Bir Damladan Bin Damlaya Akıp Gidiş | Dün geçtim kabuslarla dolu bir sokaktan,adı hayattı...Boş bir levha gibiydi hafızam,çünkü insanlar kendi elleriyle siliyorlardı kendilerini oradan...Yine de unutmak istemedim hiç, pembe bulutlarla kaplı düşlerimi...Ellerimdeydi zaman, ne çare ki vakit geçti; ben hiç çocuk olamadan...
Titrek bir mum ışığında çizdim bir gençliğin portresini. Yanılsamalarla dolu zorlu bir hayat oyununu...Bir yanımda kimselere diyemediğim sırlarım vardı, bir yanımdaysa yıllara esir ettiğim bedenim...Düşündüm ben neyim? Ben neden dünyadayım? Tarihi, coğrafyayı, tüm felsefeyi araştırdım... Her ne kadar etrafımda savaşlar, hayali yaşamlar, terkedilmiş bir gelecek de olsa ben buldum yanıtını; "insanım"...Ne demekti insan olmak, bir kalbinin olması ve eşsiz sınırları olmayan bir beyne sahip olmak? Bildiğim ya da bildiğimi sandığım o kadar çok şey vardı ki; elde ettiğim çoğu bulgular beni bile hayretler içinde bırakıyordu,bu konuda. Bir gün bir aynada kendimle yüzyüze gelene kadar her şey normaldi...O an kendime bir "merhaba" dedim. Bu kez kusurları, hataları, iyiliği ve dürüstlüğü bir de kendi gözlerimle gördüm. Bir çok dostum vardı, arkadaşlarım sürekli arayıp soruyorlardı. Ama işin ilginç tarafı ben yalnızdım. Hayatın ne dostluklardan, ne duygudan, ne de hayallerden ibaret olduğunu anladım. Kaçırdım yavaşça gözlerimi kendi üzerimden. Çünkü, kendimde koca dünyayı görüyordum. Sınırlar aşılıyordu, bir biri ardına, dünyada. Ben de yeni çıkarlar peşinde sınırlar aşıyordum düşüncelerimle. Kin ve nefret peşinde koşuyordu dünya, bende planlar yapıyordum sevmediklerimin ayağını nasıl kaydırabilirim diye. Yapayalnız kaderine terkedilmişti dünya, ben de bana verilen kaderi yaşıyordum o saatlerde. Kısacası;dünya demek ben demekti. Ve bir umut yeşerdi içimde, birden bire.
Bir insan olarak farkettim ki; dünyayı nasıl düzeltebiliriz diye düşünüyoruz, tüm insanlık olarak. Madem bunun için uğraşıyoruz, dünyayı boş vermeye karar verdim. Nihayetinde insan demek dünya demekti. O halde bu konuda ilk olarak kendimden başladım işe. Bir düşünsenize herkes dünyayı değiştirmek isteğini bırakıp, kendini değiştirmekle başlasa işe zaten dünya değişmez mi? İşte o günden bugüne dünyadan bana ne...Ben kendimden sorumluyum ve herkes de kendinden sorumlu. Bir gün herkes bunun bilincine varacaktı. Cebime koyduğum ve orada sakladığım umut buna dairdi...
Alıntıdır |