![]() |
|
|||||||
| Dünyadan Haberler Türkiye Ve Dünya gündemindeki haberler, dünyadan haberler, dünya haberleri, son dakika haberler |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 (permalink) |
|
Ç.a.t.L.a.K ' IM..
![]() |
ABD'nin seçimi ve Afrika'nın kaderi
26 Şubat 2008 07:19 ![]() ABD Başkanı George W. Bush'un bu çerçevede 5 Afrika ülkesine yaptığı ziyaret üzerine dünya medyasında popüler haber yazıları dışında bir analize rastlayamamak ise oldukça şaşırtıcı. Her hareketi Türkiye'de haber olan Bush'un, bu ziyaretine Türk basında yer verilmemesi de ayrı bir nokta. Oysa son bir yıldır ABD, Avrupa Komutanlığı, Merkez Komutanlığı ve Pasifik Komutanlığı arasında üçe böldüğü Afrika'yı tek bir komutanlık altında toplayabilmek için radikal yapısal değişikliklere gidiyor. Bush'un Çarşamba günü yaptığı açıklamada, ülkesinin "Afrika'da üs aramadığını" söylemesi ise kaygıların ne kadar arttığını, Bush'un çabalarının ise kaygıları yatıştırmaya yetmediğini gösteriyor.. AFRİKA KOMUTANLIĞI GELİYOR Afrika komutanlığı (AFRICOM) Pentagon içinde 2. Dünya Savaşı'ndan beri yapılan en büyük değişikliklerden biri olmasına rağmen ne Türkiye'de ne de dünyada yeterince dikkat çekmiyorö hakkıyla değerlendirilmiyor. Africom'un hukuki ve yapısal ayağı Washington'da sonuçlandırılmak üzere. Geçen yıl Senato'da oylanan kuruluş amaçları ve bildirgesiyle Africom bölgedeki dengeleri değiştirecek, taşları yerinden oynatacak müdahalelerde bulunmaya hazırlanıyor. Bunu gören Nijerya, Libya ve Güney Afrika gibi bölge ülkeleri Africom'a karşı olduklarını açıklarken, halen Almanya'da bulunan geçici Africom karargahını kıtaya taşımak isteyen Bush ciddi bir dirençle karşı karşıya. Hali hazırda Cibuti'deki 1700 askerlik varlığı ile Sudan'dan başlayıp, Liberya, Tanzanya, Kenya, Etiyopya ve Somali üzerinde etkili olan Amerikan varlığının tüm Afrika'yı hizaya getirmeye çalıştığı konuşuluyor. Elbette dikkat çekici bir noktada Africom'un dışında bırakılan tek Afrika ülkesinin Mısır olması. AMAÇ AFRİCOM'A ZEMİN HAZIRLAMAK Afrika'yı tek bir çatı altından yönetmeyi hedefleyen Bush yönetimi bir süredir çeşitli Afrika ülkelerinden üs talep ediyordu. Bu talebi reddedden Fas'tan sonra, hiçbir Afrika ülkesi, saldırılara hedef olabileceği korkusuyla üs vermeye yanaşmıyordu. ABD ise Africom'un merkezini en az iki ülkeye yaymaya çalışıyor. Şimdi ise gerek Sudan'daki hareketlilik, gerek Çad'daki hükümet karşıtı gelişmeler, gerek Somali ve Orta Afrika'daki problemler, gerek enerji devi Nijerya'daki farklı din mensupları arasındaki gergin durum Bush yönetimini hızlı hareket etmeye zorluyor. Afrika ülkelerinden istediği desteği bulmayan Bush yönetimi işe öncelikle kamu diplomasisinden başladı. Bu gezinin amacı da kamu diplomasisiyle kaygıları bertaraf etmeye ve muhtemel taleplere zemin hazırlamaya yönelik. ABD'nin öncelikle imajını düzeltecek tedbirleri almaya çalıştığından Afrika'nın yumuşak karnı sağlık ve fakirlik konularını öne çıkarıyor. Oysa asıl mesele güvenlik. Güvenlik açısından Afrika'nın ABD için üç önemli yönü var: 1. ABD'nin toplam petrol ihtiyacının yüzde 20'sini karşıladığı Nijerya ve petrol zengini Sudan başta olmak üzere bölge ülkelerindeki enerji kaynaklarının güvenliğini sağlamak, 2. Çin'in, başta Sudan olmak üzere Afrika'da devasa yatırımlara girişmesi, bakır, demir, elmas, altın madenlerinin işletmelerine ortak olması, geçen yıl bölgeye gelen Çin Devlet Başkanı Hu Jintao'nun aralarında