Tekil Mesaj Gösterimi
Eski 11-29-2007, 10:10   #1
Hüzün
Paylaşimci Üye
 
Mesajlar: 1.200
Teşekkür Etme: 128
553 Mesajina 1.720 Defa Tesekkur edildi
Tecrübe Puanı: 211
Hüzün Baktabul İçin DeğerliHüzün Baktabul İçin DeğerliHüzün Baktabul İçin DeğerliHüzün Baktabul İçin DeğerliHüzün Baktabul İçin DeğerliHüzün Baktabul İçin DeğerliHüzün Baktabul İçin DeğerliHüzün Baktabul İçin DeğerliHüzün Baktabul İçin DeğerliHüzün Baktabul İçin DeğerliHüzün Baktabul İçin Değerli
Tanımlı Gül'ün şaraplı Atatürk sofrası




Atatürk'ün ünlü "Çankaya sofrası"nı canlandıran Cumhurbaşkanı Gül, tarihçi Prof. Dr. Halil İnalcık ve edebiyatçı Prof. Dr. Talat Halman'ı Köşk'te ağırladı..

Atatürk'ün, çeşitli konularda bilgi alışverişinde bulunmak için bilim adamları, edebiyatçılar ve değişik alanlardan uzmanları davet edip düşüncelerini aldığı "Çankaya sofrası" dün yeniden kuruldu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ünlü tarihçi Prof. Dr. Halil İnalcık ve ilk Kültür Bakanı, edebiyatçı Prof. Dr. Talat Halman ile öğle yemeğinde bir araya geldi. Konuklara şarap ikram edilen yemekte tarihten edebiyata, müzikten Ilımlı İslam'a kadar çok geniş bir yelpazede sohbet edildi. İnalcık ve Halman'ın yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen ile Dışişleri Başdanışmanı Gürcan Türkoğlu'nun da katıldığı yemekte Gül konuklarına levrek ikram etti. Halman, İnalcık ve Türkoğlu beyaz şarap, Cumhurbaşkanı Gül su, Genel Sekreter İsen ise vişne suyu içti. Daha önce "Eğer Cumhurbaşkanı lütfedip, bir kadeh beyaz şarap ikram ederlerse içerim" diyen Halman yemek çıkışı, gazetecilerin "Atatürk'ün Çankaya sofralarında beyaz leblebi ve rakı ön plana çıkarmış. İçki ikram edildi mi?" sorusunu, "Beyaz leblebi yoktu ama şarap ikram edildi. 5 kişiydik 3'ü şarap içti. Biz içtik" diye yanıtladı. 1.5 saat süren sohbette, hemen her konuya temas ettiklerini anlatan İnalcık, "Sayın Cumhurbaşkanı'nı bütün bu konularda çok bilgili ve çok müteşebbis gördük" dedi. Gül'ün açık fikirli olarak kendilerini dikkatle dinlediğini anlatan Halman, "Açıkça, serbestçe, berrak olarak düşüncelerimizi, önerilerimizi sunduk. Umarız kendisi de bunlara ilgi gösterir" dedi.

KONU ILIMLI İSLAM
Cumhurbaşkanı Gül yemekte Fransa gezisini anlattı ve Türkiye'ye karşı bir yumuşama gördüğünü söyledi. Prof. Dr. İnalcık, yemekte "ılımlı İslam" konusunu açtı. Bunun mezhepler arası anlayış farkından kaynaklandığını söyledi ve "Aslında Ilımlı İslam diye bir şey yok" diyerek şunları anlattı: "Biz ve bütün Türk devletleri, Hanefi mezhebini takip ediyoruz. El Kaide ve Suudi Arabistan Hambeli mezhebini takip ediyor ve çok dar anlayışlı bir mezhep... Mesela mezar taşını küfür sayıyor. Hanefi mezhebinde 'İslam toplumunun benimsediği bir şey şeriata uygundur' anlayışı var. Yani Hambeli mezhebine göre ılımlı bir yaklaşımdır. İslam'ın itikadı her mezhepte aynıdır ama muamelat kısmında fikir ayrılığı vardır."

