![]() |
| |||||||
| Oyunlar | Fan Kulüpler | Kayıt ol | Albümler | Bloglar | Arama | Bugünkü Mesajlar | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| Dünyadan Haberler Türkiye Ve Dünya gündemindeki haberler, dünyadan haberler, dünya haberleri, son dakika haberler |
![]() |
| | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| | #1 | |
| Super Moderator ![]() |
Yargıtay eski Başkanı Selçuk, TGRT HABER TV’de: Meclis'in toplantı yeter sayısı 184'tür 08 Nisan 2007 Pazar İhlâs Medya Ankara Grup Başkanı Nuri Elibol ile TGRT Haber TV Ankara Temsilcisi Murat Odabaş’ın hazırlayıp sunduğu ve TGRT HABER TV’de yayınlanan “Ankara’nın Gündemi” progr****** Yargıtay Onursal Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk ile TBMM 21. Dönem Anayasa Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya konuk oldu. Rektörler toplantısını değerlendiren Prof. Dr. Selçuk, “Ben rektörlerin görüşlerini paylaşmıyorum. Paylaşmadığım gibi bilime de aykırı buluyorum” dedi. Selçuk, iddia edildiği gibi Cumhurbaşkanlığı seçmek için toplantı yeter sayısının 367 değil 184 olmasının yeterli olduğunu bildirdi. Konunun iki cephesi olduğuna dikkat çeken Prof. Selçuk şöyle devam etti: “Biri hukuk, hukuki yönleri hukukçular tartışır. Diğeri de siyaset. Onu siyasetçiler tartışır. Ben de gönlümdeki cumhurbaşkanıyla ilgili değerlendirme yapıyorum. Anayasada değerlendirmeler var. Tarafsız olmalı. Ama yasak yok. Parti üyesi olan biri partisinden ayrılır. Bir de seçim için olabildiğince uzlaşma gerekiyor. Cumhurbaşkanının nasıl seçileceği takvime bağlanmış. Seçilmezse yaptırım var. ‘Meclis feshedilir’ diyor. Yani Anayasa yasa koyucuya mümkünse uzlaş, ama mutlaka seç diyor. Bu tartışmaları yapanlar bazı kavramların içini boşaltarak değişik yorumlara yol açıyor. Toplantı yeter sayı diye bir kavram var hukukta. Kavramı doğru kullanmayınca yanlış sonuçlara ulaşılır. Toplantı yeter sayısı ayrı bir kavram, karar yeter sayısı ayrı... Toplantı yeter sayısı 184. Bunun istisnası yok. Yorum yoluyla hüküm yapılamaz. O zaman sanal yorum yapılmış olur. Kurallarına uymak gerekir. Hukuka başka şeyler karıştırılmasına karşıyım. Gönlümden geçenleri yorumlama hakkım yoktur.” HUKUK SİYASİ KAYGI GÜTMEZ Hukuk ile siyasetin birbirine karıştırılmaması gerektiğine işaret eden Sami Selçuk, şöyle konuştu: “Yorum bir disiplin ve kurallar içinde yapılır ve teslim olunur. Sonuç beğenilse de beğenilmese de değiştirilemez. Bu etik bir kuraldır. Karşı görüşteki insanları okuyorum. Anayasa profesörü olan bir değerli yorumcu, ‘TBMM çoğunluğu olan partinin cumhurbaşkanı seçme hakkı vardır demek, başbakanın cumhurbaşkanı seçilmesi’ demektir diyor. Bu yanlış bir yaklaşım. İç dünyaları bir kenara bırakmalıyız. Uzlaşma olmadan birinin seçilmesinin siyasal ahlaka aykırı olması, yüzde on barajının doğru olmaması, TBMM seçimlerinin yenilenmesinin gerekli olduğunu söylemek, siyasi açıdan doğru olabilir. Ancak hukuk bunlara bakmaz. Anayasa hukuku hocası olan kişi hukuk içinde görüş ifade eder. Bir normu yorumlarken bütün hukuk düzeniyle sürtüşmeyecek biçimde yorumlamak gerekir. Anayasanın ruhu kolaylaştırıcı normlar yasaklaştırıcı şekilde yorumlanamaz. İstisna