![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Bloglar | Fan Kulüpler | Etiketler | Albümler | SSS | Arama | Bugünkü Mesajlar | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| Ekonomi Ekonomi, Finans, Borsa Ekonomi, Finans, Borsa Üzerine Herşey. Yurt İçi Bankalar Döviz, Yurt Dışı Bankalar, Atın&Mücevherat, Gayrimenkul, Borsa |
![]() |
| | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| | #1 | |
| -Sєνgi Eмєк İѕтєя -- ![]() Üyelik Tarihi: Jul 2007 Bulunduğu Yer: ::...::KaLbİmİn DeRiNLiKLeRi::..::
Mesajlar: 13.810 Teşekkür Etme: 5.529 3.386 Mesajina 7.729 Defa Tesekkur edildi Tecrübe Puanı: 59 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | BDDK Başkanı Bilgin: Bankalarımızın bilançoları oldukça şeffaf Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin, bugün Türkiye'deki bankaların bilançolarının birçok batılı ülkedeki bankanın bilançosunun şeffaflığından çok daha şeffaf olduğunu söyledi. Bilgin, Türkiye Ekonomi Kurumu ve Gaziantep Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen ''14. Ulusal İktisat'' sempozyumunda ''2000'li Yıllarda Uluslararası Finans Yapısı: Türk Bankacılık ve Reel Sektör Üzerine Etkileri' konulu açılış bildirisi sundu. Bilgin, finansal sistemler açısından şeffaflığın çok önemli olduğunu Türkiye'de de şeffaflığın bu açıdan belirli bir noktaya geldiğini ifade etti. Batılı ülkelerin bankalarında aynı şeyi görmenin maalesef mümkün olmadığını ifade eden Bilgin, şöyle konuştu: ''Şeffaflık çok önemli artık finansal sistemler için özellikle de bankacılıkta. Bugün bankalarımızın bilançolarının şeffaflığı birçok batılı ülkenin bankasının bilançosunun şeffaflığından daha çok şeffaf. Aynı şeyi batılı ülkelerin bankaların bankaları için söyleyebiliyor muyuz? Maalesef hayır. Düşük dereceli konut kredilerinin dünya ekonomisindeki yarattığı dalgalanmada bunu çok iyi gördük. Geçen hafta ABD'de idim. Dünya bankasının toplantıları için. Orada dünya çapında bankaların yönetimcelerine sorular soruldu, dünyadaki son krizde zararınız ne kadar diye. İnanın hiçbiri rakam söylemiyor. 2001 krizinde bu ülkede aynı şekilde davrandınız mı ya da o dönemdeki o zararı Türk halkına yüklerken, bazı şeyleri iteleyebilir miydik zamana yayabilir miydik? Şimdi batılıların yaptığı şu andaki zararı zamana yaymak, üstünü örtmek ve tedavi etmek. Burada bir anlamda bir çifte standart olduğunu görmekteyiz.'' Bilgin, Türk finans sisteminin Mart sonu itibarıyla büyüklüğünün 592 milyar YTL olduğunu bu büyüklüğün yüzde 90'ını bankaların oluşturduğunu, bunun da bankacılık sisteminin Türkiye için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyduğunu belirtti. Bir kısım ülkelerde, bankacılığın toplamının Gayri Safi Milli Hasılanın üzerinde olduğunu, bu açıdan bakıldığında Türk bankacılığının önünde çok önemli bir potansiyel olduğunu ifade eden Bilgin, şöyle devam etti: ''Bunun için yabancı bankalar Türkiye'ye geliyor, onun için Türk bankacılığının yıldızı parlıyor, Türk bankacılığına aşırı bir ilgi var. Nedeni çok basit boşluk çok fazla, bu boşluğu doldurmak istiyor, yerli ya da yabancı yatırımcılar. Düşen faizlerin bulunduğu bir ortamda bundan sonra da inşallah düşmeye devam eder, hazinenin borçlanma ihtiyacının azaldığı bir ortamda, dışlama etkisi azalmıştır. Bankalar kredileri yeniden keşfetmiştir, bankaların finansal aracılık işlevi daha iyi işler hale gelmiştir. Önceden müşteri bankaya gidiyordu şimdi bankacılar müşteriye gidiyor. Nedeni çok basit parayı satmak zorundasınız, hazinenin borçlanma ihtiyacı azaldıysa bu parayı nereye kullandıracaksınız, parayı kasada bekletirseniz zarar edersiniz. Dolayısıyla tek çözüm kalıyor krediler.'' KREDİLER Bilgin, halkın 2001 ve 2002 yılında harcama yapmadığını ancak 2003'ten sonra konut kredileri ve kredi kartlarının cazip hale geldiğini belirtti. Bunun da bir sonu olduğunu, önümüzdeki yıllarda temel iki tane enstrüman olduğunu bunların da KOBİ ve konut kredisi olduğunu ifade etti. Bireysel kredilerin miktarının 82 milyar YTL olduğunu, 57'sinin tüketici kredileri 24'ünü ise kredi kartlarının oluşturduğunu ifade eden Bilgin, şöyle devam etti: ''Son bir yıldır konut kredileri birinci sırada, son dalgalanmada bir miktar frenlendi. Faizler artınca tüketiciler frene basar. Şu andaki faiz oranları düşmeye başlayınca bu krediler yeniden artacaktır. Kredi kartları 2003-2004 ve 2005'te hızlıca arttı ama son yıllarda belli bir trende oturdu şu anda artış hızından memnunuz bankalarımız yanlış pazarlama alışkanlıklarından bir miktar vazgeçti. Halkımız da kredi kartı kullanmanın nasıl bir şey olduğunu öğrenmeye başladı.'' Dünyada konut kredilerindeki krizin bir benzeri Türkiye'de bundan iki sene önce olabilirdi. Biz buna kredi kartı krizi derdik emin olun bu kriz çok büyük boyutlara ulaşabilirdi. Kredi kartlarında iki sene önce aldığımız önlem bir bir kanun çıkardık, yönetmelik çıkardık, bankalarımız yine eleştirdi. Bizim bu aldığımız önlem krizi önlemiştir. Düzenlememiş bir piyasada kredi kartlarının büyümesi bir krize neden olabilirdi. Bu düzenlemeden dolayı gayet memnunuz, iyi ki yapmışız.'' SEKTÖRDEKİ YABANCI SERMAYE Bilgin, bankaların pasifinin yüzde 62'sinin mevduattan oluştuğunu, bankaların bir yerden kaynak bularak bunu aktifte kullanabileceğini ifade etti. Mevduatın dağılımının yüzde 38 dolar ya da avro mevduatı, yüzde 62'sinin Türk parası mevduatı olduğunu, bu büyüklüklerin bundan 7 yıl önce tam tersi olduğunu ifade eden Bilgin, şöyle konuştu: ''Bunun çeşitli nedenleri olabilir, dolar artmıyor, Türk lirası faizi daha iyidir, belki sisteme bir güven gelmiştir. Türk lirasına bir miktar güven gelmiş durumda. Mevduatımız bence bankacılık sistemini en önemli sorunlarında biridir. Halkımız para yatırdığı zaman 3 aylık bir periyotta yatırıyor. Bankacılık sistemine istediğimiz o güven ortamı tam istediğimiz kadar doğmadı, insanlar mevduatını görüp 3 ayda bir yenilemek istiyor. Böyle bir ortamda da bankacılık yapılmaz. Pasifte 2 ay vadeli, bir ay vadeli mevduat ağırlıklı aktifte var size konut kredisi vereceğim iki yıl vadeli, üç yıl vadeli, on yıl vadeli. O zaman aşırı bir dengesizlik var biz buna vade uyumsuzluğu diyoruz. Böyle bir ortamda bankacılık yapılmazsa nasıl bir çözüm bulacaksınız? Ekonomik ve siyasi istikrarın bankalara ilk yansıması mevduatın vadesini de uzama olmalıdır ancak bunu geçen yıllarda istediğimiz ölçüde göremedik. Bankacılar bunu nasıl çözdü yurt dışından kredi bularak. Bankacılık sistemimiz büyüyecekse ve tasarruf yeterli oranda artmayacaksa ve artmamakta ise yurt dışı kaynaklar önemli olmaya devam edecektir.'' Bilgin, bankaların yabancı bankalarla ortaklık peşinde olduğunu, yabancı bankaların da Türkiye'nin genç nüfusu, kar marjının yüksekliği, potansiyel nedeniyle Türkiye'ye yöneldiğini vurguladı. Bilgin, bu yabancı sermayenin kolay kolay kaçamayacağını ifade etti. 2002 ile 2007 Temmuz ayını karşılaştırdıklarında kredilerin yüzde 418 arttığını ama mevduatın yüzde 145 arttığını bunun halkın tasarruf etmediğini gösterdiğini, Türkiye'nin tasarruf fakiri bir ülke olduğunu belirten Bilgin, bankacılık sektörünün öz kaynaklarının iyi durumda olduğunu vurguladı. TUTSAT Bilgin, tutsat (mortgage) sistemine Türkiye'nin geç geçtiğini, bunun da iyi olduğunu ifade etti. Dünyadaki konut sisteminde yaşanan dalgalanmadan ders almak gerektiğini, Türkiye'de konut kredisi alan kişi sayısının 583 olduğunu belirten Bilgin, şöyle konuştu: ''Çok dikkatli olmamız lazım. Kredilerin verilmesinde uygulanacak faiz oranlarının belirlenmesinde değişken ya da sabit faiz ve bunların paketlendirilip başkalarına satılmasında çok dikkatli olmamız gerekiyor. Faiz düştüğünde konut kredileri artacaktır. Faizlere bağlı olarak konut kredilerinin geleceği gerçekten parlak. Sadece yeni yapılan binalar değil kentsel dönüşüm konut kredilerini o kapsamada düşündüğümüz zaman hacmin ne kadar büyük olduğunu görürsünüz.'' BDDK'NIN ÇALIŞMALARI Bilgin, sektörde 2001 yılındaki manzarayla 2007 yılındaki manzara arasında fark olduğunu, daha alacak çok yol olduğunu belirtti. Rahat olmaya hiçbir zaman hakları olmadığını, gelinen noktanın çok önemli olduğunu bildiren Bilgin, şöyle konuştu: ''Bu anlamda BDDK'nın rolü de kriz çıktığında ya da kriz çıktıktan sonra bir şeyleri yapmak değil bir şeyler olmadan önce gerekirse kötü adam olmak pahasına, eleştirilmek pahasına, bir şeyleri zamanında önlemektir. Biz buna önleyici hekimlik diyoruz. Hasta olmadan önce önerilerde bulunacağız, zayıfla ya da terli su içme gibi. Biz bunları bankalarımıza yapıyoruz bence bu gibi otoritelerin asıl rolü bu olmalıdır. İnşallah bundan sonra da rolümüzü devam ettirmeye çalışacağız. Amacımız sistemi olabildiğince korunaklı düzeyde tutmaktır.'' milliyet
__________________ ![]() ![]() ![]() ŞAFAK/346![]() ...''Ölümüne Sevmek için Ölümüne Sevilmek gerekir.''...![]() !!...Ismarlama Aşklara Tahammülüm yok Artık!Ya Beni Adam Gibi Sev Ya da Çek Gitt...!!! ![]() | |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Şeffaf jantlar | LAFAKOZ | Motorsiklet | 1 | 07-16-2008 14:14 |
| Polat Bilgin-Polat Bilgin kimdir?Polat Bilgin hakkında | XxCANISIxX | Yol Arkadasim | 0 | 05-30-2008 20:24 |
| Şeffaf Oda'da buluştular | XxCANISIxX | Magazin Haberleri | 0 | 03-21-2008 16:07 |
| Adım ''Sen'' Oldukça,Adını ''Ben'' Sanardım | yaremce | Hikayeler & Öyküler/Masallar | 1 | 12-23-2007 10:25 |
| BDDK’dan bankalara borç uyarısı | deliqanli | Ekonomi | 0 | 04-11-2007 17:36 |
Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız