![]() |
|
|||||||
| Dünyadan Haberler Türkiye Ve Dünya gündemindeki haberler, dünyadan haberler, dünya haberleri, son dakika haberler |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 (permalink) |
|
Paylaşimci Üye
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 1.201
Teşekkür Etme: 128 544 Mesajina 1.643 Defa Tesekkur edildi Tecrübe Puanı: 196
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Cuhuriyet'te çıkan yazıdan, Kalkınma Bankası iddiasına ve hakkında açılan tüm davalara ilişkin gazetecilerin sorularına cevap verdi.
Cumhurbaşkanı adayı, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Türkiye'de darbe tehlikesi görmediğini belirtti. Gül, Türkiye'nin en gizli evrakına kendisinin vakıf olduğunu, en gizli belgeleri kendisinin koruduğunu kaydederek, ''Dolayısıyla Türkiye'de bana güvenilmeyecekse güvenilecek insan sayısı kaçtır'' dedi. Abdullah Gül, TRT'de katıldığı programda gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Gül, ''Siz 28 Şubat'ı da yaşadınız, bu dönemi de yaşıyorsunuz. O süreçle bunun arasında bir paralellik kuruyor musunuz, yoksa apayrı mı?'' şeklindeki soruya ''Bulmuyorum doğrusu'' yanıtını verdi. Türkiye'de 73 milyon insanın yaşadığını belirten Gül, herkesin her yerde aykırı bazı şeyler, yanlışlar görebileceğini söyledi. Gül, ''Bu kadar büyük, bu kadar çoğulcu, özgürlüğün bu kadar geniş olduğu bir ülkede bazı yanlışlar da, aykırılıklar da olabilir. Tasvip etmeyeceğimiz, düzeltilmesi gerektiğine inandığımız olaylar da olabilir'' dedi. Bazı gazetelerde yer alan ''Trilyon Davası ve Kalkınma Bankası ile ilgili iddiaların ve sürecin'' hatırlatılması üzerine Gül, ''Ben kendi işimle gücümle meşgul olduğum için bunların çoğunun farkında bile değilim'' dedi. Gül, şunları kaydetti: ''Trilyon Davası ile ilgili olarak dokunulmazlığım bulunduğu için benimle ilgili yargılama söz konusu olmadı ama bunun dışında başka bir dava vardı ki bu paranın tahsil edilmesiyle ilgili o dava devam etti biliyorsunuz. Benden daha ileri durumda, partiden daha çok sorumlu olan insanlar, milletvekillikleri düştüğü için onların hepsi yargılandı. Hepsi beraat ettiler bu davadan. Ama Allah'ın yardımı mı diyeyim, ne diyeyim, benimle ilgili diğer dava benim cumhurbaşkanlığına adaylığımı koymamdan 4 gün önce yapıldı ve mahkeme kararını verdi. Bu meseleyle benim hiçbir ilgim olmadığını bu mahkeme kararına bağladı. Şöyle düşünüyorum, gerçekten Allah'ın çok büyük bir yardımı, eğer bu dava böyle sonuçlanmamış olsaydı neler söylenecekti.'' Gül, 2 sene önce TBMM'de dokunulmazlıklarla ilgili bir konuşma sırasında, kendisinin ilgili komisyona gittiğini ve ''Verin dosyamı, dokunulmazlığımı kaldırın'' dediğini anımsattı. Meclis Komisyonu'na böyle bir istemle giden başka bir bakan olduğunu bilmediğini söyleyen Gül, dokunulmazlık meselesi birçok kişiyi ilgilendirdiği için komisyonun prensip kararı aldığını ve kimsenin dokunulmazlığını kaldırmadığını kaydetti. -KALKINMA BANKASI DAVASI- Kalkınma Bankası olayını ''çok hazin bir olay'' olarak nitelendiren Gül, söz konusu kararın hukukun