![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Bloglar | Fan Kulüpler | Etiketler | Albümler | SSS | Arama | Bugünkü Mesajlar | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| Eğitim Öğretim Bölümü Egitim Ogretim genel kültür, Egitim Ögretim Bölümü, Eğitim Öğretim, Bilimler, Bilelim Öğrenelim, Baktabul Bilim Forumları, Bilim üzerine forumlar |
![]() |
| | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| | #1 | |
| Paylaşimci Üye ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik Tarihi: Apr 2008 Bulunduğu Yer: ...Uçurum Kenarı...Bir Kez Daha Kırılırsa Kalbim, DÜŞERİM...!!
Mesajlar: 955 Teşekkür Etme: 1112 530 Mesajina 1440 Defa Tesekkur edildi Tecrübe Puanı: 7 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Günümüzün moda şikayeti bu. Ama unutmamak lazım "hayatta her şeyin bir sebebi var". Netler artmıyorsa onun da bir sebebi vardır elbet. Sınav yaklaşırken öğrenciler açısından deneme sınavlarının önemi bir kat daha artmaktadır. Konu çalışmasını bitiren ya da bitirmek üzere olan bir öğrenci için kendi başarısını görmek, eksikliklerini, hatalarını ortaya çıkarıp bunları gidermek adına deneme sınavları birer işaret taşları gibidirler. Öğrenciler deneme sınavlarındaki durumlarına göre çalışma şeklini, saatini, çözeceği soru tiplerini, kısaca çalışma stratejisini yeniden düzenlemektedir. O kadar çok çalışmama rağmen puanlarımda artış olmuyor; neden? Bu durum çoğu öğrencide karşımıza çıkıyor. Puan durumundaki artış hızı, ÖSS ve OKS’ye yakın, bir miktar düşüyor. Bunun temel nedeni sınav yaklaştıkça konu eksiğinden kaçırılan soru sayısının azalmasıdır. Sene başı itibariyle konu eksiğiniz çok olduğu ve çalışma maratonunun henüz başında olduğunuz için yaptığınız çalışmanın karşılığını gözle görülür bir şekilde fark edebiliyordunuz. Şimdi ise konu eksiğiniz azaldığından, konu çalışarak puanınıza ekleyeceğiniz katkı azaldı. Tabii bu durum, puanınızda hiç artış olmayacak anlamına gelmiyor. Bir diğer faktör de ne tür deneme sınavlarının, ne şekilde çözüleceği ve her çözümün ardından ne yapılacağıyla ilgili. Deneme sınavları hangi ortamlarda ve ne şekilde çözülmeli? Denemeler gelişigüzel ortamlarda, herhangi bir süre konmadan yapıldığında tam bir prova niteliği taşımaz. Elden geldiği kadar sınav ortamına benzer atmosferlerde, benzer sınıf ortamlarında, grup içerisinde ve süreli olarak deneme sınavı uygulaması yapmaya gayret edin. Her deneme sınavını böyle bir ortamda çözme imkanınız olmayabilir, ancak en azından sınava yakın dönemde yapacağınız deneme sınavlarında yukarıda belirttiğim noktalara dikkat etmeniz, ÖSS ve OKS’ye yabancılık çekmemeniz için önemli bir faktör olacaktır. Sınav yaptığınız ortamın gürültü açısından steril olmasını beklemeyin; çünkü sınavlara gireceğiniz yer ideal bir ortam olmayabilir. Her koşulda sınava girebilecek şekilde kendinizi hazırlayın. Sınava yakın zamanda çözdüğünüz denemelerde, testleri çözüm sıranızı netleştirmeniz gerekir. Özellikle çözüm sırası ÖSS’ye giren öğrenciler için oldukça önemlidir. Öncelikle toplam puanınıza en fazla katkıyı getirecek olan testlerin çözümüyle sınava giriş yapmanız herhangi bir aksi duruma karşı alacağınız önemli bir tedbirdir (Sınavı süresinde yetiştirememe durumu gibi). Bunun yanında en başarılı olduğunuz branşların sorularının çözümüne de öncelik verin. Çünkü sınavın ilk anlarında motivasyonunuz en üst düzeyde olmalıdır. Çok zorluk çekmeden çözüm yapabileceğiniz branşlar sizin moral düzeyinizi yüksek tutacaktır. Ne tür deneme sınavları çözülmeli? Piyasada niteliksiz, ÖSS ve OKS’de gelen soruların zorluk düzeyiyle paralellik göstermeyen bir çok deneme sınavı kitabı ya da fasikülü bulunuyor. Özellikle bu dönemde gazeteler de deneme sınavı veriyor. Çözdüğünüz her deneme sınavı sizin için ölçücü olmayabilir. O nedenle piyasada güvenilirliği olan yayınlardan yararlanmalısınız. Deneme sınavlarını seçerken nitelikli denemeleri tercih edin. Çünkü kalitesiz ya da zorluk düzeyi yüksek olan sınavlar hem ölçücülükten uzak olacaktır hem de alacağınız kötü sonuçlar moralinizi bozacaktır. Bu tür deneme sınavları öğrenci için vakit kaybına da neden olmaktadır. Deneme sınavı sonuçları nasıl değerlendirilmeli? Öğrencilerin yaptığı en temel yanlışlardan biri deneme sınavını çözdükten sonra net ve puan hesabını yapıp deneme fasikülünü bir kenara atmaktır. Deneme sınavı çözmenin nedenlerinden biri tabii ki puan ve net durumunu görmektir, ancak bir diğer neden de hangi derslerin hangi konularında, ne tip sorularda ne tür hatalar yapıldığını belirlemektir. O nedenle deneme sınavı yaptıktan sonra belli bir süreyi, çözdüğünüz denemenin analizine ayırmalı, eksik olduğunuz konuları tespit etmelisiniz. Belirlenen hataları giderici konu takviyesi yapın ve bol soru çözün. Örneğin öğleye kadar deneme sınavı yaptıysanız, öğleden sonra bu analizi yapıp gerekli olan çalışmayı yapın. Eğer böyle bir gayret içerisine girmezseniz, belli bir süre sonra aynı deneme sınavını çözdüğünüzde yine benzer hataları tekrarlamanız sürpriz olmayacaktır. Bunun yanında dikkatsizliğe neden olan faktörleri bulup ortaya çıkarmalı ve gerekli önlemleri almalısınız. Her deneme sınavının son 15-20 dakikasını, yaptığınız soruların kontrolüne ayırmaya gayret edin. Böyle bir uygulamayla, dikkatsizlikten yaptığınız yanlışları fark etme şansınız olur. alıntıdır
__________________ Yanlış Bir Kapı Çalmışım Dostlarım Ardına Kadar Yanlış...!! İşte böyle sevgili.. Biz artık seninle Haritada iki küçük su lekesi.. Hiçbir nehir kavuşturamaz bizi....!!!!! | |
| | |
| | #2 |
| Paylaşimci Üye ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik Tarihi: Apr 2008 Bulunduğu Yer: ...Uçurum Kenarı...Bir Kez Daha Kırılırsa Kalbim, DÜŞERİM...!!
Mesajlar: 955 Teşekkür Etme: 1112 530 Mesajina 1440 Defa Tesekkur edildi Tecrübe Puanı: 7 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Birkaç denemeden başarısız sonuçlar alabiliriz. Okulda bir iki dersimizden zayıf notlar da almış olabiliriz. Bunlar bizi yıldırmamalı. Hemen olumlu sonuç beklemek yanlış, biz üzerimize düşeni yapmalıyız. Sonuç sonradan gelecektir. Biz bilelim ki çalışanlar başarıya ulaşır. Bunun için biz ne yapmamız gerekiyorsa onu en iyi şekilde yapmaya çalışalım ve sabırlı olalım. Göreceksiniz ki başarı bir yerlerde karşınıza çıkacak. Şunu bilmeliyiz ki çalışmalardan hemen sonuç alma beklentisi kişide ders çalışma isteğini de ortadan kaldırır. Çünkü beklenen başarı hemen ortaya çıkmamaktadır. Öğrenci de “Demek ki olmuyor!” der ve çalışmayı bırakabilir... Başarıya hemen ulaşma beklentisi kişiye çok zarar verir yani. Başarı gelmeyince, ki hiçbir başarı hemen gelmez, yapılan çalışmalar yavaşlatılmaktadır. Tabii başarı öyle hemen kısa sürede gelmeyince çalışmalarından hemen sonuç alma beklentisinde olan kişi bıkkınlık yaşar, yılgınlık gösterir ve işleri ağırdan