AKDENİZ ENSTİTÜSÜ KURULACAK
Yemekte "Akdeniz Enstitüsü" kurulması konuşuldu. İnalcık, Akdeniz kimliği ve kültürü üzerine akademik ve kültürel araştırmalar yapacak Enstitü kurulması gerektiğini belirtirken "Yunanistan bizden çok daha faal. Girit'te böyle bir enstitü kuruldu. Biz geri kaldık" dedi. Cumhurbaşkanı Gül de bu enstitüye destek verdiğini belirtirken Türkiye'nin geri kalmasından hayal kırıklığına uğradığını söyledi. Sohbette Talat Halman da sosyal bilimlerin daha iyi temsil edilmesi ve Türk edebiyatının yurtdışında daha iyi tanıtılması için bir akademi kurulmasını önerdi. Gül bu öneriyi de desteklediğini, aynı zamanda Türk devletleriyle ilişkilerin geliştirilmesi için bir sekreterya kurulması amacıyla çalışma yapıldığını anlattı. Halman ayrıca yurtdışında "Yunus Emre evleri merkezleri" kurulmasını sağlayacak enstitü kurulmasını, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın güçlendirilmesini ve yeni orkestralar kurulmasını istedi. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri İsen, Gül'ün önemli faaliyet alanlarından birisi olarak gördüğü bu toplantıların devam edeceğini söyledi.


ATATÜRK'ÜN TERCİHİ RAKI

Atatürk, Cumhuriyetin kuruluşunda pek çok kritik kararı almadan önce Çankaya Köşkü'nde dostları, dönemin aydınları ve bilim adamları ile tartışıyordu. Gece çok geç saatlere kadar süren bu yemeklerde Atatürk rakı içmeyi tercih ediyordu. Beyaz leblebi ve rakı bu nedenle Atatürk'le neredeyse özdeşleşmişti. Atatürk'ün Çankaya sofraları üzerine çok sayıda kitap yazıldı. Atatürk'ün yaveri Kılıç Ali anılarında masanın hemen karşısında kara tahta bulunduğunu, bakanlar, profesörler, milletvekillerinin tahtaya kalktığını anlatıyor.

KÖŞKÜ UTANDIRAN İHBAR MEKTUPLARI

Cumhurbaşkanı Gül, dün Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Tahsin Yeşildere ve beraberindeki öğretim üyelerini kabulünde YÖK Başkanı ve rektör atamaları öncesi gelen telkinler ve ihbar mektuplarından yakındı. Gül, Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği Üyeleri ile görüşmesinde, "Bana siz de isim önereceksiniz diye çok korktum. Olumsuz bir sürü mektup alıyorum. Araştırıyorum tam tersi çıkıyor. Çok utanıyorum" dedi. Basına kapalı yapılan ve 40 dakika süren görüşmede Yeşildere, rektör atamalarından rahatsız olduklarını belirterek atamaların kriterlere bağlanmasını, hem YÖK Başkanı hem de rektörlerin yetkilerinin sınırlandırılmasını, bu yetkilerin kurullara devredilmesini öngören yeni bir sistem kurulmasını istedi. Bu önerilerden etkilenen Gül, "Korktum bana bu gelenler de isim önerecek diye. Sağolun bana böyle bir öneride bulunmadığınız için. İsim yerine sistemin değişmesini istediniz. Benim kafamdaki düşünceleri yansıttınız. Ben bu kadar açık konuşamazdım. Beni çok rahatlattınız" dedi. Yeşildere'nin verdiği bilgiye göre, Gül, YÖK'ün bir koordinasyon kurulu haline dönüştürülmesine ve yetkilerinin sınırlandırılarak rektörlerin belirlenen kriterlere uygun seçilmesine tam destek verdi. Gül, "Benim yetkilerimi daraltın. Üniversiteler ortaya konulacak kriterlere göre rektörünü kendi belirlesin, bana onaylamak kalsın" çağrısında bulundu.

(Sabah)
Hüzün Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
The Following 4 Users Say Thank You to Hüzün For This Useful Post:
***nisa*** (11-30-2007), ebrulim88 (11-29-2007), mavidamla (11-29-2007)