Şeyseller, Namibya, Zambiya gibi ülkelerinde olduğu 8 ülkede anlaşmalar imzalaması ABD'yi tedirgin ediyor. Dolayısıyla bir başka sebep de Çin'le rekabet ve market güvenliği, 3. Venezüella'nın kontrol dışına çıkmasıyla enerji portföyü daralan ABD'nin, Ortadoğu'ya alternatif enerji kaynaklarının kontrolü açısından hem enerji hem ABD'nin ulusal güvenliği. TANZANYA'YA ÖZEL ÖNEM Bush'un halen devam eden gezisi 5 ülkeyi kapsıyor: Tanzanya, Gana, Liberya, Ruanda ve Benin. Bu ülkelerden şu ana kadar üs vermeyi kabul eden tek ülke ise uzun bir süredir iç savaşlardan ve ABD müdahalelerinden bitap düşmüş Liberya oldu. Bush yönetimi de "üs istesek Liberya en iyi alternatif" diyerek ziyaretin insani amaçlı olduğunu savunuyor. Ancak Bush bölgeye ciddi bir bütçeyle gitti. USAID'in ABD Devleti ile ilişkisi ve güvenlik amaçlı kullanımı iyice ayyuka çıktığı için alternatif olarak kurulan Millenium Challenge Corporation adlı devlet ajansı üzerinden ABD'nin bölgeye yapacağı yardım miktarı16 ülke için toplam 5.5 milyar doları buluyor. ABD, bu yardımların bölge ülkelerinin fakirlikten kurtulması ve yolsuzlukla mücadele için harcanacağını iddia etse de ikna edici olamıyor. Bu yardım paketinden aslan payını alan Tanzanya'ya 698 milyon dolarlık fon ayrıldı. Yardımın yol yapımı, elektirik ve su şebekesinin geliştirilmesinde kullanılmasını öngören protokol iki ülke devlet başkanları tarafından imzalandı. Yardımlardan en büyük payı alan Tanzanya'nın Müslüman Devlet Başkanı Jakaya Kikwete'nin Afrika'da yükselen güç olması ve Afrika Birliği'nin gelecek dönem başkanlığını yapacak olması rastlantı ise değil. AİDS'LE MÜCADELE MİSYONERLERE HAVALE EDİLDİ Bush'un getirdiği bir başka yardım paketi de, yine Bush tarafından kurulan ve 2003-2008 arasında 15 milyar dolarlık bir bütçe ile faaliyet gösteren PEPFAR (AİDS'le Mücadelede Başkan'ın Acil Yardım Planı) adlı kuruluş tarafından organize ediliyor. Ocak sonunda PEPFAR'ın bütçesinin önümüzdeki 5 yıl için 30 milyar dolara yükseltilmesini isteyen Bush, Kongre'de aradığı desteği bulamamıştı. Kongre'nin bütçeye itirazı ise en başta Bush'un bölgede AİDS'e karşı yaptığı yardımların büyük oranda misyoner-dini gruplar eliyle dağıtılmasıydı. 2006 yılında AİDS'le mücadele için harcanan 3.3 milyar doların yüzde 83'ü 1500 ayrı dini gruba paylaştırıldı.Elbette burada da en büyük payı Bush'a yakın misyoner kiliseleri aldı. Dünya Sağlık Örgütü'nün raporuna göre ise bölge ülkelerine yapılan AİDS'le mücadele yardımlarının yüzde 30 ila yüzde 70'i dini gruplar aracılığıyla dağıtılıyor. Afrika'daki sağlık sektörü de böylece Amerikan misyoner grupları tarafından kontrol altına alınıyor. AFRICOM'LA SİL BAŞTAN Bush yönetimi bu gezinin AFRICOM'la ilgili olmadığını ısrarla yineliyor. AFRICOM yapılanmasına biraz daha yakından bakarsak Bush'un yatıştırma amaçlı sözlerinin neden ciddiye alınmadığını da yakinen görebiliriz. Bugüne kadar üç askeri komutanlık arasında bölünen Afrika'daki askeri operasyonların, büyük oranda Avrupa'dan idare edilmesinin asıl sebebi 60'lı yıllarda bağımsızlığını kazanan Afrika ülkelerinin kendilerini koruyamayacağına dair inançtı. Bu yapıdaki ilk çatlak İran Devrimi'nden sonra, Ortadoğu'ya müdahaleyi amaçlayan Merkez Komutanlığı'nın kurulmasıyla oluştu. Doğu Afrika'daki Kenya, Cibuti, Somali, Sudan, Mısır ve Etiyopya Merkez Komutanlığı'nın görev alanına kaydırılırken, Hint Okyanusu kıyısındaki Madagaskar, Şeysel adaları ve Mauritus ise Pasifik Komutanlığı'na