![]() |
| |||||||
| Ilginc Garip Enterasan Seyler Ilginc Garip Enterasan Seyler |
![]() |
| | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| | #1 | |
| Onursal Üye ![]()
Mesajlar: 4.107
Teşekkür Etme: 1.138
2.463 Mesajina 7.295 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 1624 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | GİZLİ YÜZ Yıllar önce çalışkan bir adam,ailesini avantajlı bir iş imkanı sağlamak için Newyork'tan Avusturalya'ya götürdü.Adamın ailesinden biri, sirke trapez artisti olarak katılmak veya aktör olma tutkusu olan genç ve yakışıklı oğluydu.Bu genç adam zamanını bir sirk işi yada herhangi bir sahne işi gelene kadar kasabanın sınırındaki batı bölümünde yerel bir tersanede çalışarak geçirdi. Bir akşam, işten eve gelirken ,onu soymak isteyen beş haydut tarafından saldırıya uğradı.Genç adam, parasından vazgeçmek yerine onlara karşı koydu.Bununla birlikte onu kolayca alt ettiler ve onu feci şekilde dövmeyi sürdürdüler.Botlarıyla yüzünü parçaladılar ve tekmelediler,vücuduna sopalarla acımasızca vurdular ve onu ölüme terk ettiler.Aslında polisler,onu yolda uzanmış bir şekilde bulduklarında, onun öldüğünü sanmışlardı. Morg yolunda, polislerden biri, adamın zorlukla nefes aldığını duydu ve onu hemen hastanedeki acil bölümüne götürdüler.Acil bölümünde yatarken,bir hemşire korku içinde bu genç adamın uzun süre bir yüze sahip olamayacağını fark etti.Göz yuvaları parçalanmış,kafatası,bacakları ve kolları kırılmış, burnu askıda kalmış, bütün dişleri kırılmış ve çenesi hemen hemen kafatasından ayrılmıştı. Yaşama imkanı az olmasına rağmen,bire yıla yakın zamanını hastahanede geçirmişti.Sonunda hastahaneden ayrıldığında, vücudu iyileşmişti fakat yüzü bakılamayacak kadar biçimsiz ve iğrençti.Artık herkesin imrenerek baktığı yakışıklı genç değildi. Genç adam,yeniden iş aramaya başladığında,herkes tarafından geri çevrildi.Bir iş veren,ona,sirkte "Yüzü Olmayan Adam"adında tuhaf bir şov önerdi ve bir süre bu işi yaptı.Bu olanlar boyunca o, hala herkes tarafından reddediliyor,işyerinde hiç kimse onunla görünmek istemiyordu.Genç adam intiharı düşünmüştü.Bütün bunlar beş yılda gelişmişti. Bir gün, kiliseye uğradı ve bir teselli aradı.Kiliseye girerken onu, kilisenin sırasına diz çökmüş,hıçkıra hıçkıra ağlarken gören bir rahiple karşılaştı.Rahip ona acıdı ve onu uzun uzadıya konuştukları odasına götürdü.Rahip büyük ölçüde etkilenmişti,onun yaşamını ve gururunu tekrar kazanabilmesi için elinden gelen herşeyi yapabileceğinin mümkün olduğunu söyledi.Ama genç adam,iyi bir katolik olabileceğine söz verecek ve olacaktı. Genç adam hergün ibadet için kiliseye gidiyor ve ibadet ediyordu ve Allah'a onun hayatını bağışladığı için dua ettikten sonra,beyin huzurunu sağlamasını istiyor ve onun gözünde,iyi bir insan olması için şükran duasını ediyordu. Rahip, kişisel ilişkileri sayesinde, Avusturalya'daki en iyi plastik cerrahla görüştü.Genç adam hiçbir ücret ödemeyecekti.Çünkü; doktor, rahibin en yakın arkadaşıydı.Doktor genç adamdan çok etkilenmişti.Onun hayata bakış açısı,tüm kötü tecrübelerine karşı mizah ve sevgi doluydu. Cerrah harika bir şey başardı.En iyi diş ameliyatlarını onun için yaptı.Genç adam,Tanrı'ya söz verdiği her şeyi yerine getirdi..Tanrı da onu harika ve çok güzel bir eş,yedi çocuk ve ileride kariyer için düşündüğü iş hayatındaki başarı ile ödüllendirdi.Eğer Allah'a şükretmezsen ve sana değer veren insanları sevmezsen,toplumda kabullenilemezsin. Bu genç adam................... Mel Gibson 'du.... Onun hayatı "Yüzsüz Adam" filminin prodüksiyonuna ilham oldu. O hepimizi kendine imrendirdi.Cesareti olan her insana örnek oldu.. | |
| | |
| | #2 |
| Onursal Üye ![]()
Mesajlar: 4.107
Teşekkür Etme: 1.138
2.463 Mesajina 7.295 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 1624 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Konumuz California'daki Pacific Palisades adlı okul. Burada okuyan çocukların velileri bütün okulu ve öğretmenleri daav ediyor, çünkü bütün dönem boyunca 15 ile 30 gün arasında devamsızlık yaptıkları halde çocuklarının derslerden kalmalarını kabul etmiyorlar... Vililerin neredeyse tehdite varan itirazlarıyla başedemeyen okul yönetimi, en sonunda telesekreter mesajını aşağıdaki şekilde değiştiriyor, ve "YILIN TELESEKRETER MESAJI" ödülünü kazanıyor. Merhaba! Pacific Palisades'e hoşgeldiniz. Bu otomatik mesajdır. Lütfe seçenekleri tek tek dinleyerek istediğiniz departmanla ilgili tuşa basınız. -- Çocuğunuzun neden devamsızlık yaptığı konusunda yalan söylemek için 1'e -- Çocuğunuzun neden ödevlerini yapmadığı konusunda yalan söylemek için 2'ye -- Bizim hangi konularda işe yaradığımızı belirtmek için 3'e -- Evinize gönderilen ve alıcı imzanız üzerinde olduğu halde almadığınızı iddia ettiğiniz uyarı mektupları için 4'e -- Müdür ve diğer yetkililere küfür etmek için 5'e -- Çocuğunuzu her sabah en az 10 dakika bekleyen okul otobüsü hakkındaki şikayetleriniz için 6'ya -- Süper kabiliyetli mükemmel çocuğunuzun beceriksiz öğretmeninden yakınmak için 7'ye -- Bıraksanız bütün okulu yiyecek çocuğunuzun yetersiz bulduğu okul menüzünden şikayet etmek için 8'e basınız. Çocuğunuzun gerçek bir dünyada yaşadığının farkındaysanız ve sorumluluk almayı öğrenmesini istiyorsanız, bunun için de ona verilen ödevleri zamanında ve tam olarak yapmasının çok önemli olduğuna inanıyorsanız, ayrıca eğitimim ilk önce ailede başladığının bilincindeyseniz, artık telefonu kapatabilirsiniz. İyi günler dileğiyle. |
| | |
| | #3 |
| Onursal Üye ![]()
Mesajlar: 4.107
Teşekkür Etme: 1.138
2.463 Mesajina 7.295 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 1624 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Vietnam Savasi sonrasi... Evine dönmekte olan bir asker San Francisco'dan ailesini aradi: - "Anne, baba eve dönüyorum, ama sizden bir sey rica ediyorum. Yanimda bir arkadasimi da getirmek istiyorum." "Memnuniyetle, O'nunla tanismak isteriz", diye cevapladilar. Ogullari "Bilmeniz gereken bir sey daha var." diye devam etti. - "Arkadasim savasta agir yaralandi, bir mayina basti ve bir koluyla ayagini kaybetti. Gidecek hiçbir yeri yok ve O'nun gelip bizimle kalmasini istiyorum." "Bunu duyduguma üzüldüm oglum. Belki O'nun baska bir yer bulmasina yardimci olabiliriz." - "Hayir. Anne, baba O'nun bizimle kalmasini istiyorum." "Oglum." dedi babasi."Bizden ne istedigini bilmiyorsun. O'nun gibi özürlü biri bize korkunç yük olur.Bizim kendi haytimiz var ve bunun gibi bir seyin hayatimiza engel olmasina izin veremeyiz.Bence bu arkadasini unutup eve dönmelisin. O kendi basinin çaresine bakacaktir. - " Oglu o anda telefonu kapatti. Ailesi O'ndan bir süre haber alamadi. Ama birkaç gün sonra, San Francisco polisinden bir telefon geldi. Ogullarinin yüksek bir bina düsüp öldügünü ögrendiler.Polis bunun intihar olduguna inaniyordu.Üzüntü dolu anne - baba hemen San Francisco'ya uçtular ve ogullarinin cesedini tespit etmek için sehir morguna götürüldüler. Anne - baba ogullarini hemen tanidilar yalniz bilmedikleri bir seyi de ögrenince dehsete düstüler: Ogullarinin sadece bir kolu ve bacagi vardi... |
| | |
| | #4 |
| Onursal Üye ![]()
Mesajlar: 4.107
Teşekkür Etme: 1.138
2.463 Mesajina 7.295 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 1624 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
"Hırs ile mutluluk birbirlerini hiç görmezler." Benjamin Franklin ABD'nin New York şehri, trafik yoğunluğu en çok olan dünyanın belli başlı metropollerinden biridir. İşte, New York'un bu oldukça hareketli günlerinin birinde şehrin 5'inci caddesinde yürüyen bir adama bir otomobil hafifçe çarptı. Bu istenmeyen kazada yayaya bir şey olmamıştı. Otomobilin şoförü yayayla konuştu, özür diledi ve iş tatlıya bağlandı. Fakat yaya düştüğü yerden kalkmaya hazırlanıyordu ki, hadiseyi uzaktan görüp gelen bir aklı evvel, düşen adamın yanına gelerek yerinden kalkmadığı takdirde yaralandığını öne sürerek sigortadan hatırı sayılır miktarda para alabileceğini söyledi. Bir anda emeksiz kazanacağı yeşil dolarları gözünün önünde canlandıran adam, paranın cazibesiyle doğrulduğu yerden yeniden arabanın önüne yattı. Araç sürücüsü ise bütün bu olanlardan habersiz, adamın gittiğini düşünüp, bir an önce hadise mahallinden uzaklaşma telaşıyla arabasını çalıştırıp gaza bastı. Bir anlık hırsa kapılan arabanın altındaki adam, daha ne olduğunu bile anlayamadan hırsının bedelini canıyla ödedi. |
| | |
| | #5 |
| Onursal Üye ![]()
Mesajlar: 4.107
Teşekkür Etme: 1.138
2.463 Mesajina 7.295 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 1624 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Mukaddes Kitabımız Kur'an-ı Mucizül Beyan'ın 7'inci süresinin 4'üncü ayeti, 7.4 şiddetindeki o korkunç 17 Ağustos depremini şöyle haber veriyordu: "Biz nice beldeler helak ettik ki, azabımız onlara gece yatarlarken ve gündüz uykusunda iken ansızın geliverdi." İşte akıl sahiplerinin ibret nazarlarına sunulan bu korkunç yer sarsıntısından hemen akabinde, ülkemizin dört bir yanından akın eden herkes deprem bölgesindeki eş, dost ve akrabalarının akıbetleri hakkında bilgi almak için yanlarına koşarlar. O Büyük depremin olduğu gece Çınarcık'taki evleri yıkılan Kemal Gündüz, karısı ve kızları Elif ile Ecem enkaz altında kalmışlardır. Gün ışıyıp da o bölgeye koşan Kemal Bey'in bacanağı Şadi Bey ve kurtarma ekibi belki bir ümit niyetiyle büyük bir gayretle enkazı eşelemektedirler. Bir ara çalışmaktan iyice yorulan Şadi Bey, biraz nefes alıp dinlenmek için enkazın hemen yanındaki çimenlere uzanır. Yorgunluktan uyuyakalan Şadi Bey, rüyasında Kemal Bey'i görür. Kemal Bey rüyada: "Bacanak bizi kurtarın." diye acı acı feryad ederek yardım ister. Heyecanla uykusundan fırlayan Şadi Bey, bağırarak enkazın üstünde koşuşturmaya başlar. Hemen bir kepçe buldurup operatöre eliyle işaret eder. "Tam şuraya vur." Kepçe yıkıntıların üzerine ilk darbesini indirir indirmez, Gündüz ailesinin muhabbet kuşu yıkıntıların arasında açılan delikten kanat çırparak dışarı çıkar. Herkes ümitlenmiştir. "Kuş bu kadar saat yaşamışsa burada hayat ümidi var" demektedirler. Şadi Bey açılan delikten aşağıya doğru bağırdığında gerçekten derinlerden Gündüz ailesinin fertlerinin sesleri gelir. Bir rüya muştuya dönüşür ve bütün aile enkazın altından sağ salim çıkarlar. |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
| |
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| yaşanmış bir olaydır..! | cRazyPrenses | Çöp Kutusu | 1 | 08-26-2008 10:27 |
| Rize'de yaşanmış fıkra gibi olaylar | ALAN86 | Komik Yazılar | 2 | 05-21-2008 13:52 |
| yaşanmış bi olay | birsen41 | Korku Odası | 0 | 05-10-2008 03:25 |
| yaşanmış enkomik olaylar.kaçırmayın | ranacan | Ilginc Garip Enterasan Seyler | 8 | 09-27-2007 16:50 |
| fıkra gibi yaşanmış olaylar... | nthere | Komik Yazılar | 6 | 08-05-2007 19:35 |
Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız