<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Misafir</title>
	<atom:link href="http://www.baktabul.com/misafir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.baktabul.com/misafir</link>
	<description>Misafir,  Aşk-Sevgi, Eğitim, Genel, Haber, İnternet, Komedi, Sağlık, Sanat, Sinema, Spor, WordPress Temalar, Yazılım</description>
	<pubDate>Sat, 10 May 2008 12:35:06 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Bedava Tatil, Bedava Seyahat, Hem çalış Hem tatil Yap</title>
		<link>http://www.baktabul.com/misafir/bedava-tatil-bedava-seyahat-hem-calis-hem-tatil-yap/</link>
		<comments>http://www.baktabul.com/misafir/bedava-tatil-bedava-seyahat-hem-calis-hem-tatil-yap/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 May 2008 12:02:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>

		<category><![CDATA[Bedava Tatil]]></category>

		<category><![CDATA[Bedava Yemek]]></category>

		<category><![CDATA[Çiftlik]]></category>

		<category><![CDATA[Gezi]]></category>

		<category><![CDATA[Güney Afrika]]></category>

		<category><![CDATA[Hawaii]]></category>

		<category><![CDATA[Hostel]]></category>

		<category><![CDATA[Şehir]]></category>

		<category><![CDATA[Tarla]]></category>

		<category><![CDATA[Turist]]></category>

		<category><![CDATA[Yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.baktabul.com/misafir/bedava-tatil-bedava-seyahat-hem-calis-hem-tatil-yap/</guid>
		<description><![CDATA[















Arama terimlerinizi girin


Arama formu gönder



 





Web


www.baktabul.com


















 &#8221;Tatilimi alın teriyle kazanırım arkadaş&#8221; diyenlerdenseniz www.helpx.net adresi tam size göre. yemek ve konaklama karşılığında bir çiftlikte, hostellerde hatta bir tarlada bile çalışabilirsiniz. Kore&#8217;de, Güney Afrika&#8217;da yada Hawaii!de. Günde 4 saat çalışarak tatilinizi bedavaya getirmiş oluyorsunuz

Bu yazı toplamda 4545, bugün ise 15 kez görüntülenmiş
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3387099551791879";
google_ad_width = 200;
google_ad_height = 90;
google_ad_format = "200x90_0ads_al";
//2007-11-02: http://www.baktabul.com/forum/
google_ad_channel = "3065641273";
google_color_border = "FFFFFF";
google_color_bg = "FFFFFF";
google_color_link = "3D81EE";
google_color_text = "000000";
google_color_url = "F5F5FF";
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3387099551791879";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
google_ad_format = "336x280_as";
google_ad_type = "text_image";
//2007-11-17: http://www.baktabul.com
google_ad_channel = "5923350543";
google_color_border = "F5F5FF";
google_color_bg = "FFFFFF";
google_color_link = "C94093";
google_color_text = "F5F5FF";
google_color_url = "C94093";
google_ui_features = "rc:10";
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p> <p>&#8221;Tatilimi alın teriyle kazanırım arkadaş&#8221; diyenlerdenseniz <a href="http://www.helpx.net" title="Bedava Tatil">www.helpx.net</a> adresi tam size göre<a href="http://www.baktabul.com/misafir/" title="Bedava Tatil">.</a> yemek ve konaklama karşılığında bir çiftlikte, hostellerde hatta bir tarlada bile çalışabilirsiniz. Kore&#8217;de<a href="http://www.baktabul.com/misafir/bedava-tatil-bedava-seyahat-hem-calis-hem-tatil-yap/" title="Bedava Tatil">,</a> Güney Afrika&#8217;da yada Hawaii!de<a href="http://www.baktabul.com" title="Bedava Tatil">.</a> Günde 4 saat çalışarak tatilinizi bedavaya getirmiş oluyorsunuz</p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.baktabul.com%2Fmisafir%2Fbedava-tatil-bedava-seyahat-hem-calis-hem-tatil-yap%2F&amp;t=Bedava+Tatil%2C+Bedava+Seyahat%2C+Hem+%C3%A7al%C4%B1%C5%9F+Hem+tatil+Yap', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=2&k=" width="125" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>
<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 4545, bugün ise 15 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.baktabul.com/misafir/bedava-tatil-bedava-seyahat-hem-calis-hem-tatil-yap/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bedava Rehber Bulun, Bedavaya rehberlik hizmeti</title>
		<link>http://www.baktabul.com/misafir/bedava-rehber-bulun-bedavaya-rehberlik-hizmeti/</link>
		<comments>http://www.baktabul.com/misafir/bedava-rehber-bulun-bedavaya-rehberlik-hizmeti/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 May 2008 11:23:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>

		<category><![CDATA[Bedava Rehber]]></category>

		<category><![CDATA[Bedava Rehberlik]]></category>

		<category><![CDATA[Bigapplegreeter]]></category>

		<category><![CDATA[Buenos Aires]]></category>

		<category><![CDATA[Gezi]]></category>

		<category><![CDATA[Greeter]]></category>

		<category><![CDATA[Melbourne]]></category>

		<category><![CDATA[New York]]></category>

		<category><![CDATA[Paris]]></category>

		<category><![CDATA[Şehir]]></category>

		<category><![CDATA[Turist]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.baktabul.com/misafir/bedava-rehber-bulun-bedavaya-rehberlik-hizmeti/</guid>
		<description><![CDATA[Kendilerine greeter yani karşılayan diyorlar. Kısaca bedavaya rehberlik hizmeti veriyor, yaşadıkları şehirleri turistlere gezdiriyorlar. www.bigapplegreeter.org adresinden Paris, New York, Melbourne ve Buenos Aires gibi belli başlı şehirlerdeki bedava rehberlere ulaşabilirsiniz.

Bu yazı toplamda 48, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kendilerine greeter yani karşılayan diyorlar<a href="http://www.baktabul.com/misafir/" title="Bedava Rehber">.</a> Kısaca bedavaya rehberlik hizmeti veriyor<a href="http://www.baktabul.com/misafir/bedava-rehber-bulun-bedavaya-rehberlik-hizmeti/" title="Bedava Rehber">,</a> yaşadıkları şehirleri turistlere gezdiriyorlar. <a href="http://www.bigapplegreeter.org" title="Bedava Rehber">www.bigapplegreeter.org</a> adresinden Paris, New York, Melbourne ve Buenos Aires gibi belli başlı şehirlerdeki bedava rehberlere ulaşabilirsiniz<a href="http://www.baktabul.com/misafir/bedava-rehber-bulun-bedavaya-rehberlik-hizmeti/" title="Bedava Rehber">.</a></p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.baktabul.com%2Fmisafir%2Fbedava-rehber-bulun-bedavaya-rehberlik-hizmeti%2F&amp;t=Bedava+Rehber+Bulun%2C+Bedavaya+rehberlik+hizmeti', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=2&k=" width="125" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>
<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 48, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.baktabul.com/misafir/bedava-rehber-bulun-bedavaya-rehberlik-hizmeti/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Türk Sanat Müziği Sözleri ( Türk Sanat Müziği Sözleri )</title>
		<link>http://www.baktabul.com/misafir/turk-sanat-muzigi-sozleri-turk-sanat-muzigi-sozleri/</link>
		<comments>http://www.baktabul.com/misafir/turk-sanat-muzigi-sozleri-turk-sanat-muzigi-sozleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Apr 2008 10:31:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Aşk-Sevgi]]></category>

		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>

		<category><![CDATA[Sanat]]></category>

		<category><![CDATA[Müziği]]></category>

		<category><![CDATA[Sanat Müziği]]></category>

		<category><![CDATA[Sanat Müziği Sözleri]]></category>

		<category><![CDATA[Sözleri]]></category>

		<category><![CDATA[Türk]]></category>

		<category><![CDATA[Türk Sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.baktabul.com/misafir/turk-sanat-muzigi-sozleri-turk-sanat-muzigi-sozleri/</guid>
		<description><![CDATA[Türk Sanat Müziği Sözleri ( Türk Sanat Müziği Sözleri )
APANSIZ UYANIRSAN
Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde
Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa
Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde
ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa
Bilki seni düşünüyorum, seni düşünüyorum
Gecelerden bir gece uyanırsan apansız
Uzaklarda elemli garip bir kuş öterse
Bir ceylan ağlıyorsa, dağlarda yapayalnız
ve birgün kabrimde sarı çiçek açarsa
Bilki seni düşünüyorum, seni düşünüyorum

AYRILDI GÖNÜL
Ayrıldı gönül [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Sanat Müziği Sözleri ( Türk Sanat Müziği Sözleri )</p>
<p id="post_message_531002">APANSIZ UYANIRSAN<br />
Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde<br />
Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa<br />
Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde<br />
ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa<br />
Bilki seni düşünüyorum, seni düşünüyorum<br />
Gecelerden bir gece uyanırsan apansız<br />
Uzaklarda elemli garip bir kuş öterse<br />
Bir ceylan ağlıyorsa, dağlarda yapayalnız<br />
ve birgün kabrimde sarı çiçek açarsa<br />
Bilki seni düşünüyorum, seni düşünüyorum<br />
<span id="more-53"></span></p>
<p>AYRILDI GÖNÜL</p>
<p>Ayrıldı gönül yine bir tek eşinden</p>
<p>Bulmakta teselli batan akşam güneşinden</p>
<p>Alnımdaki hattı yaşımın matemi sanma</p>
<p>Her çizgi açıldı acı hicran ateşinden</p>
<p>AVUÇLARIMDA HALA SICAKLIĞIN VAR</p>
<p>Avuçlarımda hala sıcaklığın var inan</p>
<p>Unuttum dese dilim, yalan billahi yalan</p>
<p>Hasretindir içimde hep alev alev yanan</p>
<p>Unuttum dese dilim, yalan billahi yalan</p>
<p>AŞK BU DEĞİL Mİ?</p>
<p>Yüreğim alev alev yanıyor hasretinle</p>
<p>Gözlerimden hayalin gitmiyor bir an bile</p>
<p>Aşk bu değil mi, aşk bu değil mi?</p>
<p>Söyle sevgilim söyle aşk bu değil mi?</p>
<p>Kıskanırım kendimden o güzel gözlerini</p>
<p>Sevginle coşuyorum ne zaman görsem seni</p>
<p>Aşk bu değil mi, aşk bu değil mi?</p>
<p>Söyle sevgilim söyle aşk bu değil mi?</p>
<p>BİR RÜZGARDIR GELİR GEÇER SANMIŞTIM</p>
<p>Bir rüzgardır, gelir geçer sanmıştım</p>
<p>Meğer başımda esen kasırgaymış sevgilim</p>
<p>Gönül oyunudur bunun izi kalmaz demiştin</p>
<p>Meğer içimde yanan bir volkanmış sevgilim</p>
<p>Birgün gelir unutursun demiştin</p>
<p>Hicranını uyutursun demiştin</p>
<p>Unutmadım unutmadım</p>
<p>Aşka hasret sana hasret</p>
<p>Bekliyorum sevgilim</p>
<p>Gönül oyunudur bunun izi kalmaz demiştin</p>
<p>Meğer içimde yanan bir volkanmış sevgilim</p>
<p>BİR ATEŞİM YANARIM</p>
<p>Bir ateşim, yanarım, dumanım yok, külüm yok</p>
<p>Sen yoksan, mekanım belli değil, zamanım yok</p>
<p>Fırtınalar içinde beni yalnız bırakma</p>
<p>Benim senden başka sığınacak limanım yok</p>
<p>BEKLENEN ŞARKI</p>
<p>Gözlerinin içine başka hayal girmesin</p>
<p>Bana ait çizgiler dikkat et silinmesin</p>
<p>İstersen yum gözlerini tıpkı düşünür gibi</p>
<p>Benden evvel başkası bakıp seni görmesin</p>
<p>Kıskanırdım seni ben kendi gözümden bile</p>
<p>Nasıl verirdim seni birgün yabancı ele</p>
<p>Sana gelen yollarda daima beni bekle</p>
<p>Benden evvel başkası bakıp seni görmesin</p>
<p>BİR SEVGİ İSTİYORUM</p>
<p>Yılları durduracak, güneşi doğduracak</p>
<p>Dünyamı dolduracak, bir sevgi istiyorum</p>
<p>Deli gibi sevecek, ömür boyu sürecek</p>
<p>Gözlerimde tütecek bir sevgi istiyorum</p>
<p>Halimi anlayacak, derdime katlanacak</p>
<p>Benimle ağlayacak sevgili istiyorum</p>
<p>deli gibi sevecek, ömür boyu sürecek</p>
<p>Gözlerimde tütecek bir sevgi istiyorum</p>
<p>BİR KIZIL GONCAYA BENZER DUDAĞIN</p>
<p>Bir kızıl goncaya benzer dudağın</p>
<p>Açılan tek gülüsün sen bu bağın</p>
<p>Kurulu kalplere sevda otağın</p>
<p>Kimbilir hangi gönüldür durağın</p>
<p>Her gören göğsüme taksam seni der</p>
<p>Kimi ateş gibi yaktın beni der</p>
<p>Kimi billur bakışından söz eder</p>
<p>Kimbilir hangi gönüldür durağın</p>
<p id="post_message_531011">BUGÜN YİNE GÖNLÜMÜN BAHÇESİNDE GEZİNDİM</p>
<p>Bugün yine gönlümün bahçesinde gezindim</p>
<p>Sana baktım ay kadar bahar kadar güzeldin</p>
<p>Gel gör beni nelere duçar eyledi derdin</p>
<p>Sana baktım ay kadar bahar kadar güzeldin</p>
<p>BU AKŞAM BÜTÜN MEYHANELERİNİ DOLAŞTIM ISTANBUL&#8217; UN</p>
<p>Bu akşam bütün meyhanelerini dolaştım Istanbul&#8217; un</p>
<p>Seni aradım kadehlerdeki dudak izlerinde</p>
<p>Canım doya doya sarhoş olmak istiyordu</p>
<p>seni aradım kadehlerdeki dudak izlerinde</p>
<p>BELKİ BİRGÜN GELECEKSİN</p>
<p>Belki birgün geleceksin lakin vakit geçmiş olacak</p>
<p>Gönül hicran şarabından yudum yudum içmiş olacak</p>
<p>Güzel de olsa inanmam artık seni gözlerine, bahar bitmiş olacak</p>
<p>Gönül hicran şarabından yudum yudum içmiş olacak</p>
<p>ÇOK YALNIZIM</p>
<p>Hayatta bu ilk aşkım, kaderle ilk oyunum</p>
<p>Kırılmış bir dal gibi bükülü kaldı boynum</p>
<p>Çok yalnızım ama çok, nasıl şey anlayamam</p>
<p>Öldüm mü hiç soran yok, ben böyle yaşayamam</p>
<p>Dünyada sanki bir ben, bir de bitmeyen çile</p>
<p>Gözyaşı seli basmış, hala dolmuyor neden</p>
<p>Çok yalnızım ama çok, nasıl şey anlayamam</p>
<p>Öldüm mü hiç soran yok, ben böyle yaşayamam</p>
<p>DUYDUM Kİ UNUTMUŞSUN GÖZLERİMİN RENGİNİ</p>
<p>Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini</p>
<p>Yazık olmuş o gözlerden sana akan yaşlara</p>
<p>Bir zamanlar sevginle ateşlenen başımı</p>
<p>Dizlerinin yerine dayasaydım taşlara</p>
<p>Hani bendim yedi renk hani tende can idim</p>
<p>Hani gündüz hayalin geceler rüyan idim</p>
<p>DEDİLER ZAMANLA HEP AZALIRMIŞ SEVGİLER (OLSUN)</p>
<p>Dediler zamanla hep azalırmış sevgiler</p>
<p>Olsun bana seninle geçen yıllarım yeter</p>
<p>Nasıl olsa herşeyin zamanla sonu yok mu</p>
<p>Ömür dediğimiz şey küsecek kadar çok mu</p>
<p>Dediler ki gün gelir unuturmuş gidenler</p>
<p>Olsun bana aşk dolu geçen yıllarım yeter</p>
<p>Nasıl olsa herşeyin zamanla sonu yok mu</p>
<p>Ömür dediğimiz şey küsecek kadar çok mu</p>
<p>Demek ki senin için aşk değil yalan imiş</p>
<p>Acırım heder olan o en güzel yıllara</p>
<p>ELBET BİRGÜN BULUŞACAĞIZ</p>
<p>Elbet birgün buluşacağız</p>
<p>Bu böyle yarım kalmayacak</p>
<p>İkimizin de saçları ak</p>
<p>Öyle durup bakışacağız</p>
<p>Belki bir deniz kıyısında</p>
<p>Elele maziyi konuşacağız</p>
<p>Benim içimde yanan ateş var</p>
<p>Sevgilim ne zaman buluşacağız</p>
<p>Belki bir gemi güvertesinde</p>
<p>Sen beni unutmuş için kupkuru</p>
<p>Benim gönlümde hala o arzu</p>
<p>Sevgilim ne zaman buluşacağız</p>
<p>GÜL DUDAKLIM</p>
<p>Yüce dağdan esen yelden, sazımdaki kırık telden</p>
<p>Busbulanık akan selden sorsam seni gül dudaklım</p>
<p>Çiçeklenmiş dalımsın, inci mercan balımsın</p>
<p>Sanki benim canımsın sarsam seni gül dudaklım</p>
<p>Ayrılmasın yollarımız, boş kalmasın kollarımız</p>
<p>Aşkla dolsun yıllarımız sarsam seni gül dudaklım</p>
<p>Çiçeklenmiş dalımsın, inci mercan balımsın</p>
<p>Sanki benim canımsın sarsam seni gül dudaklım</p>
<p>GÜNÜM SENİNLE BAŞLAR</p>
<p>Günüm seninle başlar, seninle biter gecem</p>
<p>Seninle dolu cümlem, kelimem, hecem</p>
<p>Sen sevdiğim, sen bilmecem çözemediğim</p>
<p>Sevgilim herşeyimsin, beraberce ölene dek benimsin</p>
<p>Sakın bırakma beni, ölürüm, yaşayamam</p>
<p>Görmesem seni birgün, bir saat, bir an</p>
<p>Yok olamaz, dayanamam sensizliğe ben</p>
<p>Sevgilim herşeyimsin, beraberce ölene dek benimsin</p>
<p id="post_message_531049">SENİ AŞKSIZ BIRAKMAM</p>
<p>Seninle tattım ben her mutluluğu<br />
Bırakıp gidersen bil ki yaşamam<br />
Ömrümden canımdan ne istersen al<br />
Gülü susuz seni aşksız bırakmam</p>
<p>Üşüdüm diyorsan güneş olurum<br />
Yanarım sevginle ateş olurum<br />
Dolarım havaya nefes olurum<br />
Gülü susuz seni aşksız bırakmam</p>
<p>Gönlündeki derdi siler atarım<br />
Ümit pınarıyla coşar akarım<br />
Kış göstermem sana ben hep baharım<br />
Gülü susuz seni aşksız bırakmam</p>
<p>Üşüdüm diyorsan güneş olurum<br />
Yanarım sevginle ateş olurum<br />
Dolarım havaya nefes olurum<br />
Gülü susuz seni aşksız bırakmam</p>
<p>Söz=aşkın tuna<br />
beste=zekai tunca</p>
<p><!-- / message --></p>
<p><!-- / message --></p>
<p><!-- / message --></p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.baktabul.com%2Fmisafir%2Fturk-sanat-muzigi-sozleri-turk-sanat-muzigi-sozleri%2F&amp;t=T%C3%BCrk+Sanat+M%C3%BCzi%C4%9Fi+S%C3%B6zleri+%28+T%C3%BCrk+Sanat+M%C3%BCzi%C4%9Fi+S%C3%B6zleri+%29', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=2&k=" width="125" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>
<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 11409, bugün ise 9 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.baktabul.com/misafir/turk-sanat-muzigi-sozleri-turk-sanat-muzigi-sozleri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Eğitim Nedir? Eğitim Tanımı, Eğitim Anlamı Eğitim Hakkında</title>
		<link>http://www.baktabul.com/misafir/egitim-nedir-egitim-tanimi-egitim-anlami-egitim-hakkinda/</link>
		<comments>http://www.baktabul.com/misafir/egitim-nedir-egitim-tanimi-egitim-anlami-egitim-hakkinda/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Apr 2008 11:33:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>

		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<category><![CDATA[İnternet]]></category>

		<category><![CDATA[Anlamı]]></category>

		<category><![CDATA[Eğitim Nedir? Eğitimin Anlamı]]></category>

		<category><![CDATA[Eğitim Örnekleri]]></category>

		<category><![CDATA[EğitimHakkında]]></category>

		<category><![CDATA[Eğitimin Tanımı]]></category>

		<category><![CDATA[Hakkında]]></category>

		<category><![CDATA[Müfredat]]></category>

		<category><![CDATA[Ne Demektir]]></category>

		<category><![CDATA[Nedir]]></category>

		<category><![CDATA[Öğrenci]]></category>

		<category><![CDATA[Tanımı]]></category>

		<category><![CDATA[Türkiyede]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.baktabul.com/misafir/egitim-nedir-egitim-tanimi-egitim-anlami-egitim-hakkinda/</guid>
		<description><![CDATA[Eğitim, bireyin doğumundan ölümüne süregelen bir olgu olduğundan ve politik, sosyal, kültürel ve bireysel boyutları aynı anda içinde bulundurduğundan, tanımının yapılması zor olan bir kavramdır. Bireylerin toplumun standartlarını, inançlarını ve yaşama yollarını kazanmasında etkili olan tüm sosyal süreçlerdir.Kişinin yaşadığı toplum içinde değeri olan , yetenek, tutum ve diğer davranış biçimlerini geliştirdiği süreçlerin tümüdür. Seçilmiş ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim, bireyin doğumundan ölümüne süregelen bir olgu olduğundan ve politik, sosyal, kültürel ve bireysel boyutları aynı anda içinde bulundurduğundan, tanımının yapılması zor olan bir kavramdır. Bireylerin toplumun standartlarını, inançlarını ve yaşama yollarını kazanmasında etkili olan tüm sosyal süreçlerdir.Kişinin yaşadığı toplum içinde değeri olan , yetenek, tutum ve diğer davranış biçimlerini geliştirdiği süreçlerin tümüdür. Seçilmiş ve kontrollü bir çevrenin (özellikle okulun ) etkisi altında sosyal yeterlik ve optimum bireysel gelişmeyi sağlayan sosyal bir süreçtir. Eğitim, önceden saptanmış esaslara göre insanların davranışlarında belli gelişmeler sağlamaya yarayan planlı etkiler dizgesizdir. Eğitim, bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı olarak istedik değişme meydana getirme sürecidir.<br />
Genellikle resmi, yani kurumsal, eğitimle bir kullanıldığından bağlama göre öğretim, öğrenim gibi kavramlarla sıkça karıştırılmaktadır. Bu söylemde düşünüldüğünde eğitim kavramı iki genel çatıda tartışılabilir: toplumsal ve kurumsal eğitim.</p>
<p>Türkiye&#8217;de Eğitim<br />
Türkiye&#8217;de eğitim ilk olarak öğrenci merkezli bir sisteme dönüştürülmelidir.Yani program öğrenci potansiyeline ve ilgi alanına göre her öğrenciye ayrı ayrı olarak düzenlenmelidir.Öğrencilere kişilikleri,yetenekleri ve istekleri göz önünde<span id="more-52"></span> bulundurularak,şahsa özel bir eğitim programı hazırlanmalı ve izlenmelidir.Bu sayede günümüz öğrencisinin okula olan ilgisizliği azalmış olacak ve her öğrenci ilgili olduğu alanlardaki dersleri aldığı için daha başarılı olacaktır.</p>
<p>Eğitim Felsefesi<br />
Eğitimin bugününü iyi anlamak için eğitimin tarihsel değişimini anlamakta yarar vardır. Tarih boyunca ortama ve uygulamalara göre değişik egitim tanımları yapılmıştır. Günümüzde eğitimin insan faaliyetlerindeki etkisi bugüne kadar olan uygulumaların en karmaşık olanıdır. Genel bir bakışla eğitim bir takım becerilerin öğretim ve öğrenim şeması içerisinde; insan&#8217;ın bilgi, sezinleme ve akıl işlevlerini geliştiren faliyetler ve kavramlar bütünü olarak ele alınmaktadır. Bu tanım çok soyut olup somut uygulamalar üzerinde anlayış geliştirmeye yardım etmemektedir.<br />
Eğitim felsefesi eğitimin amacı, doğası ve içeriğine ilişkin çalışmalarla ilgilenir. Bilginin kendisinin olduğu kadar bilen zihnin doğası ve otorite problemleri, eğitim ve toplum ilişkisi gibi konular eğitim felsefesinin konuları arasında yer alır. Rousseau&#8217;nun döneminden bu yana eğitim felsefesi gelişim psikolojisi ve gelişme teorileriyle bağlantılı olmaya devam etmiştir.<br />
Eğitimden beklenen temel amaçlar şunlardır: Sivil toplum sorumluluk, fikir ve girişimci eğitimli vatandaşlara dayalıdır. Her alandaki ilerleme okullaşmanın meydana getirdiği eğitimin kapasitesine bağlıdır. Bu durumda eğitim bireyin, toplumun ve gelecekteki insanlığın gelişim ve refahını güçlendirmeyi amaçlar.</p>
<p>Uygulamalar<br />
Eğitimin tek tanımlı (monolitik) olmadığı gerçeğinden dolayı eğitim kavramına birçok değişik boyuttan yakaşılmaktadır. Birçok boyutun var olmasının temel nedenleri:</p>
<p>* Öğrencinin gelişimsel düzeyinin,<br />
* Öğrenim ortamının etkisinin,<br />
* Aktarılmak istenen bilgi yapısının,<br />
* Öğrenim Teorilerinin etkisinin,<br />
* Eğitim Teorilerinin etkisinin,</p>
<p>göz önünde bulundurulmasıdır. Bu bağlamda eğitim üzerine konuşulerken</p>
<p>* Okul öncesi eğitim, genel eğitim, meslek eğitimi, hayat boyu öğrenim<br />
* Bireysel eğitim, gurup eğitimi, programli eğitim, bilgisayar destekli eğitim, uzaktan eğitim<br />
* Çocuk eğitimi, gelişkin eğitimi, özürlü eğitimi, üstün yetenekli eğitimi<br />
* kavram eğitimi, beceri eğitimi</p>
<p>kavramlarını kullanarak hangi olgudan bahsettiğimizi belirtmeliyiz. Eğitim üzerine fikir oluştururken bu tanımlara dikkat edilmediğinde hatalar oluşmaktadır. Bir eğitim bakanının Türk eğitiminde ezberciliği kaldırıyoruz cümlesi Türk eğitim sisteminden kuran kursunu kaldırıyoruz diye yorumlanabilmektedir.</p>
<p>Mesuliyet ve Ölçme-Değerlendirme<br />
Eğitim rasgele oluşan bir faliyet değildir. Eğitsel faliyetlerin belli bir amacı vardır ve bu bağlamda planlı bir olgudur. Eğitimin planlı yapısının bir uzantısı Eğitimde Mesuliyet (accountability) kavramını gerektirir. Bu sebepden dolayı bu iki konunun aynı boyutlarda ele alınması gerekir. Ayrıca eğitimin amaçları doğrultusunda gelişip gelişmediğini anlamak için Eğitsel Ölçme ve Eğitsel Değerlendirme faliyetleri eğitim yapısının bir parçasını oluşturur. Plan - Mesuliyet - Ölçme/Değerlendirme birbirlerin tamamlayan ve mana kazandıran üç kavramdır. Plan olmadan mesuliyetler dayanaksız kalmakda, ölçme değerlendirme ise neyin, kimin ve nasıl üzerine tanımlanacağını bu kavramlar sayesinde belirler.<br />
Eğitim Mesuliyeti eğitimde yeniden yapılandırma taraftarlarının üstünde durduğu en önemli konu olarak geçerliliğini devam ettirmektedir. Eğitim Mesuliyeti eğitimin bütün faliyetlerini kapsamaktadır. Eğitim faliyetlerinde etkisi olan birimlerin hangi amaç doğrultusunda sorumlu ve etkili olduğu tam olarak belirlenmesini içerir. Buna en güzel örnek okul tuvaletlerinde yaşanmaktadır.</p>
<p>Tuvalet temizliğinde ortaya çıkan bir aksama için sorumluluk şeması</p>
<p>Sorun -&gt; hademe</p>
<p>-&gt; müdür yardımcısı</p>
<p>-&gt; müdür</p>
<p>-&gt; il eğitim müdürlüğü (birden fazla imza)</p>
<p>-&gt; milli eğitim bakanlığı (onlarca imza)</p>
<p>-&gt; eğitim bütçesi planlama kordinasyonu (onlarca imza)</p>
<p>-&gt; meclis (550 dolayında imza)</p>
<p>maliye bakanlığı &lt;-</p>
<p>il eğitim müdürlüğü &lt;-</p>
<p>müdür &lt;-</p>
<p>alım satım &lt;-</p>
<p>Çözüm &lt;- hademe &lt;-</p>
<p>olarak gerçekleşmektedir.<br />
Ölçme ve değerlendirme birbiriyle ilişkili ve çok boyutlu kavramlardır. Eğitsel değerlendirme Türkiyede dar anlamı olan öğrencinin öğrenme seviyesi olarak algılanmaktadır. Geniş anlamıyla eğitsel değerlendirme eğitimin bütününü kapsamaktadır. Eğitsel Değerlendirme diğer karar verme mekanızmalarında olduğu gibi kalite kontrolü geçerlidir. Eğitsel değerlendirmemin kalite kontrolu eğitsel geçerlilik ve eğitsel güvenirlik (soru analizi, ..) yapıları için sunulan kanıtlarla sağlanmaktadır. Milli eğitim içinde en yaygın ölçme değerlendirme metodu olarak istatistiksel değerlendirme metodlar gurubu kullanılmaktadır. Türk eğitim kurumlarında Klasik Ölçme Teorisi çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Öğrenci davranıslarını test kitapçığı bağlamında daha güvenilir olarak modelleyen Soru Cevap Teorisi üniversite seçme sınavında değerlendirmelerinde kullanılmaya çalışılmaktadır. Günümüzün en gelişmiş istatistiksel metodu olan Bireysel Test sistemi uygulamaları Türkiye&#8217;de bulunmamaktadır.</p>
<p>Müfredat<br />
Geniş anlamıyla Müfredat planı eğitsel faliyetlerin bir okul tarafından yürütülmesi önceden belirlenmiş bir alan içinde (okul binasi, atletizim sahası, hastane gibi) olarak tanımlanmaktadır. [Todd, E. A.(1965) Curriculum Development and Instructional Planning]<br />
Tyler [1949] Müfredatı tanımlarken 4 ana soru içinde çalışılması gerekdiğini önermektedir.</p>
<p>* Hangi eğitimsel amaçlar güdülmekte<br />
* Hangi eğitsel metodlar ile belirlenen amaçlara ulaşılacak<br />
* Belirlenen süre, amaç ve metodların nasıl organize edileceği<br />
* Organize olmuş (planlanmış) süre, amaç ve metodların nasıl ölçüleceği</p>
<p>Belirtilen bu amaç doğrultusunda cumhuriyetin uygulamarı da zaman zaman sekteye uğramış hatta baskıcı olmuştur. Fakat Türkiye&#8217;de birçok uygulama geçici olmuş veya varlığını sürdüren uygulamarın milli birlik içinde normale dönmesini sağlamak her bireyin diğerine vatandaşlık görevidir. Yirminci yüzyılın başında çözümlenen &#8216;din ve ahlak kültürü&#8217; dersi sorunu yirmibirinci yüzyılın başında çok zengin kültürlü Türk toplumunda ortak din tanımlaması problemi ile karşımıza yeniden çıkmaktadır. Yüzyılın başında bilimsel temellere oturtulmak istenen eğitim bu amcından çıkıp tamamen ezberci eğitime geçmiş, ezberci yapıda olan din eğitim ise kavramsal düşünme metodlarının en büyük problemi haline gelmiştir. Bu etkilenmeler sonunda din eğitim daha az kalıplara uyan bir yapıya yönelmiş ve çok değişik bir nesil yatişmesine sebep olmuştur.<br />
Eğitim<br />
Vikipedi, özgür ansiklopedi</p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.baktabul.com%2Fmisafir%2Fegitim-nedir-egitim-tanimi-egitim-anlami-egitim-hakkinda%2F&amp;t=E%C4%9Fitim+Nedir%3F+E%C4%9Fitim+Tan%C4%B1m%C4%B1%2C+E%C4%9Fitim+Anlam%C4%B1+E%C4%9Fitim+Hakk%C4%B1nda', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=2&k=" width="125" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>
<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 27149, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.baktabul.com/misafir/egitim-nedir-egitim-tanimi-egitim-anlami-egitim-hakkinda/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Türksat 3A göreve hazır (Türksat 3A )</title>
		<link>http://www.baktabul.com/misafir/turksat-3a-goreve-hazir-turksat-3a/</link>
		<comments>http://www.baktabul.com/misafir/turksat-3a-goreve-hazir-turksat-3a/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 30 Mar 2008 09:39:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<category><![CDATA[3A]]></category>

		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<category><![CDATA[Türksat]]></category>