etki altına alındığı dönemlerde kararların nasıl çıktığına iyi bir örnek oluşturduğunu söyledi. Gül, o dönemde Devlet Bakanlığı yaptığını anımsatarak, yabancı heyetlerin bazen küçük hediyeler getirdiklerini, kendilerinin de o dönemde gelen heyetlere sembolik birer hediye vermek üzere bir porselen firmasından küçük tabaklar aldıklarını anlattı. Devlet bakanlıklarının bütçesi olmadığını, kendisine Kalkınma Bankasının bağlı olduğunu belirten Gül, harcamanın oradan karşılandığını dile getirdi. O dönemde Bakanlıkta geç saatlere kadar çalıştıklarını ve özel kalem müdürünün de kendisi eve gitmeden ayrılamadığını söyleyen Gül, Başbakanlık'ta yemek çıkmadığı için dışarıdan yemek getirildiğini anlattı. Gül, ''Bütün bunlar hep oradan karşılanmıştır. O fişlerin arkasına da lahmacun, döner, sandviç diye yazılmıştır ama bütün bunlar oradaki sekreterime, santralcime, oradaki özel kalemimdeki 3-4 kişiye'' dedi. Türk cumhuriyetlerinin büyükelçilerine Sheraton Oteli'nde bir yemek verdiğini de anlatan Gül, o yemeğe ne bir partili, ne bir taraftarım, ne şu ne bu... Bütün bunlara zimmet çıkardılar. Ben de 'ödemem' dedim. 'Seçime gidiyoruz, duyururuz' dediler. O zaman 3-4 milyardı. Kalkınma Bankasının batık kredilerini kurtaran, onları yeniden yapılandıran o genel müdür takdir edileceğine ya da ilgili bakan takdir edileceğine, o paraların peşine düştüler ve bunları bana zimmet çıkardılar. 'Ödemem, asla ödemem' dedim. 'Ben bir yemek yemedim, sekreterimdir yemeği yiyen. Sheraton Oteli'nde verdiğim yemek Türk Cumhuriyetlerinin büyükelçilerinedir. 'Verdiğim hediyeler Türk Devletinin şerefidir' dedim. Ondan sonra temyize gittim, orada da kaybettim. Maaşımdan kestiler parayı.'' -''DARBE TEHLİKESİ GÖRMÜYORUM''- Genelkurmay Başkanlığının cuma akşamı yaptığı açıklamayla ilgili bir soru üzerine, ''Sürpriz benim için geçen hafta olmuştur'' sözlerini yineledi. Gül, ''Siz Türkiye'de bir darbe tehlikesi görüyor musunuz?'' ve ''Adaylığınızın darbeye yol açacağı mesajını aldınız mı?'' şeklindeki iki soruyu da, ''Hayır'' diyerek yanıtladı. Gül şunları kaydetti: ''Ben Türkiye Cumhuriyeti'nin Dışişleri Bakanıyım,Türkiye'yi bütün dünyada temsil eden bir insanım. Onun için benim, 'Bir çifte standart ya da haksızlığa uğradığınızı düşünüyor musunuz' dediğinizde, ben hiçbir zaman böyle bir kompleks içinde olmadım. Türkiye'nin en gizli evrakına ben vakıfım, benim elimdedir, başkasının değil. Türkiye'nin en gizli belgelerini ben koruyorum. Türkiye'nin kapıların arkasında ve önünde çıkarlarını ben savunuyorum. Dolayısıyla Türkiye'de bana güvenilmeyecekse güvenilecek insan sayısı kaçtır.'' Abdullah Gül, Genelkurmay Başkanlığının söz konusu açıklamayı neden yaptığına ilişkin soru üzerine de ''Ona girmek istemem doğrusu. Çeşitli kaygılar olabilir, orada sıralanan şeylerle ilgili olabilir, insanların bazı kaygıları olabilir, bunları gidermek için olabilir'' diye konuştu. Cumhurbaşkanı adayı, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, ''Hiç kendimi gadre uğramış ve yahut da çifte standartlı görmem açıkçası. Hem