![]() |
| |||||||
| Felsefe/Sosyoloji/Psikoloji Felsefe,Sosyoloji,Psikoloji |
![]() |
| | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| | #6 | |
| Peri Nazlı Çiçek ![]()
Mesajlar: 13.079
Teşekkür Etme: 5.403
5.993 Mesajina 15.069 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 179
Tecrübe Puanı: 107375104 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Karadenizli'nin havaya göre suça eğilimi değişiyor RİZE Valiliği’nin bölgedeki şiddet olaylarına yönelik yaptığı araştırma ilginç bir saptamayla sonuçlandı. Karadeniz insanının suç işleme eğiliminin iklim şartlarına göre değişkenlik gösterdiğini belirlendi. Sürekli yağmur, kar yağışı, don ve sis gibi olumsuz hava koşullarının, Karadeniz insanının suç işleme eğilimini artırdığı saptandı. Rize Valisi Kasım Esen, bölgede yaşanan şiddet olayları ve çözüm yollarına yönelik araştırma yaptıklarını açıkladı. Esen, Rize ve Trabzon ilinde özellikle Aralık ve Ocak ayları içerisinde çok sayıda cinayet işlendiğinin ortaya çıktığını belirterek, şunları söyledi: “Trabzon’da öfke patlaması sonucu bir kişi yedi kişilik ailesini öldürdü. Benzer bir olay yine Trabzon’un Çaykara ilçesinde yaşanmıştı. Son birkaç gün içerisinde ilimizin Pazar ve Ardeşen ilçelerinde cinayetler işlendi. Kasten yaralamalar ve cinayetle sonuçlanan şahsa karşı suçlar analiz edildiğinde kendi başına coğrafya da önemli bir etkendir. Yeryüzü şekli, toprak ve bitki örtüsü, akarsu, göl ve denizler, tarım ve ekonomi de etkenlerdir. Suçların dağılışında iklim önemli bir rol oynar. Soğuk iklim şartları mala karşı, sıcak iklim şartları ise şahsa karşı işlenen suçların artmasına neden olmaktadır. Basınç değişiklikleri insanların sinirlilik hallerini artırmakta, bu durum suç işlemeye yönelik davranışları tetiklemektedir. Sürekli yağmur, kar yağışı, don ve sis gibi olumsuz hava koşulları suç işleme eğilimini artırmaktadır. Rize Valiliği olarak Doğu Karadeniz coğrafi şartlarında görülen sorunların çözümü konusu ile suçluluk oranlarının düşebileceğini değerlendirmektedir.” Vali Esen, Ocak ayındaki iklim şartlarının yöre insanında öfke patlamasına neden olduğunu tespit ettiklerini belirterek, “İnsanımız Ekim ayından itibaren çalışmamaya başlıyor. Bilindiği gibi çay tarımı Mayıs ve Ekim tarihleri arasında yapılmaktadır. Ekim ayından sonra çalışmayan vatandaşlarımız vakitlerinin çoğunu kahvehanelerde geçiriyorlar. Bu arada çaydan aldıkları paraları bir şekilde harcamış oluyorlar. Bu ekonomik çöküntü insanları karamsarlığa itiyor. Karamsar bir ruh hali insanlarda öfke patlamasına neden olabiliyor. Önce iklim insanları etkiliyor, sonra dört ay çalışıp 8 ay çalışmama insanların suç işlemesine dolaylı etkisi oluyor” dedi. Okullarda öğrencilerin sürekli yağmur yağdığı için teneffüslerde bahçeye çıkamadıklarını da hatırlatan Vali Kasım Esen, “Öğrencilerimiz teneffüsleri, tuvalet, sınıf ve koridor arasında geçiriyor. Bazı öğrenciler enerjilerini birbiriyle itişip kalkışarak deşarj ediyor, bazıları ise deşarj olmadan enerjileri içine atıyor. Bu da bir şekilde ailede veya sokakta patlıyor” dedi ve konuşmasını şöyle sürdürdü: “Karadeniz insanının yapısının, kültürle, sanatla ve sporla değişeceğine inanıyoruz. Okullarımızda da özellikle kapalı bahçeler yapılmasını tavsiye ediyoruz. Kahvehanelerde zaman geçiren vatandaşlarımız oyun oynuyor, televizyon seyrediyor. Birde orada ki sohbetler karamsar bir ülke tablosu çiziyorsa insanlar bundan olumsuz etkileniyor. Bir kıvılcım çakıldığında hemen ateşleniyorlar. Bu ateşlenme sonucunda ani gelişen suçlar oluşuyor. Bu suçların çözümü polisiye tedbirlerle değil; bilim, kültür, sanat ve spor gibi faaliyetleri ile olabilir. Bu yönde çalışma yapıyoruz. Bunlar zaman alacak işlerdir.” alıntı | |
| | |
| | #7 |
| Peri Nazlı Çiçek ![]()
Mesajlar: 13.079
Teşekkür Etme: 5.403
5.993 Mesajina 15.069 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 179
Tecrübe Puanı: 107375104 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Karne azarı intihara sürükleyebilir Bolu İzzet Baysal Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesi Başhekimi psikiyatri uzmanı Hülya Ensari, karnesinde zayıfı olan çocukları kırmak ve incitmenin, bağırıp-çağırarak hakaretler etmenin, iyi örneklerle kıyaslamanın, onları evden kaçmaya ve intihara sürükleyebileceğini söyledi. Çocuklarda ve ergenlerde intihar girişimi için, kişinin ille de ruhsal hastalığının olmasının beklenilemeyeceğini belirten Ensari, “Ergenlik yaşlarındaki çocuklar, beklenmedik bir anda ve bir anlık duygu durumuyla hiç istenilmeyen tutum ve davranışlar içerisine girebilirler. Karne gibi çok hassas bir dönemde velilerin zayıf karneler getiren çocuklarına bağırıp çağırmaları, hakaret edip aşağılamaları ve başkalarıyla kıyaslamaları, çocuğun onurunun kırılarak özgüvenini kaybetmesine neden olur. Bu da, çocuğun evden kaçmasına ve intihar girişiminde bulunmasına yol açar'' dedi. Ensari intihar girişiminin ergenlik çağlarındaki gençlerde çok sık görüldüğünü ifade ederek, şöyle devam etti; “Çocukların ihtiyacı olan şey, büyüklerinden onay görmektir. Karnesi iyi olan çocukları taktir ederken, zayıfı olan çocuklara da anne ve babanın yapacağı tek şey, her zaman çocuklarının yanında olduğunu hissettirmek, derslerinde daha başarılı olabilmesi için de ona her türlü desteği vermek olmalıdır. Erişkinlikleri daha oturmamış olan ilk ve orta öğretim çocuklarına ‘zayıf karne getirdin’ diye bağırıp-çağırmak, hakaret ederek aşağılamak, çocuğun büyük bir hata yaptığı kaygısına kapılarak evden kaçmasına, intihar girişiminde bulunmasına, ya da alkol ve kötü arkadaşlar edinmesine neden olur.'' alıntı |
| | |
| | #8 |
| Peri Nazlı Çiçek ![]()
Mesajlar: 13.079
Teşekkür Etme: 5.403
5.993 Mesajina 15.069 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 179
Tecrübe Puanı: 107375104 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Ruh sağlığımız kötüye mi gidiyor? Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıları Hastanesi'nin 2004 yılında 35 bin olan poliklinik sayısının 2008 yılı sonuna kadar 100 bini geçeceği tahmin ediliyor. 