Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler  

Geri Dön   Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler > GENEL KÜLTÜR VE SANAT > Edebi Yazilar > Kitap Özetleri ve dergi

Kitap Özetleri ve dergi Kitap Özetleri ve dergi, kitap özeti, kitap özetleri, kitap tanıtımı, kitaplar hakkında, özetler, özet indir

   

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 08-30-2008, 20:51   #1
Uçurum Çiçeği
 
Mesajlar: 17.182
Teşekkür Etme: 4.232
5.536 Mesajina 15.821 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 113
Tecrübe Puanı: 107375369
zeynep Baktabul'un Çılgınızeynep Baktabul'un Çılgınızeynep Baktabul'un Çılgınızeynep Baktabul'un Çılgınızeynep Baktabul'un Çılgınızeynep Baktabul'un Çılgınızeynep Baktabul'un Çılgınızeynep Baktabul'un Çılgınızeynep Baktabul'un Çılgınızeynep Baktabul'un Çılgınızeynep Baktabul'un Çılgını
Tanımlı Kapitalist Ötesi Toplum,Peter Drucker,Kapitalist Ötesi Toplum Kitap Özeti


Kitabın Adı Kapitalist Ötesi Toplum
Kitabın Yazarı Peter F. DRUCKER
Yayınevi ve Adresi İnkılap Kitabevi, Ankara
Basım Yılı 1997
KİTABIN ÖZETİ

Drucker bu eserinde, dünya ekonomik ve politik düzeninin kapitalizmden ayrılarak, henüz adlandırılmayan bir sisteme doğru gittiğini anlatmıştır. Elbette, hayatı boyunca büyük şirketleri ve çok ulusluluğu savunduğu iddia edilen Drucker, bu sistemin Neo-Komünizm veya Sosyalizm değil de, bilgi ve enformasyon sermayeli ve eğitimle desteklenen bir sistem olacağını öngörmektedir. Bu sistemde, geçmiş zamanların emeğe ve üretime dayalı "mavi yakalı" toplumun hızla değişen teknolojiden, sosyal ve politik buhranlardan ve de elbetteki küreselleşmenin kaçınılmaz sonucu olan "kültür birleşiminden" etkilenerek, yazarın değişi ile "gözlerin açılması" ve değişimin kendisi içinde hızla bir ilerleme gösterdikleri savunulmaktadır. Bu konuda farklı yorumlar yapılabilmesinin yanı sıra, Drucker'ın emeği ve işgücünü fazla önemsememesi ve bu "Kapitalist Ötesi Toplum" için kurduğu mantık zincirinde, sermaye olarak nitelendirdiği "bilgi"yi tek başına ve yalın tutması, onu kullanacak güç hakkında soru işaretleri oluşturmaktadır. Bu sermaye, neredeyse, organik bir yaşam formu olarak nitelendirilmekte ve onu kullanacak insan bir parça gözardı edilmektedir. Drucker, insan faktörünü tamamen de yadsımadan, okullarda verilecek eğitim ile bu sermaye için her ne kadar da bir "kullanıcı" tanımı yapsa da onu oluşturacak ve geliştirecek etkenler hakkında çok fazla bilgi vermemektedir.

Fütürist olarak tanımlayabileceğim Drucker, mutlaka tecrübe ve birikimlerinden yararlanarak bu öngörüde bulunmuş ve de mantıklı bakıldığı zaman, insan faktörünün gözönüne alınması, değişimin gücü, global anlamda kültür birleşmeleri gibi etkenlerin de katkıları ile bu öngörüsü için sağlam temeller oluşturmuştur.

Bilgi çağının en "hızlı" zamanlarına denk gelen benim kuşağım için "Kapitalist Ötesi Toplum"u kabul etmek çok da zor değildir. Okuduğumuz korku romanlarını anımsatır ilk kapitalist düzen (İngiltere, maden ocakları, tersaneler, vs.) ile komünizm (tek tip, Sibirya, baskıcı ve özgürlüksüz bir toplum, vs.) hikayelerinden (!) sonra, birlikte büyüdüğümüz teknolojik ve enformatik devrim mutlaka bizi etkilemiş ve gelişim için kendilerini vazgeçilmez olarak göstermişlerdir. Bu kesinlikle işler bir mantıktır. Tıkanan ekonomik ve politik sistemleri aşmanın, onları değiştirmenin, küreselleşen bir dünyada, kamuoyunu bütün bir dünya haline getirmenin yolu olarak alternatifsiz bulunan bilgi, her türlü -izm'in yerine almaya aday tek güç olarak gözükmektedir. Esas önemli olan ise, (elbette bütün -izm'ler kötü değildir, hatta en kötüsünün içinde mutlaka doğru bir taraf vardır. Önemli olan, bunu kabullenebilme yetisi ve becerisidir.) "bilgi"yi doğru zaman, doğru şekil ve doğru insanların kullanılıp, bunu bir maya haline getirmeleridir. İşte o zaman bu maya ile barışık, kollektif, verimli ve varlıklı toplumlar haline gelebiliriz.

Kapitalist ötesi toplum, hem bilgi toplumu hem de kuruluşlar toplumudur. Aydınların kuruluşa bir alet olarak ihtiyacı vardır. Yöneticiler ise bilgiye, kuruluş performansı için gerek duymaktadırlar. Bunların birbirlerini dengeledikleri zaman ortaya yaratıcılık ve düzen, başarı ve tatmin çıkar.

Kapitalist ötesi toplumda bir çok kişi aynı anda bu iki kültürde yaşıyor olacaktır ve de herkes bu iki kültürü anlamaya hazırlıklı olmalıdır. Kesin olan tek bir şey vardır: En büyük değişiklik bilgide olacaktır. Bilginin biçiminde içeriğinde, anlamında, sorumluluğunda ve eğitimli insan için taşıdığı anlamda kendini gösterecektir.

18. yüzyıl sonlarında gerçek anlamda ismiyle beraber telaffuz edilen kapitalist toplumda iki sosyal sınıf hakimdi: üretim olanaklarına sahip olan ve onların kontrolünü ellerinde tutan kapitalistler ve Marx'ın "proleter"leri olan işçiler. Proleterlerin ilk defa varlıklı orta sınıf haline geçmesi, Marx'ın öldüğü 1883 yılında başlayıp, tüm gelişmiş ülkelerde İkinci Dünya Savaşı sonunda doruk noktasına erişmiş olan "Prodüktivite Devrimi" ile beraber olmuştur. Ama sonra "Yönetim Devrimi"nin gelmesi ile, imalat sanayiindeki mavi yakalılar, sayı güç ve mevki açısından hızla gerilemeye başlamışlardır. 2000'li yıllarda geleneksel işçilerin, tüm emek gücü içerisinde altıda biri hatta sekizde biri aştığı hiçbir gelişmiş ülke kalmayacaktır. Ama yeni ve farklı bir topluma geçmiş olduğumuz ancak Marksizmin bir ideoloji olarak, Komünizmin de bir sistem olarak çöküşünden sonra kesinlikle belli olmuştur. Ne var ki bunları çökerten güçler, Kapitalizmin modasının geçmesine de yol açmaktadır.

Çoktan başlamış olan toplum, Kapitalist ötesi bir toplumdur. Bu toplumun, serbest piyasayı ekonomik entegrasyonun tek kanıtlanmış mekanizması olarak kullanacağı kesindir. Kapitalizmin bazı kurumları varlıklarını sürdüreceklerdir ama, bankalar gibi, daha farklı roller oynayacaklardır. Esas ağırlık merkezi ise, son 250 yıla hakim olanlardan, siyasal partilerin, sosyal grupların, sosyal değer sistemlerinin, kişisel ve siyasal taahhütlerin şimdiye kadar tanımladığından farklı olacaktır. Ancak unutulmamalıdır ki, hiçbir şeyin ötesi kalıcı değildir, uzun ömürlü bile değildir. İçinde yaşadığımız dönem, bir değişim dönemidir. Gelecekteki toplumun nasıl birşey olacağı, hatta "bilgi toplumu" olup olamayacağı bile, gelişmiş ülkelerin kapitalist ötesi döneme gösterecekleri tepkilere bağlıdır. O ülkelerin önde gelen aydınlarına, iş dünyası liderlerine, siyasal liderlerine ama en çok da bizlere bağlıdır. Tek kesin olan "geleceği biçimlendirecek günler"in bu günler olduğudur.

Kapitalist ötesi toplumda, siyasal yapıdaki ye politikadaki değişimler de toplumdaki ye sosyal yapıdaki değişimler kadar büyüktür. Ayrıca tüm dünyaya da yayılmış durumdadır. Siyasal yapıda da, politikada da yine bir "ötesi" çağı geçmekteyiz. Bu seferki de "egemen devlet ötesi" çağdır.

Dünya tarihindeki son 400 yıl boyunca yer alan siyasi hamleler hep ulus-devleti aşıp, onun yerine transnasyonal bir siyasal sistem kurmak yönünde olmuştur. Bu transnasyonal sistem, bir sömürge imparatorluğu da olabilir, bir süper devlet de. Bu 400 yıl boyunca ne zaman yeni bir güç belirse, hemen ulusal sınırlarını aşıp bir imparatorluk haline gelmeye çalışmıştır. Aslında imparatorlukları doğuran, ulus-devlet değildi. Ulus-devletin kendisi zaten transnasyonal dürtülere bir cevap olarak doğmuştu. Ama ulus-devlet, imparatorlukların ve süper devletlerin yüzyıllar boyunca varlığını sürdüren tek siyasal gerçek olmasına rağmen, son 100 yıl içerisinde o da kendini değiştirip mega-dev/et haline dönüşmüştür.

Ulus-devletten mega-devlete dönüş 19.yy'ın son çeyreğinde başlamıştı. Mega-devlete doğru atılan ilk adım, Bismarck'in 1880'lerde sosyal devlet kavramını ortaya atması ile oldu. Bismarck'ın amacı, hızla yükselen sosyalizm dalgasına karşı ayakta durabilmekti. Bismarck hükümeti, siyasal bir kurum olarak görülen hükümeti, sosyal bir kurum haline getirmiştir. 1920'lerde ve 30'Iarda komünistler, faşistler ve Naziler sosyal kurumları devraldı ve İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra mevcut yapı hızla değişti. Devlet "sağlayıcı" olmaktan çıkıp "yönetici" konumuna geldi.

19. yy sonlarında ulus-devlet artık ekonomik bir kurum haline çevrilmekteydi. İlk adımlar ABD'de atılmıştı. Bu yüzyılın en orijinal siyasi icatlarından biri olan ve başlangıçta çok da başarılı olan bu devlet düzenlemeleri, kesinlikle "bozulmamış kapitalizm" ile "sosyalizm" arasında bir "üçüncü yol" olarak görüldü, ayrıca kapitalizmin ve teknolojinin 18. yüzyıl sonlarında gerçek anlamda ismiyle beraber telaffuz edilen kapitalist toplumda iki sosyal sınıf hakimdi: üretim olanaklarına sahip olan ve onların kontrolünü ellerinde tutan kapitalistler ve Marx'ın "proleter"leri olan işçiler. Proleterlerin ilk defa varlıklı orta sınıf haline geçmesi, Marx'ın öldüğü 1883 yılında başlayıp, tüm gelişmiş ülkelerde İkinci Dünya Savaşı sonunda doruk noktasına erişmiş olan "Prodüktivite Devrimi" ile beraber olmuştur. Ama sonra "Yönetim Devrimi"nin gelmesi ile, imalat sanayiindeki mavi yakalılar, sayı güç ve mevki açısından hızla gerilemeye başlamışlardır. 2000'li yıllarda geleneksel işçilerin, tüm emek gücü içerisinde altıda biri hatta sekizde biri aştığı hiçbir gelişmiş ülke kalmayacaktır. Ama yeni ve farklı bir topluma geçmiş olduğumuz ancak Marksizmin bir ideoloji olarak, Komünizmin de bir sistem olarak çöküşünden sonra kesinlikle belli olmuştur. Ne var ki bunları çökerten güçler, Kapitalizmin modasının geçmesine de yol açmaktadır.

Ekonomi elbette ki piyasa ekonomisi olarak kalacaktır, hem de bir dünya pazarı ekonomisi olacaktır. Ama dünya ekonomisi bir piyasa ekonomisi olarak kalıp, piyasanın kurumlarını korurken, içeriği büyük ölçüde değişmiş bulunmaktadır. Eğer hala "kapitalist" ise artık "enformasyon kapitalizmi" sözkonusudur. Geleneksel kaynakların, yani emeğin, toprağın ye sermayenin getirisi giderek azalmaktadır. Servet kazanan kaynaklar ancak enformasyon ve bilgidir.

Kaynakların verimi konusunun ise kapitalist ötesi toplumun ekonomisinde en önemli konu olacağına işaret eden durumlar vardır. Kaynakların verimi, çevreyle ekonomik büyüme arasındaki ilişkinin altında yatan şeydir.
zeynep Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Sivil Toplum Nedir? Sivil Toplum Hakkında, Sivil Toplum Kavramı GönüL Felsefe/Sosyoloji/Psikoloji 0 06-25-2008 16:19
Uluslararası Toplum Teorisi - Uluslararası Toplum Teorisi Hakkında zeynep Uluslararası ilişkiler 0 06-24-2008 17:06
Toplum psikolojisi deneyi leyla_59 Komik Yazılar 4 02-20-2008 10:22
Toplum Mühendisliği Nedir? yaremce Nedir 0 12-11-2007 12:00
Mor ve Ötesi kimdir-Mor ve Ötesi hayatı,biyografisi RaiN_MaN Müzik 2 12-31-2006 18:01


Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:26 .


Telif Hakları vBulletin v3.7.3 © 2000-2008, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : Msn ifadeleri
site ekle Hosting Hizmetleri

Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286