almaya başlar. Bir Rus atasözü şöyledir: “Acele hareket yalnız sinek avlamaya yarar.” Philip Guedalla: “Çabuk sonuç bulanlar sonuçları nadiren bulurlar.” diyor. Bu sorunun çözümü için yapılacak ilk iş, çalışmalar sonucunda ulaşılacak idealleri hatırlamak ve ders çalışmayı arzu edecek hâle gelmektir. İstenmeyen bir işi yapmak çok zordur. Öyleyse yapacağımız işi önce sevmeli sonra da istemeliyiz. Daha sonra da hemen uygulamalıyız. Bunu yaparken de belirlenen sürenin sonuna kadar sabretmeliyiz. Yapmamız gerekenleri yapmalı ve beklemeliyiz... Çünkü sabır her başarının ilk şartıdır. Çalışmaların sonucunu hemen beklemek yanlıştır. Her şeyin bir zamanı vardır. O zamana dek sabır gerekir. Benjamin Disraeli: “Beklemeyi bilen insan her şeyi elde edebilir.” diyor. Bu konu bizim güzel bir atasözümüz vardır: “Tekkeyi bekleyen çorbayı içer.” Bu atasözü sabır gösterip de sonunda başarıya ulaşan kişiler için söylenir. İstanbul 700 yılda fethedildi. Evet, Fatih Sultan Mehmet 21 yaşında çok genç bir komutan iken İstanbul’u fethetmiştir. Ancak Fatih bu sonuca ulaşmadan önce uzun bir hazırlık dönemi geçirmiştir. Yıllarca süren ve dünya kalitesinde hatta üstünde olan bir eğitim almış, birkaç dil öğrenmiş, daha önce yazılmış Yunan klasiklerinin bir çoğunu okumuş, devrinin en iyi hocalarından ders almış, kendinden önceki büyük komutanların deneyimlerini okumuş, gözlemlemiş sonuçta da bir çağı kapatıp yeni bir çağ açmış. Gerekli hazırlıkları yılmadan, bıkmadan, azimle, eksiksiz olarak yapmalısınız. Bunları yaparken de sabretmelisiniz ki sonuca ulaşabilesiniz. Bazı öğrencilerse ders çalışmaya aşkla şevkle başlarlar; ancak kısa bir süre sonra bu aşk ve şevkleri biter. Plânlarını dolayısıyla da ders çalışmayı aksatmaya başlarlar. Bunun en önemli nedeni sabırsızlıktır. Sabırsızlığa motivasyon eksikliği, hemen sonuç alma beklentisi, hedefin uzak olması veya unutulması neden olabilir. Kişi bu sorunu aşmak için hedefini düşünmeli, itici güç olarak kullanmalıdır. Yine de en önemli iş, hedefi sürekli olarak hatırda tutup hemen sonuç alma beklentisine girmemektir. Bunu yaparken, yapılan en küçük çalışmanın bile boşa gitmeyeceği, her çalışmanın kişiyi hayalleri süsleyen hedefe biraz daha ayaklaştıracağı unutulmamalıdır. Çünkü başarının şifresi istikrardır. İstikrarlı bir çalışmayla hedeflere ulaşılır. Suyun mermeri delmesi gücünden değil sürekliliğindendir. Kişi bir amaca ulaşmak istiyorsa önce ulaşmayı düşündüğü amaca kilitlenmeli, sonra da o amaca ulaşmak için sonuna kadar mücadele etmelidir. İnsan bir işe başladı mı hemen sonuç almayı beklememelidir. Bazı hedeflere ulaşmak zaman ister. Gereken süreç kararlılıkla çalışarak değerlendirilirse sonuçta başarı gelecektir. Bu yapılırken de yaşanılan zorluklar kişiyi hedefinden yıldırmamalıdır. Yapılan bir çalışmayla sonuç alınamayabilir; ama o çalışma sonucun alınmasında etkilidir ve önemli bir paya sahiptir. Kişinin yaptığı çalışmaların hiçbiri boşa gitmez. Bunu merdiven örneğiyle söyleyecek olursak: Diyelim ki ulaşılacak hedef onuncu basamakta. Siz de dokuz basamak çıkmışsınız. Ancak daha hedefe ulaşamamışsınızdır. Şimdi böyle bir durumdayken, çıktığınız o dokuz basamağın hedefe ulaşmada hiç etkisi ve faydası olmadığını söyleyebilir misiniz? Bir adım daha çıkarsanız daha önce çıktığınız dokuz basamaktan dolayı hedefe ulaşırsınız. Başarıya ulaşmak istiyorsanız zorluklardan kaçmamalı, istikrarlı bir şekilde çalışmalarınıza devam etmelisiniz. Çünkü mermeri delen suyun sürekli olarak onun üstüne düşmesidir. Başarıya ulaşmak isteyenler, şifre: İstikrar... Eğer kişi çalışmaya başladığında hâlâ sıkılıyor, plânı uygulamaktan çok çabuk vazgeçiyorsa sabır gücünü doğru kullanamıyor demektir. Çünkü kişideki sabır gücü, kişinin önüne çıkacak tüm engelleri aşabilecek yeterliliktedir. İnsandaki sabır gücü, karşısına çıkan bütün zorlukları aşmaya yeterlidir. Önemli olan bu gücün dağıtılmadan, verimli bir şekilde kullanılmasıdır. Geçmiş günlerdeki çalışmaların sıkıntılarını, yaşanan zorlukları, çekilen çileleri düşünmek kişinin karşısındaki engelleri aşabilmesi için gerekli olan sabır gücünü zayıflatır. Hele hele daha yaşanmamış günlerde karşısına çıkabilecek sorunları, dertleri, çileleri, zorlukları bugünden düşünmek, kişinin zorluklara dayanma gücünü yani sabır kuvvetini daha da bir sarsar. Kişinin, “Ben ne zorluklar yaşadım, ne çileler çektim, ne sıkıntılı günlerdi onlar...” şeklindeki bir yaklaşımı, kişide bulunan sabır kuvvetinin bir kısmının hiç gereksiz yere yaşanmış günlere yani geçmişe gönderilmesine neden olur. Bu, karşısında düşman olmadığı hâlde merkezdeki ordunun bir kısmını sola gönderen komutanın durumuna benzer. Ayrıca, yaşanmadığı hâlde “Bu sıkıntılar böyle daha ne kadar sürecek, benim çilem bitmeyecek mi?” şeklindeki bir yaklaşım ise yine gereksiz yere daha yaşanmamış zorlukları bugüne getirmeye sebep olacağından kişideki sabır kuvvetini azaltır. Bu durum da kişinin zorluklara dayanma gücü olup yaşanan an için gerekli ve de yeterli olan sabır kuvvetini iyice zayıflatır. Böyle davranan kişi, karşısındaki güç çok zayıf olmasına rağmen merkezdeki önemli bir gücü sağa sevk eden komutana benzer. Kişi sabır kuvvetinin bir kısmını geçmişe, bir kısmını da geleceğe gönderince şu an için gerekli olan kuvvet oldukça zayıflamış olur. Merkezi zayıflatan komutanın ülkesinin işgal edilmesi gibi, sabır kuvvetini böyle gereksiz şekilde dağıtan kişi, zorluklar karşısında yenilir ve hayatta başarısız olur. Oysa kişi, “Geçmiş zaten yaşanmış, bitmiş; geçmişte yaşanılan zorlukları düşünmenin ne faydası var? Gelecek ise daha gelmemiş. Gelmemiş geleceğin sıkıntılarını şimdi yaşamanın ne yararı var? En iyisi bütün sabır kuvvetimi şu an karşılaşacağım zorlukları aşmak için kullanayım...” demelidir. Böyle davranarak merkezi güçlü tutanlar, hayatlarında hep başarılı olurlar. İnsanın sabır kuvvetiyle aşamayacağı zorluk yoktur. Yeter ki sabır gücünüzü yerinde ve tam olarak kullanabilin. alıntıdır
__________________ Yanlış Bir Kapı Çalmışım Dostlarım Ardına Kadar Yanlış...!! İşte böyle sevgili.. Biz artık seninle Haritada iki küçük su lekesi.. Hiçbir nehir kavuşturamaz bizi....!!!!! |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| en çok izlenen diziler aynı saatte aynı anda ekrana gelse hangisini izlersiniz? | XxCANISIxX | Anketler | 16 | 07-26-2008 11:37 |
| Hep Aynı Aşk Şarkı Sözü-Gökhan Kırdar(Hep Aynı Aşk) | cindy | Türkçe Şarkı Sözleri | 0 | 07-12-2008 01:49 |
| Bir çift kirazız ikimiz aynı dal, aynı salkımda | yaremce | Ask Ve Sevgi | 2 | 02-20-2008 12:38 |
| Neden İki Farklı Yıldız Aynı Zamanda Aynı Yerde Patladı | yaremce | Astronomi (Gökbilimi) | 0 | 02-15-2008 08:44 |
| Baktabul.Com'da Nasıl Çalışıyorum.. Görün İşte.. ! | deliqanli | Komik Resimler | 16 | 09-03-2007 23:38 |
Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız