan kısa olurlar, dar bir zamanı kapsarlar, kişileri romana göre daha azdır, anlatılanları tek ve sınırlıdır ve olayla ilgili yer ve zaman belirtirler. Serim düğüm ve çözüm denilen üç bölümden oluşurlar.Olayı sürükleyen bir kişi(öykünün kahramanı) vardır. Hikaye kısalığı ve kurgusuyla masala, kişilerin nitelendirilmesi, eylemin işlenişi ve canlandırılmasıyla da romana yaklaşır. Hikayenin kısalığı yapısal olarak, kişinin niteliğiyle geliştiği eylem arasındaki sıkı bağdan kaynaklanır. Hikayenin çerçevesi, çoğu kez anlatıcının durumunu belirterek çizilir. Halk hikayeleri; konuları bakımından, Aşk Hikayeleri ve Kahramanlık Hikayeleri olarak ikiye ayrılır.Aşk hikayelerine örnek olarak Kerem ile Aslı’yı, kahramanlık hikayelerine ise Köroğlu ile Kirmanşah’ı verebiliriz. Türk hikayeciliği en parlak dönemini, Cumhuriyet döneminde yaşamıştır. Edebiyat-ı cedide döneminde hikaye türleri iyice gelişmiştir. Bu dönemdeki yazarların çoğu(Halide Edip Adıvar, Hüseyin Cahit Yalçın vb.) romancılığı öne almışlardır, hikayeciliği bir yan uğraş olarak kullanmışlardır.
Bu yazı toplamda 4916, bugün ise 1 kez görüntülenmiş