bağlandı. Geri kalan ülkeler ise Avrupa Komutanlığı'na bağlıydı. Şimdi yapılmak istenen tüm bu ülkelerin tek bir merkezden kontrol edilmesi. ASKERİ ÖRGÜTLENMEYİ AŞIYOR Ancak AFRICOM salt askeri bir örgütlenme olmanın çok ötesine gidecek sonuçlar doğuracak. Bölgedeki kontrolü ele alacak olan Pentagon aynı zamanda devlete bağlı insani yardım faaliyetlerini organize eden USAİD başta olmak üzere bütün devlet kurumlarını tek çatı altında toplayacak. Bu kurumlar arasında Hazine Bakanlığı, Tarım Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, tüm hükümet ajansları, Peace Corps, üniversite faaliyetlerinigibi görünüşte sivil kurumların da olması asıl kaygı kaynağı. Böylece bölgede ABD'nin "insani faaliyet" adı altında geliştirdiği tüm hegemonik faaliyetler doğrudan asker kontrolüne girecek, bu faaliyetlerin sevk ve idaresi de güvenlik çıkarlarına doğrudan eklemlenmiş olarak faaliyet gösterecek. Daha da ötesi bu tür faaliyetlerin başlaması, ABD'nin petrol sahaları kurmasıyla birlikte bu tür yatırımları korumak üzere, Irak'ta Ebu Garip skandalı başta olmak üzere işkence ve seri cinayetlerle ünlenmiş paralı asker şirketleri Dyncorp, Blackwater, Lockheed Martin gibi paramiliter yapılanmaları da bölgeye getirecek. Bu tür örgütlerin CIA'in gizli cezaevlerini de yöneten kuruluşlar olduğu gözönüne alınırsa Afrika'nın topyekün yeni bir gizli savaş alanı haline dönüşeceğini söylemek abartmak olmaz. Zira bunun ilk örnekleri Somali'de sergilendi, Sudan'da ise sahneye konulmaya çalışılıyor, Kenya'da ise uygulanıyor (Bush'a paralel olarak Dışişleri Bakanı Condolezza Rice'ın Kenya'da temaslarda bulunduğunu da kaydetmek gerekir). BUSH'UN AFRİKA VELİAHTI OBAMA MI OLACAK? Tam da bu yüzden Batı Afrika'da nisbi bir istikrarı sağlayan ender ülkelerden Gana'nın Devlet Başkanı John Kuofor'un Bush'a laf arasında "Bizden üs istemiyorsunuz değil mi?" diye sorması, Bush'un ise "Biz bu tür şeylere Teksas'ta deli saçması deriz" diyerek karşı çıkması üzerinde dikkatle durmak gerekir. Bu ifadeler, bu tedirginlik de gösteriyor ki Bush'un ziyaret programına aldığı müttefik ülkeler bile "insani yardımları" büyük bir kaygıyla izliyor. Bölge ülkeleri Çin-ABD arasındaki gizli savaşın kurbanı olmak istemiyor. Son olarak bir de ABD Başkanlık seçimlerine bu çerçevede bakmak faydalı olabilir. Tanzanya'da Bush'a Demokrat Parti'den başkanlık için aday olma mücadelesi veren Barack Obama hakkında soru sorulması, Obama'nın başkan adaylığı yarışında nasıl meşrulaştığı sorusuna da bir cevap niteliği taşıyordu. Bush konusunda gösterilmeyen heyecan ve sevgi seli Obama için sergileniyor, insanlar sokaklarda Obama posterleriyle dolaşıyordu. Hiç kimseden istediği sözü alamayan Bush'a karşı, gelecek dönem ABD Başkanı olabilen bir Barack Obama ile Africom'un Afrika'da nasıl daha kolay yayıldığına, nasıl yerleştiğine, nasıl olumlu tepkiler aldığına şahit olabiliriz. Africom'un Bush'un değil, ABD Devleti'nin projesi olduğunu görenler ise Obama konusundaki engellerin yavaştan ortadan kalkmasının Afrika'nın kaderiyle de ilişkili olduğunu görebilir. haber7
__________________
![]() ![]() Birak ellerimi Üç satir yazacagim Üç satirda sEn!... Birak gözlerimi Dört yana bakacagim Dört yanda sEn!... Birak yüregimi Bin kere sevecegim Bin kerede sEn!.. .... Çatlaklar kutsaldır; ışığı içeri sızdırırlar... |
|
|
|
| Mesajiniza Tesekkur Eden Uyeler: |
canbaharım (02-27-2008)
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
Contact- İletişim