![]() |
| |||||||
| Fıkralar fıkralar, komik fıkralar, karadeniz fıkraları, fıkralar, temel, avcı, okul, doktor vb fıkralar |
![]() |
| | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| | #1 | |
| V.İ.P. ÜYE ![]()
Mesajlar: 4.333
Teşekkür Etme: 3.475
1.216 Mesajina 3.684 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 19028907 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Secdeye Varırsa? Nasreddin Hoca ile arkadaşları Konya'da bir eve akşam yemeğine davet edilmişler. Ev eski ve ahşap, bastıkça tahtalar gıcırdıyor, hoca laf atmış : Dünya Kaç Metre?-Evin tahtaları ses veriyor! Adam ukala ya : -Bizim ev pek sofudur, ara sıra zikreder! Hoca laf altında kalır mı : -Ya aşka gelip secdeye varırsa? Arkadaşlarından biri Hocaya sorar: Hocanın Ölçüsü-Hoca, Dünya kaç metre? Tam o sırada bir cenaze geçiyormuş yanlarından. Hoca onu göstererek: -Ona sor! Bak, ölçmüş biçmiş, gidiyor!.. Nasreddin Hoca vaaz vermek istediği salona girmiş.Salon, ön sırada oturan seyis dışıda boşmuş.Konuşup konuşmama konusunda düşünen hoca sonunda seyise sormuş: Eşeğe Yazık Olur-Buradaki tek kişi sensin. Sana göre konuşmalı mı, yoksa konusmamalımıyım? Seyis cevap vermis: -Hoca ben basit bir insanim, bu konulardan anlamam.Fakat ahıra gelseydim ve bütün atların kaçıp bir tanesinin kaldığını görseydim, yine de onu beslerdim. Bu sözlere hak veren Nasreddin Hoca vaaza başlamış iki saatin üzerinde konuşmuş durmuş.Dua da ettikten sonra kendini mutlu hissetmiş ve dinleyicisinin de vaazın çok iyi olduğunu onaylanmasını isteyerek sormuş: -Vaazımı nasıl buldun? Seyis cevap vermiş: -Sana daha önce basit bir adam olduğumu ve bu konulardan pek anlamadığımı söylemiştim.Gene de eğer ahıra gelip biri dışında tüm atların kaçtığını görseydim, onu beslerdim dedim ama elimdeki tüm yemi ona verip hayvanı çatlatmazdım. Nasreddin Hoca hayvanlarına ağır yükler yükleyip onlara eziyet eden köylülerine iyi bir ders vermek istemiş. Bir gün eşeğine binerek köy meydanında dolaşmaya başlamış. İşin garibi dolu bir çuvalı da sırtına vurmuş, öyle geziyor. Şaşırıp sormuşlar : Timur'un Hediyesi- Yahu Hoca Efendi, hem eşeğin üzerindesin, hem çuvalı sırtında taşıyorsun. Nasıl bir iş bu ? Hoca cevabı yetiştirmiş hemen : - Zavallı hayvan, demiş. Zaten gece gündüz demeden hizmet ediyor bana. Sırtına bindiriyor, yüklerimi taşıyor, değirmeni çeviriyor. Bu kadar hizmetlerinden sonra dolu çuvalı da ona yüklemek istemedim. Bu yüzden ben vurdum sırtıma. Aksak Timur, Nasreddin Hocanın köyüne uğrar.Köylü padişahı layıkıyla ağırlar. Nezleyim de...Padişah da giderken bu konukseverliğe karşılık; "Köyünüze bir fil hediyem olsun" der ve gider.Fil bu zamanla bağ bahçe koymaz her yanı talan eder.Köylü ne yapsın çaresiz padişahın hediyesi diye ses çıkaramaz.Hocaya: -Hocam perişan olduk bizi kurtar.Biz bu file bişey yapsak padişah kellemizi alır derler.Hoca: -Benimle gelin padişaha durumu arz edeyim der.Köylüyü arkasına alır huzura çıkar.Timur: -Hoca niye geldin? Filim nasıl? diye sorar.Hoca: -Padişahım bu filiniz derken bi bakar korkudan arkasında kimse kalmamış herkes kaçmış.Padişah: -Eeeee ne olmuş file? Hoca: -Padişahım hediyeniz olan filden çok memnun kaldık.Yalnız kalıyor bir tane daha istiyoruz. Timurlenk, Akşehir'de karargah kurulunca şehir halkı adına Nasrettin Hoca ile eşraftan iki zat hatır sormaya gittiler. Kahveler içilip sohbet edildikten sonra, Timur sormuş : Tesbih- Karargahımı nasıl buldunuz? Beylerden biri cevap vermiş : - Çok güzel ama fena bir koku var! Timur fena halde kızmış, yanındakilere " Alın şu adamı, boynunu vurun" demiş ve öteki beye dönmüş : - Koku var mı? Adam korkusundan : - Ne münasebet efendimiz, misk-ü amber kokuyor, deyince Timur gene kızmış : - Neresi misk kokuyor dalkavuk herif! Alın şununda boynunu vurun! Sonra aynı soruyu Hoca'ya sormuş. Hoca