GERİLİMİN KİMSEYE FAYDASI YOK
28 Mart 2008 09:11
Türkiye'de demokrasi, bir kez daha Anayasa Mahkemesi'nin vereceği karara kilitlendi. Mahkemenin önünde iki önemli dosya var; biri üniversitelerdeki başörtüsü yasağını kaldıran düzenlemenin iptal talebi, diğeri AK Parti hakkındaki kapatma davası.
Dün Anayasa Mahkemesi'nden önemli uyarılar geldi. Toplumu germenin, tansiyonu yükseltmenin hiç kimseye yarar sağlamayacağını vurgulayan Başkan Haşim Kılıç, "Birlikte yaşamanın sorumluluğunu ve gerekliliğini mutlaka yerine getirmek zorundayız. Bu işin aktörleri sorumluluklarını yeniden, bir kez daha gözden geçirmelidir." dedi. Makamında basın toplantısı düzenleyen Kılıç, kapatma davası hakkında da bilgi verdi. Pazartesi günü konuyu görüşmeye başlayacaklarını söyleyen Kılıç, "Dava sürerken partilerin kapatılmasını zorlaştıran bir anayasa değişikliği yapılabilir mi?'' sorusuna şu karşılığı verdi: "Meclis tabii ki bazı düzenlemeleri yapabilir; ama yaptığı yasal düzenlemenin niteliği çok önemli. Bu davayı ne kadar etkiliyor, ne kadar etkilemiyor onu bilemiyorum."
Muhalefete, iktidara, bireylere ve kurumlara önemli görevler düştüğünün altını çizen Haşim Kılıç, gerilimin hem olayların aktörlerini hem de kurumları yıprattığına dikkat çekti. Kılıç, kapatma davası hakkında da bilgi verdi. İncelemeyi yapmakla görevlendirilen raportörün raporunu en geç bugün bitireceğini, iddianamenin kabulü ya da reddiyle ilgili ön incelemesinin pazartesi günü yapılacağını söyledi. Kılıç, "Raporu bitirirse cumartesi ve pazar günü bizim için çalışma fırsatıdır. Pazartesi günü için herhangi bir sıkıntı olmazsa konuyu görüşmeye başlarız." dedi.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç, makamında düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını cevapladı. Kılıç, Türkiye'de kurumlar çalıştığı sürece hiç kimsenin endişeye, korkuya ve vehme kapılmasına gerek olmadığını ifade etti. Kurumların hiçbir engele takılmadan görevlerini yerine getirdiğini kaydeden Kılıç, Anayasa Mahkemesi'nin de sorumluluk bilinciyle görevini yaptığını belirtti. Son zamanlarda Türkiye'de barıştan hızla uzaklaşma gibi bir sürecin yaşandığını söyleyen Kılıç, toplumdaki gerilimin düşürülmesi gerektiğini vurguladı. Anayasa Mahkemesi'nin bu süreçte üzerine düşen görev ve sorumluluğu en kısa sürede ve en duyarlı şekilde yerine getireceğini dile getirdi. Kılıç, bir gazetecinin, AK Parti hakkındaki kapatma davasının ardından "hükümetle yargı arasında bir uçurum varmış gibi bir ortam oluşturulduğunu'' söylemesi üzerine, "Bu gerilimin aktörleri bellidir. Ama bu olayların bize kadar intikal etmiş olması nedeniyle bu konu üzerinde çok fazla yorum yapmanın doğru olmayacağı kanısındayım.'' şeklinde konuştu. Kılıç, "Tartışmaların odağında genellikle Anayasa Mahkemesi oluyor, bunu nasıl değerlendireceksiniz?" sorusu üzerine, Türkiye'de her şeyde kavga başladıktan sonra çözüm üretilmeye çalışıldığına işaret etti. Kılıç, şöyle devam etti: "Keşke mümkün olsa da kavga başlamadan sorunlarımızı barış ortamı içerisinde, güven ortamı içerisinde konuşabilsek, tartışabilsek. Kavga ortamı hem kurumları hem de olayların aktörlerini yıpratıyor. Türkiye bu olayların da üstesinden gelecektir. Kurumlarımız çalışıyor. Çalıştığı sürece ben çok fazla endişe etmiyorum. Hukuk devletinin gereği olan çerçeve içinde bu sorunların çözülmesi gerekiyor ve böylece çözülecek. Türkiye bunları aşacaktır.''
Kılıç'a Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'na yönelik eleştiriler de hatırlatıldı. Kılıç, Başsavcı Yalçınkaya'nın şu anda kamu adına Anayasa Mahkemesi önünde taraf olduğuna dikkat çekti. Bu nedenle değerlendirme yapmasının doğru olmayacağını söyledi. Başsavcının kişiliğine yönelik eleştiriler yapılıp yapılmadığı yönündeki soruya ise devleti yöneten herkesin şahsına, kişiliğine yönelik eleştirilerin hukuk çerçevesinde olması gerektiğini vurguladı. AK Parti iddianamesinin reddi tartışmalarına da temas eden Kılıç, Ceza Muhakemeleri Kanunu'nda "iddianamenin reddi gibi bir durumun'' oluştuğunu ifade etti. Kılıç, iddianameye ek olarak 17 klasörün raportör tarafından incelendiğini, bu nedenle raporun hazırlanmasının uzadığını anlattı.
Partilerin kapatılmasını zorlaştıran anayasa değişikliğinin kapatma davalarını nasıl etkileyeceğinin sorulması üzerine Kılıç, çalışmalar TBMM'den geçip sonuçlanana kadar bir şey söylemenin şık olmayacağını savundu. Kılıç, "Böyle bir düzenleme dava sürecinde yapılabilir mi?'' sorusuna ise şu karşılığı verdi: "Meclis tabii ki bazı düzenlemeleri yapabilir ama yaptığı yasal düzenlemenin niteliği çok önemli. Bu davayı ne kadar etkiliyor, ne kadar etkilemiyor onu bilemiyorum."
zaman