1926'da kurulan Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıları Hastanesi'ne yeni bir ek bina daha yapıldı. Açılışa törenine Vali Celalettin Güvenç, Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Rektörü Prof.Dr. Semra Öncü, AK Parti Manisa Milletvekilleri Mehmet Çerçi, İsmail Bilen, Belediye Başkan Yardımcısı Kemal Sevinç, İl Sağlık Müdürü Ziya Tay, AK parti Merkez İlçe Başkanı Ömer Faruk Çelik, bazı daire müdürleri ve hastane personeli katıldı. Törende konuşma yapan Ruh Sağlığı ve Hastalıları Hastanesi Başhekimi Ahmet Ayer, "1926 yılında Atatürk ve dönemin Sağlık Bakanı Dr. Refik Saydam Beyin imzalarıyla Doğu'da Elazığ, Batı'da Manisa'da hastane kurulmasına karar verilmişti. 1927 yılında faaliyete geçen hastanemiz Ege Bölgesinde 9 ve Batı Akdeniz bölgesinde 3 olmak üzere toplam 12 il'e hizmet vermektedir. Hizmet verdiğimiz illerin toplam nüfus sayısı 13 milyondur. Hastanemiz özellikle son 5 yılda daha belirgin büyüme ve gelişme trendine girmiştir. Bu dönemde 2003 yılında olan brüt bütçe 3,5 milyon YTL iken 2008 yılında 20 milyon YTL'ye yükselmiştir. Halen 325 memur, 145 sözleşmeli, 21 özel güvenlik olmak üzere 491 personel ile halkımıza hizmet veriyoruz." dedi. Hasta sayısı hızla arttı Hastanenin poliklinik ve personel durumundan da bahseden Başhekim Ayer, "10 psikiyatri kliniği, 1 adli psikiyatri kliniği, 1 çocuk ve ergen psikiyatri kliniği, 1 nöroloji kliniği, 1 amatem kliniği, 1 anestezili EKT kliniği, olmak üzere toplam 15 klinikle hizmet veriyoruz. Bugün açılışını yapacağımız ek poliklinik binamız, 2005 yılında yapılan 14 odalı poliklinik binamıza ek olarak bu yıl 98 bin YTL'ye 7 odalı olarak yapılmıştır. Poliklinik iç donanımını Sanovel İlaç Aş. Şirketi üstlendi. Bu sayede poliklinik ağımız genişlemiştir. Hastanemizin dış bölümüne yerleştirilen poliklinik sayesinde 2004 yılında 35 bin olan poliklinik sayısı 2007 yılında 93 bine, 2008 yılının ilk 5 ayında 47 bine çıkmıştır. Böylece 2008 yılı için tahmin edilen 100 bin poliklinik sayısına hızla yaklaşılmaktadır. Polikliniğimizde; 9 psikiyatri odası, 2 nöroloji, 1 aile hekimliği, 3 psikolog görüşme odası, 1 hasta hakları odası, 1 İlaç rapor odası, 1 kan alma odası ünitesi bulunuyor. Amacımız hastanemizi Türkiye Cumhuriyeti'nin en iyi bölge hastanesi yapmaktır. Bize duyulan sevgi ve güvene layık olmaya çalışmaktayız. Bu başarıda katkıları ile hastane yönetimime, doktor, hemşire, psikolog, sosyal hizmet uzmanı olmak üzere tüm hastane personeline teşekkür ederim."dedi. alıntı |
| | |
| | #9 |
| Peri Nazlı Çiçek ![]()
Mesajlar: 13.079
Teşekkür Etme: 5.403
5.993 Mesajina 15.069 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 179
Tecrübe Puanı: 107375104 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | IQ seviyesi giderek düşüyor İsveçli araştırmacılar, düşünmeye gerek bırakmayan basit hayat tarzının yükselmesiyle birlikte insanoğlunun ortalama zekasının ve IQ seviyesi giderek düştüğünü bildirdi. Yerel basın, ülkenin tanınmış profesörlerinden James R. Flynn'ın "İnsanlık olarak gittikçe ahmaklaşıyoruz ve zekamız geriliyor. Araştırmalara göre IQ'muz sürekli düşüyor" sözlerini gündeme taşıdı. James R. Flynn, zeka üzerine önemli çalışmalarıyla tanınıyor ve What is Intelligence? (Zeka Nedir?) isimli bir kitabı bulunuyor. Zekası belli bir seviyenin üzerindekilerin kurduğu uluslararası organizasyon MENSA'ya üye bir başka İsveçli de Flynn'in sözlerine destek veriyor. Üniversiteden yeni mezun olan dizayn mühendisi Etienne Forsström (24) İsveç'in 'süper zekisi' olarak tanınıyor. Forsström son zamanlarda eline geçen raporların düşünme kabiliyeti noktasında azalma yaşandığını gösterdiğini belirtti. 1990'ların ortasından 2000'li yıllarının başına kadarki dönemde insanların IQ seviyelerinin 40 yıl önce yaşayanlardan 15 puan daha fazla arttığını belirten araştırmacılar, bu dönemden sonra ani bir düşüşün yaşandığını ve halen de devam ettiğini kaydediyor. Bilimadamları, dünyadaki eğitim sisteminin gelişmesiyle birlikte, insanların IQ seviyesinin arttığını, 2000'lerde zirveye ulaştığını ve o yüzden bir tıkanmanın yaşanabileceğine dikkat çekiyor. Forsström, gerilemenin nedenlerini şu şekilde sıralıyor: "İnsanların midesi çöplüğe döndü, gereksiz gıdalar yüzünden yeterli besin alamıyorlar. Etraftaki herşey çok basitleşti. Bilgisayar ve cep telefonu gibi araçlarla sadece bir düğmeye basarak işlerimizi halleder olduk. Artık düşünmemize bile gerek kalmadı. Mesafelerin ne kadar uzaklıkta olduğunu düşünmemize gerek kalmadı, otobüslerde her durakta ne kadar mesafe kaldığını gösteren saatler ve tablolar var. Beynimize idman yaptırmıyoruz. Belki de buyüzden solakların IQ'su biraz daha yüksektir. Çünkü onlar olaylara tersten bakmak ve düşünmek zorundalar" alıntı |
| | |
| | #10 |
| Peri Nazlı Çiçek ![]()
Mesajlar: 13.079
Teşekkür Etme: 5.403
5.993 Mesajina 15.069 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 179
Tecrübe Puanı: 107375104 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Güçlü hafıza için 11 öneri Unutkanlık herkesin en büyük düşmanlarından biri. Aklimizi daha iyi kullanmak ve unutkanlığı azaltmak elimizde. Nasıl mı? Unutkanlık sorunu, yaslanan insanin en önemli korkularındandır. Özellikle 50'li yaslar sonrasında ufak tefek unutkanlıklar ile ciddi bellek sorunları birbirine karıştırılır. Orta yaslıların nerdeyse yarısı kendilerinde bir bellek kaybı sor ununun başladığını zanneder. Hemen belirtelim! Bunların çoğu küçük ve hös unutkanlıklardır. Hayati tatlandıran ve keyif katanlar biraz da bu nükteli olaylardır! Belleği güçlü tutmanın pek çok püf noktası, uyulması gereken çok sayıda kuralı var. Harvard Tip Okulu öğretim üyesi Dr. Horon P. Nelson zinde bir beyne sahip olmanın temel kurallarını söyle sıralıyor: *Hipertansiyonu ve kolesterol yüksekliği sorununu önleyin ya da kontrol altına âlin. Kalbiniz için kötü olanın beyniniz için de kötü olduğunu unutmayın. *Alkolü azaltın. Erkeklerin iki, kadınların bir ölçüden (bir ölçü içkiyi ‘bir bardak şarap' olarak kabul edebilirsiniz) daha fazla alkol kullanması beyin hücrelerini tahrip etmektedir. * İyi ve kaliteli uyku uyuyun. İyi bir uyku için ortalama 8 saat gerekir. Kaliteli uyku beynin yeni öğrenilenleri pekiştirmesini sağlar. Öğrenilmiş bilgilerin pekiştirilmesinin uzun süreli belleğin en önemli desteği olduğu biliniyor. *Stresinizi iyi yönetin. Ölçülü ve kontrollü stres dikkati yoğunlaştırmakta, odaklanmayı arttırmaktadır. Kontrolsüz, uzun süreli ve aşırı stres ise dikkati sürdürme kapasitesini yok etmekte, unutkanlığı tetiklemekte, kortizon hormonunu yükselterek beynin bellek için önemli bölümlerinde hasar geliştirmektedir. *Yeni şeyler öğrenmeye devam edin. Her yeni bilgi ve beceri birer bellek egzersizidir. Yeni sporlar, hobiler, araştırma alanları, heyecanlı ve zevkli problemler, ezberlenen yeni şiirler ve yeni diller beyniniz için en güçlü vitaminlerdir. *Tembelliği bırakın. Zihinsel faaliyetlerinizi sınırlamayın. Özellikle televizyon seyretmek gibi pasif faaliyetleri azaltın. Televizyon karsısında geçirdiğiniz saatler sadece bedensel değil, ruhsal sağlığınızı da kötü yönde etkiler. *Her gün egzersiz yapın. Günde 30–45 dakika, haftada en az 4 gün yürümeye, is saatlerinde daha çok aktif olmaya, kısa mesafelerde taşıt kullanmamaya çalısın. Özellikle yürümenin beyin sağlığı ve yeniden yapılanma sürecini olumlu yönde etkilediğini gösteren çok sayıda kanıt var. Beynin yeni yetenekler kazanabilmesi beyin hücreleri arasında güçlü ve yoğun yeni bağlantılar oluşturabilmesinin baslıca desteklerinden biri de düzenli ve ilimli egzersizlerdir. Bizim önerimiz fırsat buldukça yürümenizdir. *Kullandığınız ilaçları yeniden gözden geçirin. Özellikle beyni etkileyen ilaçları doktor önerisi olmadan kullanmayın. Depresyon giderici, uyku verici, ruhsal gevşetici ilaçlara komsu, es dost tavsiyeleri ile başlamayın. *Reçetesiz satılan ilaçları rasgele yutmayın. Doğal ya da zararsız diye kullanabileceğiniz bitkisel ürünlerin (valerianlar), besin desteklerinin (melatonin) ve diğerlerinin (hüperzin, Sem’e) beyin hücrelerinizi üzebileceğini, zihinsel fonksiyonları bozabileceğini unutmayın. Antihistamik- antialerjik ilaçları özellikle alüminyum içeren antiasitleri ve uyku kolaylaştırıcıları doktorunuzla konusmadan uzun süre kullanmayın. *Vitaminlerden yararlanın. E ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerin, selenyum gibi serbest radikal avcısı minerallerin hücreleri oksitlenmekten koruyan güçlerinden faydalanabilirsiniz. Yeteri kadar B vitamini, özellikle B12 vitamini aldığınızdan emin olun. Dengeli bir beslenmenin de yaslılıkta vitamin eksikliğine yol açabileceğini hatırlayın. *Hayata bağlı kalın. Hayatınıza önem katan bağları iyice sıkılaştırın. Huzurunuzu koruma ve güçlendirmeye bakin. Aileniz, dostlarınız, isiniz, hemşerilik ve vatandaşlık bağlarınıza, inançlarınıza daha sıkı sarılın, insanlarla daha sık birlikte olmaya, aileniz ve arkadaşlarınızla olumlu ilişkiler kurmaya ve sosyal aktivitenizi çoğaltmaya çalısın. İyi sosyal ilişkileri olan yaslılarda bellek fonksiyonları bozulmuyor. Sosyal ilişkiler bir taraftan zihinsel egzersizleri yoğunlaştırıyor, diğer taraftan çeşitli olayların ruhsal travmalarını hafifletmeye yardımcı oluyor. alıntı |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
| |
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Psikiyatri (Ruh Hekimliği),Psikiyatri (Ruh Hekimliği) Nedir? | Ebru | Felsefe/Sosyoloji/Psikoloji | 1 | 08-26-2008 06:49 |
| Psikoloji,Psikoloji Nedir?Psikoloji anlamı,tanımı, Psikoloji hakkında | Ebru | Felsefe/Sosyoloji/Psikoloji | 15 | 08-22-2008 12:01 |
| Psikoloji ile ilgili Makaleler | Ebru | Felsefe/Sosyoloji/Psikoloji | 26 | 08-22-2008 01:00 |
| Psikoloji Şarkı Sözü-Metin Arolat(Psikoloji) | cindy | Türkçe Şarkı Sözleri | 0 | 06-27-2008 17:37 |
| Fıkra Gibi Haberler-Haberler-Haberler Komik Resimler | zeryanli | Komik Resimler | 9 | 04-03-2008 13:24 |
Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız
oyuncakalsak.com Geldik