![]() |
| |||||||
| Dünyadan Haberler Türkiye Ve Dünya gündemindeki haberler, dünyadan haberler, dünya haberleri, son dakika haberler |
![]() |
| | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| | #1 | |
| Paylaşimci Üye ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
Mesajlar: 1.200
Teşekkür Etme: 128
554 Mesajina 1.730 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 217 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Malatya'daki vahşi cinayetleri yorumlayan Araştırmacı Yazar Aytunç Altundal, konuya gösterilen tepkileri yorumladı ve Avrupa'nın maktüller gibi şehit mehmetçikleri görmesi gerektiğini söyledi. Araştırmacı Yazar Aytunç Altundal Radyo 7’de hafta içi her sabah 7.00 – 09.00 saatleri arasında yayınlanan Mehmet Can ve Selda Atalay’ın sunduğu “7 Gün 7 Sabah” programına katıldı. Mehmet Can ve Selda Atalay’ın sorularını yanıtlayan Altundal, “Bu olay İslam dinine maal edilemez” dedi ve Türkiye de yürütülen misyoner faaliyetler hakkında bilgiler verdi. Selda Atalay; Santora cinayetiyle gündeme gelen Trabzon’la, son cinayetin yaşandığı Malatya arasında bir benzerlik var mı? Özellikle şunu belirtmek gerekiyor; Türkiye’de ki misyonerlik faaliyetleri adı altında anlatılan bu cinayetin böyle olup olmadığı henüz soruşturma aşamasındadır. Yani henüz polis soruşturması tamamlanmamış, savcılığa bile henüz intikal etmemiş bir olay hakkında yargısız infaz yapılıyor. Nasıl yapılıyor? Bunlar misyoner oldukları için dinci veya Müslüman olarak bilinen çocuklar tarafından öldürülmüşler... Daha ortada hiçbir şey yok. Ne olduğu, ne olmadığı, nasıl olduğu belli değil. Şuanda sadece süpelükasyonlar var. Cinayet dünyanın her yerinde kınanır. Ancak bu misyonerliğin esastan niteliğini ortadan kaldırır mı? Esas itibariyle misyonerlik siyasi organize bir faaliyettir. Bu yıllardır söyleniyor. Devlet yetkililerinden Mehmet Aydın Bakan olarak 2 sene önce mecliste yaptığı konuşmada “Türkiye’de ki misyonerlik faaliyetleri siyasi organize bir faaliyettir” bunu Genelkurmay Başkanı da, Cumhurbaşkanımızda söyledi. Bakıldığı zaman Santora cinayeti veya Hrant Dink cinayetini aynı kefenin içine koymak mümkün değildir. Dolayısıyla bu üç cinayetinde aynı kaynaktan yani gizli Müslüman birileri var bir yerlerde Usame Bin Ladin’in mağaradan bir düğmeye basıp Amerika’yı havaya uçurabilmesi kadar palavradır. Yani bir yerlerde düğmeye basıp insan öldürttüren Müslüman dinci İslamcı birileri yok. Türkiye ye özellikle Avrupa birliği tarafından aşağılamalar, hakaretler yapılıyor. Türkiye ye yönelik olan davranışlar ermeni soykırımı meselesini yapmadığı halde kabul ettirilmiş olması gibi. 2 gün önce yurt dışından geldim. Fransa da, Belçika da ve İsviçre de kalkıp da soykırım yoktur dediğimde aman bunu söylemeyin hakkınızda işlem başlatılır diyorlar. Sadece 2 gün önce Çarşamba günü Belçika da Türkçe konuşmak yasaklandı. Almanya da yasak, Hollanda da yasak ve hala insan hakları, demokrasi, barış, eşitlik, feminizm, kardeşlik gibi laflar var ortada… Bu olaylar, bu bunaltıcı baskı Türkiye’de ki gençlerimizi etkiliyor. Türkiye de bütün gençlerimiz tele voleci değil çok şükür. Türkiye’nin istikbalini, geleceğini düşünen bir sürü gencimiz var. Bunlar cinayet mi işledi diye birileri lafı oraya getirir. Öyle bir olay yok ortada. Siyasi nedenlerle bunaltılmış bir ülkenin baştan çıkacak olan çoluk çocuğu çoktur. Dünyanın her yerinde böyledir. Selda Atalay: Protestan Kiliseleri Birliği dün bir açıklama yaptı, biraz da sert bir açıklamaydı. “İlk defa Protestan Hıristiyanlar olarak bu ülke sınırlarında bir şehit verdik” dedi ve “cadı avı başlatıldı” dediler. Bu ifadeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu açıklamayı onların üzüntüsüne bağlıyorum. Arkadaşları kötü bir cinayete kurban gitmiş. Tepkilerini ortaya koyan bir konuşma olmuş. Şunu dikkate almak lazım; Türkiye de dini propaganda yapmak serbesttir. Nasıl serbesttir? Dinine davet ve tebliğ serbesttir. Bu dünyanın her yerinde böyledir. Vaat veya siyasi amaçlarla yapılması yasaktır. Türkiye de ise siyasi amaçlı misyonerlik faaliyeti vardır, Çin’de olduğu gibi. Fransızların ünlü Express dergisi 26 Aralık 2006 tarihli sayısında 4-5 sayfa Çin’deki envanjelik Protestan kiliselerinin siyasi faaliyetleri ve bundan dolayı yaşanan ölümler anlatılıyor. Yani Çin’de rejime karşı muhalif olanlar bizzat Amerikan Protestan kiliseleri desteğiyle rejime karşı mücadele sürdürüyorlar. Bunların arasında ölenlerde oluyor. Dolayısıyla misyonerlik faaliyetlerini esasta görmek gerekiyor. Bunun dışına çıkıldığında cinayetler hiçbir şekilde onaylanamaz. Kimse dinini değiştir, değiştirme hakkında da bir cümle kullanamaz. Ancak olay siyasi nitelikte oluyorsa böyle olur. Benim korkum bundan sonra Adana da, Erzurum da, Merzifon da yani misyonerliğin pilot bölgelerinde Aydın ve Uşakta benzer olaylar yaşanabilir. Buda gerçekten Türkiye’yi karıştırmak isteyen grupların içlerinde hazırladıkları ortamlardan meydana gelir. Mehmet can: Malatya’nın ve söylediğiniz diğer illerde misyoner faaliyetler yapıldığı bilgisine ve pilot bölge olduğu bilgisine nasıl ulaştınız? Malatya ve Diyarbakır Osmanlı döneminde ermeni nüfusun en yoğun olduğu bölgelerdi. Hatta 1912-1914 yılları arasında Osmanlı topraklarında ki merkez yani en fazla misyonerlik faaliyetlerinin yapıldığı ve en çok Hıristiyan nüfusun bulunduğu yer Bitlis’di. Bitlis’de 250 bine yakın Hıristiyan olduğundan batılı kaynaklar tarafınca söz ediliyor. Hıristiyanlaştırma faaliyetleri bütün bölgede Bitlis ve Siirt’te yaşanan faaliyetler tamamen Protestan kiliseleri tarafından yönetilmişti. Diyarbakır, Malatya Elazığ Palu’da gerek Harput bunların hepsi pilot bölgeydi. Hatta 64 senedir Harput’ta yaşayan yani baba oğul torun Amerikalı misyonerler var. Belgeleri elimizde var.3 nesil orada kalmışlar sonrada 25 bin kadar insan Hıristiyan olarak Amerika’ya götürülmüş. Söylemek istediğim şu; neden kimse Kırklareli’nde, Tekirdağ’da misyonerlik faaliyetleri yürütmüyor? Niçin hep Güneydoğu seçiliyor? Adamlar orada toprak ve hak talebindeler de ondan. Mehmet Can: Cinayetin Türkiye ye faturası nasıl olur? Öncelikle aşağılık duygusundan kurtulmamız lazım. Dünyanın her yerinde agresif bir şekilde misyonerlik yürütülüyor. Yaptıkları siyasi faaliyetlerden ötürü cinayetlere kurban gidiyorlar. Dini tebliğ yaptıkları için değil. Türkiye de de enteresandır bu olaylarda aman efendim şimdi ne diyecekler gibi sözler ediyor. Almanya’da bilindiği gibi kapı ve pencereleri çivilediler ve 8 Türk’ü cayır cayır yaktılar, bunları ne çabuk unutuyoruz. 70’li yıllarda Almanya’da bir polis çekti tabancayı bir Türk işçisini alnının ortasından vurdu ve öldürdü. Ne ceza verdiler biliyor musunuz? Sadece 205 mark para cezası verdiler. Bütün bu olaylarda aman, ahh, nasıl olacak şimdi Avrupa ya ne diyeceğiz gibi söylemler var. Bizim dilimizi bile yasaklayanlar, peygamberime küfür edenler var. Türkiye de de böyle bir cinayet işlenmiş dünyanın her yerinde oluyor. Bizde olmamasını isteriz ama bunun için toplumun üstüne fazla gidilmemesi ve tahrik’in ortadan kaldırılması lazım. Türkiye’ye yapılan hakaretlere bakın Türkiye de her gün 10 şehit cenaze haberi var. Nerde o Avrupa birliği? 10 Mehmetçik ölmüş başınız sağ olsun diyor mu? Bu olay İslam dinine mal edilemez. Ortaya hemen Hizbullah falan söylentileri atıldı.. bunlar sponten hareketlerdir, böylesi daha tehlikelidir. Selda Atalay: Kesme tekniği, bağlama tekniği, bir tarafta ulusalcı milliyetçi deniliyor, diğer yanda ülkücülerin adı geçiyor. Söylenenlerin hepsi birer teoriden ibaret. Ülke dışından bir güç bunu yaptırıyor olabilir mi? Türkiye’yi bölüp parçalama meseleleri ekonomiktir, siyasidir vs. Bütün bunlara bakıldığında akıllı olacaksın, kendini böldürmeyeceksin. Kimse kimsenin dostu değil. Fransa izin verilse Almanya’nın gözünü oyar. Göreceksiniz Sarkozi seçilirse Fransa da kan gövdeyi götürür. Geçenlerde Paris’teydim, polisler yolda dipçiklerle insan dövüyor. Bunu adı demokrasi eşitlik insan hakkı olacak. Biz Türkiye de ermeni soykırımı yoktur diyelim kavga çıksın yok böyle bir olay. Dışarısı her zaman zemin hazırlar, hiçbir zaman kalkıp da şunu öldür demez. Bunu devletlerde yapmaz ve söylemez. İngiltere’de, ırakta nükleer santrallerin hiç biri yok diyen doktora devlet ne yaptı? Doğru söylüyorsun konuşma hakkını kullandın dedi ve adam 2 gün sonra Times nehrinin kenarında ölü bulundu. İntihar etti dediler. Kendileri bunu yaparsa bunun adı demokrasi. Fransa da De Gaul cumhurbaşkanıyken paraşütçü birlikleri Paris’in göbeğine paraşütle indirtti sıkıyönetim ilan etti, demokrasi dediler. Bütün bunlar çifte standarttır. Dolayısıyla dışarının parmağı var mı? Var. Zemin hazırladılar. | |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
| |
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Çanakkale Şehitleri Anıtı-Çanakkale Şehitleri Anıtı Hakkında | küppra | Anıtlar Ve Müzeler | 0 | 06-24-2008 15:16 |
| Sanal alemde adınız çıkmaya görsün! | Fenacocuqq | Bilişim ve İnternet Dünyasi | 3 | 03-09-2008 01:06 |
| Tut ki Leyla Mecnun Aşk Görsün ... | zuzuu | Ask Ve Sevgi | 1 | 11-14-2007 10:30 |
| aLeM eRKeK göRSüN | yucel | Komik Resimler | 28 | 09-13-2007 01:10 |
Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız
oyuncakalsak.com Geldik