Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler  

Geri Dön   Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler > FARKLI DÜNYALAR > Ask Ve Sevgi

Ask Ve Sevgi Aşk hikayeleri,sizin aşk hikayeleriniz ..o büyülü dünyalar

   

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 09-24-2007, 06:40   #1
Üye
 
Mesajlar: 123
Teşekkür Etme: 53
65 Mesajina 168 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 2887
elaye amber Baktabul'un Çılgınıelaye amber Baktabul'un Çılgınıelaye amber Baktabul'un Çılgınıelaye amber Baktabul'un Çılgınıelaye amber Baktabul'un Çılgınıelaye amber Baktabul'un Çılgınıelaye amber Baktabul'un Çılgınıelaye amber Baktabul'un Çılgınıelaye amber Baktabul'un Çılgınıelaye amber Baktabul'un Çılgınıelaye amber Baktabul'un Çılgını
new Ey hayat, benim muhatabım sen misin sanıyorsun?


Ey hayat, benim muhatabım sen misin sanıyorsun?



Muhtemel ki, birçok acılar yaşadınız, büyük kayıplarla birlikte. Geldiğiniz nokta olmak istediğiniz nokta olmasa bile, içine dâhil olmayı başarabildiğiniz belki de tek nokta. Belki bulunduğunuz hal üzerinde olmaktan memnun değilsiniz ama bir sürü bahanelerle kendinizi erteleyerek mevcut hayata katlanmaya çalışıyorsunuz. Hayata dair ve hayattan gelen her hamleyi
savuşturarak mevcut konuma zarar vermeyecek şekilde ‘şöyle böyle’ ya da ‘eh işte’ diye kısa kelimelerle tariflendireceğiniz bir hayat yaşıyorsunuz.

Büyük kaçışları özlemek ve hayal etmekle birlikte mevcut cetvel koşulların giderek daha da bağımlısı olarak, mutlu olma ihtimallerini sıfırlayıp bir şeyi, belki de ne olduğunu bilmediğiniz ama bir mucize olmasını ümit ettiğiniz ‘kurtuluşa’ kendinizi bırakıyor ve rüzgâr ne tarafa savuruyorsa o tarafa gidiyorsunuz.

Kimse için değil kendiniz için bile mücadele edemeyecek kadar yorgun, hayata karşı isteksiz, yarı depresif ve aile tarafından ‘kahrı zor’ insan tanımlamasıyla bir çeşit asalağımsı hayat yaşıyor ve çıkış yollarını bulmak adına ümidiniz olmadığı gibi çaba da aramıyor ve hatta bunların varlığına bile inanmıyorsunuz.

Hayat sanki sizden bağımsız ve hatta size karşı hareket ediyor. İstediğiniz birçok şey olmazken istemediğiniz her şeyi yaşamaya mecbur kalıyorsunuz. Başkalarını memnun etmek adı altında kandırdığınız çoğu zaman kendinizken, bunun böyle olduğunu içten içe bilmenize rağmen, kendinize yalan söylemeyi tercih ediyor ve en kolay yolu seçiyorsunuz. ‘kendini unutmak’…

Bazen çalkantılı ve beklentili hayatların verdiği gönül yorgunluklarının tamiri için kendi kendinize bir dört duvar yaratıp içine kurulursunuz. İnsanlardan kurtulursunuz ama ya kendinizden nasıl kurtulacaksınız?

Tarifini yapamadığınız bir mutluluk arayışıyla geçip giden zamanın bir şekilde farkında ama asla önüne geçerek geçmesine engel olmayan bir kabulleniş, bir baştan pes ediş ve savaşmadan yenilgiyi kabul ediş. Hayata dair tek bir damara tutunarak oradan ‘hasbel kader’ besleniş…

‘Eğer unuttuğun şey kendinsen gerçekten tekrar kendini hatırlaman için başına bir taş düşmesi gerekir.’ Çünkü fizik kurallarına göre dışarıdan bir etki olmadığı sürece kendi yolunda giden bir gezegenin rotasını başka hiçbir şey değiştiremez. Aynı rotada döner durur. Taa ki bir meteor yağmuruna tutulup yörüngesinin dışına çıkana kadar…

Hani bazı an’lar vardır insanı birden bire kucaklayıveren ve bulunduğu mekân ve zamanla ilişkisini kesen. Bir an için gidersiniz kendi içinizde bir yerlere. Belki bir tad, belki esen rüzgârın uzaklardan getirdiği belli belirsiz bir koku ve belki de göze çarpmayan ve yalnızca sizde bir takım çağrışımlar yapabilecek türde bir sürü şey…

Kendinize karşı acımasızlığınızın ve duyarsızlığınızın doruğundayken birden bire gelen bir ‘şey’ sizi ve bütün dengelerinizi alt üst eder. Baş aşağı düşer ve neye uğradığınızı şaşırırsınız. Açlık, yokluk, sefalet, felaket, hastalık, sakatlık, kaza ve belalardan kurtulursunuz da bu ‘şey’den kurtulamazsınız.

O siz nereye giderseniz peşinizden gelir ve daha da kötüsü sizi peşinden sürükler. İnim inim inler ve kanlı yaşlar dökersiniz ve bir de dönüp bakarsınız ki o hayatınızı yerle bir eden, parçalayan, sizi kendinize yabancılaştırarak artık siz dâhil kimsenin tanıyamadığı bir siz yaratan ‘şey’ orada, belki ellerinizi uzattığınızda parmağınızla dokunacak kadar yakın ama asla avucunuza alamayacağınız kadar uzak bir konumda gülümseyerek, kendisini istetecek her türlü eda ve cilve ile duruyor.

Hayat ilk defa sizinle dalga geçiyor, alay ediyor ve insanların hakkınızda konuşmalarına gülüşmelerine tanık oluyor ama önemseyemiyorsunuz bile. Çünkü o ‘şey’ sizi ele geçirmiş. Bütün damarlarınıza, bütün hücrelerinize hükmediyor ve o ne derse siz onu yapıyorsunuz. Akıl, mantık, sağduyu devre dışı ve ölüm hiç bu kadar yakın ve arzu edilir olmamıştı.

Hayata dair vazgeçemeyeceğim sandıklarınız, aileniz, sevdikleriniz, yakınlarınızın varlığı bir eziyet. Her konuşmaları nasihat ve acı dolu bakışlarla dolu. ‘Ne zaman kendine geleceksin?’ sorusunu sorup duruyorlar ve fakat aslında sizin vermek istediğiniz tek bir cevap var. ‘hiçbir zaman’ ‘Ben hiçbir zaman kendime gelmek istemiyorum!’

Her türlü rezalet, aşağılanma, umursanmama, duyarsızlık, bencillik ve yaşanılan bütün olumsuz duygulara karşı o ‘şey’ uğruna bir katlanma, bir hoş görme, bir affetme ve yine ve yeniden o ‘şey’ uğruna ölme hali…

Artık hayat bir daha asla size acı veremez. Hayat idareyi eline almış gibi görünse bile, sizi öyle yaşatıp öyle öldürse bile, eğer o ‘şey’ ile tanışıklığınız varsa artık hayata karşı bir – sıfır galipsiniz demektir…

O zaman gönül rahatlığıyla diyebilirsiniz. Ey hayat, Benim muhatabım sen misin sanıyorsun…

Benim muhatabım ‘aşk’ !!!
elaye amber Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Cin Misin Peri Misin-Yurtseven Kardeşler(Cin Misin Peri Misin şarkı sözü) XxCANISIxX Türkçe Şarkı Sözleri 0 05-02-2008 17:33
Hayat Beni Çözer Misin-İrem(Hayat Beni Çözer Misin Şarkı Sözü) cindy Türkçe Şarkı Sözleri 0 05-01-2008 17:49
Son Defa Benim İçin Güler Misin..? sonyağmur Şiir 3 03-22-2008 12:38
Özler misin sen de benim seni özlediğim gibi? yaremce Ask Ve Sevgi 2 02-14-2008 08:26
Sen benim meleğim misin? zeynep Şiir 2 07-09-2007 19:15


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:59 .


Telif Hakları vBulletin v3.7.3 © 2000-2008, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : Msn ifadeleri
Site Ekle Hosting Hizmetleri

Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız


Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245