Tekil Mesaj Gösterimi
Eski 04-26-2008, 10:19   #1
nur yağmuru
V.İ.P. ÜYE
 
Mesajlar: 4.297
Teşekkür Etme: 4.785
1.013 Mesajina 2.093 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 102082527
nur yağmuru Baktabul'un Çılgınınur yağmuru Baktabul'un Çılgınınur yağmuru Baktabul'un Çılgınınur yağmuru Baktabul'un Çılgınınur yağmuru Baktabul'un Çılgınınur yağmuru Baktabul'un Çılgınınur yağmuru Baktabul'un Çılgınınur yağmuru Baktabul'un Çılgınınur yağmuru Baktabul'un Çılgınınur yağmuru Baktabul'un Çılgınınur yağmuru Baktabul'un Çılgını
Tanımlı Hayvanlar Alemi


KÖPEKLER


Köpekler, birçok canlıdan çok daha zeki ve eğitilmeleri çok daha kolay olan hayvanlardır. İyi eğitimli olanları kimi zaman bekçi köpeği olarak kullanılır. Bir bekçi köpeği kendi vücudundan 5-6 kat büyük bir canlıyı etkisiz hale getirebilir. Ancak, çok ilginçtir ki, tehlike anlarında böylesine vahşi olabilen bu köpekler sahiplerine hiç zarar vermezler. Kendi canlarını sahipleri için tehlikeye atabilirler ve ne olursa olsun sahiplerini zorluk anlarında terk etmezler.

KÜÇÜK BEYAZ KUZULAR

Belki dikkatinizi çekmiştir, kuzuların hepsi küçük, sevimli ve masum yüzlüdür. Bir de yine onlara benzeyen fakat daha iri olanları vardır. Bunlar da, kuzunun annesi olan koyunlardır. Kuzuyla annesi arasında çok güçlü bir bağ olduğunu biliyor muydunuz? Bu güçlü bağ ise koyun kuzuyu doyurmaya başladığı zaman oluşur.

Koyun, kuzuyu doğurduğu an, onu diliyle temizlerken aldığı tadı ve kokuyu bir daha asla unutmaz. Bu yüzden de başka tat ve kokudaki kuzuyu yanına kabul etmez. İnsan bile hastanede kendisine başkasının bebeği verilse bunu farkedemezken, koyunun kendi yavrusunu kalabalık bir sürünün içinden yanılmadan bulması gerçekten hayret vericidir. Oysa, koyunun kendi yavrusunu tanımak için fazla zamanı yoktur, doğum yaptığı an bunu başarmak zorundadır. Yoksa o kalabalık sürüde bir daha kuzusunu asla bulamaz. Ama böyle bir sorun yaşanmaz. Çünkü, Allah, koyuna yavrusunu doğurduğu an, tadını ve kokusunu öğrenmek için hemen yalaması gerektiğini ilham etmiştir.
Oysa, koyunun kendi yavrusunu tanımak için fazla zamanı yoktur, doğum yaptığı an bunu başarmak zorundadır. Yoksa o kalabalık sürüde bir daha kuzusunu asla bulamaz. Ama böyle bir sorun yaşanmaz. Çünkü, Allah, koyuna yavrusunu doğurduğu an, tadını ve kokusunu öğrenmek için hemen yalaması gerektiğini ilham etmiştir.
Peki, yağmurlu havalarda kuzuların yağmurdan korunmak için ne kullandıklarını biliyor musunuz? Postlarını!.. Kuzu postu, çok yumuşak ve yağlı bir tabakadan oluştuğu için kuzunun ıslanmasına engel olan bir yağmurluk görevini görür. Böylece yağmurlu havalarda tüylerinin kıvrık ve kuru kalmasını sağlar.
Ayrıca, bu sevimli kuzuların en büyük özelliklerinden biri geviş getirmeleridir. Siz hiç geviş getiren bir hayvan gördünüz mü? Görmediyseniz anlatalım. Ot yiyen hayvanların bir kısmı geviş getirirler. Bu hayvanların 4 adet midesi vardır. Hayvan yemek yediği zaman besin ilk önce mideye gider, bir süre sonra tekrar ağza gelir. Hayvan tekrar çiğnedikten sonra ise diğer mideye gider. Bu işleme "geviş getirmek" denir. Rabbimiz, bazı hayvanlara sindirimi zor besinleri kolay hazmetmeleri için böyle bir özellik vermiştir.
Koyunların ve kuzuların bizim için birçok yararı vardır. Bize her gün süt verirler. Sütün içindeki kalsiyum kemiklerimizin ve dişlerimizin gelişimi için çok önemlidir. Sütten yoğurt, peynir gibi temel gıdalar yapılır. Pasta, börek ve diğer yemeklerde de bunlar kullanılır. Kısacası süt en çok kullandığımız ve bize en faydalı olan gıdalardan biridir. Ayrıca yünlerinden elde edilen ipliklerle de giyinmemiz için kumaş üretilir. Birçok kullanım alanı olan iplikler yaşamımızı çok kolaylaştırmıştır. Allah'ın insanlara indirdiği kitap olan Kuran'da da bu hayvanların insanlara sağladığı faydalar aşağıdaki ayetlerle anlatılmıştır:
... Size hayvan derilerinden hem göç gününde, hem de yerleşme gününde kolaylıkla taşıyabileceğiniz evler; yünlerinden, yapağılarından ve kıllarından bir zamana kadar giyimlikler döşemelikler ve (ticaret için) bir meta kıldı. (Nahl Suresi, 80) ... İçenlerin boğazından kolaylıkla kayan dupduru bir süt içirmekteyiz. (Nahl Suresi, 66) Gerçekten bu ayetlerdeki gibi koyunların ve kuzuların birçok özelliğinden yararlanırız. Allah'ın bizim için yaratmış olduğu bu nimetler için çok şükretmeliyiz.

VEFAKAR ARKADAŞLARIMIZ: ATLAR

Köpeklerden sonra en sadık dostlarımızın atlar olduğunu biliyor muydunuz? Evcil atlar, sahiplerini hiçbir zaman terk etmezler.

25 'ten fazla türü olan bu sadık dostlarımız hiç yorulmadan bizi kilometrelerce uzağa taşıyabilirler. Atlar, tarih boyunca insana en çok yardımcı olmuş hayvanlardır.
Bugün sokaklarda binlerce araba ve bu arabalar için yapılmış yollar var. Oysa, bu arabalar ancak son yüzyılda insanlara hizmet etmeye başlamışlardır. Sizin dedenizin dedesinin doğduğu yıllarda hiç kimse araba diye bir şeyin varlığını bilmiyordu. O tarihte ulaşım ve taşıma işleri hayvanlar, özellikle de atlar sayesinde yapılıyordu.
Peki, atların yaşının kesici dişlerinin aşınıp yıpranmasına göre anlaşıldığını biliyor muydunuz? Atların yediği ot, kumlu ve tozlu olduğu için dişleri zamanla aşınır. Ancak Allah atların dişlerini çok uzun yaratmıştır. Bu dişler çene kemiğinin çok derinlerine kadar gömülen uzun şeritler halindedir. Yani dişlerin kök kısmı bizimkilere göre çok daha derinlerdedir. Diş aşındıkça kemiğin içindeki bölüm dışarı çıkar. Hatta yaşlı atlarda dişlerin kökü diş etinin yüzeyine gelir. Her bir diş, yemek yeme kabiliyetini yitirmeden 2.5-5 cm aşınabilir. İşte biz de bu aşınmanın miktarına göre atların yaşını tahmin edebiliriz. Düşünsenize; eğer Rabbimiz atlara böyle bir özellik vermeseydi, bu hayvanlar kısa sürede dişlerini kaybedip açlıktan ölürlerdi..
Rabbimiz, atın tüylerine de çok önemli bir özellik vermiştir. Atların tüyleri vücut ısılarının ayarlanması için termostat, yani ısı ayarlayıcısı görevi görür. Vücutları her zaman 38 derece sıcaklıkta olmalıdır. Bu ısının korunması için soğuk kış günlerinde atın tüyleri uzar, sıcak mevsimlerde ise dökülür ve vücut ısısının sabit kalmasını sağlar.
İşte size ilginç bir özellik daha: Atlar ayakta uyurlar! Peki nasıl olur da uyurken yere hiç düşmezler biliyor musunuz? Çünkü bacak kemiklerinin kilitlenebilme özelliği vardır. Rabbimizin verdiği bu özellik sayesinde atlar hem ayakta uyuyabilir hem de çok ağır yükleri taşıyabilirler. Oysa insanlar, oturdukları yerde uyuya kaldıkları zaman bile başlarının yana düşmesini engelleyemezler.
Atların bacakları yalnız ağır yükleri taşıyabilmeleri için değil, aynı zamanda da hızlı koşabilmeleri için özel yaratılmıştır. Atlarda, diğer hayvanlarda olduğu gibi köprücük kemiği yoktur. Bu da onların daha büyük adım atabilmelerini sağlar. Ayrıca atların bacaklarında hızlandıkça harcadıkları kuvveti düşüren buna karşın hareket edebilme yeteneklerini artıran bir kemik-kas mekanizması vardır. Bu mekanizmanın çalışmasını otomobillerdeki vites sistemine benzetebiliriz. Hızlanan bir arabanın vitesini büyütmesi gibi atlar da hızlandıkça adeta vites büyütürler. Bu sayede itme için harcanan güç azaltılırken, hareket yeteneği artar.
Peki atların vücutları niçin çok ağır yükleri taşımaları ve çok hızlı koşabilmeleri için dizayn edilmiştir? Normalde ağır yük taşıma ve hızlı koşma yeteneğine sahip olmak, atın çok fazla işine yarayacak özellikler değildir. Öyleyse atlar bu özelliklere niçin sahiptirler?
Cevap çok basittir. Atlara bu yetenekler kendileri için değil, insanlara faydalı olabilmeleri için verilmiştir. Yani atları Allah bu özellikleriyle insanlara hizmet etmeleri için yaratmıştır. Rabbimiz hayvanları insanlar için yarattığını ayetlerinde şöyle bildirmiştir:
Ve hayvanları da yarattı; sizin için onlarda ısınma ve yararlar vardır ve onlardan yemektesiniz. Akşamları getirir, sabahları götürürken onlarda sizin için bir güzellik vardır. Kendisine ulaşmadan canlarınızın yarısının telef olacağı şehirlere onlar, ağırlıklarınızı taşımaktadırlar. Şüphesiz sizin Rabbiniz şefkatli ve merhametlidir. Onlara binmeniz ve süs için atları, katırları ve merkebleri (yarattı). Ve daha sizlerin bilmediğiniz neleri yaratmaktadır? (Nahl Suresi, 5-8)
nur yağmuru Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to nur yağmuru For This Useful Post:
07ozlem (05-11-2008), zhr (05-04-2008)