varsa karar yeter sayısı içindir. İstisnalar genişletilemezler. Anayasada yetersizlik olabilir ama bu sizin norm yapma hakkına sahip olduğunuz anlamına gelemez.” MAHKUMİYET DE ENGEL DEĞİL Anayasanın 105. maddesinin son fıkrasının vatana ihanetten yargılamadan söz ettiğini vurgulayan Selçuk, cumhurbaşkanının görevden önceki suçlamalardan dolayı yargılanması konusunun tartışmalı olduğunu hatırlatarak, her iki görüşü de söyleyen hukukçular olduğunu belirtti. Başbakan Erdoğan’ın mahkumiyeti dolayısıyla cumhurbaşkanı seçilemeyeceğini iddia eden kişilerin görüşlerini değerlendiren Prof. Dr. Selçuk, “Anayasa’nın 101. maddesi 76. maddeye yollama yapıyor. Engel bir durum değil. Eğer hukuk içinde kalacaksak böyle bir şey söz konusu olamaz. Siyasi değerlendirme ayrı bir konu. ‘Bence cumhurbaşkanının trafik suçu bile olmamalı’ diyebilirsiniz. Hüsamettin Cindoruk ‘ben siyasi açıdan doğru bulmuyorum’ diyor ama Anayasa Mahkemesi iptal eder diyor. Anayasa Mahkemesi yerindelik açısından karar alamaz. Alırsa hukukun dışına çıkmış olur. Yargının işi hukuku uygulamaktır. Ülkeyi kurtarmak gibi bir görevi yoktur” değerlendirmesinde bulundu. BU, HUKUK BOZGUNCULUĞU 21. Dönem TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya da cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili tartışmaları şu sözlerle değerlendirdi: “İki mesele var. ‘Cumhurbaşkanlığı seçiminde toplantı yeter sayısı nedir?’ ‘Uyulmazsa yargı denetimine götürülebilir mi?’ Anayasalar mazisi olan metinlerdir. Anayasa koyucu 1961 anayasasındaki maddelerden niye vazgeçildi. 116 tur yapılmış cumhurbaşkanı seçilememiş. Anayasayı hazırlayanlar o dönemin en tepede bulunan hukukçuları... Bundan sonra böyle tartışmalar yaşanmasın demişler. Anayasada toplantı yeter sayısı 184. Karar yeter sayısı ise farklı. Toplantı yeter sayısı toplanmaya başlamak için yeterli sayı. Önemli olan sandık açıldıktan sonra seçilme nisabına ulaşılması. İlk iki turda 367 oy gerekiyor. Turlar arasında üçer gün var ki uzlaşma için fırsat olsun. Olmazsa 277 oy yeterli oluyor. Cumhurbaşkanı dördüncü turda da seçilmezse parlamento derhal feshediliyor. Eğer 367 sayısı aranırsa TBMM hiçbir konuda karar alamaz.” TÜRKİYE ZARAR GÖRÜR TBMM’nin cumhurbaşkanı seçim kararının herhangi bir üst yargının denetiminde olmadığını ifade eden İyimaya, “Bu cumhurbaşkanlığı seçimini yargı organına yaptırır. Anayasa koyucunun öngörmediği yetkiyi yargı organına vermek değildir. Anayasa Mahkemesi’ne ancak anayasa ile görev verilir. Parlamentonun bir kararını iç tüzük olarak kabul etmek mümkün değil” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanlığı çerçevesinde yapılan tartışmaları da değerlendiren İyimaya, “Toplum mühendisliği hukuki amacının önüne geçiyor. Hukuk bir amaç için araç olarak kullanılıyor. Bu tartışma bundan önceki cumhurbaşkanlarının da hukuki meşruiyetten yoksun olduğu sonucunu çıkarır. Türkiye bundan zarar görür” dedi. ANAYASAL KURUMLAR SINIRLARINI AŞMAMALI İyimaya, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ceza almasına sebep olan maddelerin 2001 reformunda değiştirildiğini hatırlattı. İyimaya şunları söyledi: “Meseleler kurumlar içinde doğal platformda çözülür. Siyasette sıkıntı çıkınca yargıya havale ediliyor. Siyaseti yargıdan çözmek doğru değil. Anayasanın vermediği yetkiyi Anayasa Mahkemesi kullanamaz. Bu bir hukuk bozuculuğu olur.” İyimaya, YÖK’ün açıklamalarıyla ilgili de “‘Anayasal kurumlar Anayasa’da tanımlanan sınırları içinde kalmalı, YÖK anayasal sınırlar içinde kurulmuş bir organ. Siyasal alanlarda YÖK, RTÜK, Anayasa Mahkemesi görüş veremez. Yoksa kurumlar arası diyalog bozulur. Kaos olur. YÖK, Anayasa’nın 102. maddesinde toplantı yeter sayısına ilişkin hüküm olmadığı halde, var diyor. Sayın Erdoğan Teziç seçkin bir anayasa hukukçusudur. Ama YÖK’ün siyaseti tanzim etmeye çalışmasını Anayasaya uygun görmüyorum. Bu tartışmalardan üniversite zarar görüyor. Mesela 27 Mayısta üniversite zarar gördü” diye konuştu. HUKUKA UYALIM Rektörler Kurulu’nun cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili değerlendirmede bulunmasını yorumlayan Sami Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü: “Düşünce özgürlüğünü savunan biriyim. Herkes söylemeli. Ama YÖK de söyleyenlere saygı duymalı. Üniversite hocasını görevden alıyorlar. Düşünce özgürlüğü sıradan sözler değil, toplumu şaşırtan sarsan görüşler içindir. Bunların önü açılmazsa bunalım olur. YÖK’ün açıklaması oy birliği ile. Halbuki hiç değilse bir iki itiraz olmalıydı. Nasıl oluyor da 47 rektör aynı görüşte birleşiyor. Karşı görüşlerin varlığı kabul edilmeli. Tartışan Türkiye olmalı. Türkiye buna alışmalı.” . Cumhurbaşkanı adaylarının kamu görevlerinden istifa etmesi gerektiğini bundan önceki cumhurbaşkanlığı seçimi esnasında birinci ve ikinci turda Sayın Sezer’in istifa etmemiş olduğu için o turların sakat olduğunu söyleyen Sami Selçuk, “O günlerde ABD’de idim. Bir toplantıda istinaf mahkemesi yargıçları sordu. Cevap verirken hayatımın en sıkıntılı dönemini yaşadım. Bunun ismine İtalyan hukukçular, yoruma işkence etmek derler” diye sözlerini sürdürdü. Cumhurbaşkanının Anayasa’daki yetkilerinin yarı başkanlık sistemleriyle kıyaslanabilecek kadar fazla olduğuna dikkat çeken Selçuk, yarı başkanlıklarda cumhurbaşkanının halk tarafından seçildiğini vurguladı. Kendisini ‘Bu anayasayı en çok eleştiren’ kişi olarak tanımlayan Sami Selçuk, “Hukuka uyalım. Ne kadar eleştirsem de yenisi yürürlüğe girinceye kadar bu Anayasa beni bağlar” diye konuştu. | |
| | |
| Mesajiniza Tesekkur Eden Uyeler: | velicik (04-08-2007) |
![]() |
| Bookmarks |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Meclis'in eski başkanlarından Çankaya bildirisi | Safak | Dünyadan Haberler | 0 | 04-23-2007 22:10 |
| ''367 şart'' diyen Yargıtay eski Başsavcısı Kanadoğlu, CHP'li yöneticilerle toplantı | Safak | Dünyadan Haberler | 0 | 04-14-2007 16:53 |
| Yargıtay Onursal Başkanı: Cumhurbaşkanlığı seçiminde 184-367 şartı yok, bunlar sanal | Safak | Dünyadan Haberler | 0 | 04-13-2007 20:13 |
| TGRT HABER TV ve TGRT FM radyosunun uydu frekansı, yarından itibaren değişecek... | HAKO | Uydu Rehberi | 0 | 02-24-2007 01:28 |
| İtalya'nın eski Başbakanı Berlusconi bir toplantı esnasında bayıldı | Baktabul.Com | Dünyadan Haberler | 0 | 11-26-2006 18:37 |
Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız