Artık günleri saymayı bırakalı çok uzun zaman oldu…Saydıkça sanki ecelime yaklaşıyorum, sanki kapkaranlık yıldızsız geceler beni içine çekiyor, boğuluyorum kollarında…Çırpınmak çaresizce hiçbir şeye engel olmuyor…Umutlarım tükenmek üzere artık...Tek zerresine muhtaç haldeyım..Tıpkı susuzluktan ölmek üzere olan karaya vurmuş bir deniz yıldızı gibi...
Gelmicek diyor içimdeki ses, bekleme artık, onun olmadığı zamanlarda yaşadığın gibi yaşamaya devam et..Ama o sesi acımasız bir seri katil gibi öldürüyorum içimde, gözünün yaşına bakmadan..Gelicek diyorum…Ve saplıyorum bıçağı avaz avaz bir çığlıkla…
Tek umudum adın oldu..O söylemeye doyamadığım, her karanlığa ışık olan, geceme yıldız olan, günlerime yağmur…Ve adımı senden duymayı özleyeli o kadar zaman oluyor ki..Sanki dudaklarından çıkan alev alev bir sözcük tüm bedenimi sarıyor..Ne kadar çok yakışıyor adım senin dudaklarına…Ama ben artık adımı sevmeyi bile bıraktım..Senden duymadıkça o kadar anlamsız geliyor ki…
Şimdi daha iyi anlıyorum ne kadar alışmışım ben seninle yaşamaya, senli zamanlara, gözlerine dalıp gitmeye…Ama şimdi nerde olduğunu, nelere gülüp, nelere üzüldüğünü, beni özleyip özlemediğini bile bilmiyorum..Tek tesellim aynı göğün altında olmak…Aynı yıldıza bakıyoruz belki de başımızı bir dilek için kaldırdığımızda o engin karanlığa…Belki de aynı dileği tutuyoruz……Belki de senin dileklerin benim sonsuzluğumun bile çok dışında…
alıntı