02-26-2008, 12:03
|
#1 |
| Süper Üye
Üyelik Tarihi: Jun 2007 Bulunduğu Yer: KÜÇÜK BİR ADA
Mesajlar: 278
Teşekkür Etme: 683
190 Mesajina 471 Defa Tesekkur edildi
| türban anayasal bir haktır. TÜRBAN ANAYASAL BİR HAKTIR [Linkleri Gormek İcin Uye Olmalısınız. Uye Olmak icin Tıklayınız...] Anayasalar, devletin ve organlarının yönetim biçimini belirlemekle birlikte, yurttaşlarında temel hak ve özgürlüklerini bildirmektedir. Normlar hiyerarşisinin zirvesinde bulunan anayasanın üstün de bir gücün veya normun olması hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin ebedi varlığının, maddi ve manevi mutluluğunun, çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azminin yegâne sağlayıcısı olan anayasalar, bu hedeflere ulaşabilmek için de devletin temel unsuru olan insanların varlığını ve mutluluğunu göz ardı etmemelidirler. Zira Anayasamızın 12.maddesine göre “Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.”Kişilik kavramı ise fertlerin manevi ve ruhi niteliklerinin bütününü kapsamaktadır. Dolayısıyla türban takmak, kişilerin manevi niteliklerinden kaynaklanmaktadır. Ve bir temel hak niteliğindedir. Temel hak niteliğinde olması hasebiyle kişilerin türban takma veya takmama serbestîsine sahip olmaları anayasal bir zorunluluktur. Anayasamızın 13. maddesinde temel hak ve özgürlüklerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca anayasanın ilgili maddelerinde belirten sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilmesi öngörülmüştür. Başörtüsünü yasakladığı iddia edilen ve 7 yıl uygulamaya konulmayan, 1991 tarihli Anayasa Mahkemesi kararı 28 Şubat 1997 tarihli MGK’dan sonra ortaya çıkan sanal hukuk yorumlarıyla uygulatılmıştır. Yani 7 yıl uygulanmayan bu karar idari bir tasarruf olarak rektörler tarafından uygulanmaktadır. Gerekçesi hukuken bağlayıcı olmayan bu karar istenildiği takdirde uygulanmaz. Ama temel hak ve hürriyetlere, din ve vicdan özgürlüğüne aykırı olarak uygulanmaktadır. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.(AY. Md.10/f.2)Her fırsatta kadın erkek eşitliğinden dem vuran sözde laikler bu fıkrayı göz önüne alarak mevzuya bir de şu yönden baksınlar. Dini inançları aynı olan bayan ve erkekten, erkek olan eğitim hakkından, dini inançlarından ödün vermeden faydalanabilmektedir. Bayan ise inancının gereği türban taktığı için eğitim hakkından mahrum edilmektedir. Bu durumu kadın-erkek eşitliği anlayışıyla bağdaştırmak mümkün değildir. Yine, anayasamızın 24. maddesine göre “Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.” Adı geçen maddenin 3.fıkrasında ise kimsenin dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamayacağı ve suçlanamayacağı belirtilmektedir.” Türbanlı bayanlar dini inançlarının bir gereği olarak, türban takmaktadırlar. Türban, dini kanaatlerinin dışa vurulmuş şeklidir. İlgili madde gereğince türbanlı bayanların dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamamalarını ve suçlanamamalarını bir kenara bırakalım, bir kamu hizmeti olan eğitim hakkından mahrum edilmeleri cezalandırılmalarıdır ki bu durumun anayasayla bağdaşması düşünülemez. Sonuç olarak, bütün hukuk normlarının kaynağı olan anayasaya ve onun temel ilkelerine ters düşecek şekilde uygulanan türban yasağı kaldırılmalıdır ve türbanlı bayanların gasp edilen eğitim hakları onlara geri verilmelidir. Böylelikle devletin din üzerindeki tahakkümü kalkarak laiklik ilkesinin, yasalara uyularak ise hukuk devleti ilkesinin ihlal edilmesinin önüne geçilecektir. YENİMESAJ GAZETESİ BURAK EVCİ
alıntı
__________________ |
| |