içerde hem de dışarda başım her zaman dik'' dedi. Gül, İngiliz The Guardian gazetesine söylediği iddia edilen sözlerle ilgili olarak da, ''Benim bir makalem değil, benimle yapılmış bir röportaj değil. Bir buçuk sayfalık yazısında bana atfen bir şey söylüyor'' diye konuştu. Abdullah Gül, TRT'de katıldığı programda gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin, ''Teamül Süleyman Demirel'den sonra hiçbir faninin önüne gelen bu fırsatı elinin tersiyle itmeyeceğine dair. Söz malum Süleyman Demirel'e ait. Hatta CHP'nin de burada şok olduğunu gördük. İki gün Sayın Baykal'ı hiçbir yerde göremedik. Türkiye'de birisi bir şey dediği zaman, bir şey olduğu zaman çok makul karşılanabiliyor. Başka bir şey olduğu zaman, biraz söyleyene göre hava değişebiliyor. Sayın Baykal'ın Anayasa Mahkemesi kararından önce söylediği de baskı altına alır gibiydi'' sözleri üzerine, Gül, ''Onu Tayyip Bey söyleseydi ne olurdu?'' dedi. Gazetecinin, ''Kıyamet kopardı'' diyerek, ''Son bir aydır yaşananları gözönüne aldığınızda Türkiye'de bir çifte standart olduğunu ve bu açıdan da biraz gadre uğradığınızı düşünüyor musunuz?'' sorusu üzerine Gül, şunları söyledi: ''Hiç kendimi gadre uğramış ve yahut da çifte standartlı görmem açıkçası. Hem içerde hem de dışarda başım her zaman dik. Partimizin de başı her zaman dik. Böyle bir kompleks içerisinde asla değiliz. Tam tersine çok büyük bir özgüvenimiz var. Yanlış yapanlar vizyonlarıyla hesaplaşırlar. Bu açıdan biz çok rahatız. Beni görünce hayret ediyorlar. Yani 'Ne kadar rahatsın' falan diyorlar. Niye rahat olmayayım? Vicdanlarıyla cevap verecekler başkaları.'' Gazetelerin internet sayfalarında kendisinin Cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili anketler yayınlandığını hatırlatan Gül, bu anketlere katılanların büyük bölümünün kendisinin adaylığını desteklediklerini ifade etti. Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın aday olmamayı kendi iradesiyle ve arzusuyla, tüm muhasebesini yaparak arzu ettiğini kaydederek, bu konuda 3 önemli şirkete anket yaptırdıklarını söyledi. Halk, milletvekilleri ve teşkilatları nezdinde bu anketlerin yapıldığını belirten Gül, anketlerin sonucunda 3 ismin çok belirgin şekilde öne çıktığını ifade etti. Bu anketlerde 2 soru yöneltildiğini, bunlardan en önemlisinin ''Tayyip Erdoğan aday olursa ne dersiniz?'' olduğunu kaydeden Gül, buna büyük destek geldiğini anlattı. İkinci soruda ise ''Erdoğan'ın aday olmaması halinde kimi görmek istersiniz?'' denildiğini belirten Gül, ''Çok aleni, çok açık şekilde halk da, milletvekilleri ve teşkilat da beni gösteriyordu'' diye konuştu. ''Tayyip Bey iki dudağının arasında herhangi bir arkadaşımızı aday gösterseydi buna mı iyi diyecekti bazıları?'' diyen Gül, ''O zaman ne diyeceklerdi? 