bakmış pabuç pahalı yapıştırmış cevabını : - Vallahi hükümdarım ne diyeyim, nezleyim burnum koku almıyor. Bir gun Hoca, yol ustu bir hana inmis. Nuh Nebi'den mi kalmis, Kaalubela'dan mi? Her ne ise.. Her tarafi delik desik olmus; adeta cokmeye bir basi kalmis. Hoca'nin yuregine bir korkudur dusmus ama, ne desin? Nihayet bir soz arasinda: Sen düştün"Yahu, bu senin tavan da ne kadar gicirdiyor be, besik mi mubarek!" diyecek olmus ama, hanci baba hic orali olmamis; sozu sakaya bogarak; "Agzini hayra ac Hoca, bu gicirti besik gicirtisi degil; tavan tahtalari Hak'ka tesbih cekiyor!" demis. Hoca'nin kozu kullenirmi? Gozlerini hancinin gozune dikerek; "Peki ama, demis; ya bu tavan boyle tesbih ceke ceke aska gelip de secdeye kapanirsa, bizim halimiz nice olacak!" Nasreddin Hocanın bir gün karısı ölmüş.Bir ay sonra kocası ölmüş dul bir kadınla evlenmiş.Evlendiği kadın Hoca ya sürekli eski kocasını anlatıyormuş.Yine bir gün yatakta kocasını anlatıyordu."İşte benim kocam şöyle yapardı, böyle yapardı" diye.Hoca sinirlenmiş ve kadına bir tekme atmış kadın yere düşmüş.Kadın sormuş: Balık-Aman hoca niye attın beni yataktan? Hocanında cevabı hazır: -Eeee yatakta bi sen yatıyosun bi ben bide eski kocan.Üçümüz sığamadık sende düştün. Hoca yolculuk sırasında mola verip bir hana girer.Bu sırada hana bir başka yolcu daha girer ve ikisi birden hancıdan yiyecek birşeyler isterler.Fakat hancı yiyecek olarak sadece bir balık olduğunu söyler ve bunu paylaşmalarını önerir.Bunun üzerine Hoca: Kimin içi Yanıyor?-Ben balığın sadece başını yiyeceğim der.Hancı bunun nedenini sorar.Hoca da: -Balık başı zekayı artırır.Balık başı yiyen insan akıllı olur der.Bunun üzerine diğer yolcu hemen atılır ve Hoca'ya : -Balık başını niye sen yiyeceksin? Ben yemek istiyorum der.Hocada itiraz etmez.Balığın koca gövdesini Hoca yer ve bir güzel karnını doyurur.Diğer yolcu ise sadece balığın başını yer ve Hoca'ya seslenir: -Sen koca gövdeyi yedin karnını doyurdun.Ben sadece kafayı yedim aç kaldım der.Hoca da bunun üzerine şöyleder: -Bak nasıl akıllandın! Bir bayram günü nasreddin hoca komşusuna ziyarete gidince komşusu her misafire olduğu gibi hocaya da bal ikram ediyor. bir tepsi içinde gelen koca bir petek baldan her gelen misafir bir iki kaşık alır çekilirmiş. komşusu bakar ki hoca kaşığı daldırdıkça daldırıyor. peteğin yarısına gelmiş daha duracağa da benzemiyor. dayanamayıp: - 'aman hoca fazla yeme yoksa için yanar.' deyince hoca cevabı yapıştırır: - 'kimin içinin yandığını allah bilir.' | |
| | |
| The Following 2 Users Say Thank You to AySe NuR For This Useful Post: | bburcu (09-14-2007), eğitim_şart (07-22-2008) |
| | #2 |
| . ![]()
Mesajlar: 2.640
Teşekkür Etme: 3.379
1.876 Mesajina 7.416 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 24
Tecrübe Puanı: 58671186 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | BENİM YERİME SENİ GÖTÜRÜR Hoca Nasreddin ölüm döşeğindeymiş. Karısını çağırmış. -Hanim en güzel elbiselerini giy, iyice kokular sürün, tak takıştır yanıma gel otur. -Ayol hoca delirdin mi sen. Bu durumdayken ben nasıl süslenirim? -İyi ya azrail gelince belki beğenip benim yerime seni götürür. |
| | |
| Mesajiniza Tesekkur Eden Uyeler: | eğitim_şart (07-22-2008) |
![]() |
| Bookmarks |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
| |
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Nasrettin Hoca Yaptı Yapacağını:D:D | Uçurum123 | Fıkralar | 1 | 07-22-2008 19:44 |
| nasrettin hoca | denizlili | Fıkralar | 3 | 04-17-2007 06:13 |
| Nasrettin Hoca fıkraları | Baktabul.Com | Fıkralar | 6 | 11-18-2006 16:04 |
| Nasrettin hoca bilgisayarcı olursa.. | ByMAxiS | Fıkralar | 0 | 10-28-2006 02:54 |
| Nasrettin hoca fıkraları.. | ByMAxiS | Fıkralar | 0 | 10-28-2006 00:22 |
Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız