![]() |
| |||||||
| Oyunlar | Fan Kulüpler | Kayıt ol | Albümler | Bloglar | Arama | Bugünkü Mesajlar | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| Dünyadan Haberler Türkiye Ve Dünya gündemindeki haberler, dünyadan haberler, dünya haberleri, son dakika haberler |
![]() |
| | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| | #1 | |
| Paylaşimci Üye ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
Mesajlar: 1.200
Teşekkür Etme: 128
553 Mesajina 1.720 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 211 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Soruyu şöyle soralım. Başbakan Erdoğan’ın Çankaya’ya çıkması durumunda işini en çok zorlaştıracak olan parti tabanı hangisi olacak dersiniz? Cevabı gayet net: Tabi ki AK Parti tabanı. Hatta sadece AK Parti tabanı da değil, sağ partilerin muhafazakâr seçmenleri de Çankaya’da Erdoğan’ın işini en çok zorlaştıracak unsurların başında geliyor. Çünkü beklentiler oldukça yüksek. Düne kadar Ahmet Necdet Sezer mazereti arkasına sığınılarak gerçekleştirilememiş olan birçok icraatın yerine getirilmesi için gözler bu dönemde Çankaya’ya çevrilecek. Bu çevreler, yıllardır çözülemeyen (türban vb.) kronikleşmiş birçok sorunun aşılması için ciddi bir beklentiye girecekler. Sayın Erdoğan ise bu tür çetrefilli konuları zamana bırakmayı tercih edecek. Fakat her şey bu kadar kolay olmayacak elbette. Yaklaşan seçimlerde bu tür konular yine vaatler arasına girecek. Gün gelecek yeni hükümetler kurulacak. Suç savma kabilinden herkes sorumluluğu birbirine atacak. Neticede kurulacak hükümetler, düne kadar her sözü edildiğinde belli çevrelerde hassasiyet oluşturan konularda seçmen baskısı nedeniyle yasa taslakları hazırlamak zorunda kalacak. Bu arada top Meclis’e atılacak. Seçmenle sürekli yüz yüze gelen milletvekilleri “biz üzerimize düşeni yapalım da” anlayışıyla hareket edecek. Neticede çıkan yasalar imza için Çankaya’ya (Erdoğan’ın önüne) gelecek. İşte böylesi ortamlarda tıpkı sirklerdeki ip cambazları gibi (yarının Cumhurbaşkanı) Sayın Erdoğan ülke yönetiminde denge unsuru olmaya çalışacak. Kurumlar arası koordinasyonu ve uyumu gözetme, ülkeyi gerilimden uzak tutma gayretinde olacak. Devletin birliğini ve dirliğini temsil edecek. Kaldı ki bu en temel görevlerinin başında geliyor. Kısacası bu süreçte kimi zaman iki arada bir derede kalacak. Göz ardı edilmemesi gereken hassasiyet… İşte tam da bu noktada, yani Başbakan Erdoğan’ın Çankaya’ya çıkmasına ramak kala, Türkiye fotoğrafının yekpare olmadığını, toplumun belli kesimlerinde göz ardı edilmemesi gereken bir takım hassasiyetler olduğunu, sadece sayısal çoğunluktan hareketle, dediğim dedik, çaldığım düdük demenin çok da doğru olmadığını yansıtan bir fotoğraf çıktı ortaya. Cumartesi günü Ankara’da yapılan ve yüz binlerce kişinin katıldığı Cumhuriyet Mitingi’nden söz ediyorum. Bu mitinge katılanları kuru kalabalıklar olarak nitelemek ve hassasiyetlerini tamamen göz ardı etmek, insan denilen varlığı yeterince ciddiye almamak olur ki, bunun sağlıklı bir yaklaşım olacağını düşünmüyorum. O kalabalıkların arasında, kendi ideolojilerinin dışında hiçbir düşünceyi biran için de olsa dinleme zahmetinde bulunmayan, öteki düşünceye karşı tamamen hazımsız ve kapalı çok sayıda marjinal insan olabileceği varsayılsa bile, geride kalan diğer yüz binlerde oluşan güvensizliğin nedenleri göz ardı edilmemelidir. Başbakan Erdoğan’dan AK Parti’nin her bir üyesine kadar herkes, bu kitlelerde böylesine güvensizlik oluşturan unsurların ne olduğunu irdelemeli ve iletişim kanallarını gözden geçirmelidir. Türkiye’de toplumsal barışı tesis için böylesine bir özeleştiri herkesin üstüne vazifedir. Bu açıdan, Başbakan Erdoğan’ın Çankaya’ya çıkmasına ramak kala Ankara’da yaşanan bu tablo, toplumun tüm renklerini ve kesimlerini kucaklaması ve herkesin cumhurbaşkanı olması açısından Sayın Erdoğan’a büyük katkı yaptığını düşünüyorum. Sezer’in AKP’ye faydası… 6 Haziran 2006’da, “Cumhurbaşkanı Sezer AKP’nin ömrünü uzattı…” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Yazıda ana hatlarıyla, Refah Partisi geleneğindeki partilere karşı mevcut sistemin duruşunu kısaca özetledikten sonra, aynı çevrelerin, tek başına iktidara gelen AKP’yi kolay hazmetmesinin elbette beklenmediğini, üstelik güçlü bir muhalefet olmamasının AKP’yi siyaset alanında tek başına bıraktığını, AKP’nin sayısal avantajının, istediği yasaları Meclis’ten geçirmesine imkân verdiğini, üstelik devlet kaynaklarından nemalanmaya alışmış medyanın da iyice etkisizleştiğini sıraladıktan sonra, işte bu noktada Çankaya’nın devreye girdiğini ve AKP iktidarına karşı Cumhurbaşkanı Sezer’in bir bakıma tek başına muhalefet görevini üstlendiğini anlatmıştım. Bahsi geçen yazıda ayrıca; “Eğer Cumhurbaşkanı Sezer’in AKP’ye yönelik net duruşu olmasaydı, hiç kuşku yok ki, TSK ile AKP daha sık karşı karşıya gelir, gerilim üstüne gerilim yaşanırdı. AKP’nin sistemi rahatsız eden uygulamalarını törpüleme görevini bir bakıma Çankaya üstlendi. Bu durum AKP karşıtı cepheyi rahatlattı. Devletin hassas birimleri AKP Hükümeti’nin uygulamalarını, “nasıl olsa Çankaya’dan döner…” diye izlemekle yetindi. Muhalefetin siyaset zemininde değil de, siyasetin dışında kalması gereken Çankaya’da odaklanması ise, bir yandan alternatif oluşumların hızını kesti, öbür yandan AKP’nin iktidardaki ömrünü uzattı. Üstelik Çankaya süreci AKP tabanını motive etti” yazmıştım. Herkesin, Başbakan Erdoğan’ın Çankaya adaylığı konusunda asker acaba ne düşünüyor diye merak ettiği günlerde bir basın toplantısıyla kürsüye çıkan Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt’ın kriz simsarlarına geçit vermeyen konuşması ne kadar önemliyse, Ankara’da toplanan yüz binlerin katıldığı miting de o kadar önemlidir. Mitingi düzenleyenlerin gerçek amacı neydi bilemiyoruz ama, ortaya çıkan tablo, demokrasimizin daha da güçlenmesine büyük katkı yaptı. Hem Çankaya seçimi öncesi Meclis iradesinin tecellisi dışındaki tüm seçenekler tüm kozlarını açıkça oynadı, hem de insanlar meydanlardan özgürce seslerini haykırabildiler. Artık bugün herkese ve her kuruma düşen görev, ortaya çıkacak sonucu demokratik olgunlukla karşılamak, Çankaya’ya seçilecek kişiye düşen görev ise, bir kesimin değil, her kesimin cumhurbaşkanı olmak için çaba sarf etmektir. Bu açıdan Ankara’daki mitingin, sadece AK Parti’nin değil, herkesin cumhurbaşkanı olması yönünde Sayın Erdoğan’a son anda büyük katkı yaptığını düşünüyorum. Eğer Sayın Erdoğan bu mesajı almışsa, Çankaya’yı daha kucaklayıcı bir kurum haline getirmeyi başaracaktır. Bugün AK Parti tabanına düşen görev de, yazının başında da belirttiğim gibi, sadece kendilerinin cumhurbaşkanıymış gibi Sayın Erdoğan’dan yüksek beklentiler içine girmemeleridir. Netice her ne olursa olsun, ülkemize hayırlı olsun. | |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kostaki Musurus’tan Orhan Pamuk’a, Doktora’dan Nobel’e: Osmanlılar "M. Faik YAVUZ Tar | Boramir!! | Türk Dünyası Ve Kültürü | 0 | 08-25-2008 21:21 |
| ’Su’da rüşvet patladı, Edirne Belediye Başkanı gözaltında, gözler Ahmet Özal’da... | zuzuu | Dünyadan Haberler | 0 | 03-08-2008 06:49 |
| Havadan su imal eden cihaz Çankaya’ya çıktı | hayalet_0312 | Dünyadan Haberler | 1 | 07-29-2007 13:34 |
| Kadin Olmanin ’’izdirap’’ Olduğu ülke | aLLsTaR | Dünyadan Haberler | 2 | 03-15-2007 13:00 |
| Gül’den, ’Fransa’ya ambargo kararlılıkla sürsün’ uyarısı | Leon | Ekonomi | 0 | 01-27-2007 11:58 |
Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız