Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler  

Geri Dön   Baktabul.CoM, Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler > GENEL KÜLTÜR VE SANAT > Eğitim Öğretim Bölümü > Arkeoloji

Arkeoloji Arkeoloji

   

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 08-02-2008, 22:50   #1
Üye
 
Mesajlar: 99
Teşekkür Etme: 13
12 Mesajina 25 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 3590554
Naushika Baktabul'un ÇılgınıNaushika Baktabul'un ÇılgınıNaushika Baktabul'un ÇılgınıNaushika Baktabul'un ÇılgınıNaushika Baktabul'un ÇılgınıNaushika Baktabul'un ÇılgınıNaushika Baktabul'un ÇılgınıNaushika Baktabul'un ÇılgınıNaushika Baktabul'un ÇılgınıNaushika Baktabul'un ÇılgınıNaushika Baktabul'un Çılgını
new Bademağacı Höyüğü,Bademağacı Höyüğü Hakkında (Bademağacı Höyüğü)


Bademağacı, Antalya'nın 50 km, Toros Dağları'ndan yaylaya geçit veren Çubuk Beli'nin 4 km. kuzeyinde, Bademağacı Beldesi yakınlarında 9 m. yüksekliğinde, 100x200 m boyutlarında bir höyüktür. Bademağacı'nda 1993 yılından bu yana İstanbul Üniversitesi adına Prof. Dr. Refik Duru ve Doç. Dr. Gülsün Umurtak yönetiminde bir kurul tarafından kazılar yapılmaktadır. Çalışmalar, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile İstanbul Üniversitesi Araştırma Fonu tarafından sağlanan parasal olanaklarla sürdürülmektedir.*
Neolitik Çağ Yerleşmeleri (MÖ 7000-5500) Bademağacı Höyüğü'nün yer aldığı küçük ova, etrafı dağlarla çevrili eski bir göl yatağıdır. Son Buzul Çağı'nın sona erdiği ve Anadolu Yaylası'nda da ılıman bir iklimin egemen olduğu, günümüzden 15.000 yıl kadar önce, Bademağacı'nın bulunduğu yer, büyük olasılıkla göl veya bataklık idi. Durumun 10.000 yıl önceleri değiştiği ve yörenin kısmen kuruyarak, oturulabilir hale geldiği anlaşılmaktadır. Bu tarihlerde, bazı insan topluluklarının bu ovaya gelerek, 'köy' niteliğindeki ilk devamlı yerleşmeyi kurdukları tahmin edilmektedir. Henüz bilimsel kanıtları fazla olmamakla birlikte, Antalya'nın sahil kesiminde oturmakta olan yarı toplayıcı, yarı avcı insan topluluklarının yeni öğrendikleri, ancak Antalya çevresinde uygulama olanağı bulamadıkları 'bitki üretimi/tarım ve hayvan yetiştiriciliği' için daha elverişli olan yayla koşullarını bilinçli şekilde yeğledikleri ve Torosları aşarak, buraya göç ettikleri şeklinde bir öneride bulunmak mümkündür. Şimdiye kadar alınan sonuçlara göre, höyükteki ilk yerleşme, M.Ö. 7000 yılı dolaylarında, Erken Neolitik Çağ'da (ENÇ) başlamıştır. Yaklaşık 9 m. kalınlıkta bir birikim oluşturan Neolitik yerleşmelerin M.Ö. 5500 civarında sona erdiği anlaşılmaktadır.
Bademağacı'ndaki Erken Neolitik yerleşmeler, son bilgilere göre 12 yapı katı halindedir. 2001 çalışmaları sırasında 'höyüğün en yüksek noktasına göre' -8.80 m. de Ana Toprak'a varılmıştır. Erken Neolitik 9. Yapı Katı (ENÇ 9) Ana Toprak üzerine kurulan ilk yerleşmedir. ENÇ 9 yerleşmesi ve onu izleyen dört yerleşim döneminde olası yapılara ait mimari izlere rastlanmamıştır. Bademağacı'nın bu en erken yerleşmelerinde ağaç-dal örgülü ve çamur sıvalı bir yapı tekniği söz konusudur (wattle and daub). Kireçli bir karışımdan elde edilmiş olan beton kadar sert taban uygulamasına (terazzo),şimdilik yalnızca ENÇ 8 yapı katında rastlanmıştır. Bademağacı'nda ENÇ 4'den itibaren evlerin yapımında kerpiç kullanılmaya başlanmıştır. Bu yeni mimari dönemde, evler dikdörtgen-dörtgen planlıdır; örneğin büyük bir ev (içten) 7-5 x 3.5-4.5 m ölçülerindedir. Evlerde genellikle kapılar uzun duvarların ortalarına açılıyor ve kapının karşısına gelen duvarın önüne atnalı planlı fırınlar yerleştiriliyordu. Basık bir çatı ile kapatılmış olan bu fırınların çoğunlukla önlerinde kenarları kille yükseltilmiş küllüklerinin bulunduğu görülmektedir. Tek odalı olan evlerin içinde, yatmak için hazırlanmış platformlar, kilden hazırlanmış ateş kutuları 'mangal' ve el değirmenleri ile öğütme yapılan işlik yerleri bulunuyordu. Evlerin tabanı bastırılmış/sertleştirilmiş topraktandı, duvarlar sıvalı idi. Kapı kasaları, kapı eşikleri ve çatıyı taşımaya yardımcı olan dikmeler ahşaptan yapılmıştır. Çatılar sağlam durumda günümüze ulaşmamakla birlikte, kalıntılarına bakılarak, ahşap, dal, toprak gibi malzeme kullanılarak fazla ağır olmayan düz dam şeklinde yapıldıkları tahmin edilebilir.
Bugüne kadar ortaya çıkartılan evlerde pencere izine rastlanmadığı için, bunların ışık ve temiz havayı kapıdan aldıkları düşünülmektedir. Bu çağlarda Bademağacı'nda dörtgen sandık şeklindeki tahıl depolama ünitelerinin, kilden hazırlanmış irice levhaların birbirine bağlanması ile oluşturulduğu anlaşılır. Üstleri belki de tahta kapaklarla örtülen depoların birkaç tanesi birarada olanları yanında, altı gözlü petek şeklinde örnekler de vardır.
10 yıllık çalışmalar sonunda, Erken Neolitik Çağ'ın en iyi araştırıldığı 3. yapı katında evlerin konumu ve bunları birbirine bağlayan geçitler, daha şimdiden bu dönemdeki yerleşim dokusu hakkında bir fikir vermektedir. ENÇ yerleşmelerinin, yangın veya başka nedenlerle zaman zaman yıkıldıkları sonra aynı yöntem ve planla yeniden yapılarak, oldukça uzun bir süre yaşamlarını sürdürdükleri söylenebilir. M.Ö. 5500 dolaylarında, Neolitik dönem insanları Bademağacı'ndan bir başka yere göçmüş veya bilemediğimiz bir nedenle yaşamlarını burada sürdürememişledir. 1500 yıl kadar süren Neolitik yerleşmelerin sahiplerinin kullandıkları eşyaların bir bölümü kazılar sırasında ortaya çıkartılmıştır. Bunların arasında, Bademağacı'nda en erken tabakadan başlayarak grimsi boz ve devetüyü renkli, çoğunluğu ince kenarlı, pişmiş topraktan çanak ve çömlekler önemli bir yer tutmaktadır. Pişmiş toprak, kutsal nitelikli kadın betimleri, pişmiş toprak ya da taştan yapılmış damga mühürler ve pintaderalar, bu dönem insanlarının yaşamında önemli bir yer tutmuş olmalıdır. Kemik ve boynuz eserler arasında spatulalar, deliciler, sıyırma gereçleri, kemer tokası ve taş aletlerin takıldığı saplar dikkati çekmektedir. Taştan boncuk ve kolyeler, keski ve el baltaları, el değirmenleri, havan ve havan elleri dışında, çakmak taşı ve obsidyenden yapılmış bıçak, kazıyıcı, delici gibi gereçler de yontmataş endüstrisini oluşturmaktadır.
Bademağacı Neolitik toplumları, çocukları ev tabanlarının altlarına, fetüs'ün ana karnındaki durumuna benzer bir pozisyonda (hocker), ancak sırtüstü gömmüşlerdir. Yerleşme içinde yetişkinlere ait çok az gömü bulunduğu için, onların yerleşme dışındaki bir mezarlığa gömülmüş oldukları akla gelmektedir. ENÇ yerleşmelerinde bulunan bitki kalıntıları arasında çok miktarda yabani armut, elma, tarıma alınmış buğday, mercimek ve nohut başta gelmektedir. Kazı alanında evcil köpek, koyun ve keçi, sığır olmak üzere çok çeşitli hayvanlara ait kemikler ele geçmiştir.
Bademağacı'nın Anadolu Neolitik sürecindeki yerini saptamak için bazı önemli bulgular vardır. Bademağacı ENÇ tabakalarında da ele geçen kutu biçimli kaplar, ana tanrıça figürinleri, obsidyenden yapılmış söğüt yaprağı biçimli mızrak uçları ile taş ve kilden yapılmış damga mühürlerin bazıları ile 2001 yılı çalışmalarında ENÇ 2 tabakasında bulunan kırmızı boya ile yapılmış üçgen dizileri şeklinde süslenmiş bir duvar parçası, Çatal Höyük'te bulunanlarla çok büyük benzerlikler içindedir. Bademağacı'nın Çatal Höyük ile ilişkileri bakımından son derece önemli olan bu ortak buluntular Bademağacı ile Çatal Höyük ENÇ yerleşmelerinin çağdaş olduklarına işaret etmektedir.Bademağacı'nın bu çağlarda güney Marmara'daki Fikirtepe kültür çevresi ile Ege Adaları ve Yunanistan'daki bazı yerleşmeleri çanak çömlek formları bakımından etkilemiş olduğu söylenebilir. Bademağacı'nda ENÇ'nin değişik katlarından gelen kömürleşmiş ağaç örneklerinden, 'Institut für Umweltphysik der Universitaet Heidelberg' Laboratuvarları'nda yapılan C14 ölçümlerinden bir kısmı şöyledir:
(Hd-21046) ENÇ 1 - BP 7307 ±41 (-23.0) cal BC 6225-6085 - cal BC 6235-6035 (Hd-21058) ENÇ 3 - BP 7459 ±51 (-25.0) cal BC 6400-6235 - cal BC 6435-6225 (Hd-21015) ENÇ 4 - BP 7481 ±40 (-25.5) cal BC 6405-6250, - cal BC 6435-6235 (Hd-21016) ENÇ 4 - BP 7424 ±37 (-25.3) cal BC 6380-6230 - cal BC 6395-6115
İlk Tunç Çağı yerleşmeleri (M.Ö. 2600-2300) M.Ö. 2600 dolaylarında Bademağacı Höyüğü'ne, Neolitik Çağ kültürü ve insanları ile hiçbir ilişkisi olmayan bir grup insan gelmiş ve bu tepede yeni bir yerleşim süreci başlamıştır. Yeni gelen İlk Tunç Çağı (İTÇ) insanları, burada kaldıkları yaklaşık 300 yıl içinde yerleşmelerini en az 3 kez yenilemişlerdir. Plan Neolitik Çağ süresince köy yerleşmelerine sahne olan Bademağacı, ITÇ'de artık bir kasaba görünümündedir. Bu kasabanın en gelişmiş duruma geldiği 'İTÇ 2' yerleşmesinin dışında kalan eğik yamaç orta boy taşlarla kaplanarak, savunma güçlendirilmiştir. Sözkonusu taş döşeme (glase) bütün yerleşmenin tümünü bir kuşak gibi çepeçevre dolaşmaktadır. Kasaba'ya ana giriş kapısı ve diğer bazı ayrıntılar henüz bilinmemekle birlikte, yerleşim dokusu, şimdilik sayıları 12'ye ulaşan, ve bir kısmı birbirine bitişik düzende inşa edilmiş megaron tarzı yapıların, höyüğün merkezine doğru konumlanmalarından oluşmuştur. Megaronların aralarında höyüğün merkezine doğru yönelmiş bazı sokak ya da geçitler dikkat çekmektedir. Kazı yapılan alanlarda, evlerin kapılarının baktığı orta kesimin boş bırakıldığı görülmektedir. Bu alanda, gelecek yıllarda önemli kamu yapılarının ortaya çıkması sürpriz olmayacaktır. Bademağacı'ndaki megaronumsu yapıların temelleri taştandır ve duvarların alt kısımlarının da en az 7-8 sıra taştan örüldüğü görülmektedir. Höyük yüzeyine çok yakın olan İTÇ yerleşmeleri çok fazla tahrip olduğu için, yapıların üst kısımlarına ait fazla iz yoktur; yıkıntı molozu içinde yanmış, tuğlalaşmış kerpiç kalıntılarına rastlanmıştır. Yapıların tabanlarına ve evlerin içinde genelde olması beklenen ocak ya da oturma-yatma sekileri gibi taşınmazlara şimdiye kadar rastlanmamıştır Bademağacı'nda en büyük megaron 17 x 6 m ölçülerindedir. Bir veya iki odalı megaronların, zaman zaman onarılarak ya da antelerinin höyüğün merkezine doğru uzatılması şeklinde değişikliklerle uzun süre kullanıldıkları anlaşılmaktadır. Megaron tipi yapılar, batı komşu Elmalı Bölgesi'nde Karataş-Semayük'den Troya'ya kadar Anadolu'nun batı bölgelerinde ve giderek Ege Dünyası'nda yaygınlaşmış ortak bir uygulamadır. Bademağacı İlk Tunç Çağı yerleşmelerinde elde ve çömlekçi çarkında yapılmış çanak çömlek türleri içinde, halkın günlük gereksinmesini karşılayabilecek her türlü kap vardır. Çanak çömleğin yaklaşık % 95'i kırmızı ve gri-siyah renklerdeki iki büyük gruptan oluşmaktadır. Her iki grupta, kalınca kenarlı, içi ve dışı iyice astarlı, çoğunluğu açkılanmış, orta ve iyi derecelerde fırınlanmış kaplar dikkati çekmektedir. İri boy tabaklar, derin, bazen kaideli çanaklar, yayvan gaga ağızlı bodur testicikler ve testiler, devrik ağızlı, yüksek boyunlu ya da küresel gövdeli üç ayaklı iri çömlekler, en çok rastlanan kap türleridir. Bu yaygın mallar dışında, kahvemsi gri renkli elde yapılmış mallar ile devetüyü renkli, çarkta yapılmış diğer bir mal türü azınlığı oluştururlar. Yerleşmede çanak çömlek dışında ele geçen küçük buluntular arasında pişmiş toprak idoller, pişmiş toprak ve taştan çok sayıda damga mühür, pişmiş toprak ağırşaklar, taştan keskiler, el baltaları, askı ve boncuk taneleri vardır. Yontmataş topluluğu ise ağırlıklı olarak çakmaktaşı dilgilerden oluşmaktadır. İlk Tunç Çağı buluntuları arasında oldukça fazla sayıda tunç alet ve gereç yer almaktadır. Başlı süs iğneleri, dikiş iğneleri, bilezik, mızrak ucu ve hançer ile altın bir kulak tıkacı maden buluntuların hemen ilk akla gelenleridir. Şimdiye kadar, maden eser üretiminin yerleşme içinde yapıldığına ilişkin herhangi bir ipucuna rastlanmamıştır. Ağzı bir çanakla kapatılmış, yan yatmış durumdaki bir küp içinde ele geçen delikanlı yaştaki erkek iskeleti dışında, İTÇ yerleşmesi içinde gömüye rastlanmamıştır. Kasabanın mezarlığının yerleşme dışında olması büyük olasılıktır. Orta Tunç Çağı'na ait bulgular (MÖ 1950-1750 ?) Son yıllarda Bademağacı Höyüğü'nün merkezine yakın kesimde bir mimarlık tabakasına bağlı olmaksızın, moloz içinde ve karışık durumda, çarkta yapılmış çanak çömlek, kurşundan bir damga mühür ve bronz süs iğneleri ele geçmiştir. Bademağacı OTÇ çanak çömleği ile Beycesultan V ve IVc tabakalarının malzemesi arasında önemli benzerlikler vardır. Aynı birikimden gelen maden buluntuların benzerleri MÖ 2.binyılın önde gelen Anadolu merkezlerinde karşımıza çıkmaktadır. Bugüne kadar, Burdur ve Antalya Bölgeleri'nde MÖ. 2. binyıla ait somut arkeolojik bulgulara rastlanmamıştı. Sözkonusu buluntuların ait olduğu yerleşmenin, höyüğün henüz kazılmayan kesimlerinde, gelecek yıllarda ortaya çıkacağını sanıyoruz. Erken Hristiyanlık Dönemi Kilisesi Höyüğün en yüksek kesiminde, Erken Hristiyanlık Dönemine ait (yaklaşık MS 5-7. yüzyıl) bir kilise bulunmaktadır. Uzunluğu 15.5 m., genişliği 13 m. olan 'Üç Nefli Bazilika' planlı küçük kilisenin dış duvarları orta boy işlenmemiş taşlardan kireç harçla örülmüş, 'nef'ler ise çok iri mermer monolitlerle birbirinden ayrılmıştır. Kilise'nin duvarlarının sadece 60-70 cm.'lik alt kısmı korunmuştur. Yapı çok büyük oranda tahrip edildiği için, ne 'Nartex'e, ne de iç kısımdaki mimari ayrıntılara ait izlere rastlanılmamıştır. Bu nedenle yapının tarihlemesi henüz kesinlik kazanmamıştır. Höyük yüzeyinde Bizans Dönemi'ne ait keramik vs. gibi buluntu yoktur. Çok yakın çevrede de herhangi bir Bizans yerleşmesi bilinmemektedir. Bademağacı'nda kazıların 8-10 yıl daha devam edeceğini sanıyoruz. Çalışmalar tamamlandığında, elde edilecek sonuçların Anadolu Arkeolojisi'ndeki bazı boşlukları doldurması yanında, insan türünün bu topraklardaki kültürel geçmişini daha iyi anlamamıza yardım edeceği düşünülmelidir.
Naushika Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kadınlar Hakkında Her Şey,Kadınlar Hakkında Her Şey tanıtımı, özeti, hakkında Ebru Vizyondaki Filmler 0 09-12-2008 02:22
Alişar Höyüğü Antik Şehirler(Antik Şehirler Alişar Höyüğü)Alişar Höyüğü Gizem Arkeoloji 0 12-02-2007 23:21


Forumumuzda yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletisimden bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to Contact- İletişim Gizlilik Bildirimi Forum Kurallarımız

Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:56 .


Telif Hakları vBulletin v3.7.3 © 2000-2008, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : Msn ifadeleri
site ekle Hosting Hizmetleri

Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262