'İki dudağının arasında birisini aday gösterdi' diyeceklerdi. Bütün anketler ortadaydı, her şey ortadaydı. Milletvekillerinin arzusu ortadaydı'' şeklinde konuştu. Gül, Erdoğan'ın bu güçle bunu yaptığını kaydetti. -GÜL'ÜN, THE GUARDİAN'A SÖYLEDİĞİ İDDİA EDİLEN SÖZLER- ''The Guardian gazetesine verdiği iddia edilen demecindeki 'Bu laik düzen değişecektir' şeklindeki sözleriyle ilgili olarak bir gazetenin, kendisi aleyhinde kampanya yürüttüğünü'' söyleyen bir gazeteciye de Gül, şu karşılığı verdi: ''1995 yılında Türkiye gelen İngiliz gazeteci herkesi dolaşırken bana da uğramış. Benimle de Türkiye üzerine, Türk siyaseti üzerine konuşmuş. Gittikten sonra da bir sayfalık gazetesinde bir yazı yazmış. Bir sayfalık Türkiye'yle ilgili tahlillerini yapmış. Görüştüğü kişilerden izlenimlerini aktarmış. Benimle ilgili de bir, bir buçuk sayfalık makalede 'Abdullah Gül'le de görüştüm' diyor ve bir satırlık benim görüşlerimi bu şekilde ifade ediyor. Bu The Guardian gazetesinde 1995 yılında çıkınca ben bunu tekzip etmişim, yazı yazmışım. Cumhuriyet gazetesinde var bakarsanız. Tekzip ettiğimi de söylüyor. 'Benim söylediklerimi böyle yazma, ben bunları böyle söylememişim'. The Guardian gazetesi de 'bununla ilgili Abdullah Gül'den böyle bir düzeltme aldık' diye yazmış. Bunları dünkü Cumhuriyet gazetesinde çok güzel şekilde özetlemişler. Benim bir makalem değil, benimle yapılmış bir röportaj değil. Bir buçuk sayfalık yazısında bana atfen bir şey söylüyor.'' Türkiye siyasetiyle ilgili herkesle konuştuğunu kaydeden Gül, burada acı olanın, söz konusu gazetenin manşetin altına, kırmızı zemin üzerine, tırnak içinde kendi ağzından kotasyon yaparak, üstelik gazetecinin de yazmadığı şekilde yayınlaması olduğunu dile getirdi. Cumhuriyet gazetesinin, Türkiye'nin en önemli gazetelerinde biri olduğuna işaret eden Gül, ''Böyle bir gazeteye yakıştırmam bunu'' dedi. -''NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE''...- Bir gazetecinin, ''Kürt sorununun değerlendirildiği bir konferansta, 'Diyarbakır'a veya Cudi Dağı'na 'Ne mutlu Türküm diyene' yazarsanız, milliyetçiliği böyle algılarsanız doğru bir şey olmaz' şeklinde sözler sarf ettiği yönünde basında haberler yer aldığı''nı hatırlatarak, ''Genelkurmay Başkanlığı'nın bildirisinde de (Ne mutlu Türküm diyene) ifadesinin yer almasıyla 'bir bağlantı mı yapılıyor?' yorumları dile getiriliyor'' demesi üzerine de Gül, ''Eğer Türklük söz konusuysa benim kadar yedi sülalesinde değil, yetmiş yedi sülalesinin Türk olduğunu ispatlayacak başka adam çıkmaz. Kim ne derse desin şeceresini bu kadar köklü çıkaracak başka adam bulunamaz'' dedi. Gül, Türkiye'nin, Osmanlı İmparatorluğu'nun devamı olan bir ülke olduğunu, sınırları içerisinde Balkanlar'dan, Ortadoğu'dan veya başka yerlerden gelen vatandaşlar bulunduğunu ve hepsinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu söyledi. Bunların hepsinin asil ve eşit olduğu vurgulayan Gül, gayrimüslim vatandaşların da aynı şeklide kendisiyle aynı haklara sahip olduğuna dikkati çekti. ''Kürt Sorununda Şiddet Siyaset Çekişmesi'' konulu toplantıda, söylediği iddia edilen sözlerin bir köşe yazarı tarafından da gündeme getirildiğinin anımsatılması üzerine de Gül, ''Bu insanlarla ve yahut da böyle isimli bir konferansa veya panele hiçbir yerde katılmadım. Tamamen uydurmadır. Tamamen yalandır'' dedi. Gül, kendisiyle ilgili kadınlarla çekildiği iddia edilen fotoğraflar dağıtıldığını anlatarak, bunların hepsinin daha sonra fotomontaj olduğunun ortaya çıktığını kaydetti. Gül, ''Benimle ilgili neler yapıyorlar görüyorum. Şurada, işte Atatürk'ün resmini yırtmışım. Bu kirli ve çirkin işleri yapanlar var çevremizde. Bunları görüyoruz. Bunların hepsini takip ediyoruz. Ama ben 1991 yılında siyasete girdim. Çok açık herkesin önündeyim'' diye konuştu. Açıklığa inandığını, aykırı fikirleri de zaman zaman dile getirdiğini anlatan Gül, Deniz Gezmiş'le ilgili kanun teklifine de imza attığını söyledi. Gül, ''Aykırı şeyleri yapmam demiyorum. Doğru bildiğim işi yaparım ben'' dedi. -ERKEN SEÇİM- Gül, gazetecilerin, erken seçim kararını kimin alacağını ve anayasa değişikliği için muhalefetle görüşüp görüşmeyeceği sorusunu yanıtlarken, ''Bütün bunlara partimin yetkili organları karar verecektir. Genel başkanımız yetkili organlarımızı toplayıp fikirlerini alacaktır. Hükümet olarak Bakanlar Kurulu olarak biz düşüncelerimizi söyleyeceğiz. Dolayısıyla böyle gelişecek önümüzdeki süreç. Ama benim kanaatim, demin söylediğim çerçeve içerisinde hiç uzatmamak gerekir bu işi. Erken demiyorum bakın en erken diyorum.'' Bir başka soru üzerine Gül, adaylık sürecinin devam ettiğini ifade etti. Gül, Meclis'te iktidarın muhalefetle görüşerek genel seçim öncesi veya sonrasında bir cumhurbaşkanı seçip seçemeyeceği sorusunu yanıtlarken, şöyle konuştu: ''Hayır, olabilir tabii ki. Yine aynısı olabilir. Türkiye'de nasıl olduysa İsmet Paşa bile kendi grubunda ilan edildi. Turgut Özal da kendi grubunda ilan edildi. Herkes kendi grubunda ilan edildi. Bunda bir şey yok. Tabii ki uzlaşmalar olur, görüşmeler olur, konuşmalar olur. Bu ayrı bir mevzudur. Ama o noktadan çıktı. Önemli olan şey şu, bizi bağlayıcı anayasadır ve kanunlardır. Anayasaya aykırı, anayasa veya kanunları şaibe altına alacak, muvazaalı herhangi bir hareket söz konusu mudur? Söz konusu değildir. Bizi bağlayan şey önce anayasadır, kanunlardır. Önceden kural konmuş, bu kurallara göre eski cumhurbaşkanları seçilmiş, aynı kurallar işlemiş. Aynı kurala göre şu anki cumhurbaşkanı seçilmiş. Tarihi, kuralı, geleneği belli olan bir mesele var ortada. Bunların değiştirici, çoğunluğumuza dayanarak bir şey yapmamışız. Ama şu konuştuğumuz konuda Anayasa ne diyorsa, kanunlar ne diyorsa AK Parti bu doğrultuda hareket etmiştir. Benim adaylığım da bunların emrettiğinin dışında değildir.'' AA
__________________
![]() |
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Gül'den Ermenilere Uyarı | mavidamla | Dünyadan Haberler | 0 | 11-07-2007 16:25 |
| Cevap Istiyoruz Cevap... | mavidamla | Dünyadan Haberler | 6 | 10-23-2007 15:00 |
| Ronaldinho iddialara son noktayı koydu | alperen1907 | Avrupadan Futboll | 0 | 10-04-2007 23:39 |
| Gül'den son durum değerlendirmesi | Hüzün | Dünyadan Haberler | 0 | 04-25-2007 20:54 |
| Bakan Gül'den ilginç değerlendirme | Hüzün | Dünyadan Haberler | 0 | 04-19-2007 22:24 |
Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
Contact- İletişim