		<category><![CDATA[Uydu]]></category>

		<category><![CDATA[Uzay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.baktabul.com/misafir/turksat-3a-goreve-hazir-turksat-3a/</guid>
		<description><![CDATA[Türksat 3A göreve hazır
ImageTürkiye&#8217;nin yeni uydusu Türksat 3A, tüm testleri tamamlanarak üretildiği Fransa&#8217;daki Thales Alenia Space tesislerinden, Fransız Guyanası&#8217;ndaki Kourou Uydu Fırlatma Bölgesi&#8217;ne ulaştırıldı. Türksat 1C uydusunun yerini alacak olan ve tasarım ve üretim sürecinde 22 Türk mühendisin de görev aldığı Türksat 3A, Türkiye&#8217;nin uydu haberleşme kapasitesini yüzde 50 artıracak.
Türksat 3A&#8217;nın Mayıs ayı sonunda büyük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türksat 3A göreve hazır</p>
<p>ImageTürkiye&#8217;nin yeni uydusu Türksat 3A, tüm testleri tamamlanarak üretildiği Fransa&#8217;daki Thales Alenia Space tesislerinden, Fransız Guyanası&#8217;ndaki Kourou Uydu Fırlatma Bölgesi&#8217;ne ulaştırıldı. Türksat 1C uydusunun yerini alacak olan ve tasarım ve üretim sürecinde 22 Türk mühendisin de görev aldığı Türksat 3A, Türkiye&#8217;nin uydu haberleşme kapasitesini yüzde 50 artıracak.</p>
<p>Türksat 3A&#8217;nın Mayıs ayı sonunda büyük bir törenle uzaya fırlatılacağını söyleyen Türksat A.Ş. Genel Müdürü Dr. Özkan Dalbay, &#8220;Türksat 3A, Türk mühendislerinin gözetiminde ve en son teknolojiler kullanılarak geliştirildi. Türkiye&#8217;nin uydu teknolojisi konusundaki bilgi birikimine büyük katkı sağlayan uydumuz, uzaydaki kapasitemizi de önemli ölçüde artıracak. Türksat A.Ş. olarak çalışmalarımızı, Türkiye&#8217;nin uydu alanında dünyanın söz sahibi ülkelerinden olmasına yoğunlaştırmış bulunuyoruz. Türksat 3A&#8217;dan sonra gelecek ikinci uydunun tamamen Türk mühendisleri tarafından ve Türkiye&#8217;de üretilmesini hedefliyoruz&#8221; dedi.<span id="more-51"></span></p>
<p>Çin&#8217;den Grönland&#8217;a kadar çok geniş bir coğrafyada hizmet verecek olan Türksat 3A, Asya, Avrupa, Kuzey Afrika ve Türkiye&#8217;den yayın yapacak kuruluşların taleplerine cevap verecek kapasite ve yeteneklere sahip. Uydunun kullanım ömrü ise 20 yıl olarak planlandı.</p>
<p>Türksat 3A, yüksek düzeyde anahtarlama ve uzaydaki yıldızların konumlarına göre kendi durumunu belirleme yeteneği (Star Tracker) gibi uydu iletişimi alanındaki en son teknolojileri kullanıyor.</p>
<p>Köye, mezraya şantiyeye genişbant internet</p>
<p>Türksat 3A&#8217;nın bir önemli özelliği de 50-60 cm&#8217;lik çift yönlü iletişime imkan tanıyan VSAT uydu terminalleri ile kablo altyapısının ulaşmadığı, köy, mezra ve şantiye gibi yerlere genişbant internet bağlantısı, veri iletişimi ve telefon bağlantısı hizmeti sunabilmesi. Türksat 1C ve 2A uyduları bu hizmeti 90 cm&#8217;lik çanaklar vasıtasıyla verebiliyordu. Çanak boyutundaki düşüş, bu hizmetten yararlanmak isteyenlerin ilk kurulum maliyetlerini azaltmakta.<br />
Türksat 1C ve 2A&#8217;nın şu anki toplam kapasitesi ile yaklaşık 500 TV kanalına hizmet verilebiliyor. Bu uyduların sağladığı veri iletişim kapasitesi ise 4.5 Gbit seviyesinde. Türksat 1C&#8217;nin yerini Türksat 3A&#8217;nın almasıyla birlikte kanal sayısı ve veri transfer kapasiteleri yaklaşık yüzde 50 artarak 750 TV kanal ve 7 Gbit veri transfer kapasitesine ulaşılacak.</p>
<p>Mayıs&#8217;ta törenle fırlatılacak</p>
<p>Türksat 3A&#8217;nın, içinde bulunduğumuz Mart ayında fırlatılması planlanmıştı. Fakat fırlatma bölgesi olan Fransız Guyanası&#8217;nda son aylarda yaşanan olumsuz hava şartları nedeniyle 21 Aralık ile 9 Mart arasında fırlatma yapılamadı ve Türksat 3A öncesinde fırlatılması planlanan uyduların fırlatılmasında gecikme yaşandı. Bu nedenle Türksat 3A&#8217;nın fırlatılması Mayıs ayının üçüncü haftasına ertelendi. Türksat 3A öncesinde Brezilya (Starone C2) ve Vietnam (VinaSAT-1)&#8217;ın haberleşme uyduları tek bir seferde fırlatılacak. Türksat 3A ise Mayıs ayının üçüncü haftası büyük bir törenle uzaya gönderilecek.</p>
<p>Türksat 3A&#8217;nın fırlatılmasında yaşanan erteleme, halen kullanılmakta olan Türksat 1C uydusunun hizmetlerinde kesintiler oluşması ihtimalini gündeme getirdi. Türksat A.Ş. Genel Müdürü Dr. Özkan Dalbay, daha önce Mart ayı sonunda yerini 3A uydusuna bırakması planlanan Türksat 1C&#8217;nin hizmetlerinde, diğer ülkelerin uydularının fırlatma programındaki gecikmeler nedeniyle Mayıs ayından itibaren kısa süreli kesintiler olabileceğini söyledi. Dalbay, &#8220;Türksat 1C üzerindeki yükün çok büyük kısmı Türksat 2A&#8217;ya kaydırılmış durumda. Bu nedenle uydu iletişiminde önemli bir sorun yaşanmayacağını düşünüyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>Kısaca Türksat 3A</p>
<p>* Tasarımına 10 Şubat 2006&#8242;da başlandı<br />
* Fransa&#8217;daki Thales Alenia Space tesislerinde üretildi<br />
* Çin&#8217;den Grönland&#8217;a kadar Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika bölgesine hizmet verebiliyor.<br />
* 400 TV kanalını destekliyor<br />
* 4 Gbit veri transfer kapasitesi bulunuyor<br />
* Uydu alanındaki en son teknolojiler olan yüksek düzeyde anahtarlama ve Star Tacker gibi teknolojilere sahip.<br />
* Ömrü 20 yıl<br />
* Mayıs ayının üçüncü haftası Fransız Guyanası&#8217;ndaki Kourou Uydu Fırlatma Bölgesi&#8217;nden uzaya gönderilecek.</p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.baktabul.com%2Fmisafir%2Fturksat-3a-goreve-hazir-turksat-3a%2F&amp;t=T%C3%BCrksat+3A+g%C3%B6reve+haz%C4%B1r+%28T%C3%BCrksat+3A+%29', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=2&k=" width="125" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>
<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 4671, bugün ise 2 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.baktabul.com/misafir/turksat-3a-goreve-hazir-turksat-3a/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Şiir Nedir? Şiirin Anlamı, Şiirin Tanımı, Şiir Hakkında, Şiir Örnekleri</title>
		<link>http://www.baktabul.com/misafir/siir-nedir-siirin-anlami-siirin-tanimi-siir-hakkinda-siir-ornekleri/</link>
		<comments>http://www.baktabul.com/misafir/siir-nedir-siirin-anlami-siirin-tanimi-siir-hakkinda-siir-ornekleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Mar 2008 11:00:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>

		<category><![CDATA[Sanat]]></category>

		<category><![CDATA[Anlamı]]></category>

		<category><![CDATA[Hakkında]]></category>

		<category><![CDATA[Ne Demektir]]></category>

		<category><![CDATA[Nedir]]></category>

		<category><![CDATA[Şiir Hakkında]]></category>

		<category><![CDATA[Şiir Nedir? Şiirin Anlamı]]></category>

		<category><![CDATA[Şiir Örnekleri]]></category>

		<category><![CDATA[Şiirin Tanımı]]></category>

		<category><![CDATA[Tanımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.baktabul.com/misafir/siir-nedir-siirin-anlami-siirin-tanimi-siir-hakkinda-siir-ornekleri/</guid>
		<description><![CDATA[Şiir Nedir? Şiirin Anlamı, Şiirin Tanımı, Şiir Hakkında, Şiir Örnekleri
Şiir, neredeyse dilin doğuşuyla beraber ortaya çıkan bir yazın türüdür. Şiiri tanımlamak için binlerce ifade kullanılmışsa da doğru ve değişmeyecek bir tanıma ulaşmak olanaksız gibi görünmektedir.
Ancak, kendine ait bir dil ya da söylem kullanması, müzik ve sesle yakın ilişki içinde bulunması ve estetik bir etkileme gücünün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şiir Nedir? Şiirin Anlamı, Şiirin Tanımı, Şiir Hakkında, Şiir Örnekleri<br />
Şiir, neredeyse dilin doğuşuyla beraber ortaya çıkan bir yazın türüdür. Şiiri tanımlamak için binlerce ifade kullanılmışsa da doğru ve değişmeyecek bir tanıma ulaşmak olanaksız gibi görünmektedir.</p>
<p>Ancak, kendine ait bir dil ya da söylem kullanması, müzik ve sesle yakın ilişki içinde bulunması ve estetik bir etkileme gücünün olması herkes tarafından kabul edilebilecek özelliklerdir.</p>
<p>Şiirin ortaya çıkışı, insanın sesini bulması ve özellikle konuşarak iletişim kurmasını sağlayan bir dil geliştirmesi ile yaşıttır. İnsan günlük konuşma dilinin yanı sıra özellikle değiştirebileceği ya da yansıtabileceğini düşündüğü doğayı etkilemek için bir büyü dili oluşturmuştu. Bu dilin ritmik özellikleri şiir dilinin öncülü olarak algılanabilir. Platon da şiiri tanımlarken &#8220;büyülü söz&#8221; ifadesini kullanmıştır.</p>
<p>Çağlar boyunca türküler şiirsel metinler olarak sözlü yazın örnekleri olarak yaşamışlardır. Her kültürün günlük dil kadar sık kullandığı türkülerin sosyolojik boyutu yazınsal boyutundan daha önde görülmüştür. İşlerini yaparken türkü söyleyen insanlar bireysel ya da grupsal gereksinimlerinden dolayı farklı türlerde şiir geliştirmişlerdir. Bu gereksinim sonucu ortaya çıkan türler Yunan kültürü etkisi altında gelişmiştir. Bu bağlamda ilk gelişen türler lirik, epik ve dramatik şiirdir. Bunların dışında pastoral, didaktik ve satirik diye adlandırılan türler de şiirde iç farklılaşmanın diğer örnekleridir.</p>
<p>Topluma ortak bir duyarlık ve bazen vicdan oluşturmak, insan-doğa ilişkisini düzene koymak, sıradan insanın gözlemleyebildiği halde ifade edemediği olayları ve olguları güzel ve farklı bir dil kullanarak gündeme getirmek ve böylece toplumun sözü olmak gibi işlevleri vardır şiirin. Şiirin işlevi yazıldığı ya da söylendiği döneme bağlı olarak farklılık göstermiştir. Topluma kazandırılmak istenen değerlerin sözcülüğünü yapmış, yenilikleri tanıtmaya çalışmış, demokrasi ve özgürlük kavramlarının kalıcı olmasında önemli pay sahibi olmuştur.<span id="more-50"></span></p>
<p>Şair kimdir?</p>
<p>Şair öncelikle bir yazın insanıdır. Şiir yazan ve söyleyen kişidir. İlkçağlardan günümüze kadar toplumun ileri gelenlerinden, bilici ve sözcü olduğu için toplumun kutsadığı, toplumun ortak duygu ve duyarlıklarının kaynağı olarak görülen ilerici ve dönüştürücü bir kişidir. Ortak duyarlıklar ve değerler toplumdan topluma değişeceği için şairlere evrensel özel değerler yüklemek doğru olmayabilir. Yine de şair kendi toplumunda düşünen, güzel söz söyleyen ve sözü dinlenen bir kişi olarak kabul ve saygı görmüştür.</p>
<p>Şairin toplumdaki işlevi ilkel çağlarda daha keskin çizgilerle belirlenmiş iken günümüzde belirli bir şair rolünden söz etmek daha zordur. Bunun nedeni düşüncenin ve sözün yerini alan yeni değerlerdir diyebiliriz.</p>
<p>Şair yaşadığı dünyayı, olayları ve insanları herkesten farklı algılayan bir kişidir ya da olmalıdır. İzlenimlerini halka aktarırken diğer sanatçılar kadar rahat değildir çünkü ne günlük konuşma dilini kullanabilir ne de düzyazı tekdüzeliğini. Şairin dili diğer tüm yazın türlerinin dilinden üstün ve zahmet vericidir.</p>
<p>Şiir ve dil bilinci</p>
<p>Şiir dili gündelik dilden birçok özelliğiyle ayrıldığı için dil merkezli her türlü yaklaşımın odağında yer almıştır. Sessel ve semantik (anlamsal) düzeylerde konuşma dilinden ayrılır. Şiir olmayan metine anlamı yazarı tarafından yüklenirken şiir kendi anlamını kendi üretir. Şiirde anlamda çok okurun anlamlamasından söz edebiliriz. Roman Jakobson&#8217;a göre şiir dilin güzelduyusal işlevindedir.</p>
<p>Şiir dilinin kendine özgü yapısı konuşma dilinden sapmalarla, öne çıkartma ve düzenliliklerle sağlanmaktadır. Gündelik dilden sessel, sözcüksel, sözdizimsel, anlamsal her türlü sapma ile yineleme (uyaklar ve sözcük yinelemeleri) ve koşutluklar şiir dilinin öne çıkartılan özellikleridir. Ancak bu özelliklerin şiirin derin yapısında bir bağlılaşık bulma şartı vardır. Yani yapılan bir öne çıkartma anlama bir etkide bulunmuyorsa sadece yüzeyseldir ve şiirsel bir işlevi yoktur. Bazı sözcük ve dilbilgisi oyunları sadece moda olduğu için kullanıldığında şiire yarardan çok zarar verirler.</p>
<p>Şiiri düzyazıdan ayıran dilsel özelliklerden en önemlisi anlamın düzyazıda çizgisel olması, şiirde ise çizgisel olmayıp dolaylı olmasıdır. Düzyazıda yani şiir olmayan bir metinde anlam hazır olarak vardır ve gösteren-gösterilen ilişkisi açıktır. Şiirde ise gösteren için birden fazla gösterilen olabilir ve her okur farklı gösterileni anlam olarak algılayabilir. Yani belli ve tek bir anlamın varlığından söz etmek zordur.</p>
<p>Şiirin teknik sorunları</p>
<p>a) Şiirde İmge<br />
İmge, şiirde anlama ulaşma yolunu daha etkili ve canlı hale getiren, anlamla başka şeyler arasında ilinti kuran bir zihinde canlandırma biçimidir. Bir bakıma bir hayal yaratmadır. Hayal söz konusu olduğu için seçilen şeyler dünyada varolan bildik cisimler ya da olaylar olmak zorundadır. Şiirin de kullandığı asıl madde insan yaşantısı olduğu için bu yaşantıyı şiirleştirmek işi imgeye düşer. O zaman şair kullandığı sözcüklerle algıların zihindeki bazı resimlerle eşleşmesini sağlar. Bunu başarabilen bir imgeye de biz iyi imge diyebiliriz.</p>
<p>İmgenin şiirde nasıl ve ne kadar kullanılması gerektiği tartışma nedeni olmuştur. Örneğin Garip akımına karşı bir tepki olarak gelişen İkinci Yeni direkt olarak anlatılan günlük yaşantının yerine imgeyi koymuşlardır. İmge bir bakıma anlam yolculuğunun bizde bıraktığı güzel manzaradır.</p>
<p>b) Şiirde Uyak ve Ses<br />
Ne tür şiir yazılırsa yazılsın ses ve uyak şiirin vazgeçilmez öğelerindendir. Günümüz şiirinde halk ve divan şiiri örneklerinde olduğu gibi sistemli bir uyak kullanılmasa da şiire serpiştirilen ve düzenli olmayan ses benzeşmeleri şiiri canlı tutmanın gereğidir. Şiirde kullanılan redif, zengin uyak, tam uyak ve yarım uyak ile içses uyumu şiirin daha kolay akılda kalmasını, akıcılığı sağlar ve bazen verilmek istenen duyguyu yansıtır.</p>
<p>c) Şiirde Anlam<br />
Yıllardır tartışılan bir konudur: Şiirde anlam olmak zorunda mıdır? Ülkemizde bu tartışmayı başlatan İkinci Yeni şiir akımıdır. Şiirin ses, sözcük ve biçem kaygısını anlamın önüne koyan İkinci Yeni&#8217;ye şiir çevrelerinden tepkiler gelmiştir. Anlamın rastlantısal olduğu iddiası da yine İkinci Yeni kaynaklıdır.</p>
<p>Daha önce de sözünü ettiğimiz gibi, şiir dilinin özelliklerinden biri şiirde anlamın çizgisel değil dolaylı olmasıdır. Şiirsel bir metnin çok anlamlılığı okurun onu anlamlamasından kaynaklanır. Şiirde, şiir olmayan metinlerin tersine, anlam şair tarafından hazır verilmez ve anlama ulaşma okurdan beklenir. Öyleyse şiir okuma her türlü okumanın üzerindedir ve okurun işbirliğini gerektirir. Bir metne sonsuz sayıda okuma yapılabileceğine göre &#8220;şiirde anlam sonsuzdur&#8221; gibi bir yargıya da ulaşabiliriz.</p>
<p>d) Şiir ve Toplum<br />
Şiir toplumun sorularını dile getiren bir araç mıdır? Şair bu sorunlar ne derece duyarlı olmalıdır? Şiir ve ideoloji arasındaki ilişki nedir?<br />
Bu sorular günümüzde dahi sıcaklığını koruyan tartışma konularıdır. Şiirin yaşamı yansıtması gerektiği (mimesis) görüşü Gerçekçiliğin temelini oluşturmuş, gerçekliği sorgulamak ve eleştirmek ise Toplumcu Gerçekçilik ile gündeme gelmiştir. Toplumcu gerçekçi tavır edebiyatın sosyalist değerler üzerinde yükselmesi, yapıtlarda halkın sorunlarının dile getirilmesi, sosyalizmin yüceltilmesi gerekliliğini savunur. Kişilerin iç dünyasını yansıtan, bireyciliği öne çıkaran ve burjuva yaşam tarzını yansıtan yapıtlara karşı çıkar. Sanat sadece Marksist etik ve estetik ölçütleriyle değerlendirilir. Sanat sanat için değil, toplum içindir. Şiir de bu yaklaşım içerisinde önemli bir işleve sahiptir. Coşturucudur ve yönlendiricidir.</p>
<p>Bugün şiir dergilerini karıştırdığınızda bu konudaki tartışmalara tanık olabilirsiniz. Artık şiirle devrim yapılamayacağını herkes bilmektedir. Şiire ve şaire ağır görevler yüklemek yanlıştır; çünkü toplumsal olaylara duyarlı davranmak sadece şairlerin değil herkesin görevidir. Şair, bir aydın olarak ne zaman halkın yanında olacağını bilir ve ona göre tavır gösterir. Onun tavrı da topluma bir bakış açısı kazandırması bakımından gereklidir.</p>
<p>e) Şiir ve Çeviri<br />
&#8220;Şiir öyle ayrı bir dildir ki başka hiçbir dile çevrilemez; hatta yazılmış göründüğü dile bile.&#8221; diyor Jean Cocteau. Şiiri başka dillere çevirmenin doğru olup olmadığı tartışılan önemli konulardan biridir. Anlamlamanın okur merkezli olması, bir dildeki ses ve biçemin diğer dilde yakalanmasının çok zor olması, dillerin sözcüklerinin her zaman birbirini karşılayamıyor olması şiir çevirisini zorlaştıran etkenlerdir. Ancak şiirin çevrilememesi durumunda da farklı ülkelerden şairleri tanımak ve okumak olanaksız bir duruma gelmektedir. O zaman şiir çevirisinde çeviren kişinin elinden gelenin en iyisini yapması ve şiirin havasını en yüksek düzeyde koruması gerekmektedir. Ancak bu çeviri, ne kadar başarılı olursa olsun, çevirmenin anlamlaması ev yeniden yaratması etkisinde olacaktır. Bu yüzden, bazı şiirlerin altında &#8220;çeviren&#8221; ifadesi yerine &#8220;Türkçe söyleyen&#8221; ya da &#8220;yeniden söyleyen&#8221; ifadelerine rastlarız. Şiirleri kadar çevirileri ile ünlenmiş şairler de vardır. Onlar kendi şiirlerindeki yaratıcılığı yeniden yaratma işlemine başarıyla taşıyabilmişlerdir.</p>
<p>Şiir üzerine sözler</p>
<p>*İçinizde olmayan şiiri hiçbir yerde bulamazsınız. (Shelley)</p>
<p>*Şairin kullandığı sözcüklerde insanlar için çeşitli anlamlar vardır; herkes beğendiğini seçer. (Tagore)</p>
<p>*Şiirin ilkesi, insanın üstün bir güzelliği özlemesidir. Bu ilke bir coşkunlukla, bir ruh taşkınlığında kendini gösterir. Bu coşkunluk, aklın yoğurduğu gerçeğin dışındadır. (Baudelaire)</p>
<p>*Şiir sanatı, eksiklikleri güzelliklere çeviren bir simya bilimidir. (Aragon)</p>
<p>*Ne masayı anlatacağım diye masa sözcüğünü kullanacaksınız, ne kuşu anlatacağım diye kuş sözcüğünü; ne de aşkı anlatacağım diye aşk sözcüğünü. (Cocteau)</p>
<p>*Şiir olmayan yerde insan sevgisi de olmaz. İnsanı insana ancak şiir sevdirir. Şiir, insanı insana yaklaştıran şeydir. (Sait Faik)</p>
<p>*Şiirin konuları hiç eksik olmayacaktır; çünkü dünya o kadar büyük, o kadar zengin, yaşam o kadar değişik manzaralı ki&#8230; Hiçbir gerçek konu yoktur ki şair onu gereği gibi işlemesini bildiği andan itibaren şiirden yoksun olsun. (Goethe)</p>
<p>*Gerçek şiirin, asıl sanat eserinin kendi varlığından başka bir amacı yoktur. Kendisinde başlar, kendisinde biter. Bütün soyluluğu da buradan gelir. (Valéry)</p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.baktabul.com%2Fmisafir%2Fsiir-nedir-siirin-anlami-siirin-tanimi-siir-hakkinda-siir-ornekleri%2F&amp;t=%C5%9Eiir+Nedir%3F+%C5%9Eiirin+Anlam%C4%B1%2C+%C5%9Eiirin+Tan%C4%B1m%C4%B1%2C+%C5%9Eiir+Hakk%C4%B1nda%2C+%C5%9Eiir+%C3%96rnekleri', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=2&k=" width="125" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>
<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 9677, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.baktabul.com/misafir/siir-nedir-siirin-anlami-siirin-tanimi-siir-hakkinda-siir-ornekleri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Roman Nedir, Roman Anlamı, Roman Hakkında, Roman Örneği</title>
		<link>http://www.baktabul.com/misafir/roman-nedir-roman-anlami-roman-hakkinda-roman-ornegi/</link>
		<comments>http://www.baktabul.com/misafir/roman-nedir-roman-anlami-roman-hakkinda-roman-ornegi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 09 Mar 2008 11:38:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>

		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<category><![CDATA[nasıl]]></category>

		<category><![CDATA[Ne Demek]]></category>

		<category><![CDATA[Ne Demektir]]></category>

		<category><![CDATA[ne denir]]></category>

		<category><![CDATA[Ne Zaman]]></category>

		<category><![CDATA[Neden]]></category>

		<category><![CDATA[Nedir]]></category>

		<category><![CDATA[Nelerdir]]></category>

		<category><![CDATA[Nerde]]></category>

		<category><![CDATA[Niçin]]></category>

		<category><![CDATA[Niye]]></category>

		<category><![CDATA[Roman]]></category>

		<category><![CDATA[Roman anlami nedir]]></category>

		<category><![CDATA[Roman Hakkında]]></category>

		<category><![CDATA[Roman Nedir]]></category>

		<category><![CDATA[Roman nerede]]></category>

		<category><![CDATA[Roman Örneği]]></category>

		<category><![CDATA[Roman Tanımı]]></category>

		<category><![CDATA[Roman Tarihi]]></category>

		<category><![CDATA[Roman Türleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.baktabul.com/misafir/roman-nedir-roman-anlami-roman-hakkinda-roman-ornegi/</guid>
		<description><![CDATA[Roman Nedir? Roman Anlamı, Roman Hakkında Roman Ne Demek, Roman Türleri, Roman Örneği.
insanın veya çevrenin karakterlerini, göreneklerini inceleyen, serüvenlerini anlatan, duygu ve tutkularını çözümleyen, kurmaca veya gerçek olaylara dayanan uzun edebî türe ve bu türde yazılmış eserlere roman denir. türkçe&#8217;ye fransızca&#8217;dan geçmiştir.
belli bir tarihsel ya da coğrafi çevre içindeki belli bir kişi ya da bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Roman Nedir? Roman Anlamı, Roman Hakkında Roman Ne Demek, Roman Türleri, Roman Örneği.<br />
insanın veya çevrenin karakterlerini, göreneklerini inceleyen, serüvenlerini anlatan, duygu ve tutkularını çözümleyen, kurmaca veya gerçek olaylara dayanan uzun edebî türe ve bu türde yazılmış eserlere roman denir. türkçe&#8217;ye fransızca&#8217;dan geçmiştir.</p>
<p>belli bir tarihsel ya da coğrafi çevre içindeki belli bir kişi ya da bir grup insanın başından geçenleri, bu insan ya da insanların iç ve dış yaşantılarını belli bir kronolojik, mantıksal, duygusal ya da sanatsal ilişkiyi gözeterek öyküleyen ve belli bir uzunluğu aşan anlatılar için kullanılan edebi terimdir. edebi türler içinde en yenisidir. çünkü matbaanın bulunması ve kentsoylu bir okur kitlesinin ortaya çıkmasından sonra gelişmiştir.</p>
<p>tanımlanması zor bir edebi türdür. gelişmesini tamamlamamış tek türdür denebilir. bunun bir nedeni romanın tarihsel koşullara bağlı olması, diğer nedeni ise yazarına geniş bir özgürlük ve deney alanı bırakmasındandır. romanın ataları arasında nesirsel özellikler taşıyan petronius’un satyricon (1’inci yüzyıl) ve apuleius’un metamorphoseon’u (2’nci yüzyıl) gösterilir. roman düzyazıyla yazılır. anlatılan olaylar kahramanlık öyküleri değil, sıradan insanların günlük yaşantılarıdır. anlatılan olaylar, saraylar ve savaş alanları gibi destansı mekanlarda değil, sokaklar, evler, meyhaneler gibi sıradan mekanlarda geçer. olaylara yön veren tanrılar değil, kişilerin kendi tutum, davranış, duygu ve düşünceleridir. kullanılan dil, nazım türlerinde olduğu gibi ağdalı değil günlük ve sıradandır.</p>
<p>roman tarihe en bağlı edebiyat türüdür. toplumsal, politik olaylar gelişmelerle de yakın ilişkidedir. romanın tarihe bağlı oluşu, çok köklü bir geçmişi olmayan yeni bir sınıfın, yani burjuvazinin kendine tarih içinde bir geçmiş, şimdi ve gelecek kurma çabasından doğmuş olmasında yatar. 18. yüzyıl romanlarının çoğu, burjuvazinin aristokrasiye karşı mücadelesinde kullanılmak üzere kaleme alınmış metinler gibidir.</p>
<p>roman, işte bu nedenle, felsefe ve sanattan boş inançları kovmak ve bunların yerine akıl ve gerçeği geçirmek isteyen bir kültürel dönüşümün ürünüdür. bu nedenle toplumların gelişimine, yani tarihe kopmaz biçimde bağlıdır. insanı, öncelikle toplumsal ve tarihsel bir varlık olarak konu alan ilk sanat türüdür.<span id="more-49"></span></p>
<p>detaya incek olursak :</p>
<p>roman olmuş veya olması muhtemel olayların anlatıldığı uzun yazılardır. ilk örneklerini 15.y.y. da fransız yazar rabelais vermiştir. ancak asıl niteliklerini romantizm ve avrupa’nın 1790-1850 yılları arasındaki entelektüel yaşamının kimi temel yönlerini tanımlamak için kullanılan terim.</p>
<p>19. yüzyılın ilk yarısında, biraz da aydın­lanmaya bir tepki olarak gelişen akım ya da hareket olarak romantizm, farklı ülkelerde farklı görünümler almıştır.<br />
&#8230;detaylı bilgi için linke tıklayınız.realizm akımları döneminde kazanmıştır. roman belli bir olay etrafında gelişir ve olaylar ayrıntılarıyla anlatılır. çoğu zaman şahıs kadrosu geniştir. kişiler ayrıntılı olarak tanıtılır. çevrenin tanıtımına özen gösterilir.</p>
<p>temsil ettiği akıma göre realizm (gerçekçilik), bir estetik kavram olarak 19. yüzyıl ortalarında fransa&#8217;da ortaya çıkmıştır. nasıl ki romantizm klasizme bir başkaldırı niteliğinde ise gerçekçilik yani realizm, hem klasizme hem de romantizme bir başkaldırıdır. amaç, sanatı klasik ve romantik akımların yapaylığından kurtarmak, çağdaş eserler üretmek ve konularını öncelikle yüksek sınıflar ve temalarla ilgili değil, toplumsal sınıflar ve temalar arasından seçmekti.<br />
&#8230;detaylı bilgi için linke tıklayınız.romantik roman, natüralist roman, realist roman; konusuna göre aşk romanı, toplumsal roman, polisiye roman, macera romanı gibi isimler alır.</p>
<p>türk edebiyatında tanzimat’tan sonra görülür. ilk örneği şemseddin sami’nin taaşşuk-ı talat ve fıtnat adlı romanıdır. batı romanı ölçüsünde en başarılı romanı halit ziya uşaklıgil yazmıştır. namık kemal, mehmet rauf, reşat nuri, yakup kadri karaosmanoğlu, peyami safa diğer ünlü romancılarımızdır.</p>
<p>roman edebiyatta yaygın bir türdür. olmuş veya olması ihtimal dahilinde bulunan olayları, yer zaman ve kişileriyle beraber ayrıntılı bir şekilde anlatmaktır. uzun tarihi seyri içinde romanın geniş bir okuyucu kitlesi vardır.</p>
<p>romanlar, edebiyatın en eski mahsulleri olan destan, masal, efsane gibi anlatmaya dayanan türlerin yüzyıllardan beri devam edegelen tekamülü neticesinde meydana gelmiş bir edebiyat türüdür.</p>
<p>bir edebi tür olarak orta çağ&#8217;ın sonlarına doğru gelişmeye başlamıştır. uzun bir geçmişe sahip bulunan romanı daha iyi kavramak bakımından tarihçesine bir göz atmakta fayda vardır:</p>
<p>roman, kelime olarak latince&#8217;den türemiştir. roman dili, romanca, ifadelerinden gelmektedir. bir süre roma&#8217;da konuşulan roman dili ile, nazım ya da nesir olarak gerçek veya uydurma bir olayı anlatan eserlere roman denilmiştir.</p>
<p>13. yüzyıldan sonra ise yalnız nesirle kaleme alınmış, insanların tutkularını, törelerini ve yaşadığı maceraları ilgi çekici bir şekilde anlatan eserlerin adı olarak kullanılmaya başlanılmıştır. fakat tarihi seyri içinde başlı başına edebi bir tür olarak ilk defa fransa&#8217;da başlayan roman sanatı, birkaç yüzyıl içinde binlerce örnek vererek, büyük bir gelişme göstermiş ve edebiyat türleri içinde en önemli yeri almıştır.</p>
<p>çağların değişik sosyal şartlarına göre, roman anlayışı da sürekli değişiklilere uğramıştır. bu bakımdan değişik tarifleri vardır. ancak bütün izah şekillerinde ortak olan temel noktalar vardır. bu ortak özelliklere göre roman, insanların baslarından geçen ve geçebileceği kanaatini uyandıran olayları yer ve zaman belirterek anlatan uzun yazılardır. yaşanmış veya tasarlanmış, birbirine bağlı birçok olayı bir temel düşünce çerçevesinde toplayarak anlatan bir edebi eserdir. olması mümkün olanı olmuş gösterme sanatıdır. bu bakımdan roman insanı ilgilendiren her konuyu işleyebilir, anlatabilir; sınırsız bir hürriyete sahiptir.</p>
<p>romana ve romancıya dışına çıkamayacağı bir takım sınırlar çizmeye kalkışmak hayatın kendisini kısıtlamaya, şartlar altında hapsetmeye kalkışmak gibi boş ve anlamsız bir davranış olur. çünkü roman tam anlamıyla hayatın ifadesi olabildiği ölçüde, mükemmelliğe sahip olacaktır.</p>
<p>başarılı bir romanda belli başlı dört unsur vardır:</p>
<p>1 — olay,<br />
2 — kişiler,<br />
3 — çevre,<br />
4 — anlatım</p>
<p>romanlar bu olay, kişi, çevre ve anlatım unsurlarına göre çeşitli şekillerde adlandırılırlar. bu genel sınıflandırma romanları birbirinden kestirme yoldan ayırt etmeye yaramaktadır. bu tasnif çerçevesi içinde romanları şu isimler altında gruplandırmak mümkündür.</p>
<p>1 — aksiyon romanları: olay unsurunun ön plana çıkarılmasına dayanan romanlardır. iki çeşidi vardır.</p>
<p>a) polis romanı<br />
b) macera romanı</p>
<p>2 — psikolojik romanlar: kişi unsurunun ön plana çıkarılmasına dayanır. dış dünyadan çok, kişi ve iç dünyası esas alınır. dış dünyaya kişinin iç dünyası ile ilgisi oranında yer verilir. belli başlı çeşitleri şunlardır:</p>
<p>a) karakter romanı<br />
b) tutku romanı<br />
c) şuuraltı romanı<br />
d) biyografik roman</p>
<p>3 — sosyal romanlar: kişi ve çevre unsurlarını ön plana çıkaran romanlardır. bu romanlar bir çağı yansıtabilir, bir bölgeyi töreleriyle birlikte ele alabilir. belli başlı çeşitleri şunlardır:</p>
<p>a) töre romanı<br />
b) tarihi roman</p>
<p>4 — düşünce romanları: kişi unsurunu düşünce yapısı ve dünya görüşü bakımından ön plana çıkaran romanlardır. bu romanlar daha çok bir takım görüşlerin savunulması, tartışılması, ya da çürütülmesi gayesiyle yazılmaktadır. bu tür romanlara tezli romanlar da denilmektedir.</p>
<p>5 — fantazi romanları: hayal gücüne dayanan romanlardır. 19. yüzyılda ilimlerin gelişmesiyle yaygınlık kazanmıştır.</p>
<p>6 — egzotik romanlar: uzak, yabancı ülkeleri tanıtmak gayesiyle yazılan romanlardır.</p>
<p>eserin özelliklerine göre yukarıdaki tasnife tabi tutulabilen roman, sanatçının duygu, düşünce, görgü ve bilgisine göre de sınıflandırılabilir. yazarın sanat felsefesine, kültür yapısına ve dünya görüşüne göre romanlar şu genel isimler altında toplanabilir:</p>
<p>1 — romantik roman<br />
2 — realist roman<br />
3 — natüralist roman</p>
<p>1 — romantik roman: his ve hayal unsurlarının ağırlık taşıdığı, belli bir şiirliliğin hakim olduğu romanlardır. yazar coşkun bir his ve heyecan hali içindedir. bu romanlarda yazar daha çok kendi şahsi duygularını ve maceralarını anlatır. olaylar duyguların zengin dünyasında abartılarak daha etkileyici hale sokulur.</p>
<p>bu romanların belirgin özelliği duygu ve hayalin bütün esere hakim olması, gözlem ve inceleme unsurlarının duygu ve hayal unsurlarının yanında silikleşmiş bulunmasıdır. bu akıma mensup sanatçılarda gerçeklerden çok, duygular ve hayaller önemlidir.</p>
<p>2 — realist roman: gözlem ve araştırma unsurlarının esas alındığı, his ve hayal unsurlarının ikinci plana itildiği romanlara denir. realist romanlarda gerçekler, görülenler ve incelemelerin ortaya koyduğu neticeler önemlidir. sanatçı hiçbir surette kendi duygu, düşünce ve hayallerini eserine karıştırmaz.</p>
<p>realist romancılar toplumun içinde titiz birer araştırmacı gibi incelemeler yaparlar, olayları ve karakterleri objektif olarak tespit ederler ve değerlendirirler. gayeleri okuyucuya romantik romanlarda olduğu gibi kendi duygu ve hayallerini aktarmak değil, kendilerinin dışında var olan gerçekleri, canlı tablolar halinde, aslına sadık kalarak dile getirmektedir.</p>
<p>3 — natüralist roman: realist romanla büyük benzerlikleri vardır. ancak natüralist roman realist romana göre ilme ve araştırmaya daha çok önem verir. natüralistler gerçeğe bağlılıkta ve sosyal meseleleri araştırmada realistlerden çok daha fazla ilmi metodlara bağlılık gösterirler. toplumu adeta bir laboratuvar olarak düşünürler ve eserlerini bu laboratuvar içinde, ilmi verilere kesinlikle bağlı kalarak kaleme alırlar. insanı ele alırken, biyoloji ilminin ortaya koyduğu gerçeklerden, toplumu ele alırken de sosyolojinin kanunlarından yola çıkarlar ve bu ilimlerin vardığı sonuçlara göre neticeye ulaşmaya çalışırlar.</p>
<p>roman ile aralarında büyük benzerlik bulunan bir edebiyat türü daha vardır: «hikaye.» hikaye ile roman aynı şey değildir. bu farklılığı meydana getiren özellikler şunlardır:</p>
<p>a) hikaye olayların sebebini araştırmaz. yalnız belirli bir intiba uyandırmaya gayret eder. roman ise ele aldığı konuyu, bir mesele haline getirir.</p>
<p>b) hikaye insan ve toplum hayatının en önemli ve en manalı yönlerine bakar. roman ise yoğun süreleri değerlendirirken, sadece bununla yetinmez, olayları belli bir zaman akışı içinde takip eder.</p>
<p>c) hikayeci etkilendiği bir olayı çarpıcı bir şekilde anlatırken sözünü sınırlandırmak, kısa anlatımın gücünden faydalanmak ister. romancı ise bu darlığı kişilere yayar ve geliştirir.</p>
<p>d) hikaye her zaman tek konu üzerine kurulur. roman tek bir konuyu bile bölerek, başka kişilere bulaştırarak çoklaştırır.</p>
<p>e) hikaye insan hayalinden seçilmiş hatıraların parça parça anlatımıdır. roman hayatların bütünlüğünü değerlendiren toplamlara erişmeyi gaye edinir. böylece hikaye tek boyutlu kalır, onun yanında roman çok boyutlu bir görünüm ortaya koyar.<br />
edebiyatımızda romantürk edebiyatında ilk roman ve hikaye tanzimat döneminde tercüme yoluyla görülür. 1860-1880 arasında batılı klasik yazarlardan ilk çeviriler yapıldı. bunlardan birkaçı; fenelon’dan terceme-i telemek (1862), victor hugo’dan magdur’in hikayesi (1862), daniel defoe’nin robenson hikayesi (1864), atala, paul ve virginie, monte-cristo, gulliver’in seyahatnamesi’dir. bu ilk tercümeler konuları bakımından türk okuyucusuna yabancı değildir. divan edebiyatındaki mesneviler ile leyla ile mecnun, kerem ile aslı gibi halk hikayeleri, meddah hikayeleri ve dini-destani hikayeler yüzyıllardır roman ve hikaye ihtiyacını karşılayan eserlerdir.</p>
<p>tanzimat romanı veya tanzimat dönemi romancıları, türk toplumu meselelerini (her sahada olduğu gibi) batılı türk aydını gözüyle ve avrupa kültürü anlayışıyla gördükleri için, yerli hayatı anlatırken batılı yazarların tesirinde kaldılar. bu yüzden de işledikleri tema (düşünüş, konu)lar, batılı yazarlarda görüldüğü gibi aile hayatı, esaret, alafrangalık, gibi mevzulardır. şemseddin sami’nin taaşşuk-ı talat ve fıtnat’ı (1872), ahmed midhat’ın teehhül’ü, sami paşazade sezai’nin sergüzeşt’i bunlara örnektir.</p>
<p>romanda işlenen “esaret” konusuna örnek teşkil eden romanlar ise namık kemal’in intibah’ı, sami paşazade sezai’nin sergüzeşt’i, nabizade nazım’ın zehra’sıdır.</p>
<p>diğer bir tema da “alafrangalık” meselesidir. batı medeniyetini bir din gibi gören bazı tanzimat aydınları, romanlarında, sözde tenkit eder göründükleri alafranga tiplere yer verirler: ahmed midhat’ın felatun beyle rakım efendi’si, recaizade mahmûd ekrem’in araba sevdası gibi. bunları daha sonraki dönemlerde hüseyin rahmi gürpınar’ın şık’ı, şıpsevdi’si, yakub kadri karaosmanoğlu’nun kiralık konak’ı, sodom ve gomore’si, peyami safa’nın sözde kızlar’ı, abdülhak şinasi hisar’ın ali nizami beyin alafrangalığı ve şeyhliği romanları takip eder.</p>
<p>servet-i fünun (1896-1901), türk romanının teknik olgunluğa ulaştığı dönemdir. ikinci abdülhamid hanın avrupai manada okullar açtırması ve siyasi aşırılıklara fırsat vermemesi bu dönem romancılarını (sanatkarlarını) geniş imkanlara kavuşturmuş; siyasi tenkitten uzaklaştırmış, ferdi sahada (hissilik, içe kapanma, aile gibi) eserler vermeye yöneltmiştir. “sanat sanat içindir” görüşü benimsenmiş, tanzimatçıların aksine aydın ve seçkin kesime seslenilmiştir.</p>
<p>tanzimatçıların “batılı kültür” anlayışları servet-i fünunda “batılı sanat” anlayışına dönmüş; bunda, yetiştikleri dönemde batı anlayışına göre öğrenim görmeleri de tesirli olmuştur.</p>
<p>fransız edebiyatının etkisiyle realist ve naturalistler örnek alındı. halid ziya uşaklıgil’in mai ve siyah, aşk-ı memnû; mehmed rauf’un psikolojik tahlile yer veren eylül romanı realist roman örnekleridir.</p>
<p>aynı dönemin natüralist romancılarından hüseyin rahmi gürpınar, fert-toplum ilişkilerini (daha çok çatışmaları) işlerken “toplum için sanat” görüşünü benimser. yakub kadri karaosmanoğlu, realist ve naturalist bir romancı olarak tanzimat sonrasının siyasi ve toplum gelişmelerini kronolojik bir sırayla anlatır: hep o şarkı, kiralık konak, sodom ve gomore, yaban, ankara gibi. halide edib adıvar, ruh tahlili yaptığı romanlarında ve töre romanlarında daha ziyade batı kültürüyle yetişmiş aydınların cumhûriyet dönemine kalmış bir temsilcisidir. misal olarak; ateşten gömlek, sinekli bakkal, mektup türüne örnek handan romanları gösterilebilir.</p>
<p>ikinci meşrutiyet (1908) sonrasının diğer sanatçıları arasında; refik halid karay, reşad nûri güntekin, peyami safa, memduh şevket esendal, cevad şakir kabaağaçlı(halikarnas balıkçısı), abdülhak şinasi hisar vs. sayılabilir.</p>
<p>cumhûriyet dönemi romancılarından ahmed hamdi tanpınar, kemal tahir, tarık buğra, mustafa necati sepetçioğlu, orhan kemal, yaşar kemal tanınan isimlerdir.</p>
<p>romana ait unsurlar: romanlarda konu, bir temel olayın etrafında gelişen iç içe olaylar zincirinden doğar. bunların olmuş veya olabilir vasfı taşıması önemlidir. hayatın normal akışına ters düşen sivri tesadüfler, olağan dışı ender vak’alar romanda makul sayılmaz. ele alınan bir konu bir plan dahilinde işlenir. bu plan kısaca “giriş (serim)”, “gelişme (düğüm)”, “sonuç (çözüm)” şeklinde özetlenir. bazı romanlarda bu planın sırası değiştirilerek uygulandığı da görülür.</p>
<p>romanlar, bilinen bir tarihte ve belli bir süre içinde geçen olayları konu alır. bu bakımdan romanlarda önemli bir zaman yazarın yaşadığı çağ olabildiği gibi geçmiş veya gelecek zaman da olabilir. bazı romanlar ise yalnızca birkaç saat içinde vukûa gelen olayları konu alır.</p>
<p>kahramanlar, toplumda rastlanabilir, yaşayabilir veya yaşamış kişiler arasından seçilir. bunlar toplumun her tabakasından olabilir. her türlü huy ve karakterleri doğruya yakın bir şekilde ele alınır. hatta aynı kişinin zıt mizaç ve huyları, olduğu gibi işlenir.</p>
<p>son zamanlarda yazılan romanlarda kahramanlar ve konu kaybolmuş, roman demek roman yazarının boş zamanlarında tutulduğu illüzyon (hayali görüntüler) veya rüyamsı kişi ve olayları bölük pörçük sıralamak gibi anlaşılmaya başlanmıştır. ayrıca ideolojik fikirler ağır basmaya başlamıştır.</p>
<p>romanlarda çevre, okuyucuya tasvirle anlatılır. bu, bir kasaba, şehir veya köy olabilir. bunların hepsinin kullanıldığı romanlar olduğu gibi yazarın tasarladığı ideal, gerçek üstü bir çevre de olabilir. burada önemli olan çevrenin coğrafi bir mekana yerleşmesidir.</p>
<p>romanların hemen hepsinde bir gaye vardır. bu amaç bazılarında konu ve üslûp içine iyice gizlenmişken, bazılarında çok açıktır. böyle romanlara “tezli roman” denir. belli bir ideolojiye bağlı romanlarda bu husus daha açık olarak meydandadır. bilhassa materyalist ideolojiye bağlı olanlarda bu amaç o kadar ileri gider ki, okuyucuda bir roman değil, doktrin kitabı okunuyormuş havası uyanır.</p>
<p>her edebi eserde olduğu gibi romanda da üslûp son derece önemlidir. bazı romancılar eserdeki konuların, olayların, duygu ve fikirlerin eskiyip ölebileceğine, fakat mükemmel bir üslûbun onları yaşatmaya devam edeceğine içten inanmışlar ve üslûp üstünde büyük hassasiyet göstermişlerdir. kelimelerini, cümlelerini ve anlatım tarzlarını buna göre düzenlemişlerdir. ancak bazı roman yazarları ve özellikle marksist tezli roman yazıcıları bu hususta da bayağı bir yol tutmuşlar, galiz ve çirkin kelimeleri, küfürleri, iğrenç terim ve deyimleri rahatlıkla ve bol bol kullanmışlardır.roman çeşitleriromanlar edebi akımlara göre klasik, romantik, realist, sürrealist, popüler roman gibi isimlerle sınıflandırılabildiği gibi, iç yapısına göre de tarihi roman, macera romanı, sosyal roman ve tahlil romanı olarak çeşitlendirilirler.</p>
<p>tarihi roman: konularını tarihte yaşamış kahramanlar ve onların başlarından geçen olaylardan alır. romancı bu kahraman ve olaylar üstünde az çok değişiklik yapabilir. ancak başarılı bir tarihi roman, gerçeği buğulandırmadan zevkle okunur bir üslupla yazılmış romandır. tarihi roman yazmak için yalnız kahraman isimleri ve olayların kronolojisini bilmek ve vermek yetmez. olayın yaşandığı zamanı, coğrafi özelliklerini, sosyal, kültürel ve sanat değerlerini çok iyi tanımak ve o zamanda topluma hakim olan inanç, ideal ve anlayışları da iyice bilmek gerekir.</p>
<p>macera romanı: günlük hayatta her zaman rastlanmayan değişik, şaşırtıcı, beklenmez, esrarlı olayları konu edinen romandır. bu romanlarda vak’a yani olay hemen her şey demektir. bunlar yeni keşfedilmiş veya tasarlanan ülkelerde geçer. hayali olabilir. ancak olağandışı unsurlar taşımalı, korkunç ve acayip hisler uyandırmalıdır. olayların akışı ve iç içe girmesi çok süratli olmalı, okuyucuda heyecan ve merak uyandırmalıdır. kahramanları kurnazlık, maddi kuvvet ve cesaretleriyle üstün vasıflıdırlar. daha çok silahşör, şövalye, polis, ajan ve casuslardan seçilir. hep hareket halindeyken tanıtıldıklarından ruh yapıları üstünde durulmaz. bu romanlarda fikir zenginliği yoktur. maksat şaşırtıcı ve heyecanlı konularla okuyucuya hoşça vakit geçirtmektir.</p>
<p>sosyal roman: romancıların yaşadıkları toplumu, o toplumu ilgilendiren meseleleri yeni bir açıdan ele alarak yazdıkları romanlardır. gizli veya açık bir maksat telkinine çalışırlar. kişiler, bazı meslek ve sınıfları temsil eden birer tip olarak alınır. olaylar, sosyal sebeplerle açıklanmak istenir. ruh tahlilleri ve duygu derinlikleri arka plana atılmıştır. bütün tezli romanlar bu gruptandır.</p>
<p>tahlili roman: dış alemde geçen olaylardan çok, kahramanın iç dünyasını ve insan benliğinin kişi ve toplum çatışmaları içindeki belirtilerini konu edinen romanlara denir. fertçi bir görünüş hakimdir. kahramanları olan kişileri bütün derinlikleriyle ortaya koyarlar. çok defa aşırı ülküler, sert ihtiraslar, derin hisler taşıyan ve bazen sakat ruhlu dengesiz insanları ele alarak işlerler.</p>
<p>batı edebiyatında mühim yer tutan roman, batı toplumunun sosyal hayat, inanç, örf ve adetlerine uygun bir türdür. tanzimattan sonra gittikçe artan bir hızla benimsenmeye başlayan batılı hayat anlayışıyla birlikte türk edebiyatında da örnekleri artmıştır. batılı romanın iskeleti çok defa iki kadın bir erkek veya iki erkek bir kadın arasında geçen aşk maceraları üstüne kuruludur. buna bağlı olarak gelişen diğer hadiseler ve çeşitlenen kahramanlar roman iskeletinin diğer dereceli unsurlarını teşkil eder.</p>
<p>tanzimat öncesi dönemde türk cemiyetinde böylesine olaylara ender rastlandığı gibi, bunların tasviri de kötünün tekrarlanarak yaygınlaşması ve böylece gitgide normalmiş gibi görülmesine mani olunmak için dinimizce de yasak bilinmiştir. bugün modern eğitimciler; toplumun ahlaki yapısının bozulmasında kötü örneklerin başta tv, radyo ve basın olmak üzere her türlü yayın vasıtalarıyla halka çok sık ve devamlı gösterilmesinin birinci amil olduğunu belirterek eski türk toplum sağlığı anlayışının doğruluğuna işaret etmektedirler. ayrıca cemiyetin her tabakasına hakim olan sade bir hayat anlayışı, ortak iman, amel ve ahlak düsturlarına samimi bağlılık, batılı tarzda bir roman anlayışı ve buna bağlı eserlerin doğmasına fırsat vermeyecek ve lüzum göstermeyecek diğer mühim unsurlardır.</p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.baktabul.com%2Fmisafir%2Froman-nedir-roman-anlami-roman-hakkinda-roman-ornegi%2F&amp;t=Roman+Nedir%2C+Roman+Anlam%C4%B1%2C+Roman+Hakk%C4%B1nda%2C+Roman+%C3%96rne%C4%9Fi', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=2&k=" width="125" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>
<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 6371, bugün ise 1 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.baktabul.com/misafir/roman-nedir-roman-anlami-roman-hakkinda-roman-ornegi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Efsane Nedir? Efsane Tanımı Efsane Anlamı Efsane Hakkında</title>
		<link>http://www.baktabul.com/misafir/efsane-nedir-efsane-tanimi-efsane-anlami-efsane-hakkinda/</link>
		<comments>http://www.baktabul.com/misafir/efsane-nedir-efsane-tanimi-efsane-anlami-efsane-hakkinda/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 09 Mar 2008 11:31:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>

		<category><![CDATA[Anlamı]]></category>

		<category><![CDATA[Efsane]]></category>

		<category><![CDATA[Efsane Hakkında]]></category>

		<category><![CDATA[Efsane Nedir]]></category>

		<category><![CDATA[Hakkında]]></category>

		<category><![CDATA[Ne Demektir]]></category>

		<category><![CDATA[Nedir]]></category>

		<category><![CDATA[Tanımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.baktabul.com/misafir/efsane-nedir-efsane-tanimi-efsane-anlami-efsane-hakkinda/</guid>
		<description><![CDATA[Efsane Nedir? Efsane Tanımı, Efsane Anlamı, Efsane Hakkında, Efsane Nedir?
Yıllarca gerçekten olmuş gibi kuşaktan kuşağa aktarılan öykülere efsane denir . Efsanede anlatılan olaylar bazen hayali olabilir . Ama efsaneler çoğunlukla gerçek olaylara ve gerçekten yaşamış kişilere dayanır. Bu öykülerin çoğu kahramanca işler yapmış kişilerle ilgilidir . Eski Yunanlı şair Homeros İlyada ve Odysseia adlı destanlarında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Efsane Nedir? Efsane Tanımı, Efsane Anlamı, Efsane Hakkında, Efsane Nedir?</p>
<p>Yıllarca gerçekten olmuş gibi kuşaktan kuşağa aktarılan öykülere efsane denir . Efsanede anlatılan olaylar bazen hayali olabilir . Ama efsaneler çoğunlukla gerçek olaylara ve gerçekten yaşamış kişilere dayanır. Bu öykülerin çoğu kahramanca işler yapmış kişilerle ilgilidir . Eski Yunanlı şair Homeros İlyada ve Odysseia adlı destanlarında krallara ve kahramanlara ilişkin efsanelerden yararlanmıştır . Kral Arthur ve şövalyeleriyle ilgili birçok öykünün kaynağı efsanelerdir . Gerçek bir kişinin yaşamına dayanan Köroğlu adlı halk öyküsü de çeşitli efsanelerle karışmıştır . Efsaneler bir bölge ya da halkın kültüründe önemli yer tutar. Mitolojiyle de yakından ilişkilidir.</p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.baktabul.com%2Fmisafir%2Fefsane-nedir-efsane-tanimi-efsane-anlami-efsane-hakkinda%2F&amp;t=Efsane+Nedir%3F+Efsane+Tan%C4%B1m%C4%B1+Efsane+Anlam%C4%B1+Efsane+Hakk%C4%B1nda', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=2&k=" width="125" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>
<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 1758, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.baktabul.com/misafir/efsane-nedir-efsane-tanimi-efsane-anlami-efsane-hakkinda/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Fethullah Gülen beraat etti, Fethullah Gülen beraati</title>
		<link>http://www.baktabul.com/misafir/fethullah-gulen-beraat-etti-fethullah-gulen-beraati/</link>
		<comments>http://www.baktabul.com/misafir/fethullah-gulen-beraat-etti-fethullah-gulen-beraati/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 09 Mar 2008 11:18:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<category><![CDATA[Beraat]]></category>

		<category><![CDATA[Cemaat]]></category>

		<category><![CDATA[Devlet]]></category>

		<category><![CDATA[Fethullah]]></category>

		<category><![CDATA[Fethullah Gülen]]></category>

		<category><![CDATA[Gülen]]></category>

		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>

		<category><![CDATA[Yargıtay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.baktabul.com/misafir/fethullah-gulen-beraat-etti-fethullah-gulen-beraati/</guid>
		<description><![CDATA[Fethullah Gülen beraat etti
Yargıtay, “Şeriat devleti kurmak amacıyla yasadışı örgüt oluşturmak” suçundan verilen beraat kararını onayladı.
Yargıtay, Fethullah Gülen hakkında “Şeriat devleti kurmak amacıyla yasadışı örgüt oluşturmak” suçundan verilen “beraat” kararını onayladı. Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesi, bu kararı verirken Gülen Cemati’nin örgütlenmesinde “cebir ve şiddet” unsurlarına rastlanmamasını gerekçe gösterdi.

Yargıtay’ın oybirliğiyle verdiği kararda, Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fethullah Gülen beraat etti<br />
Yargıtay, “Şeriat devleti kurmak amacıyla yasadışı örgüt oluşturmak” suçundan verilen beraat kararını onayladı.</p>
<p>Yargıtay, Fethullah Gülen hakkında “Şeriat devleti kurmak amacıyla yasadışı örgüt oluşturmak” suçundan verilen “beraat” kararını onayladı. Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesi, bu kararı verirken Gülen Cemati’nin örgütlenmesinde “cebir ve şiddet” unsurlarına rastlanmamasını gerekçe gösterdi.</p>
<p><img src="http://www.haberturk.com/kuturesim/fethullah54.jpg" height="78" width="151" /></p>
<p>Yargıtay’ın oybirliğiyle verdiği kararda, Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) “terör örgütlerini” tanımlayan 7’nci maddesinde 2003 yılında yapılan değişiklik etkili oldu. TMK’da yapılan değişiklikle, “terör örgütü” tanımı için “cebir ve şiddet” unsuru şartı getirilmişti.<span id="more-47"></span></p>
<p>‘CEBİR VE ŞİDDET YOK’</p>
<p>Gülen Cemaati’nin yapılanmasını inceleyen Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesi, TMK’da yer alan “cebir ve şiddet” unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle, Ankara 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen “beraat” kararını oybirliği ile onayladı. Böylece Gülen, “şeriat devleti kurmak amacıyla yasadışı örgüt oluşturmak” suçundan aklanmış oldu.</p>
<p>Yargıtay Başsavcılığı “beraat” kararının bozulmasını istemişti. Tebliğnamede, Gülen’in “şeriat esaslarına dayalı devlet kurmak amacında” olduğu vurgulanarak mahkumiyeti gerektiği, ancak bunun zamanaşımı süresine takıldığına işaret edilmişti.</p>
<p>Akşam</p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.baktabul.com%2Fmisafir%2Ffethullah-gulen-beraat-etti-fethullah-gulen-beraati%2F&amp;t=Fethullah+G%C3%BClen+beraat+etti%2C+Fethullah+G%C3%BClen+beraati', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=2&k=" width="125" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>
<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 236, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.baktabul.com/misafir/fethullah-gulen-beraat-etti-fethullah-gulen-beraati/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Askeri Linkler, Askeri Önemli Linkler, Askeri Linkler Listesi</title>
		<link>http://www.baktabul.com/misafir/askeri-linkler-askeri-onemli-linkler-askeri-linkler-listesi/</link>
		<comments>http://www.baktabul.com/misafir/askeri-linkler-askeri-onemli-linkler-askeri-linkler-listesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 09 Mar 2008 10:55:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>

		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<category><![CDATA[Asker]]></category>

		<category><![CDATA[Askeri]]></category>

		<category><![CDATA[Askeri Linkler]]></category>

		<category><![CDATA[Askerlik]]></category>

		<category><![CDATA[Hakkında]]></category>

		<category><![CDATA[Linkler]]></category>

		<category><![CDATA[Sınav]]></category>

		<category><![CDATA[Sınav Sonuçları]]></category>

		<category><![CDATA[Sonuçlar]]></category>

		<category><![CDATA[Sonuçları]]></category>

		<category><![CDATA[Subay]]></category>

		<category><![CDATA[Yedek]]></category>

		<category><![CDATA[Yedek Subay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.baktabul.com/misafir/askeri-linkler-askeri-onemli-linkler-askeri-linkler-listesi/</guid>
		<description><![CDATA[ASKERİ LİNKLER 
Genel Kurmay Başkanlığı
Kara Kuvvetleri Komutanlığı
Hava Kuvvetleri Komutanlığı
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı
Jandarma Genel Komutanlığı
Gülhane Askeri Tıp Akademisi
Kara Harp Okulu
Hava Harp Okulu
Deniz Harp Okulu

Bu yazı toplamda 333, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: bold">ASKERİ LİNKLER </span><a href="http://www.tsk.mil.tr/" target="_blank"><br />
Genel Kurmay Başkanlığı</a><br />
<a href="http://www.kkk.tsk.mil.tr/" target="_blank">Kara Kuvvetleri Komutanlığı</a><br />
<a href="http://www.hvkk.tsk.mil.tr/" target="_blank">Hava Kuvvetleri Komutanlığı</a><br />
<a href="http://www.dzkk.tsk.mil.tr/" target="_blank">Deniz Kuvvetleri Komutanlığı</a><br />
<a href="http://www.jandarma.gov.tr/" target="_blank">Jandarma Genel Komutanlığı</a><br />
<a href="http://www.gata.edu.tr/" target="_blank">Gülhane Askeri Tıp Akademisi</a><br />
<a href="http://www.kho.edu.tr/" target="_blank">Kara Harp Okulu</a><br />
<a href="http://www.hho.edu.tr/" target="_blank">Hava Harp Okulu</a><br />
<a href="http://www.dho.edu.tr/" target="_blank">Deniz Harp Okulu</a></p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.baktabul.com%2Fmisafir%2Faskeri-linkler-askeri-onemli-linkler-askeri-linkler-listesi%2F&amp;t=Askeri+Linkler%2C+Askeri+%C3%96nemli+Linkler%2C+Askeri+Linkler+Listesi', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=2&k=" width="125" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>
<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 333, bugün ise 1 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.baktabul.com/misafir/askeri-linkler-askeri-onemli-linkler-askeri-linkler-listesi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
