12-09-2007, 22:16
|
#1 |
| V.İ.P. ÜYE
Mesajlar: 6.598
Teşekkür Etme: 888
387 Mesajina 936 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 1163211 | gerçek bir olay Bu olay Kayseri'nin Bünyan ilçesi'nde yasandı. Olay Alfred
Hitchcock'un meşhur korku filmlerini bile çok gerilerde bırakacak kadar
tüyler ürpertici. Gece bindiğiniz otomobilde direksiyonda kimse yoksa
neyapardınız?
Kendisi Bünyanlı olmayan, politikayla
uğraşmis ve halen Kayseri'de yaşayan işadamı, 22 Şubat
2001 tarihinde Bünyan sınırında, Kayseri Malatya kara yolu üzerinde,
bir benzin istasyonuna girer.
Lokantaya oturur ve orada kalabalık toplulukla birlikte bir bardak çay
içer.
Yürüyüş mesafesindeki Bünyan'a gitmek için, lokantadan çıkar. Ancak dışarısı hem zifiri karanlik hem de korkunç bir kar-tipifırtınası baslamıştır.
Benzin istasyonuna yaklaşık 300 metre mesafedeki, Bünyan'a dönüs yolu kenarına varır.
Oradan geçen bir arabaya binip, Bünyan'a ulasma derdindedir.
Fırtına daha da şiddetlenir. Adam bir-kaç adım ötesini bile görememektedir.
Gelip-geçen bir araba da yoktur. Nihayet karanlıklar içerisinde,
hayalet gibi yavas yavas yaklasan bir arabanin iki farıni fark eder.
Arabanin, tam önünde yavaslamasıyla birlikte hemen arka kapıyı açar ve
arabaya biner. Kapıyı kapatır, araba yenidenhareket eder.
İçeridekilere merhaba demek ister. Ama o da ne?
Araba da kimse olmadığı gibi, direksiyonda da kimse yok. Birden
paniğekapılır.
Korkuyla, hemen arabadan atlayıp, oradan kosarak uzaklasmak ister ama
hemaraba hızlanmış, hem de korku ile dizleri baglanmış, hareket edemez
hale gelmiştir.Araba keskin bir viraja dogru yaklaşır.
Adam dua etmeye baslar. Tümgünahlari için tövbe eder.
Arabayı durdurması için Allaha yalvarır. Tam bu esnada, pencereden bir
el uzanır ve direksiyonu kıvırarak, sert virajdan arabanın dogru yola
dönmesini sağlar.
Her tehlikeli dönemece yaklaştıkça, Allah'a yalvarış ve yakarışı artar
ve her seferinde de bir el dişarıdan uzanıp, direksiyonu çevirir.
Sonunda kendisini biraz toparlar, ayaklarını kımıldatır.
Ya Allah koru beni..." deyip, kapıyı açmasıyla birlikte, kendisini
arabadan dişarı fırlatır. Bir kaç takla attıktan sonra,şarampolde kendisine gelir.
Defalarca üç Kulfu-bir Elham okuyarak, Bünyan'a yürüyerek ulaşırr
vebir kahvehaneye girer. Üstübaşı ıslak ve şok haldedir. Kendisini
tanıyanlar hemence sobanın başına alırlar. Eline bir çay verirler.
Bir müddet sonra kendisine gelip, sesi titreyerek, başına gelen
doğaüstü ve korkunç olayı anlatır.
Olayı dinleyenler inanmak istemeseler de, anlatan kişinin aklı
başındave toplumsal sorumluluk taşıyan bir pozisyonda olduğunu
bildiklerinden,herkeste derin bir sessizlik olusur. Yaklaşık yarım
saat sonra, aynıkahvehaneye Koyunabdal Köyü'nden iki kişi girer.
Bir masaya oturur ve iki bardak çay söylerler. Bu arada, gelenlerden birisi,
diğerine şunları söyler :
Ahmet baksana, şu sobanin başında oturan geri zekalı, bizim araba
yoldakalınca, biz arabayı iterken, arabaya binip-inen kişi değil mi? |
| |