Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler  

Geri Dön   Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler > GENEL KÜLTÜR VE SANAT > Edebi Yazilar > Kitap Özetleri ve dergi

Kitap Özetleri ve dergi Kitap Özetleri ve dergi, kitap özeti, kitap özetleri, kitap tanıtımı, kitaplar hakkında, özetler, özet indir

   

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 05-06-2007, 23:40   #1
Super Moderator
 
Mesajlar: 11.209
Teşekkür Etme: 7.459
5.192 Mesajina 11.723 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 8140752
Safak Baktabul'un ÇılgınıSafak Baktabul'un ÇılgınıSafak Baktabul'un ÇılgınıSafak Baktabul'un ÇılgınıSafak Baktabul'un ÇılgınıSafak Baktabul'un ÇılgınıSafak Baktabul'un ÇılgınıSafak Baktabul'un ÇılgınıSafak Baktabul'un ÇılgınıSafak Baktabul'un ÇılgınıSafak Baktabul'un Çılgını
new İnsan Sarrafı Özeti


İnsan Sarrafı


KİTABIN ÖZETİ :

İnsanlık tarihinden itibaren toplumlar arasında en çok merak edilen konular arasında ölüm ve ölümden sonra hayat ve ruh ilk sıralarda yer almıştır. Filozoflar ve toplumlar, bu konular üzerinde değişik metot ve anlayışlara sahip olmuşlardır. Her biri, ölümsüzlük ve ruhun ölümsüzlüğü hususlarında değişik görüşler sarf etmişler, kimileri kendilerinden öncekileri takip etmiş, kimileri o zamana kadar hiç duyulmamış, ve insanların kabullenmeleri daha zor olan görüşler beyan etmişler; kimileri de dogma anlayışlara kilitlenip kalmışlar. Fakat günümüze kadar bu konular üzerindeki araştırmalar devam edegelmiştir...

Yazar, Dr.James’i savaş yıllarında (1914-1918) tanımıştır. Dr.James, yazarın irtibat subayı bulunduğu tümene hekim olarak atanmasıyla, yazarla olan dostlukları filizlenmeye başlamıştır. Savaş zamanının korkunçluğuna rağmen aralarındaki dostluk ikisi içinde hoş bir anı olarak kalmıştır.

Ancak, şartların bir araya getirdiği bu iki insanın dostluğu, savaşın sona ermesiyle yine şartlı olarak, yazılan bir mektuptan sonra unutulmaya yüz tutmuş bir hale gelmiştir, ta ki 1923 baharına kadar.

British Museum’da araştırmalar için Londra’ya gelen yazar, kendini yalnız, hüzünlü ve yorgun bulduğu bir günde, Dr.James’in Londra’da olduğunu hatırlar. Kısa süren bir araştırmadan sonra doktorun adresini bulur. Büyük bir heyecanla doktorun çalıştığı odanın kapısına geldiğinde, “Acaba uzun bir aradan sonra beni görmekten hoşnut olacak mı?”, yoksa “Birkaç nazik cümlenin ardından kendimi tekrar Londra’nın hüzünlü bacaları ve bakımsız kulübeleri arasında mı bulacağım?” endişeleriyle kapıya vurur ve doktorla karşılaşır. İlk karşılaşma anından ve aralarında geçen fazla içten görünmeyen diyaloglardan sonra yazar sıkıldığını hisseder, tedirgin olur ve neşesi kaçar. Çünkü, ona en canlı manevi zevkleri tattırmış olan, savaştaki ortak sıkıntılarını paylaşan, yaralı arkadaşları için ortak şefkat duyan iki insanın bütün duyguları, dünya görüşleri üzerinde yalınkat şekiller gibi ölmüştür.

Yazar ve doktor bu sıkıcı ortamdan kurtulmak için hastane odalarını gezmeye başlar. Yaşlı bir hastanın ölmek üzere olduğunu duyan doktordaki ani heyecanlanma ve tavır değişikliği yazarın dikkatini çeker. Beraber hastanenin diğer bölümlerini gezdikten sonra, akşam yemeğinde buluşmak üzere ayrılırlar. Yemekte buluşan iki eski arkadaş, askerlik hatıralarını andıktan sonra, “Ruhun ölmezliği ve ruhun ölümden sonra somut olarak gösterilmesi” konularında tartışmaya başlarlar. Yazar, ruhun bedenle birlikte yok olduğunu, doktor ise ölümden sonra ruhun yaşadığına inanmaktadır. Kendini ispatlamak amacı güden doktor, hastaneye kadar gitmek zorunda olduklarını söyler.

Söz edilen hastane odasına gelindiğinde yazar, gündüz ölmek üzere olan yaşlı hastanın ölmüş olduğunu görür ve ne olup bittiği hususunda kafasında soru işaretleri oluşmaya başlar. Doktor ve yardımcısı, yazarın kafasında oluşan soruları yanıtlamak istercesine harekete geçer ve yaşlı adamın üzerine bir deney düzeneği kurarlar. Yapılan deneyde, ölümü takip eden saatler içinde cesedin ağırlığının belli aralıklarla azaldığını ispat ederler. Doktor, bu ağırlık azalmasının sebebini kendi düşüncesinin dayanağı olduğunu ifade eder. Yazar bu deneyden, arkadaşının insan ruhunu maddi usullerle aradığını düşünür ve doktordan açıklama yapmasını ister. Doktor ise, insan ruhunu aramadığını, maddeye bağlı olan, ona henüz keşfedilmemiş özelliği veren bir enerjiyi, yani hayatı aradığını söyler. Hatta bütün canlılarda “hayat akışkanı” denilen bir madde bulunduğunu ispata ve hatta bu akışkanda ruhu ve maddeyi aramak ve sonra nasıl birleştiklerini göstermek amacı güttüğünü söyler.

Olaylar yazarı öyle bir durum içerisine sokar ki, yazar kendini bu deneyde bir araştırmacı, bir asistan olarak görmeye başlar. Bu durum, onun gördüklerini Fransa’da bulunan bir fizikçiye anlatmasına neden olur. Fransız fizikçi, yazarı dinledikten sonra doktorun cam fanus altında topladığını zannettiği ve topladığı enerjiği ultraviyole ışınları ile somutlaştırabileceğini anlatır. Deneğin gidişatını değiştireceğine emin olarak İngiltere’ye dönen yazar, doktora gördüklerini anlatır.

Bir gün, yapılacak deneyi bir an önce görebilmek için Saint Bernabee hastanesine gelir. Deneyde yazarın hemen her gün hastaneye giderken gördüğü bir satıcı ölü olarak büyük bir cam fanusun altında yatmaktadır. Ayrıca ultraviyole aleti, tam fanusun tepesine ışın vuracak şekilde yerleştirilmiştir. Deney başladıktan kısa bir süre sonra fanusun tepesinde mavimtırak bir sis belirmeye başladı. Acaba bu sis doktorun aradığı “hayat akışkanı” mıdır? Şekilsiz bu sis daha sonra yumurtamsı bir görünüş alır. İkisinin de merak ettiği şey gerçekten o yumurtamsı sisin satıcıya ait ruh mu olduğudur? Bunu bilememekte ve açıklayamamaktadırlar...

Yazar Saint Bernabee hastanesine o kadar sık gelmektedir ki, diğer doktorlarla da tanışma, hatta ahbap olma fırsatı bulmuştur. İşte o doktorlardan biri, doktor Diggby, Dr. James’in son aylarda yaptığı deneylerden haberi olduğunu ve bu deneylerin ona büyük zararlar verebileceğini, yakın arkadaşı olarak da yazarın bu işten onu caydırması gerektiğini anlatır. Sebep olarak, Dr. James’in Edith Philips adında çok güzel bir tiyatro oyuncusuna aşık olduğunu, bu kızın ölümcül bir hastalıkla pençeleştiğini ve doktorun kızı kaybetme korkusu içinde yaşadığını, bu deneyleri de bu sebepten ötürü yaptığını gösterir.

Yapılan deneylerden kendini alıkoyamayan yazar, doktorun iki kadavranın ruhlarını bir cam fanusta toplaması deneyi sırasında tüm bunların bir zalimlik olduğunu düşünmeye başlar. Çünkü yazara göre,” ölmek uyumaktır” ve bu kadar zahmetli bir yaşamdan sonra insanlara uykuyu ve dinlenmeyi haram etmenin zalimlik olduğunu söylerek cam fanusu kırar ve oradan ayrılır.

Aradan birkaç gün geçtikten sonra yazara bir mektup ulaşır. Mektup, doktordan gelmektedir ve kendisini anlayışla karşıladığını ve acele hastaneye uğraması gerektiği yazmaktadır. Bunun üzerine yazar, kendini cezbeden bu deneylerden vazgeçemez ve hastaneye geri gider. Doktorun sakinleşmiş ve sevinçli yüzü, bir önceki deneyin aksine, birbirini seven ve beraber yaşayan iki insanın cesedinden çıkan sis bulutunun (ruhların), tek bir fanus içinde daha parlak bir ışık olarak ortaya çıktığını anlatmaktadır. Gerçekten de, yakın bir sirkte çalışan ikiz kardeşlerin cesetlerinden çıkan sis bulutu çok parlak ve görülmeye değerdi. Sonuçta doktor aradığını, yani birbirini seven iki insanın ruhlarını ölümlerinden sonra beraber yaşatmayı başarmıştır.

Yazara göre deneyler bitmiştir ve kendisinin Fransa’ya dönmesi gerekmektedir. Doktora ayrılacağını söylemek üzere hastaneye gider ve ayrılacağını belirtir. Doktor bu ayrılıktan hoşnut değildir. Hoşnut olmadığını belirten birkaç cümleden sonra yazardan bir yardım dileğinde bulunacağını ve bu yardımı nerede, ne durumda olursa olsun yapması gerektiğini söyler ve yazara söz verdirir. Yazar Fransa’ya döndükten kısa bir süre sonra doktor James’in çok sevdiği Edith Philps ile evlendiğini öğrenir ve bu duruma çok memnun olur.

Yazar, 1928 yılının ocak ayı ortalarında, hastalanmış olan bir arkadaşının Kopenhang’ta vereceği bir konferanstaki yerini almak için bu şehre gider. Trende yazarı bir telgrafçı karşılar. Telgraf Dr. James’ten gelmiştir ve acele Londra’ya gelmesini istemektedir. Yazar telaşlanır, çünkü oraya gitmesi için gerekli zaman ve vasıta sıkıntısı vardır. Fakat, sözünde durması gerekmektedir ve adrese gitmek üzere yola koyulur. İki günlük bir gecikme ile adrese varır, kapıyı Dr. James’in hizmetçisi açar ve bayan James ile Dr. James’in öldüğünü ve kendisine iki mektup bıraktığını anlatır. Mektuplardan, doktorun yazardan neden yardım istediği anlaşılmaktadır: Doktor arkadaşından eşi ve kendisinin ruhlarını, yaptıkları deneylerdeki gibi , bir cam fanus içinde beraber yaşatmasını istemektedir.

Mektupta istenilenleri yapmak için vakit geçmiştir ama bir fırsatı olabileceğini düşünen yazar cesetlerin yerini sorar. Fakat cesetler, yazarın gecikmesi nedeniyle belediye ekipleri tarafından defnedilmiştir. Artık yazar için tek umut vardır, doktorun deney düzeneğini önceden hazırlamış olması ve karısının ölümünden sonra kendini öldürüp bu deneyi başlatmış olması . Hizmetçiye deney odasının yerini sorar, odaya girdiğinde, bütün deney düzeneğinin görevliler tarafından kırıldığını görür . Artık hiçbir şansı kalmamıştır. Arkadaşına verdiği sözü gerçekleştirememenin acısı içerisinde Paris’e döner .

Not : Kitap özetlerindeki fikirler yazarların özel fikirlerini yansıtmaktadır.

İtiraf Edeceksin


KİTABIN ÖZETİ :

Rust görevine yeni başlamış genç bir savcıdır. John Whıte ise Rust’ ın kendine örnek aldığı birisidir ve başsavcı yardımcısıdır. Whıte, Rust’a ilk ve en önemli dersi verir. Onu bir duruşmaya götürür. Bu duruşma jürili bir duruşmadır. Whıte Rust’ a sanığı mutlaka “suçlu” olarak eliyle işaret etmesi gerektiğini; bunu yapmaya cesaret edemezse jürinin de sanığı suçlu bulmaya cesaret edemeyeceğini anlatır. Kendi bölgesinde göreve başlayan Rust, çalışma ortamından memnun değildir.

Rust bu sırada Coralyn adında bir kadınla ilişkiye girer. Çabuk biten bu ilişki sonrası Tobinson adında bir psikiyatri uzmanına giden Rust; Tobinson’un soruları üzerine Coralyn’ ı şöyle tarif eder; “seksi, gür sarı saçlar, iri göğüsler ve küçücük bir popo, uzun kırmızı tırnaklar.” Savcılıkta hafif suçluları gözetim altında tutma görevi verilen Coralyn girdiği ilişkilerle süratle yükseldi ve de “Irza Geçme” bölümünün başına getirildi. Tabi ki ilişkileri tek başına etkili değildi. İnanılmaz hırsı da bunda etkili olmuştu. Rust bir süre sonra Barbara ile evlenir. Barbara fizik doktorasını vermek üzeredir. Bir oğulları olur ve ismini Nat koyarlar. Bir müddet sonra Coralyn elleri ayakları bağlı boynu sıkılarak boğulmuş olarak çıplak bir şekilde 3 ncü caddede bulunur. Rust ölü bedeni bile çekici bulduğunu kendi kendine itiraf eder. Uzun bir kovalamacadan sonra Rozat K. Sabic adında bir adam Coralyn’ ı bilerek ve isteyerek öldürmek suçundan yargılandı ve Kindle bölgesi büyük jürisi tarafından suçlu bulunur.

Ancak Rust amacına ulaşamaz. Rust onu suçunu itiraf etmeye zorlar. Akla gelmeyen taktikler kullanır. Çok acımasızdır ve yapmak istediğini başarır. Uzun süren duruşmalar sonunda Rust belki de mesleğinin en zor işini yapar. Çünkü Coralyn’a karşı hala bir şeyler hissettiğini anlar. Belki de yüzlerce defa karşılaştığı bu tip davalardan birinde, ilk defa bunun için bu kadar hırslı, öfkeli ve de azimlidir. Ayrıca suçlunun bulunmasında karşılaştığı onca güçlüğe rağmen suçluyu bulup suçunu itiraf ettirmesi, kariyeri açısından da olağanüstü bir olaydır.

Kaynak: gata.edu.tr
Safak Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
İnsan Vücudu-İnsan Anatomisi-Anatomi Atlası-İnsan Anatomisi Resimleri küppra Antropoloji 2 10-05-2008 23:14
Başkaldıran İnsan-Albert Camus,Başkaldıran İnsan Kitap Özeti cindy Kitap Özetleri ve dergi 0 06-26-2008 18:59
Dev İnsan-Devasa İnsan-Dev İnsan Komik Resimler zhr Komik Resimler 1 06-24-2008 10:03
İnsan Aklının Sınırları Kitap Özeti küppra Kitap Özetleri ve dergi 0 12-23-2007 15:19
İnsan Beyni Nedir-İnsan Beyni Tanımı-İnsan Beyninin Çalışma Yapısı Leon Nedir 0 12-05-2007 15:27


Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:03 .


Telif Hakları vBulletin v3.7.3 © 2000-2008, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : Msn ifadeleri
site ekle Hosting Hizmetleri

Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286