Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler  

Geri Dön   Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler > GENEL KÜLTÜR VE SANAT > Edebi Yazilar > Kitap Özetleri ve dergi

Kitap Özetleri ve dergi Kitap Özetleri ve dergi, kitap özeti, kitap özetleri, kitap tanıtımı, kitaplar hakkında, özetler, özet indir

   

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 04-10-2007, 01:51   #1
Onursal Üye
 
Mesajlar: 4.353
Teşekkür Etme: 6.493
2.560 Mesajina 6.446 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 274005
alos Baktabul'un Çılgınıalos Baktabul'un Çılgınıalos Baktabul'un Çılgınıalos Baktabul'un Çılgınıalos Baktabul'un Çılgınıalos Baktabul'un Çılgınıalos Baktabul'un Çılgınıalos Baktabul'un Çılgınıalos Baktabul'un Çılgınıalos Baktabul'un Çılgınıalos Baktabul'un Çılgını
Tanımlı Fatih' ler Babası Koca Murad



Fatih' ler Babası Koca Murad
Bütün Osmanlı Padişahları çok dindardırlar... İkinci Murad da, dedeleri gibi din büyüklerine, âlimlere pek saygılı idi. Çocukluğundan beri onlarla beraberdi. En kıymetli hocalardan ders almıştı. Onların her dediğini can kulağıyla dinler ve yapardı. Bu yüzden büyüyünce büyük bir padişah olmuştu. Kendisini ziyadesiyle seven tebaası, O'na (Koca Murad) demekten hoşlanırdı.
Bugün de etrafında hocaları, âlimleri, vezirleri toplanmış sohbet ediyorlardı...

-Engürü beldesinde bir âlim yaşarmış, adını duymuş musun Lala?
Sadrazam Çandarlı Halil Paşa, kocakavuğunu saygı ile eğdi ve:
-Hocanız daha iyi bilirler... Devletlüm dedi.
Padişahın en kıymetli hocası, meşhur âlim Arabşah, bir şeyler söylemek istiyordu.
-Hacı Bayram-ı Veli'den mi bahsedersini Sultanım?...
- Tanışır mısın yoksa?
Arabşah sakalını sıvazladı:
-Gönül gözü açık olanların cümlesi, kardeşi sayılır.
Koca Murad gülümsedi.
-Keşke biz de, o kardaşlığa erebileydik!.
-Efendim... Sen cümlemizin padişahı ve gönüllerimizin Sultanısın.
- Asıl Sultanlık, Hakiki bir âlime mürid olmaktır.
- Eğer ki Siz, Nizam-ı âlemi korumaz iseniz, bizler gönül huzuru içinde ibâdet dahi eyleyemeyiz.
-"Müslümanların en hayırlısı, âlimlere yakın olanlardır."
-Belli Sultanım... Hacı Bayram'dan bu sebeple mi bahedersiniz?
- Eğer ki, o Mübarek Pir' e kavuşmak nasip olursa. Edirne'miz daha da nurlanacak demektir.
Sadrazam Çandarlı Paşa sordu.
-Nâme-i Hümayûn mu yazalım Devletlüm, yoksa ulak mı salalım?
Uzun boylu Koca Murad ayağa kalktı. Her zaman sırtında bulunan yeşil, sırmalı cübbesi, O'nu daha da heybetli gösteriyordu. Tatlı sesiyle emretti:
- Her ikisini de Lalam, her ikisini de yollamalıyız. İmkânımız olaydı da, keşke biz o Sultanın eşiğine varabileydik. Ve lakin Osmanlı'nın din ve dünya gailesi boynumuza vâciptir.

1430 yılında Koca Murad Han, dedesi Yıldırım'ın fethettiği SELANİK kalesini tekrar fethetmiş. Edirne' ye dönüyordu. Yıldırım'ın Timur' a yenilmesinden sonra, Selanik Bizans' a geri verilmişti. İkinci Murad'ın sefer hazırlıklarını işiten Bizans İmparatoru kalabalık bir ricacılar heyeti gönderdi!. Şehrin Venedik himayesinde kalmasını istiyor ve hesapsız hediyeler takdim ediyordu.

Koca Murad elçilere:
-Selanik, dedem Cennetmekân Gâzi Yıldırım Bâyezid Hân hazretleri tarafından fethedilmiş, bir Osmanlı mülküdür. Mülkümüzden bir karış toprak vermeye, bizim dahi Salahiyetimiz yoktur. Ve illâ ki kimsenin de almaya hakkı yoktur. Gönül rızası ile mülkümüzden çekilesiniz. Aksi halde Vallahül Azim ve billahil Kerîm. Dünya ve âhiret iki elim, yakanızdadır.

Yemininden döndüğü hiç görülmeyen yiğit Padişah, bir kaç gün sonra Koç-Yiğit gâzileriyle Selanik önlerindeydi.
Rumların ve Latinlerin kurduğu kaleyi 3 haftada ikinci defa fethetti. Sayısız ganimetle Edirne'ye dönerken; Ulemâ ve Vüzerâ orduyu şehir dışında karşıladılar. Başlarında büyük allâme, Osmanlı Devleti'nin Şeyh-ülislam'ı Molla Şemseddin FENARİ bulunuyordu:
-Gazânız mübarek ola Sultanım, dedi.
Koca Murad tevazû ile başını eğdi ve:
-Dualarınız bereketi iledür Hocam...
-Cenabı- Hak, bütün ümmeti Muhammedi ve Osmanlı kullarını daima ve ebeden muzaffer eyleye...
-Amin! Amin!...
- Bizimde size bir müjdemiz vardır Devletlüm...
-Hayırdır İnşallah!
-Hacı Bayramı Veli Üstadımız buradadır.
-Hay Allah sizden razı olsun.. İnanın ki bu habere, Selânik'in fethinden ziyâde sevindik.

Sonra hep birlikte, babasının yaptırdığı Eski CAMİ'ye gittiler. Şükür namazı kıldılar.
O haftaki Cuma selâmlığına çıkınca, Edirne Sarayı'nda Osmanlı Ülkesinin en kıymetli alimleri, şairleri, vezir ve gâzileri toplandılar. Can sohbeti yapıyorlardı.
Padişah çok neşeli idi. Güzel bir sual sordu:
- Bilir misiniz ki, bu Osmanlı Devletinin kuvvet ve ihtişamı nereden gelür?...
Mecliste bulunanlar edeblice sükût ediyorlardı. Sessizliği Padişahın tatlı sesi yumuşattı:
- Bilir misiniz ki, bu Osmanlı Devletinin kuvvet ve ihtişamı nereden gelür?...
Mecliste bulunanlar edeblice sükût ediyorlardı. Sessizliği Padişahın tatlı sesi yumuşattı:
- Ülkemizde yaşayan velilerden, âlimlerden, derviş gâzilerden güçlenir Osmanlı milleti.
- Haklısınız haklısınız Sultanım, diyen Çandarlıdan gayrısı gene susuyorlardı. Padişah devam etti:
-O velîlerin, âlimlerin hepsi birer ışıktırlar... Osmanlı topraklarını nurlandırır, irşad ederler... İşte bugün, onlardan birine daha kavuştuk. Elhamdülillah.
Hacı Bayram-ı Veli önüne bakıyordu. Padişahın daha ziyade iltifat etmesinden korktuğu için, mevzuu değiştirmek istedi:
- Sultanım Efendim... Şu Bizans keferesinin ettiklerini, bir de sizden işitmek isterdik, lütuf buyursanız da... dedi.
Büyük Velî Koca Murad'ın bam teline basmıştı. Koç burnunla Padişahın gözleri doldu, sesi gürleşti...
-Bizansı bilmez misin Şeyhim? O ülkeyi, dişiler idare eder. Her tedbiri kancıkcadır.
-Cennetmekân Babanızla da uğraşmışlardı, değil mi?
-Evet Üstadım. 17 yaşımızda Emir Buhari hazretleri bize kılıç kuşattılar. İşte Padişah olduğumuz o an, başladı Bizansın hileleri.
-Amcanız (!) iddiasıyla Düzmece Mustafa'yı başınıza musallat etmişler.
-Öyle oldu. O zamana dek kendisini Limni adasında esir tutardı. Biz tahta geçer geçmez, serbest bıraktılar. Osmanlı Devletine fitne çıkardılar.
- Siz dahi çokca üzülmüşsünüz!
-Velakin Allahın lütfu ve Emir Buhari hocamızın teşvik ve düaları berekatıyla, bu fitneyi sürdürdük.
- Size karşı çıkan beyleri, paşaları dahi af buyurmuşsunuz!
-Büyüklerimizden öyle öğrendikti...
- Sonra siz de Bizansı sıkıştırmıştınız değil mi Sultanım?
-Başka ne yapabilirdik! Bu Bizans putu, başımızda sallandıkça; Osmanlıya huzur olur mu?
Veziri âzam söze karıştı:
-30.000 gazi ile İstanbul'u kuşatmıştık. Ayrıca Donanmayı Hümayûn surları zorlar idi?
-Zannımca bu, Osmanoğlunun 6. cı muhasarası olmalı...
-Evet efendim. 6. kuşatmamız 64 gün devam eyledi.
-Ve tekraren yeni hileler?...
-Bu sefer de 13 yaşındaki karındaşımız Musatafa Çelebi' yi de ayarttılar. Kendisi Isparta (Hamideli) Sancak Beyi iken, Bizansın yalanlarına kandı.
-Canından oldu tabii!...
- Ne yazık ki düşmanlarımızı da kurtardı. Kuşatmayı kaldırmak zorunda kaldık.
-Velhasıl şu Bizans fitnesi, Osmanlı mülkü içinde, bir ur gibi işler durur.

Koca Murad üzüntü ile başını salladı. Fakat birden aklına gelen şey, O'nu heyecanlandırmıştı:
-Hacı Şeyhim! Bizim de bir müşkülümüz vardır. Sizden bir işaret alırsak gam yemeyiz... Kerem eyle, destûr ver...
-Ne söylersin Hünkârım?
-Acep şu İstanbul şehrini fethetmek, bizlere nasip olacak mıdır? Peygamber Efendimizin methine biz de erişebilecek miyiz? Cümlemiz merak eder dururuz.

Ak sakallı Hacı Bayram, gözlerini yerden kaldırdı. Başını sağa doğru çevirdi. Orada küçük bir çocuk değnek üzerinde süvarilik oynuyordu.
Büyük Velî tane tane konuştu:
-Her şeyin doğrusunu ancak Cenab-ı Hak bilir...
-Velâkin bize öyle gelirki, işte şuradaki çocukcağız ile şu bizim kösemen (Akşemseddin) İstanbul fethini göreceğe benzerler...
Koca Murad sevinçle gülümsedi.
-O bizim oğlumuz Mehmed'dir.
Hacı Bayram Hazretleri doğruladı.
-Fatih Sultan Mehmed (Allah Dilerse).
O andan itibaren, Koca Murad'ın gönlünde yepyeni bir niyet filizlenmeye başladı.

Bu fikrini gerçekleştirmek için, bütün engelleri aşmak istiyordu. Önce Bizans ve Venedikle anlaştı. Sonra Macaristan ve Lehistanla "Segedin Sulhu" imzaladı. En sonra da, kıskanç Karamanlıları susturdu. Gayrı Avrupa' da ve Anadolu' da sulh ve sükûn temin edilmişti. Oğlu Mehmed'i Edirne'ye çağırdı.

1444 yılı Ağustos ayının ilk Cuma Namazını, hep birlikte Esi camide kıldılar. O gün Edirne Sarayı, pek hareketliydi.
Koca Murad, etrafına bakındı... Başta Sadrazam Çandarlı Halil Paşa, Şeyhülislam Molla Fenarî, Vezirler, Zağnos Paşa, Yeniçeri Ağaları, Akşemseddin, Arabşah, Molla Yeğan, bekliyorlardı. Az sonra Padişah'ın gür sesi duyuldu:
- Hocalarım, Paşalarım, Vezirlerim!... Dervişler, gaziler... Dünya ve âhiret din kardeşlerim. İşte sizler şâhit olasınız ki...
Etrafta çıt yoktu. Yürekler duracak gibiydi...

-Şahit olasınız ki, bugünden beri Osmanlı tahtını, Büyük Allah'ın izni ve kendi gönül rızamız ile, oğlumuz Mehmed Han'a bırakıyoruz. Hemen Cenab-ı Hak kendisini ve bütün Osmanlı Milletini zaferden zafere koştursun İnşallah...
-Amin...Amin... sesleri duyuluyordu.

Başta Koca Murad olmak üzere, hazır bulunan her fert, yeni Sultana biat ettiler. Padişahlığını kabul ettiler.
Manisa'ya doğru yola çıkan eski Padişah, gönül huzur içindeydi. Gözleri ucaklara dalmış düşünüyordu:
-Velilerin sözleri hilaf çıkmaz. Allah'ın izni ve yardımı ile Oğlumuz Mehmed Sultan, yakında Fatih Sultan olacaktır. Gayrı bizlere, O'nun önünden çekilmek düşer. Ola ki bu sebeple Cenab-ı Hak, günahlarımızı bağışlar. Bu "Fethi Mübin" tiz günde gerçekleşirse, bizler dahi dünya gözü ile şahid ve mesrur oluruz... Değil mi Hacı Bayram'ım? Değil mi Koca Şeyhim?...

Bu olay Osmanlı ve bütün dünya tarihinde tektir. Bunu yapabilmek için, Faith'lere yol açabilmek için; ancak Koca Murad gibi bir "Fatihler Babası" olmak gerektir. Allah cümlesine Rahmet eylesin, âmin...
alos Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Sultan 4. Murad Han devrinde yetimlerin gözetilmesine bir örnek , Sultan 4. Murad Boramir!! Türk Dünyası Ve Kültürü 0 08-11-2008 01:42
Sultan V. Murad kimdir , Sultan V. Murad Hakkında Boramir!! Türk Dünyası Ve Kültürü 0 08-01-2008 21:46
Murad Hüdâvendigâr kimdir? Murad Hüdâvendigâr Hakkında Boramir!! Türk Dünyası Ve Kültürü 0 08-01-2008 20:58
fatih ürek ve babası bahar0408 Komik Flashlar 3 06-28-2008 23:40
Fatih' ler Babası Koca Murad alos Hikayeler & Öyküler/Masallar 0 04-16-2007 12:13


Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:58 .


Telif Hakları vBulletin v3.7.3 © 2000-2008, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : Msn ifadeleri
site ekle Hosting Hizmetleri

Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286