Sürgün Gözyaşlari ... Zamansız ağlayışlarımı saklayamam yüreğimden kipriklerim şahit buna, Bazen yitirilmiş bir mevsim olurum uzak yerlerde. Bazende hayat denilen okyanusuna damlayan bir damla. Düşen gözyaşıdır çoğu zaman , çoğu zamanda ben düşerim o okyanusun üstüne..Kaybolurum çoğu zaman bir çocuğun yüreğinde bulurlar sonra beni ..Uçurtması uzak rüzgarlara sürgün edilmiş bir çocuğun uçurtması gibi bazen bende bulamam kendimi Ne garip değil mi bir yaşamn içinde herşeyi yaşamak, evet bir anda bir yürek tufanı başlıyor yüreğimde ve şehir yanıyor benim bir harfimde.. Oysa şehre ve hayata inat düşen gözyaşım beni alıp gider adı konulmamış kentlere..Siz bilmezsiniz ama bunu, esrarlı bir düş yolculuğudur bu..Heybemde azıcık yalansız bir aşk, birazcık umut ve birazcıkta hüzünbaz bir gülüş alır başımı giderim uzak mavilere .. yanımdaki dostlarım omuz verirler bana aşk yüreğimden tutar, umut ellerimden hüzünbaz bir gülüşse bir yer arar durur yüzümün deltasında..Aykırı yaşamlara bir yolculuktur bu ..Yani hani şu sizin bildiğiniz yaşamak değil yada yaşam dediğiniz şeylere değil bu yolculuk..Ne ben kendimi bilirim. Nede kendimi bilmek için bir çaba sarfederim. dudaklrımda bir bozkır ayazı , tadı kekremsi bir bir düş yaşamışlığı ve ben gidiyoruz. Yanımda dostlarım yanımda hayatın öteki yüzü yaşamın gizemli sevinci..Bir dolu umut sürgünlüğü işte hepsi hepsi bu ..Yanan aşksız şiirler ve bestesiz notaların çığlığınıda alıyorum sonra .. Kağıtların savurulan hayalerini görüyorum şimdi rüzgarın gözyaşlarında..Üzerindeki tüm mürekkepler anlamsız dönüşümler yaşamış ve sanki harflerde kovulmuştu aşksız yüreklerden.. Evet zamansız ağlayaşılarımı hiç saklayamam..Hayallerimin utancını bir sır gibi saklarım yüreğimde ama zamansız ağlayışlarımı hiç saklayamam zaten kipriklerim şahit buna ..Kipriklerimden bir damla gözyaşı saklamak sizce nasıl olurki...Hadi diyelimki sakladık ama ya gözlerimizdeki kırmızı yangını kim görmezden gelecek. Bir sürü soru yığını içinde yaşama bıraktığım belkide sırf bu. Suskunluğuma bürünüyorum artık avucumda kanayan gül yaprakları ve karanfil yüreğimde acı dayanıklı bir aşk yaşanmışlığı..bir bu düşlerimi esir alan bu , birde bu kahrolası yaşamdan bana arta kalan .. dedimya herşeye inat gidiyorum buralardan..Herşeyim hazır heybemde..Üstümde eski bir ceket ve iç cebinde bir iğde dalı.. Niçin komuştum bunu bilmiyorum.Çok sonra aklıma gelir annemindi bu huy.. Evet annemindi nazar deymesin diye koyardı ceplerime iğde dalını minicik bişey oğlum görünmez derdi..Anne yüreği işte onu da alıyorum yanıma bütün annelerin yüreklerini...Masum aşkların ihtilali var uzak yerlerde bana çok lazım olacak onlar.. Çocuk gülüşlerinden keskin aşk zırkları yapıyorumve bebeklerin yüreğinden kılıçlar aşk masumdur ya..Bütün aşkları çalıyorum gizliden kimse bilmiyor yüreğimde neler kaçırıyorum onların bu hayatlarından.. Kimse bilmiyorum garip değilmi.Aşksız bir ülkeden aşklar çalıp çekip gitmek..dedimya anlamsızlığıma gizliyorum herşeyi..Ve hala zamansız ağlayışlarımı saklayamıyorum. Kipriklerim hazır olda bekliyor sanki. Gidişlerimi sarıyorum kül rengi bulutlara kimbilir belki birazdan bir yağmur olur nerden bilebilirsiniz.Ama bana ne bundan ben gidiyorum işte...Zamansız ağlayışlarımın en keşmekeş yalnızlıklarından ve aşksızlıklarından uzak diyarlara doğru kalanlara bu son veda...Sonbaharada inat düşen yapraklarada inat ve birde bu şehre ve yaşama inat Elveda..... |