![]() |
| |||||||
| Ask Ve Sevgi Aşk hikayeleri,sizin aşk hikayeleriniz ..o büyülü dünyalar |
![]() |
| | Konu Seçenekleri | Modları Göster |
| | #1 | |
| Onursal Üye ![]()
Mesajlar: 4.107
Teşekkür Etme: 1.138
2.467 Mesajina 7.315 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 1625 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Araştırmalara göre sadakatsizliğin bedeli o kadar da ağır değil. Özür dilemeyi bilen kendini affettirmeyi de beceriyor. Sadakat tartışması dünyanın bütün ülkelerinde yaşanıyor. Çiftler üzerindeki sosyal denetim azaldıkça ihanet de artıyor. Avrupa ve Amerika'da yapılan son araştırmalara göre aldatanlar eşlerini kaybetmeyi göze alamıyor. Mesele aldatmak değil, affedilebilmek Eşini aldatmak, çapkınlık yapmak, biriyle beraberken bir başkasına takılmak... Bu sadece Türkiye'nin değil bütün dünyanın en önemli sorunlarından biri. Yine de içten bir özür ve empati her şeyi halledebiliyor. Doğru zamanlama ve biraz acı da işin püf noktası. Geçtiğimiz günlerde Erol Köse'nin Gülşen ile adının karıştığı aşk skandalı gündemin baş köşesine oturdu. Her seferinde kaldığı yerden sanki daha önce hiç tartışılmamış gibi yeniden başlayan tartışmalara yenileri eklendi. Herkes büyük bir iştahla en ince ayrıntılarına kadar bu konuyu tartıştı. Eşi Ajlan Köse'nin söyledikleri, ona akıl veren ünlüler, yorumlar... Sadece Türklere özgü değil Örneğin Fransızlar... Güzeller güzeli Isabelle Adjani, sevgilisi müzisyen Jean-Michel Jarre tarafından bir başka aktris Anne Parillaud için terk edilince onlar da aldatma konusunu gündemlerine aldı. Peki, sadakatsizlik sorununun özünde gerçekten ne var? İnsanlar bir başkasıyla olup sonra da geri dönme ihtiyacını neden duyuyor? Ve aldatmalar nasıl bu kadar çok yaygınlaştı? Araştırmacıların bu sorulara verdiği yanıtlar benzer: İnsanlar artık daha çok "birey" olarak varoluyor. Modern toplumda önemli olan statü sahibi, paralı, güçlü bir birey olmak. "İyi aile babası", "iyi eş" gibi diğer kimlikler ikinci planda kalıyor, yani "para etmiyor". Bireysellik, insan doğasındaki o "egoist" tarafla bütünleşince, ortaya kendi arzu ve zevklerinin sesinden başka bir şeyi "takmak" zorunda kalmayan insanlar çıkıyor. Ayrıca çiftler üzerindeki sosyal denetim gün geçtikçe zayıfladığı için, eşini aldatan kişi dehşetli bir toplumsal tepkiyle karşılaşmayacağını da biliyor. Arkadaşları, işi çevresi "baki" kaldığı gibi yaşadığı zevkleri de kar hanesine işliyor. Üstelik artık kadınlar da aldatıyor. Özgür kadınlar Bizde konu henüz çok hassas olsa da, "özgür kadınlar" üzerine batıda hayli yazılıp çiziliyor. Batılı ülkelerde, sadakatsizlik konusunda kadınların çoktan beridir erkekleri yakaladığı biliniyor. Peki eşi duyarsa? Eskilerin deyimiyle kırılan vazo yerine gelir mi? Biz de özür dilemenin işe yarayıp yaramadığından, can kurtaran özür dileme yöntemlerine ve affetmenin çeşitlerine kadar araştırdık. Uzmanlara göre özür dileme konusunda başarılı olanları affetmeye daha eğilimliyiz, yani kendini affettirme taktiklerini bilenler karşı diğer gruplara oranla yüzde yetmiş sekiz daha fazla affediliyorlar. Amerika'nın önemli araştırma merkezlerinden Maryland Ulusal Sağlık Enstitüsü'nden Michael E. McCullough'un bir çok uzmanla birlikte yürüttüğü bir çalışma affetme-affedilme konusunda empatinin etkisine dikkat çekiyor. Karşındakinin hissettiklerini anlayabildiğin ve kendini onun yerine koyabildiğin oranda affetme şansı ve ilişkinin kendini yeniden tamir etme ihtimali yükseliyor. Özür dilemek Başkası söylediği için ya da sizden beklendiği için değil de içinizden geldiğinde ve geldiği şekliyle özür dilemek önemli. Dilenen özrün anlamlı olması için iki kilit etken söz konusu; niyet ve tutum. Genel kanının aksine, özür dilemek zayıf bir karakterin değil tam tersi güçlü bir karakterin göstergesi olabilir. Ama aynı zamanda yaptığı yanlışları bile bir gösteriye çevirebilen, diledikleri özürden bile kendilerine haklılık payı çıkaran insanlar da var yani insanların özür dileyenlere olan potansiyel pozitif tutumlarını bile 'nakte çevirmeye' çalışanlar. Amerikalı ünlü psikiyatr Aaron Lazare'e göre özrün dört motivasyonu var; ya bozulan ilişkiyi tamir etme isteği ya da yanlış davrandığınız, aldattığınız kişiye karşı duyduğunuz empati ve bunun getirdiği suçluluk hissi. Bu ikisinin yanında özür dileyerek cezalandırmadan kaçmayı düşünenler ya da insanların gözünde imajlarını korumak isteyenler de var. Affetmek bir oyun Uzmanların belirttiği bir başka nokta da gerçekten özür dilemek ve affedilmek istiyorsanız acı çekmeyi göze almalısınız. Yani yanlış yaptığınız insan bilmeli ki, pişmansınız, üzgünsünüz ve acı çekiyorsunuz. Aslında özür dilemek ve affetmek bu açıdan bir oyun gibi. Çünkü iki taraf da birbirini kaybetmek istemiyor. Sevgililerin acı çektiğini görünce affeden büyük çoğunluk bir yandan da adalet duygusunu sağlamış oluyor. Özür dilerken en çok ben merkezci insanlar zorlanıyor ve genellikle de özür dilemekten dolayı duydukları utançla birer türlü doğrudan iletişim kuramıyorlar. Özür dilemeyi ve affedilmeyi etkileyen en büyük etken zamanlama. Araya sıkıştırılan, geçiştirilen özürler pek işe yaramıyor. Peki affetmeli miyiz? Affetmekle affetmemek iki uç nokta değil tam tersi yaşanılan süreçte duyguların ne yönde gelişeceği pek belli olmuyor. Affetmek son derece acılı ve zamana yayılan bir durum içeriyor.Bu konuda bir çok psikologun üzerinde birleştiği nokta çocukları ya da aileleri yüzünden yanlış kararlar alan çiftleri ilgilendiriyor. Uzmanlar şöyle diyor: "Kimse sizi zorla affetmeye zorlamasın, hiç bir kimse için affetmiş gibi görünmeyin. Affetmek son derece kişisel bir süreç içeriyor. Önce insan acı çekeceğini bilerek ve kendini kötü hissetmeyi göze alarak affetmeye karar veriyor. Ama belli etmiyor. Bu dönemde daha çok yalnız başına kalıyor; başından geçenlere ve maruz kaldığı davranışa daha geniş bir açıdan bakmaya çalışıyor. Yani aşk her şeyi affediyor." Uzmanlar özür dilemekte daha başarılı olanların daha kolay affedildiğini söylüyor.Karşısındakinin hislerini anlayabilen ve kendini onun yerine koyabilen eşler doğru bir zamanlamayla kolayca affediliyor. | |
| | |
| The Following 8 Users Say Thank You to sonaskim For This Useful Post: | aloneangel (10-06-2007), ölümdenöte (10-06-2007), CANIM BARIS (10-04-2007), Cemre03 (10-05-2007), duygu (10-03-2007), first-nur (10-06-2007), hayalet_0312 (10-02-2007), zuzuu (10-03-2007) |
| | #2 |
| Demirbaş ![]() ![]() ![]() ![]()
Mesajlar: 925
Teşekkür Etme: 216
759 Mesajina 1.520 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 2405 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | asla afedilmez bence |
| | |
| The Following 2 Users Say Thank You to cash1 For This Useful Post: | ölümdenöte (10-06-2007), sonaskim (10-05-2007) |
| | #3 |
| yürek ağlar gözden önce.. ![]()
Mesajlar: 23.467
Teşekkür Etme: 15.400
14.304 Mesajina 39.236 Defa Tesekkur edildi
Blog Yazıları: 218
Tecrübe Puanı: 107375787 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | aşk aşk aşk...insanı rezilde ediyor vezirde...sevdiğim insanın benden önce yaptıkları beni ilgilendirmez..ama benle birlikteyken beni aldatırsa o onun karaktersizliğidir...özür dilemekte affetmekte büyüklüktür...ama affedilecek hata var,affedilmeyecek hata var...ihaneti asla affetmen...dilim affetsede yüreğim affetmez...yüreğimin affetmediğinide beynim onaylamaz... paylaşım için teşekkürler... |
| | |
| The Following 4 Users Say Thank You to zuzuu For This Useful Post: |
| | #4 |
| Üye ![]() ![]()
Mesajlar: 106
Teşekkür Etme: 529
98 Mesajina 348 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 9787219 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
bence affedilir bende yukarıda yazılmış olan araştırmaya katılıyorum dogru zamanı ve karşıdaki kişinin o anki olaylar karşıısndaki durumu çok önemli ve iki tarafta yitirilmemiş duygu ve degerler varsa afedilir
|
| | |
| The Following 2 Users Say Thank You to duygu For This Useful Post: | ölümdenöte (10-06-2007), Cemre03 (10-05-2007) |
| | #5 |
| Üye ![]() ![]()
Mesajlar: 173
Teşekkür Etme: 417
103 Mesajina 190 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 5572 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | asla Afedilmmez Cok Kotu Bir Sey Ya |
| | |
| The Following 3 Users Say Thank You to CANIM BARIS For This Useful Post: |
![]() |
| Bookmarks |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
| |
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Aşkı ihanet mi bitirdi? | XxCANISIxX | Magazin Haberleri | 0 | 06-02-2008 23:16 |
| Ve sevgilim ihanet. | La-L | Edebi Yazilar | 0 | 04-22-2008 23:04 |
| İhanetin Yan Etkileri...Bir ihanet=iki ölü... | zuzuu | Ask Ve Sevgi | 0 | 01-21-2008 23:58 |
| ihanet :))) | Ebru | Komik Resimler | 8 | 12-26-2007 20:28 |
| ihanet.. | cindy | Şiir | 0 | 12-23-2007 02:39 |
Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız